KOVİD-19'DA HANGİ AŞAMADAYIZ?
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında son durumu, tıp doktoru ve halk sağlığı uzmanları Sezanur Nazlı Türkoğlu ve Abdullah Uçar AA Analiz Masasına değerlendirdi:

07 Aralık 2021 Salı 14:58
Avrupa ülkelerinde günlük vaka sayıları yeni rekorlar kırıyor. Maske ve fiziksel mesafe tedbirlerinin gevşetilmesi, delta ve omicron varyantlarının etkisi, havaların soğumasıyla kapalı alanlarda vakit geçirme, aşı çekimserliğindeki artış, aşılılarda azalan antikor düzeyleri bunda etkili
Okullarda temel önleme stratejileri uygulandığında okul ortamlarındaki bulaşma toplumdaki bulaşma düzeyinden düşük veya benzer - Aşı stokçuluğu ve fırsatçılığı da gündemdeki en önemli sorunlardan. Ülkeler toplam 15 milyar doz aşı sipariş verirken bu dozlar eşit şekilde paylaşılmıyor
Yeni geliştirilen antiviral ilaçların salgınla mücadelede büyük bir dönüm noktası olacağı düşünülüyor. Yıldızı parlayan ilaç adayları: Molnupiravir ve Paxlovid
***
Aralık 2019’da başlayan Kovid-19 salgını hız kesmeden yayılmaya devam ediyor. Biz normalleşsek de salgın normalleşmiyor. Salgının ikinci senesi tamamlanırken 260 milyondan fazla insan enfekte oldu ve 5,2 milyon insan yaşamını yitirdi. Gerçek ölüm sayısının ise 17,4 milyon kişi olduğu tahmin ediliyor. En kötü tahminler ise 20,1 milyon ölüme işaret ediyor. Sayıların net olmama sebebi dünyada nüfusu en az 1 milyon olan 156 ülkeden sadece 84'ünden -yüzde 53’ü- ölümler hakkında veri elde edilebiliyor oluşu. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) geçen yaptığı bir açıklamada, Avrupa’da 2022 yılının Mart ayına kadar 700 bin ölümün daha gerçekleşebileceği ifade edildi.
Başta Almanya ve Avusturya olmak üzere Avrupa ülkelerinde günlük vaka sayıları yeni rekorlar kırıyor. Vaka sayılarındaki artışın önde gelen sebeplerini şöyle sıralamak mümkün: (i) Maske ve fiziksel mesafe tedbirlerinin gevşetilmesi; (ii) Diğer varyantlardan daha bulaşıcı olan delta ve omicron varyantlarının etkisi; (iii) Havaların soğumasıyla kapalı alanlarda daha çok toplanılması; (iv) Aşı çekimserliğinde ve karşıtlığında artış, aşılı kişilerde giderek azalan antikor düzeyleri; (v) Yeni varyantlara karşı aşı etkinliğinin zamanla azalması.
"Uzun Kovid"
Dünya genelinde 12 yaş ve üzerindeki nüfusun yüzde 67,8’i bir doz aşı oldu ama bu oran toplumsal bağışıklık sınırına oldukça uzak olduğundan vaka sayıları tırmanmaya devam ediyor. ABD Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) artan vaka sayıları sebebiyle Çek Cumhuriyeti, Macaristan, İzlanda, Almanya, Danimarka’ya seyahat edilmemesini önerdi. Japonya ve İsrail ise Omicron varyantı tehlikesi sebebiyle tüm yabancı ülkelere sınırlarını kapattı.
Almanya, Avusturya ve İsviçre, Batı Avrupa’da aşısız nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler arasında ve günlük vaka sayılarının bu ülkelerde fazla görülmesi tesadüf değil. Avusturya aşılamanın başlamasından sonra ilk defa sokağa çıkma kısıtlamasına geri döndü ve 1 Şubat 2022’den itibaren de Kovid-19 aşısını zorunlu hale getiriyor. Almanya’da sokağa çıkma kısıtlaması tekrar gündemde. Hollanda bar ve restoranların akşam 20.00'da kapanması kararını alarak kısmi kısıtlamaya geri dönüyor. Rusya’da da vaka ve ölüm sayıları hızla artıyor.
