LENFOMADA DÜZENLİ VE YETERLİ DOZDA İLAÇ TEDAVİSİ YAŞAM SÜRESİNİ UZATIYOR
Dünya Aferez Birliği Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş:

14 Eylül 2023 Perşembe 20:08
"Lenfoma tedavisinde yaşam süresi için en önemli göstergelerden biri, ilk aylarda alınan ilaçların toplam dozudur. Bu bağlamda uygun aralıklarda, yeterli dozda ilaç almak gereklidir. Bu nedenle iki veya üç hafta aralıklarla verilen tedavi süreleri tıbbi zorunluluk olmadıkça geciktirilmemeye gayret edilmeli"
"Lenfoma tedavisi kemoterapi ve immünoterapilerle seçilmiş vakalarda radyoterapiyle yapılmaktadır"
Dünya Aferez Birliği (WAA) Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, lenf sistemi kanseri olan lenfomada, düzenli aralıklarda ve yeterli dozda ilaç tedavisinin yaşam süresini uzattığını belirterek "Lenfoma tedavisinde yaşam süresi için en önemli göstergelerden biri, ilk aylarda alınan ilaçların toplam dozudur. Bu nedenle iki veya üç hafta aralıklarla verilen tedavi süreleri tıbbi zorunluluk olmadıkça geciktirilmemeye gayret edilmelidir." uyarısında bulundu.
Altuntaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Dünya Lenfoma Farkındalık Günü" olarak tespit edilen 15 Eylül'de her yıl çeşitli etkinlikler düzenlendiğini, bu yıl "Küçük Şeyler Güven Yaratır" temasının belirlendiğini söyledi.
Lenf sistemi kanseri olan lenfomanın, lenfosit denilen kan hücrelerinin lenf bezlerinde aşırı çoğalması sonucu ortaya çıktığını anlatan Altuntaş, kötü huylu lenfositlerin lenf bezleri dışında dalak, karaciğer, kemik iliği ve diğer doku veya organlarda da çoğalabildiğini belirtti.
Altuntaş, hastalığın lenf düğümlerinde ve dalak gibi lenfoid dokularda ortaya çıkabildiğini veya mide, bağırsak gibi organlardaki lenf dokusundan kaynaklanabildiğini belirterek kötü huylu lenfoid hücrelerin kan ve lenf dolaşımı aracılığıyla vücudun diğer kısımlarına da yayılabildiğine dikkati çekti.
Lenfoma gelişiminde risk faktörlerinin genetik, immünsüpresyon, çevresel faktörler, virüsler, bakteriler, parazitler, kimyasal ve fiziksel ajanlar, radyasyon, kemoterapi, kolajen doku hastalıkları, bağışıklık sisteminin bozulması ve bağışıklık sistemi hastalıkları olarak sıralandığını ifade eden Altuntaş, sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımının da en önemli risk faktörleri arasında olduğunu vurguladı.
- Son altı ay içinde mevcut ağırlığında yüzde 10 ve üzeri kayba dikkat
Altuntaş, Türkiye'de tüm lenfoma çeşitlerinin görülme sıklığının yaklaşık 100 binde 10 olduğunun tahmin edildiğini aktararak "Lenfoma hastalığı yaş ile artış gösteren bir kanser türüdür. İleri yaşlara gelince görülme sıklığı 100 binde 60'a kadar çıkabilmektedir. Tüm dünyada 1 milyondan fazla lenfoma hastası yaşamakta olup her gün 1000'in üzerinde yeni lenfoma tanısı konulmaktadır." diye konuştu.
Hastalığın boyun, koltuk altı, kasık gibi yerlerdeki lenf bezesinde büyüklük, vücutta 38 derece ve üzerinde yüksek ateş, kilo kaybı, özellikle diyet yapmaksızın son altı ay içinde mevcut vücut ağırlığında yüzde 10 ve üzeri kayıp, gece terlemesi, ciltte kaşıntı, halsizlik, yorgunluk, düşkünlük ve tutulan organa ait herhangi bir bulgunun lenfoma belirtisi olabileceğini belirten Altuntaş, sözlerine şöyle devam etti:
"İlk şikayet çoğu kez lenf bölgelerinde ortaya çıkan ağrısız bir şişliğin fark edilmesi şeklindedir. Hodgkin lenfomada bu şişlik özellikle sıklıkla solda köprücük kemiği üzerinde yerleşimlidir. Koltuk altı ve kasıktaki lenf düğümü bölgelerinde de büyüme olabilir. Az sayıda hastada ise lenf düğümü büyümesinin yaygın olduğu görülür. Göğüs kafesi içinde ya da karın boşluğu içindeki lenf düğümlerinde de büyüme olabilir. Bunlar bası nedeni olacak büyük kitleler oluşturuyorsa nefes darlığı, yüzde ve boyunda şişme ya da karında şişlik, ele gelen kitle, karın ağrısı gibi şikayetlere yol açabilir. Fizik muayenede karaciğer ya da dalak büyüklüğü saptanabilir."
