KIBRIS TECRÜBESİNDEN GAZZE'YE: KURUMSAL AĞIRLIKLI GARANTÖRLÜK
Gazze ateşkesi, insani yardımın sürekliliği, esir-tutuklu takasının eksiksiz tamamlanması ve İsrail’in haritalanmış hatta doğrulanabilir çekilmesiyle anlam kazanacaktır.

13 Ekim 2025 Pazartesi 11:48
Türkiye’nin tarihsel tecrübesi ve bölgesel kapasitesi, bu süreçte garantörlük yapabilecek az sayıdaki aktörden biri olduğunu göstermektedir.
Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Furkan Kaya, Gazze’deki ateşkes anlaşmasının uygulanmasında garantörlük mekanizmasının önemini ve Türkiye’nin rolünü AA Analiz için kaleme aldı.
***
Gazze soykırımının ikinci yılını aştığı ve bölgenin büyük bir felaket eşiğine geldiği bir dönemde, Türkiye, ABD, Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda 10 Ekim Cuma günü ilan edilen ateşkesle, iki yılı aşkın süredir devam eden şiddet ilk kez kapsamlı biçimde durma noktasına geldi. Anlaşmaya göre, İsrail üç aşamalı çekilme planını hayata geçirecek. Buna göre esir-tutuklu takası gerçekleştirilecek, insani yardımların acil ve düzenli biçimde girişi sağlanacak ve geçiş yönetimine ilişkin çerçeve kalıcı plana bağlanacak. İlk 48 saatte Gazze şehir merkezine sınırlı dönüşlerin başladığı görülse de sürecin kırılgan ve olası ihlallere açık olduğu da aşikâr.
- Gazze’ye günde 600 tır: Yaşam hattı açılıyor
Planın en kritik maddelerinden biri, günlük yaklaşık 600 tırlık insani yardımın bölgeye ulaşmasıdır. Bunların 200’ünün Mısır tarafındaki Refah Kapısı’ndan girmesi öngörülmektedir. Son değerlendirmelere göre, Gazze’ye acilen sokulması gereken temel ihtiyaçların toplamı yaklaşık 172 bin ton düzeyindedir. En az yardım miktarı kadar önemli başka bir husus da su arzıdır. Gazze’de kişi başına düşmesi gereken günlük su miktarı normalde 83 litre iken, fiilen 3,5 litrenin altına inmiş durumdadır. Bu miktar yalnızca içme suyu değil, yemek hazırlama ve temel hijyen için de kullanılmak zorundadır. Öte yandan İsrail’in iki yılda altyapıyı ağır bombardımanlarla tahrip etmesi, bulaşıcı hastalık riskini artırmakta ve insan sağlığını tehdit etmektedir.
- Kırılgan barışa karşı panzehir: Bağlayıcı garantörlük
Gazze’yi bir sonraki saldırı döngüsünden koruyabilecek en etkili güvenlik mimarisi, askeri, siyasi ve ekonomik boyutları olan bir "garantörlük" sisteminin ciddiyetle uygulanmasıdır. Tarihsel deneyim, İsrail-Filistin hattındaki her "barış" evresinin, taraflar arası güvensizlik sürdükçe, yeni şiddet senaryolarının muhtemel olduğunu gösteriyor. Siyonist ideolojinin sert yorumlarına göre Filistin devletine alan tanımayan, Kudüs’ün kutsal mekânlarını yeniden düzenlemeyi hedefleyen aşırıcı okuma biçimleri, sahadaki şiddet riskini artırmaktadır. Bu nedenle meydan okunamayacak bir denetim-yaptırım çerçevesine sahip, net ve tarafsız bir garantörlük mekanizması, sahadaki ihlallerin önüne geçebilmek için elzemdir.