Yeterince kişinin aşılanmamış olması, yeni varyantlara aşıların etkisinin belirsizliği gibi sebepler umut kırıcı olsa da mevcut aşılar hastaneye yatış ve ölümü önleme açısından hala etkin. Aşılar gibi önleyici olmasa da Kovid-19 hastaları için üretilen ilaçlar da yeni filizlenen bir umut. ABD’nin satın aldığı 10 milyon adet Paxlovid ilacının risk altındaki Kovid-19 hastalarında hastaneye yatışları ve ölümleri önlemede yüzde 89 oranında etkili olduğunu gösteren çalışmalar mevcut. Bin 400 hasta üzerinde yapılan Merk firmasının Molnupiravir ilacı da hastaneye yatış ve ölümleri yüzde 30 oranında önlüyor.
Kovid-19’un kısa vadeli etkileri hakkında bilgi birikimimiz oldukça fazla. Ancak hastalık sonrası uzun dönemdeki kalıcı etkiler hakkında pek az şey biliyoruz. Dünya genelinde hastalar enfeksiyonu geçirdikten sonraki uzun dönemde yorgunluk, nefes darlığı, koku ve tat değişikliği, öksürük, kas ağrısı, bilişsel bozukluk, ishal ve daha pek çok tekrarlayan/devam eden semptomlar bildiriyordu. Hastalığını geçiren pek çok kişide uzun dönemde benzer semptomlar görülmesi üzerine yapılan çalışmalar "Uzun Kovid" diye bir kavramı gündeme getirmişti. Bu konuda en kapsamlı çalışmalar İngiltere’de başlatıldı. Bu çalışmaların sonuçları, hastalığın vücudumuzda kalıcı etkiler bırakıp bırakmadığını ortaya çıkaracak.
Okulların açılmasının etkileri
Yetişkinlerle kıyasla çocuklar hastalığı daha hafif semptomlarla veya asemptomatik geçiriyorlar. Okulların açılmasıyla başlayan yüz yüze eğitimin salgının seyrini nasıl etkileyeceği de gündemdeki konulardan. Elimizde bu konudaki endişeleri azaltacak ve özellikle anne babaların yüreğine su serpecek bazı çalışma sonuçları var. CDC, okullarda temel önleme stratejileri uygulandığında okul ortamlarındaki bulaşmanın toplumdaki bulaşma düzeyinden düşük veya benzer olduğunu ifade ediyor. Ayrıca okulların yeniden açılması ile toplumdaki yayılım arasında da kesin ilişki bulunmadığı belirtiliyor.
Yüz yüze eğitimin daha güvenli şartlarda yapılmasını teşvik için de "çoklu önlem stratejileri" tanımlanıyor. Bunlar: Aşılamanın teşvik edilmesi, maske kullanımı, fiziksel mesafe, vakaları hemen tespit etmek için okullarda tarama testleri, daha iyi havalandırma, el yıkama ve solunum hijyeni, hastayken evde kalma ve test yaptırma, temaslı takibi, izolasyon ve karantina.
Yapılan çalışmalarda okul dışında edinilen ve okula getirilen enfeksiyonların yayılmasının çoklu önleme stratejileriyle sınırlandığı gösterilmiş. Zaten vakaların okullarda tespit edilmesi bulaşın okulda olduğu anlamına gelmiyor.
Varyantlar
DSÖ riskli kategoride dört (Alfa, Beta, Gama, Delta) ve potansiyel riskli kategoride dört (Eta, Iota, Kappa, Lambda) varyant olmak üzere iki kategori tanımlamıştı. Delta varyantı orijinal virüsten iki kat daha bulaşıcı ve tam aşılı kişileri enfekte ettiği gibi bu kişilerin virüsü yaymasına da sebep olabiliyor. Son durumdaki aşırı vaka artışlarında da delta varyantının etkisine dikkat çekiliyor.
Omicron varyantı
Botswana’da vaka sayısının birkaç günde 100’lerden 3 binlere yaklaşmasıyla gündeme gelen Omicron varyantı (B.1.1.529) şimdiye kadarki varyantlarda olmadığı kadar fazla sayıda mutasyonu bir arada barındırarak yaşama tutundu ve yayılmaya başladı. Bu yeni varyantın aşıları, ilaçları ve testleri etkisiz bırakması en korkulan durum ve şu an araştırmalar devam ediyor. BioNTech aşısının üreticilerinden Uğur Şahin, aşının Omicron varyantına da etkili olduğunu ifade ederek yüreklere su serpse de bu konudaki çalışmalar tamamlanmış değil ve diğer aşı üreticileri Omicron’a karşı aşı etkinliğini tartışmak için çok erken olduğunu ifade ediyor.