- "Erken teşhis çok önemli"
Prof. Dr. Altuntaş, tedavide erken tanının çok önemli olduğuna işaret ederek "Erken teşhis çok önemlidir. Ağrısız, lastik kıvamında hareketli lenf bezesi şişliği, beraberinde yüksek ateş ve kilo kaybı durumunda hemen sağlık kuruluşuna başvurmak gerekmektedir." uyarısında bulundu.
Tanı koymak için mutlaka tutulmuş bölgeden biyopsi yapılması gerektiğinin altını çizen Altuntaş, kesin tanının patolojik inceleme sonucunda konulduğunu söyledi.
Altuntaş, lenfomanın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirterek "Lenfoma kür şansı yüksek olan yani tedavi sonrası tekrarlamayacak kanser türlerinden biridir. Lenfoma tedavisi kemoterapi ve immünoterapilerle, seçilmiş vakalarda ise radyoterapiyle yapılmaktadır. Güncel olarak lenfoma tedavisinde dünyadaki ve Türkiye'deki çalışmaların amacı lenfomanın yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi kontrol edilebilen kronik bir hastalık haline getirmektir." dedi.
Lenfomada yeni tedavilerin de umut verici olduğu değerlendirmesinde bulunan Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, şunları kaydetti:
"Lenfoma, aynı tip hastalığa sahip hastalar arasında bile belirgin farklılıkların görüldüğü heterojen bir grup hastalıktır. Lenfomada hem hastalık hem tedavi hem de hastalığın iyileşme süreci kişiye özgüdür, adeta parmak izi gibi herkesin hastalığı ve seyri bir diğerinden farklıdır.
Düzenli aralıklarda ve yeterli dozda ilaç tedavisi almak yaşam süresini uzatmaktadır. Lenfoma tedavisinde yaşam süresi için en önemli göstergelerden biri ilk aylarda alınan ilaçların toplam dozudur. Bu bağlamda uygun aralıklarda yeterli dozda ilaç almak gereklidir. Bu nedenle iki veya üç hafta aralıklarla verilen tedavi süreleri tıbbi zorunluluk olmadıkça geciktirilmemeye gayret edilmelidir."
- "Psikososyal sorunlar tedaviyi bırakma, tedaviyi aksatma gibi tablolara yol açabiliyor"
Lenfomanın hastaların birçok soru, endişe veya şüphe ile belirsizlik içinde yaşamasına veya bu duyguyu hissetmesine neden olabildiğine işaret eden Altuntaş, "Psiko-onkoloji alanında yas reaksiyonu ve uyuma yönelik normal sayılan ruhsal değişiklikler yaşanabileceği gibi depresyon ve kaygı bozuklukları gibi yaşam kalitesini, hasta deneyimini ve tedavi başarısını olumsuz yönde etkileyen psikolojik bozukluklar da görülebilmektedir." diye konuştu.
Fevzi Altuntaş, şunları kaydetti:
"Psikososyal sorunlar tedaviyi bırakma, tedaviyi aksatma, boşanma ve kayıp gibi ağır tablolara yol açabilmektedir. Bu nedenle lenfoma tedavisinde hastalara hem psikolojik hem de sosyal destek her kanser tedavisinde olduğu gibi önemli ve gereklidir.
Bilimsel araştırmalarda bilgilendirme, bilinçlendirme veya farkındalığın artırılmasıyla sosyal destekten kaynaklanan güvenin, hastaların sağlık hizmet süreçlerini daha iyi sürdürmelerine, yaşam kalitesi ve sağ kalım sürelerinin daha iyi olmasına yol açtığı gösterilmiştir. Psikolojik ve sosyal destek alan hastalar daha umutlu yaşadıkları ve hayata daha olumlu baktıkları için hastalığın tedavisinde başarı şansı da artmaktadır."
