MADDE BAĞIMLILIĞI (ESRAR) ŞİZOFRENİYE YOL AÇABİLİR
Madde Bağımlılığı (Esrar) Şizofreniye Yol Açabilir. Ergenler arasında esrar kullanımının giderek artış gösterdiğini vurgulayan uzmanlar sebep olarak ise esrar kullanımının “romantikleştirilmesi” ne dikkat çekiyor. Esrar kullanımına beyin gelişiminin henüz

17 Kasım 2021 Çarşamba 18:14

Madde Bağımlılığı (Esrar) Şizofreniye Yol Açabilir. Ergenler arasında esrar kullanımının giderek artış gösterdiğini vurgulayan uzmanlar sebep olarak ise esrar kullanımının “romantikleştirilmesi” ne dikkat çekiyor. Esrar kullanımına beyin gelişiminin henüz tamamlanmadığı ergenlik ve öncesi dönemlerde başlanmasının beyne önemli zararlar verdiğini belirten uzmanlar genetik yatkınlık varsa şizofreni hastalığına neden olabileceğine dikkat çekiyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Onur Noyan, çok erken erken yaşlarda esrar kullanımındaki artış ve yol açtığı sağlık sorunlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Ergenler arasında esrar kullanımının giderek artış gösterdiğini vurgulayan Doç. Dr. Onur Noyan, bunun en büyük sebebinin esrar kullanımının “romantikleştirilmesi” olduğunu belirtti.
Esrar kullanımının normal gibi algılanması etkili oluyor
“Esrarın romantize edilmesinden kasıt, esrar kullanımının zararı olmayan, normal bir süreç gibi algılanmasıdır.” diyen Doç. Dr. Onur Noyan, “Ülkemizde kenevir üretiminin yasal hale gelmesi, esrar taşıma, bulundurma ve kullanımına ait bazı ülkelerdeki farklı yasal uygulamaların bulunması, kannabis türevlerinin ilaç olarak kullanılmaya başlanması, popüler kültürde esrar hakkında yapılan olumlu yorumlar özellikle ergenlerde ‘esrarın sağlığa zararı yokmuş’ gibi bir algı oluşmasına katkı sağlıyor.” dedi.
Popüler kültüre bakıldığında bazı bireylerin stresle başa çıkabilmek, olumsuz duygulardan kaçmak, ortama ayak uydurmak için esrar kullandıklarının görüldüğünü ifade eden Doç. Dr. Onur Noyan, “Bu durumun bu denli göz önünde bulunması ve olumsuz etkilerinin konuşulmuyor olması esrar ve türevlerinin ‘romantize’ edilmesinin yani normalleştirilmesinin altında yatan ana sebeplerdir.” diye konuştu.
Bazı ülkelerde ilaç yapımında kullanılıyor
Toprakta yetiştirilen kenevir bitkisinin içerisinde bulunan bazı maddelerin uyuşturucu ve tıbbi etkiye sahip olduğunu kaydeden Doç. Dr. Onur Noyan, “Kenevir bitkisinin ana aktif maddesi, keyif verici etkiye sahip olan THC (tetrahydrocannabinol), ilaç yapımında kullanılan içeriği ise CBD (cannabidiol) ’dir. İlaç olarak kullanılan kannabis türevlerinin içeriğindeki CBD oranı kimyasal işlemlerle yükseltilmekte, THC oranı ise düşürülmektedir. Yani ilaç olarak kullanıldığında ‘kafa yapıcı etki’ ortadan kalkmaktadır. Özellikle ağrı, gastrointestinal problemler, inflamasyon ve epilepsi gibi hastalıklarda kullanılmaya başlanmış olan CBD’nin klinik etkinlikleri henüz netleşmemiştir. Baktığımızda farklı kimyasal yapıları olan bu ürünler aynı olarak değerlendirilip, ‘tedavide kullanılan bir ürün neden sağlığa zararlı olsun ki’ gibi yanlış bir algının oluşmasına katkı sağlamaktadır.” dedi.
Yapılan çalışmalar sonucu esrar kullanmaya ne kadar erken yaşta başlanırsa bağımlılığın da o oranda arttığını gösterdiğini ifade eden Doç. Dr. Onur Noyan, “Esrara başlama yaşı ne kadar düşerse ortaya çıkan olumsuz etkiler de o oranda artmaktadır. Yapılan çalışmalara göre esrar başlama yaşına ait net bir veri olmamasına rağmen, çok erken yaşlarda esrarla tanışmanın hem bağımlılık gelişimine, hem diğer maddelerin kullanılma ihtimalinde artışa hem de şizofreni benzeri tablolara yatkınlık yaptığı gösterilmektedir.” diye konuştu.
Beynin haz bölgesi harekete geçiyor
Esrar kullanımının beynin ödül merkezini harekete geçirdiğini ifade eden Doç. Dr. Onur Noyan, “Ödül merkezi diye adlandırdığımız bölge, beyinde kişinin hayattan tat ve haz almasını sağlayan alandır. Esrar kullanımının ödül merkezini kontrolsüz olarak uyarması beklenmedik bir anda, çaba sarf etmeden, hayatın akışına uymayan bir şekilde gerçekleşir. Bu kadar yüksek bir uyarım bir süre sonra beynin ödül merkezinin yapısını ve işleyişini bozmakta, madde kullanımın devam etmesi ile günlük yaşam aktivitelerinden hiçbir şekilde zevk alınamamasına, işlevselliğin bozulmasına sebep olmaktadır.” dedi.
