KONTROL EDİLEMEYEN STRES, ANNELİK SEVİNCİNE GÖLGE DÜŞÜRÜYOR
Annelik, kadınların hayatlarında yaşayabilecekleri en özel duygu olarak dikkat çekiyor.

03 Mart 2014 Pazartesi 07:46
Annelik, kadınların hayatlarında yaşayabilecekleri en özel duygu olarak dikkat çekiyor. Ancak hamilelikte yoğun yaşanan ve kontrol etmekte zorlanılan stres, annelik heyecanına gölge düşürebiliyor. Özellikle kronikleşen stres, annenin kaygılarıyla birleşerek, bir kaosa dönüşebiliyor. Emsey Hospital'dan Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Orhan Karaca, konuyla ilgili anne adaylarını bilgilendirerek, bazı önerilerde bulunuyor.
Doğum sonrası psikozu ile lohusa sendromu arasındaki farklılıklar nelerdir?
Halk arasında annelik hüznü olarak da bilinen lohusa sendromu, doğumun hemen ardından birkaç gün içerisinde başlayarak, yaklaşık bir hafta veya on gün içerisinde düzelmeye başlar. Çabuk sinirlenme, yoğun endişe, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, motivasyon eksikliği ve mutsuzluk gibi duygu durumlarıyla öne çıkan bu sendromda, genelde ek bir tedavi uygulamasına ihtiyaç duyulmaz.
Kadınlarda görülen bir diğer psikolojik sorun olarak doğum sonrası psikozu ise, doğum sonrası depresyon denilen tablonun daha ağır bir versiyonu olarak karşımıza çıkar. Başlıca belirtileri; düşünce bozuklukları, halüsinasyonlar, ağır depresif mizaç ve bebeğe zarar verme düşünceleridir. Lohusa sendromu ve doğum sonrası psikozu arasındaki en önemli fark, doğum sonrası psikozunda annenin tıbbi yardım ve tedaviye ihtiyaç duymasıdır. Loğusa sendromu kendiliğinden düzelirken, doğum sonrası psikozu ise böyle bir potansiyele sahip değildir.
Anne rolüne alışmak mı psikolojiyi bozuyor?
Doğumdan hemen sonraki süreçte, Bebek ile anne arasında çok güçlü bir bağ oluşmayabilir. O bağ, emzirme ve bebekle zaman geçirmeyle gelişmeye başlar ve annenin iç güdüsel kaynaklı duyguları bu süreci kolaylaştırır. Farklı duygu durumlarının anneyi strese yönlendirmesi, bu dönemde normal karşılanır.
Heyecan ve mutlulukla beklenen doğum gününün ardından, bebekle ilgili endişelerin baskın çıkması doğaldır ve geçicidir. Bu anlamda, anne rolüne alışmada adaptasyon sorunları var olabilir. Ancak psikoloji biraz zorlansa da, bu aşılamayacak bir süreç değildir.
Annedeki stres bebeği nasıl etkiler?
Annenin stresi kontrol etmede zorlanması ve bu sürecin zamana yayılması, stresin kronik hale gelmesiyle sonuçlanabilir. Kronik stres, anneyi olduğu kadar bebeğin sağlığını da doğrudan etkiler.
Yoğun stres altındayken salgılanan adrenalin, bebeğin kan akımında olumsuz değişiklikleri beraberinde getirir. Böylece zaman içinde, bebeğin gelişiminde aksaklıklar öne çıkar. Bağışıklık sistemini de zayıflatan bu durum, hem anne hem de bebeği hastalıklar karşı savunmasız bir durumda bırakır. Bebeğin annedeki stres nedeniyle yalnızca fiziksel sağlığı değil, psikolojisi de yakından etkilenir. Çünkü bebekler mutsuzluğu ve gerginliği hisseder.
Annede stres yalnızca ilk doğumda mı görülür yoksa ikinci çocukta daha mı çok rastlanır?
İlk doğum, kadının ilk annelik deneyimi olacağından, endişeler ve şaşkınlık daha yoğun yaşanır. Aynı heyecan azalarak ikinci doğuma da yansıyabilir, anne kendisinin ve bebeğininin sağlığından endişe duyabilir, onu en iyi nasıl yetiştireceği üzerine endişelenebilir. Ancak bu düşüncelerin ve stresin derecesi, ilki kadar şiddetli olmayacaktır. Bu noktada anneye önceki doğum deneyimi yardımcı olacaktır. Annelik içgüdüsel pek çok duyguya yer veren bir olgudur.
Anne, ilk doğumda sorunlar yaşasa dahi bu güzel duyguyu yeniden yaşamak için yeniden heyecan duyabilir. Ancak zor doğum, Bebek kaybı gibi nedenler söz konusuysa annenin travmadan uzaklaşmak için uzman desteği alması gerekecek, bu süreci atlatmadan anneliği yeniden düşünmesi zor olabilecektir.
Stresi kontrol altına almak isteyen anne adaylarına öneriler
Anne adayı, kendine zaman ayırmaya özen göstermelidir. Kitap okumak, açık havada yürüyüşler yapmak, uzanarak dinlenmek ve duş almak bu anlamda yardımcı olacak önerilerdir.
Doğumla ilgili endişeler, mutlaka doktor ve eş ile paylaşılmalı, çözüm geliştirmeye odaklanılmalıdır.
Hipnozla kaygı azaltılıp motivasyon artırılabilir, böylece vücudun rahatlayarak stresten uzaklaşması sağlanabilir.
Doğum ve çocuk bakımı konusunda bilgi sahibi olmak, bu konuda belgesel seyrederek kitap okumak, annenin doğum sonrası endişelerini kontrol etmesine destek olur.
Annelik deneyimine sahip aile büyükleri veya arkadaşlara danışmak, stresin azalmasını sağlar, korkuların kontrol edilmesine yardımcı olur.
Doğru beslenmek ve spor yapmak, serotonin hormonunun daha düzenli salgılanmasını sağlayarak, anneyi daha mutlu biri yapar.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