KTÜ Farabi Hastanesinde 53 Yataklı Ayaktan Tedavi Ünitesi Hizmete AçıldıKaradeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesinde, günübirlik tedavi hizmetlerini tek bir merkezde toplamak amacıyla hayırseverlerin desteğiyle inşa edilen 53 yataklı Ayaktan Tedavi Ünitesi açıldı.21 Ekim 2026 Çarşamba 17:09BASIN HABERLERİ
Şanlıurfa'da Zamana Karşı Yaşam Mücadelesi: Kalbi 2 Kez Duran Hasta Bypas Ameliyatıyla KurtarıldıŞanlıurfa'da göğüs ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede ameliyat hazırlıkları sırasında kalbi 2 kez duran Bayram Gezer, doktorların yarım saatlik kalp masajı ve acil bypas operasyonuyla hayata döndürüldü.21 Ekim 2026 Çarşamba 17:06BASIN HABERLERİ
Batman'da Bir İlk: Mekanik Trombektomiyle İnme Hastası 45 Dakikada Sağlığına KavuştuBatman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kentte ilk kez uygulanan mekanik trombektomi yöntemiyle beyin damarındaki pıhtı çıkarılan Cemil Akbaş, konuşma ve hareket yetisini yeniden kazandı.21 Ekim 2026 Çarşamba 17:04BASIN HABERLERİ
Yapay Zekâ Beyin Tümörlerinde Radyoterapi Yanıtını Önceden Öngörüyor: GUARD-LGG Modeli GeliştirildiÇin'deki Pekin Tiantan Hastanesi öncülüğünde uluslararası araştırmacılar tarafından geliştirilen GUARD-LGG yapay zekâ modeli, düşük dereceli gliom hastalarında radyoterapiye erken yanıtı tedavi öncesinde başarıyla tahmin etti.21 Ekim 2026 Çarşamba 15:31BASIN HABERLERİ
Mutfaktaki Görünmez Tehlike: Aynı Kesme Tahtası Kullanımı Çapraz Bulaşmaya Yol AçıyorÇiğ et ve sebzeler için aynı kesme tahtasının kullanılması, pişirilmeden tüketilen gıdalara zararlı bakterilerin taşınmasına ve gıda zehirlenmelerine neden olabiliyor.21 Ekim 2026 Çarşamba 15:29BASIN HABERLERİ
62. Ulusal Psikiyatri Kongresi'nde Kritik Mesajlar: İntiharı Önlemek İçin TİGAMA GeliyorTürkiye Psikiyatri Derneği (TPD), Ankara'da düzenlenen 62. Ulusal Psikiyatri Kongresi'nde intihara acil müdahale aracı TİGAMA'da son aşamaya gelindiğini ve okul şiddetiyle mücadele için özel bir görev grubu oluşturulduğunu duyurdu.21 Ekim 2026 Çarşamba 15:28BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanı Memişoğlu Güney Kore'de Katarlı Mevkidaşıyla Bir Araya GeldiSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Güney Kore temasları kapsamında Katar Halk Sağlığı Bakanı Mansur bin İbrahim Al Mahmud ile görüşerek stratejik adımlar ve ortak projeleri ele aldı.21 Ekim 2026 Çarşamba 15:27BASIN HABERLERİ
HASUDER'den Sigarada Elektronik Yaş Doğrulamasına Destek: "Kişisel Veriler Korunmalı"Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) Başkanı Prof. Dr. Bülent Kılıç, sigara satışında uygulanması planlanan elektronik yaş doğrulamasını desteklediklerini, ancak sistemin kişisel verileri koruyacak şekilde tasarlanması gerektiğini belirtti.21 Ekim 2026 Çarşamba 14:44BASIN HABERLERİ
FDA'dan Hepatit B Tedavisinde Bir İlk: İlacı Bıraktıran Antisens Oligonükleotid "Hibsago" OnaylandıABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), sirozu bulunmayan kronik hepatit B hastalarında mevcut antiviral tedaviye eklenen ve ilacın tamamen kesilmesine imkân tanıyan Hibsago'yu (bepirovirsen) onayladı.21 Ekim 2026 Çarşamba 14:38DÜNYADA SAĞLIK
16 Milyon Kişilik Dev Araştırma: DEHB Hastalarında Ölüm Riski %71 Daha Yüksekİngiltere'de yürütülen kapsamlı bir araştırmada, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan bireylerde herhangi bir nedene bağlı ölüm riskinin %71 daha yüksek olduğu saptandı.21 Ekim 2026 Çarşamba 14:37DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