Ergenlerde şizofreni hastalığına yol açabiliyor
Esrar kullanımıyla beraber beyinde birtakım değişmelerin olduğunu belirten Doç. Dr. Onur Noyan, “Kişide dikkat ve motivasyon sorunları ortaya çıkmaktadır. Esrar kullanımının en önemli etkilerinden biri de kişide şizofreni benzeri belirtilere yol açmasıdır. Beynin tam gelişimini tamamlamadığı ergenlik döneminde esrar kullanımı, bireyin genetik yatkınlığı varsa şizofreni benzeri hastalığına neden olmaktadır. Özellikle bazı genetik yatkınlıklar, ailevi psikiyatrik hastalık öyküsü ve çocukluk çağı travmatik yaşantılar varsa bu risk artmaktadır. Bunun yanı sıra depresyon, anksiyete gibi psikiyatrik hastalıkların ortaya çıkma ihtimali de artmaktadır. ” uyarısında bulundu.
Esrar diğer maddelere geçiş aracıdır
Esrarın diğer bağımlılık yapan maddelere geçiş maddesi olarak bilindiğine de dikkat çeken Doç. Dr. Onur Noyan, “Esrar ile tanıştıktan sonra hem bozulan beyin kimyası, hem içinde bulunulan ortamların farklılaşması, yenilik ve haz arayışında olan ergenlerin diğer maddeleri kullanmasını kolaylaştırmakta ve bağımlılık gelişimini hızlandırmaktadır.” diye konuştu.
Gençlere çok açıklayıcı bilgi verilmelidir
Esrar başta olmak üzere bağımlılık yapan maddeler konusunda gençlere bilgi vermenin çok önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Onur Noyan, “Ergenlere karşı çok açık bilgi vermemiz gerekmektedir. Sigara, alkol ve yasa dışı maddeler ile birlikte bazı ilaçların kullanımlarının ortaya çıkardığı riskler hakkında net bilgiler vermemiz gerekmektedir. Ergenlerin madde kullanıldığından şüphelenildiği anda suçlayıcı ve yargılayıcı olmadan, sakin ve net bir dille konuşulması daha doğru olacaktır. Bu dönemde mutlaka profesyonel destek alınmalıdır.” dedi.
Aileler iki yıl sonra fark ediyor
Esrar kullanımının aileler tarafında çok uzun bir sürede fark edildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Onur Noyan, “Esrar kullanımı, aileler tarafından genellikle iki sene sonra anlaşılmaktadır. Esrar kullanımının etkileri iki yıl sonra çok daha kolay görünür olmaya başlamaktadır. Gözlerin kızarması, agresif olma, evden para alma-çalma, gece geç saatte eve gelme gibi davranışlar gözlemlenmektedir. Esrarı kullanan ergenin ilk önce arkadaş çevresi değişir. Daha sonra ders başarılarında değişiklik yaşanmaya, uygunsuz saatlerde uyuma/uyanma, yemek yeme alışkanlıklarında değişim yaşanmaya başlar.” dedi.
Genetik yatkınlık varsa bağımlılık hızlı gelişiyor. Bir kereden çok şey olur!
Esrar kullanımından sonra bağımlılığın oluşum süreci hakkında net bir bilgi vermenin mümkün olmadığını kaydeden Doç. Dr. Onur Noyan, “Bu durum esrar kullanım sıklığına göre değişebilmektedir. Ergen esrarı sık ve belirli aralıklarda kullanırsa bağımlılık kısa bir dönemde gerçekleşir. Daha uzun aralıklarla ve düşük miktarda kullanılırsa bağımlılık gelişim süreci yavaşlar. Fakat bu durum her bireyde farklılık göstermektedir. Tek kullanımla bağımlılığa giden yolun önü açılmış olur, kişide genetik yatkınlık var ise bağımlılık çok daha çabuk gelişmektedir.” uyarısında bulundu.
Madde Bağımlılığında Bireye Özgü Tedavi
Tedavi sürecinde ilk olarak hastayla görüşüldüğünü kaydeden Doç. Dr. Onur Noyan, “Hastanın maddeye başlama süreci ve kullanım özellikleri değerlendirilir. Öncelikle hastanın süreci kabullenmesi, değişim için adım atması hedeflenmektedir. Tedavi sürecinde hastanın kullanılan maddeyi hayatından çıkarması için bireye özgü tedavi içeriği oluşturulur. İlaç tedavisi altta yatan psikiyatrik özelliklere göre belirlenmekte olup, psikoterapi yöntemleriyle tekrar madde kullanmamak için neler yapılması gerektiği, istekle nasıl baş edileceği, yeni yaşam düzenine alışmak için atılması gereken adımlar üzerine yapılandırılmış bir program belirlenir. Ayaktan tedaviden olumlu sonuç alınmaması durumunda hastanede yatarak tedavi seçeneği değerlendirilir.” dedi.
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