Güney Afrikalı bilim insanları bu varyantın delta varyantından daha bulaşıcı ve hastalık ve aşıyla oluşan bağışıklıktan kaçabilme yeteneğinin daha yüksek olabileceğini belirtiyor. Olası tehlikeyi önlemek için varyantın ilk çıktığı yerde hemen kontrol altına alınması ve yayılmasının önlenmesi mühim. Botswana’dan ülkemize tüm kara, hava, deniz ve demiryolu sınır kapıları bu bağlamda seyahate kapatıldı.
Aşıların etkisi ve aşı stokçuluğu
Dünya genelinde şimdiye kadar toplam 7,7 milyar doz aşı uygulandı. DSÖ Avrupa Ofisi uygulanan aşıların Avrupa’daki 33 ülkede toplam 470 bin kişinin hayatını kurtardığını açıkladı. COVID-NET verilerine göre, hastaneye yatanların yüzde 97’si aşısız kişilerden oluşuyor. CDC’nin Ağustos ayındaki çalışmasına göre aşısız kişilerin ölüm ihtimali aşılı olanlara göre 11,3 kat daha fazla, enfekte olma ihtimali ise 6,3 kat daha fazla. Aşıyla oluşan bağışıklık yaklaşık 6 aylık koruma sağlıyor. Yaşlı veya bağışıklığı baskılanmış kişilerde ise antikor düzeyleri daha hızlı azaldığından bu süre daha kısa.
Aşı stokçuluğu ve fırsatçılığı da gündemdeki en önemli sorunlardan. Ülkeler toplamda 15 milyar doz aşı sipariş verirken bu dozlar eşit bir şekilde paylaşılmıyor. Tüm aşıların dörtte üçü zengin ülkelerde stoktanmış durumda. Kanada 12 yaş ve üzerindeki her kişiye 13 doz aşı için sözleşme imzaladı. Fakat Arika’da insanların sadece yüzde 6’sı tam olarak aşılanmış durumda.
Afrika’da aşı bulunsa dahi aşıyı uygulayacak şırınga bulmak dahi zor. UNICEF şırınga üretiminin arttırılması çağrısında bulunuyor. Eğer 2,2 milyara yakın şırınga bulunmazsa küresel aşılama çabaları yetersiz kalacak. DSÖ, gelişmiş ülkelere gereksiz ek aşılamadan vazgeçmeleri ve COVAX girişimini desteklemeleri için çağrı yapıyor. COVAX az gelişmiş ülkelere aşı kaynağı sağlayan erdemli ve stratejik bir girişim. COVAX sayesinde aşı satın alma gücü olmayan ülkeler de aşıya erişim fırsatı yakalıyor. Bu proje kapsamında şimdiye kadar 144 ülkeye toplam 580,7 milyon Kovid-19 aşısı gönderildi. Ancak zengin ülkeler COVAX’a yeterli bağış yapmaya pek gönüllü değil. Bu konuda DSÖ zengin ülkelerden fakir ülkelere ulaştırılmak üzere adeta aşı dileniyor; küresel ve kamusal menfaatler için çalışan DSÖ’ye bu durum reva görülüyor.
Yeni ilaçlar umut artırıyor
Yapılan son çalışmalar hastalara verilen favipiravir ilacının maalesef etkili olmadığını ve erken verilse de hastalık seyrine etkisinin olmadığını gösterdi. Yeni geliştirilen antiviral ilaçların ise salgınla mücadelede büyük bir dönüm noktası olacağı düşünülüyor. Şu an yıldızı parlayan ilaç adayları Molnupiravir ve Paxlovid.
ABD, Avustralya, İngiltere, Filipinler, Endonezya, Japonya, Yeni Zelanda, Malezya, Tayland ve Vietnam gibi bazı ülkeler ilaçlar için anlaşmalar yaptı bile. Ülkemizde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca en erken dönemde hastalığa karşı Molnupiravir ilacının üretiminin tamamlanacağını ve ilacı vatandaşa ücretsiz ulaştırılacağını bildirdi.