- Blair faktörü ve Balfour gölgesi
Şarm el-Şeyh’te yapılan toplantıda Türkiye, ABD, Mısır ve Katar’ın çekirdeğini oluşturduğu yapı, ilk aşamada ateşkesin izlenmesi, esir takası ve yardım koridorlarının güvenliğini üstlenecektir. Bununla birlikte, ABD Başkanı Donald Trump’ın 21 maddelik "Gazze Planı" barışın kalıcı olacağı iddiasını taşırken, Gazze’de yeni bir "mandavari" idari modele kapı aralayabileceği tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Planın taslağında, Hamas’ın anlaşmayı ihlali hâlinde İsrail’e yeniden operasyon alanı tanınırken, İsrail kaynaklı ihlaller için simetrik ve bağlayıcı bir yaptırım öngörülmemektedir. 2003 Irak Savaşı’nın mimarlarından eski İngiltere Başbakanı Tony Blair’e geçiş dönemini yönetmek üzere görev verilmesinin düşünülmesi, geçmişteki Birleşik Krallık rolünü ve 1917 tarihli Balfour Deklarasyonu’nu hatırlatan itirazları da güçlendirmektedir. Bu nedenle, geçiş idaresinin meşruiyet, yerel kabul ve hesap verebilirlik ilkeleri üzerine oturtulması kritik önemdedir.
- Teknokrat yönetim mi, vesayet mi?
Benzer riskler Osmanlı sonrası dönemin bazı kırılgan anlaşmalarını akla getirmektedir. Mondros Mütarekesi ve Sevr düzeni, egemenliği fiilen budayan "geçici" formüllerin kalıcı sonuçlar doğurduğu tecrübeler olarak anılmaktadır. Bugün Gazze’de "Filistinli teknokratlardan oluşacak bir yönetim" ifadesi dillendirilirken, yönetim ağırlığının Filistinlilerde olup olmayacağına dair soru işaretleri sürüyor. Eğer karar süreçleri büyük ölçüde dış aktörlerin inisiyatifine bırakılırsa, ortaya çıkacak modelin egemen bir Filistin idaresi değil, uluslararası kontrol altında yarı-protektora bir yapı olması riski vardır. Bu durumda Gazze’nin "uluslararası bölge" statüsüne doğru evrilmesi, Filistin meselesinin diplomatik alanda aşınmasına yol açabilir.
- Fatin Rüştü Zorlu mirası: Caydırıcılık ve kurucu rol modeli
Bu tartışma, Türkiye’nin Kıbrıs tecrübesiyle karşılaştırmalı okutulabilir. Uluslararası hukuka dayanarak 1958-59 Zürih ve Londra antlaşmaları ile kurulan garantörlük düzeni, yıllar içinde tüm sorunlara rağmen Kıbrıs Türklerinin güvenliği açısından kritik bir bariyer işlevi gördü. Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun taksim çizgisini ve Türk Mukavemet Teşkilatının (TMT) Ada'da EOKA terör örgütüne karşı örgütlenmesini savunduğu hatırlatıldığında, Ankara’nın tarihsel tecrübesinin bölgesel krizlerde caydırıcı ve kurucu bir rol oynayabildiği görülür. Bugün de "iki devletli çözüm" perspektifi, Ada'daki Türk askerinin varlığıyla güvence görmektedir. Osmanlı Kıbrıs’ı 307 yıl, Gazze’yi 400 yıl yönetti. Bu bağlamda Kıbrıs politikası, Gazze garantörlüğü için ilham alınabilir.
- Askeri ağırlığı düşük, kurumsal etkisi yüksek aşamalı garantörlük
Buradan hareketle Türkiye, Gazze’de de aşamalı bir garantörlük yaklaşımıyla katkı sunabilir. İlk etapta "siyasal-ekonomik garantörlük" ve "sınırlı uzmanlık katkısı" çerçevesinde, yönetim kapasitesinin güçlendirilmesi, güvenlik-sivil idare ayrımının netleştirilmesi ve yardım-yeniden inşa süreçlerinin şeffaflaştırılması mümkündür. Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde Gazze’de kolluk kuvvetlerinin eğitimi, kıyı gözetiminde insansız hava araçlarıyla teknik destek, sağlık ve lojistik modüllerinin işletilmesi, askeri ağırlığı düşük, kurumsal ağırlığı yüksek bir modelle kademeli olarak ilerleyebilir. Böylesi bir çerçeve, hem sahadaki ihlalleri caydırır hem de geçiş yönetiminin yerel meşruiyet kazanmasına, dolayısıyla kalıcı barışın altyapısının kurulmasına hizmet eder.
