MARMARA DENİZİ'NDE GÖRÜLEN MÜSİLAJIN SU SICAKLIĞININ DÜŞMESİYLE ETKİSİNİ AZALTMASI ÖNGÖRÜLÜYOR
ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Büyükateş:

11 Şubat 2025 Salı 11:13
- "Su sıcaklıklarının 13-14 derece civarında olması müsilaj aktivitesini artıracaktır. Son bir haftadır etkili olan soğuk hava dalgası nedeniyle su sıcaklıkları şu anda 10 dereceye kadar düşmüş durumda ancak müsilajın etkisini daha da azaltmak için su sıcaklıklarının kış mevsimi normallerine düşmesini tercih ediyoruz"
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi ve Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yeşim Büyükateş, Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi'nde görülen müsilajın, su sıcaklığının mevsim normallerine düşmesiyle etkisini azaltacağını belirtti.
Büyükateş AA muhabirine, 2020 ve 2021'den bu yana etkili olan müsilajın, şu anda yüzeyde birikimler şeklinde hareket ettiğini anlattı.
Meteorolojik şartlara bağlı olarak müsilaj yoğunluğunun yaşandığına işaret eden Prof. Dr. Büyükateş, müsilajın özellikle kıyısal alanda birikimler olarak görüldüğünü söyledi.
Büyükateş, şu anda su kolonunda ve dip kısımlarda sedimentte müsilaj yoğunluğunun olduğunu belirterek, "Geçen yıl eylül ve ekim ayından beri biz balıkçılarımızdan çeşitli bölgeler için bildirimler alıyorduk. Özellikle balık ağlarının teknelere çekimi sırasında ağların gözlerini kapayarak sorunlar oluşturuyor. Dolayısıyla balıkçılığa negatif etkisi oldukça fazla." dedi.
Müsilajın bu dönemde yüzeye çıkmasının ve sisteme dağılmış halde görülmesinin bir süreç aldığını vurgulayan Yeşim Büyükateş, şöyle devam etti:
"Müsilaj oluşumunda su sıcaklıklarının etkisi oldukça büyüktür. Artık iklim değişikliği, küresel ısınma ve mevsimlerin kayması hayatımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Bu nedenle kendimizi yeni normale göre uyarlamamız gerekiyor. Bu süreçte meteorolojik faktörler büyük önem taşıyor. Su sıcaklıklarının 13-14 derece civarında olması müsilaj aktivitesini artıracaktır. Son bir haftadır etkili olan soğuk hava dalgası nedeniyle su sıcaklıkları şu anda 10 dereceye kadar düşmüş durumda ancak müsilajın etkisini daha da azaltmak için su sıcaklıklarının kış mevsimi normallerine düşmesini tercih ediyoruz. İlkbaharın gelişiyle birlikte plankton yoğunluğunun artmasını bekliyoruz."
- "Yaz aylarında su sıcaklıklarının artması olumsuz bir etki yaratmaz"
Büyükateş, ilerleyen günlerde hava ve su sıcaklıklarının yükselmesinin, güneşli günlerin artmasının fotosentetik aktivitenin de yükselmesine neden olacağını anlatarak, "Bu durum, sistem eğer durgun kalırsa (rüzgarsız dönemler yaşanırsa) organizmaların yoğunlaşmasına yol açabilir. Ayrıca yağışlar da müsilaj oluşumu üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Yağışlarla birlikte yüzey akışı ve tarımsal akış nedeniyle sisteme azot ve fosfor gibi besin elementleri taşınmaktadır. Bu besin yükü, müsilaj oluşumunu daha da artırabilir. İlkbahar sürecini takip edeceğiz ve buna bağlı olarak da aktivitenin bir miktar çoğalmasını bekliyoruz." ifadesini kullandı.
Yüzeyde müsilaj birikiminin, özellikle görsel açıdan insanları rahatsız ettiğini dile getiren Büyükateş, "Sadece tek endişemiz görsellik değil tabii ki. Bakteriyel parçalanma devam ettiği için bir yandan da kötü koku ve çeşitli negatif durumlarla karşı karşıya kalabiliriz." dedi.
Büyükateş, mevsimsel sıcaklıkların, olması gereken dönemde yaşanmasını temenni ettiklerini belirterek, "Yaz aylarında su sıcaklıklarının artması doğal bir durumdur ve olumsuz bir etki yaratmaz. Zaten beklentimiz, yaz aylarında su sıcaklığının yükselmesidir ancak yaz aylarında görülen plankton popülasyonu, müsilaj oluşturan popülasyondan farklıdır. Bu nedenle yaza doğru su sıcaklıklarının artmasıyla birlikte, mevcut müsilaj oluşturan organizmaların sistemden ayrılmasını bekliyoruz." diye konuştu.