Salgın hızını hiç kesmeden akışına devam ediyor. Aşı karşıtlığı, sosyal önlemlere ve test yaptırmaya direnç gibi hususlar ise bu akışı daha da hızlandırıyor. Elimizdeki en etkili müdahale araçları ise aşılar, testler, ilaçlar, sosyal önlemler. Bu araçları doğru, etkin, akılcı ve kanıta dayalı kullandığımız düzeyde Kovid-19 salgınını en az hasarla atlatmak mümkün.
***
[Tıp Doktoru Sezanur Nazlı Türkoğlu Bezmi Alem Vakıf Üniversitesi Halk Sağlığı Tıpta Uzmanlık Öğrencisidir]
[Doktorasını Halk Sağlığı Anabilim Dalında tamamlayan Abdullah Uçar tıp doktoru ve aile hekimidir]
Kilo Yönetiminde GLP-1 İlaçları Kullanımı: Sindirim Yan Etkileri ve Beslenme ÖnerileriObezite tedavisinde kullanılan GLP-1 temelli zayıflama ilaçları, mide boşalmasını yavaşlatarak iştahı baskılarken bulantı ve reflü gibi yan etkilere yol açabiliyor.29 Eylül 2026 Salı 16:15BASIN HABERLERİ
29 Eylül Dünya Kalp Günü: Türkiye’de Her 3 Öldümden Biri Kalp ve Damar Hastalıklarından KaynaklanıyorTÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’deki ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşti. Tütün kullanımı ve obezitedeki artış gelecek riskini büyütüyor.29 Eylül 2026 Salı 16:13BASIN HABERLERİ
Böbrek Sağlığını Korumada Yanlış Bilinenler: Yalnızca Bol Su İçmek Yeterli DeğilUzmanlar, böbrekleri korumanın yolunun sadece bol su tüketmekten geçmediğini; kan basıncı, kan şekeri ve tuz kontrolü gibi adımların hayati önem taşıdığını vurguluyor.29 Eylül 2026 Salı 16:04BASIN HABERLERİ
JAMA Network Open Araştırması: 12 Yaşında Akıllı Telefon Sahibi Olmak Ergenlerde Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor8 bin 957 ergenin izlendiği araştırmada, 12 yaşında akıllı telefon edinmenin 14 yaşında yeme bozukluğu belirtileriyle ilişkili olduğu saptandı.29 Eylül 2026 Salı 15:58DÜNYADA SAĞLIK
FDA'dan Ergenler İçin Saçkıran Kararı: Baricitinib Kullanım Alanı GenişletildiFDA, şiddetli alopecia areata hastası 12 yaş ve üzerindeki ergenlerde baricitinib kullanımını onayladı.29 Eylül 2026 Salı 15:56BASIN HABERLERİ
Finlandiya’da Araştırıldı: Kahve Tüketimi Erkeklerde Testosteron ve Hormon Düzeylerini Nasıl Etkiliyor?Finlandiya'da 2 bin 264 kişiyle yapılan çalışma, fazla kahve tüketiminin erkeklerde toplam testosteron ve SHBG seviyeleriyle ilişkili olduğunu gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:55DÜNYADA SAĞLIK
Erzurum'da Ameliyat Sonrası Ölen Hastayla İlgili Uzman Doktora Hapis Talebiyle Dava AçıldıErzurum'da böbrek taşı ameliyatından iki gün sonra hayatını kaybeden Seval Günaydınlı'nın ölümü üzerine doktor M.B.K. hakkında dava açıldı.29 Eylül 2026 Salı 15:54BASIN HABERLERİ
Uluslararası AlliGatOr Araştırması Açıklandı: Apandisitte Gecikme Perforasyon Riskini İki Katına Çıkarıyor112 ülkede yürütülen AlliGatOr çalışması, apandisit belirtilerinin başlamasından cerrahiye kadar geçen sürenin uzamasının perforasyon riskini artırdığını gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:49BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Kiraz'dan COP31 Öncesi Çağrı: İklim ve Sağlık Destek Fonu Acilen OluşturulmalıProf. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, COP31 öncesinde iklim krizinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı destek fonunun kurulmasını istedi.29 Eylül 2026 Salı 15:47BASIN HABERLERİ
Lokalize Prostat Kanserinde SBRT ve Cerrahi Karşılaştırmasında Uzun Dönem Sonuçları AçıklandıASTRO 2026 Toplantısında sunulan araştırmaya göre 5 seanslık SBRT, sekiz yıllık takipte cerrahiye benzer kanser kontrolü sağlarken daha az yan etki gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:45BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