Gazze ateşkesi, insani yardımın sürekliliği, esir-tutuklu takasının eksiksiz tamamlanması ve İsrail’in haritalanmış hatta doğrulanabilir çekilmesiyle anlam kazanacaktır. Geçiş yönetiminin tasarımı "vesayet" algısını güçlendirmeyecek, tersine yerel temsil ve hesap verebilirliğe dayanacak şekilde kurgulanırsa, kırılgan sürecin kalıcı bir güvenlik düzenine evrilmesi mümkün olabilir. Türkiye’nin tarihsel tecrübesi ve bölgesel kapasitesi, bu dengeyi kurabilecek az sayıdaki aktörden biri olduğunu göstermektedir.
[Doç. Dr. Furkan Kaya, Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesidir.]
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.
Diz Kireçlenmesinde Son Çare: Protez Ameliyatı İle Yaşam Kalitesi Artıyorİleri düzey diz kireçlenmesi nedeniyle hareket kabiliyeti kısıtlanan hastalarda uygulanan diz protezi ameliyatı, ağrıları sonlandırarak günlük yaşama dönüşü kolaylaştırıyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:42BASIN HABERLERİ
Astımlı Çocuklarda A Vitamini ile Akciğer Hacmi Arasında Bağlantı BulunduNefes darlığı ve astım şikayeti olan çocuklarda yürütülen araştırmada, kandaki A vitamini oranının yüksekliği daha büyük solunum kapasitesiyle ilişkili bulundu.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:40BASIN HABERLERİ
Omega-3 ve D Vitamini Biyolojik Yaşlanmayı Yavaşlatabilirİsviçre’de yürütülen DO-HEALTH araştırmasının analizi, günlük 1 gram omega-3 takviyesinin D vitamini ve egzersizle birleştiğinde hücresel yaşlanmayı yavaşlatabildiğini gösterdi.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:38BESLENME VE DİYET
Uçakta Rahatsızlanan Yolcuya İlk Müdahale Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan GeldiBatman ve Siirt programları dönüşünde Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun bulunduğu uçakta rahatsızlanan yolcuya ilk müdahaleyi Bakan Memişoğlu ve beraberindeki heyet yaptı.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:36BASIN HABERLERİ
Kalp Krizinin Sessiz Sinyallerine Dikkat: Yalnızca Göğüs Ağrısıyla GelmiyorKardiyoloji uzmanları; nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı ile çene veya kol ağrısının da kalp krizinin önemli habercileri olabileceği konusunda uyarıyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:34BASIN HABERLERİ
Her Sabah Poğaça Yiyenler Dikkat: Gizli Şeker ve Yağ Yükü Kalbi ve Bağırsakları Tehdit EdiyorHızlı bir kahvaltı alternatifi olarak görülen poğaça ve açma gibi hamur işleri, yüksek karbonhidrat ve doymuş yağ içeriği nedeniyle uzun vadede sağlığı olumsuz etkiliyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:33BASIN HABERLERİ
Dünya Sağlık Örgütü Uyardı: Alkol Kanser Riskini Doğrudan ArtırıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, alkolü insanlarda kansere yol açtığı kanıtlanmış Grup 1 kanserojen maddeler arasında sınıflandırıyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 16:55DÜNYADA SAĞLIK
İnsan Ömrünün Üst Sınırı Kaç Yıl? Bilim İnsanlarından Yeni Yaşam Süresi ModeliGeliştirilen yeni bir matematiksel model, yaşlanmanın bilinen tüm olumsuz etkileri giderilse dahi insan ömrünün DNA hasarları nedeniyle teorik bir sınıra takılabileceğini ortaya koydu.03 Ağustos 2026 Pazartesi 16:28BASIN HABERLERİ
Zayıflama İğnelerinde Hızlı Kilo Kaybı Riski: Uzmanlar Hekim Kontrolü Şart DiyorPopüler zayıflama iğneleriyle gelen hızlı kilo kaybı, yüzde çökme ve saç dökülmesi gibi sorunlara yol açarken uzmanlar sürecin hekim denetiminde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 11:55BASIN HABERLERİ
40'lı Yaşlarda Tüketilen Kahve İlerleyen Yıllarda Zihinsel ve Fiziksel Sağlığı KoruyorYapılan bilimsel araştırmalar, orta yaşlarda günde yaklaşık 3 fincan kahve içmenin yaşlılık döneminde zihinsel ve fiziksel formu korumaya yardımcı olduğunu ortaya koydu.03 Ağustos 2026 Pazartesi 11:49BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