Müsilajın organik bir madde olduğunun altını çizen Büyükateş, şunları kaydetti:
"Müsilajı oluşturan organizmalar mikroskobik fitoplanktonlardır. Aslında bu organizmalarla sürekli birlikte yaşıyoruz. Normal koşullarda yoğunlukları düşük olduğunda, denizde yüzerken dahi bu organizmalarla temas halindeyiz. Tek başına organik bir madde olarak müsilaj zararlı değildir ancak içerisine bakteriler, diğer organik maddeler, parazitler ve yumurtaları karıştığında, 'organik bir çorba' oluşabilir. Bu durumda sağlık açısından olumsuz etkiler yaşanabilir. Bu süreçte, bireysel tedbirlerimizi almamız önemlidir. Müsilaja dokunmak doğrudan zararlı değildir ancak dokunmamız gerekli mi? Hayır. Aynı şekilde müsilajlı suda yüzmek ciddi bir sağlık riski taşımasa da bunu yapmak zorunda mıyız? Hayır. Filtrasyonla beslenen midye gibi çift kabuklu yumuşakçaların tüketimi sınırlandırılabilir ve bu dönemde yoğun olarak müsilaj sorunu yaşanan bölgelerden yakalanmış deniz ürünlerinin pişirilmeden tüketilmemesi tavsiye edilebilir."
Avrupa genelinde bebek mamaları neden toplatılıyor: Toksin bulaşması şirketleri alarma geçirdiKüresel süt ürünleri devleri, cereulide bulaşması skandalı sürerken bebek mamalarını geri çağırmayı sürdürüyor; Fransa, iki bebeğin ölümünü soruşturuyor.30 Ocak 2026 Cuma 16:46DÜNYADA SAĞLIK
Araştırma: Torun bakımı özellikle büyükannelerin zihinsel sağlığını destekliyorYeni bir araştırmaya göre, torunlarla ilgilenmek özellikle büyükanneleri hafıza ve ifade yeteneği kaybına karşı koruyor.30 Ocak 2026 Cuma 16:44BASIN HABERLERİ
İspanya'da tarihi geçmiş aşı skandalı: Çoğu bebek 250'den fazla kişi etkilendiSağlık yetkilileri, süresi geçmiş aşıların yapıldığı kişiler arasında herhangi bir yan etki bildirilmediğini ve etkilenen herkesle iletişime geçildiğini vurguladı.30 Ocak 2026 Cuma 16:42BASIN HABERLERİ
Tıpta bir ilk: En yaygın böbrek taşlarının içinde bakteri bulunduAraştırmacılar, en yaygın böbrek taşı türünün içinde bakteri bulunduğunu ortaya koydu. Bu keşif, böbrek taşı oluşumunda daha önce fark edilmemiş bir biyolojik bileşenin rol oynayabileceğine işaret ediyor.30 Ocak 2026 Cuma 16:40BASIN HABERLERİ
Nipah virüsü nereden çıktı ve COVID-19 gibi bir pandemiye dönüşür mü?Uzmanlara göre Nipah virüsü, yalnızca bir sağlık sorunu olarak değil, çevresel yıkım, insan davranışları ve zayıf sağlık sistemlerinin beslediği 'sosyal ve ekolojik' bir hastalık olarak ele alınmalı.30 Ocak 2026 Cuma 16:37DÜNYADA SAĞLIK
ABD'de beklenen yaşam süresi 79 yıla çıkarak rekor kırdıABD’de ortalama yaşam süresi 2024 yılında 79 yıla yükselerek ülke tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı.30 Ocak 2026 Cuma 16:35DÜNYADA SAĞLIK
Bulaşıkta Bitkisel DevrimYıllardır alışılagelen bulaşık yıkama alışkanlıkları tarihe karışıyor. Artık bulaşık yıkarken sert kimyasallara maruz kalmadan, doğaya zarar vermeden ve elleri yıpratmadan temizlik mümkün.30 Ocak 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Özel Hastanelere GSS Başvuruları Dibe VurduÖzel hastanelere GSS kapsamındaki başvuru sayısı, 2015 yılında 90 milyon ulaşmasının ardından gerilemeye başladı. 2024 sonunda 66 milyona kadar inen başvuruların 2010 yılındaki 71 milyon başvurunun altında kaldığı görülüyor.30 Ocak 2026 Cuma 16:26BASIN HABERLERİ
Diş Tedavisinde Yapay Zeka DönemiDiş hekimliğinde yapay zeka giderek daha yaygın kullanılıyor. Tanıdan tedavi planlamasına, gülüş tasarımından çocuk diş hekimliğine kadar pek çok alanda devreye giren bu teknoloji hasta konforunu artırıp tedavi sürecini kolaylaştırıyor.30 Ocak 2026 Cuma 16:24BASIN HABERLERİ
Yenidoğanlarda Kritik Kalp Hastalıkları İçin Ulusal Tarama Programı BaşlıyorSağlık Bakanlığı, yenidoğan bebeklerde hayati risk oluşturan doğuştan kalp hastalıklarının erken tanısı için 'Neonatal Kritik Doğuştan Kalp Hastalıkları Tarama Programı'nı ülke genelinde hayata geçiriyor.30 Ocak 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










