MEME KANSERİ TEDAVİSİNDE İLK SEÇENEK CERRAHİ Mİ ?
Türkiye’de her 7 kadından birinde meme kanseri görülüyor. Meme kanserinin tedavisi, meme kanseri sonrası kemoterapi, meme kanseri ameliyatı, meme kanserinde estetik cerrahi konuları en çok merak edilen konuların başında geliyor.

29 Eylül 2021 Çarşamba 11:33
Genel Cerrahi Uzmanı Prof.Dr. Cihan Uras, meme kanseri tedavisi hakkındaki 9 soruyu yanıtladı.
SORU: Her meme kanserinde mutlaka cerrahi tedavi gerekli mi?
CEVAP: Bazı metastatik meme kanserleri hariç, her meme kanserinin tedavisinde cerrahi gereklidir. Ancak tedavi sıralamasındaki yeri hastalığın ilk tanısındaki evresine ve tümörün biyolojisine göre farklılık gösteriyor.
SORU: Meme kanseri tedavisinde ilk seçenek cerrahi mi?
CEVAP: Her zaman ilk tedavi seçeneği cerrahi değildir ve olmamalıdır. Bu kararı tamamen hasta bazında almak gerekiyor. Hastanın genel durumuna, tümörün evresine ve tümörün biyolojisine göre karar vermek gerekiyor. Hastada tümör boyutu büyük, tümör özellikleri agresif ve koltuk altına yayılım özelliklerinden biri, bir kaçı ya da hepsinin olduğu lokal ileri evre meme kanserlerinde ilk tedavi seçeneği sistemik tedavi (kemoterapi ve akıllı ilaç-immünoterapi kombinasyonları) oluyor. Tümör boyutu küçük, tümör yumuşak başlı, koltuk altına ve uzak organlara metastaz olmadığı erken evre meme kanserlerinde önce cerrahi ve sonrasında sistemik tedavi uygulanıyor. İlk tanıda metastatik olan hastalarda öncelikle sistemik tedavi ile başlanıyor ve bu tedavi sonrasında tedavi yanıtının uygun olduğu hastalarda cerrahi tedavi sürece ekleniyor.
SORU: Meme kanserinde meme mutlaka alınmalı mı?
CEVAP: Prof. Dr. Cihan Uras “Meme kanserinde memenin mutlaka alınmasına gerek yok. Meme kanseri cerrahisinin ilk yapılmaya başlandığı zamanlardan günümüze kadar olan gelişmeler, bilimsel çalışmalar ve hasta takipleri meme kanseri tedavisinde özel durumlar hariç memenin tamamının alınmasının gerekli olmadığını gösterdi. Günümüzde cerrahide altın standart memenin korunmasını sağlayan meme koruyucu cerrahidir. Uygun hastalarda eğer tümör çok büyük değilse, tümör meme içinde yaygın değilse seçilmesi gereken yöntem memenin tümör olan kısmının alındığı meme koruyucu cerrahidir. Bu koşulların olmadığı hastalarda meme dokusunun tamamının alındığı ameliyatları tercih ediyoruz” diyor.
SORU: Memenin korunduğu ameliyatlarda memenin şekli bozuluyor mu?
CEVAP: Meme koruyucu cerrahilerde memenin şekli bozulmuyor. Küçük tümörlerde memenin şekli değişmiyor. Büyük tümörlerde onkoplastik cerrahi yaparak memenin şeklini koruyoruz. Onkoplastik cerrahide cerrahi prensiplerle plastik cerrahi prensiplerini birleştiriyoruz. Memenin içinde dokuları kaydırarak, çeşitli teknikler kullanarak memenin şeklini koruyoruz.
SORU: Memenin tümünün alınması gerekli mi? Gerekli olduğu durumlarda meme başı alınıyor mu?
CEVAP: Memedeki tümör meme içinde çok yaygınsa, hastada gen mutasyonu varsa ya da hastanın ailesel meme kanseri riski fazlaysa meme dokusunun tamamı alınabilir. Meme başı her zaman korunamayabilir. Tümör meme başının hemen altında yakın mesafedeyse meme başı alınabiliyor. Meme başını kurtarmak için ameliyat sırasında meme başı altından patolojiye örnek gönderiliyor. Patoloji uzmanı dokuyu inceliyor, tümör yoksa meme başı çok ince olacak şekilde bırakılabiliyor. Tümörün meme başına uzak olduğu durumlarda meme başını korumayı tercih ediyoruz.
SORU: Meme alındığı zaman aynı ameliyatta tekrar meme yapılıyor mu?
CEVAP: Meme dokusunun alınması gereken ameliyatlarda güncel uygulamamız eş zamanlı protez ya da hastanın kendi dokusuyla meme onarımı yapmak. Bu şekilde hasta meme kaybını yaşamamış oluyor.
SORU: Memenin tümünün alınması hastalığın yayılmasını engeller mi?
CEVAP: Memenin tümünün alınması ya da bir kısmının alınması hastalığın yayılımını engellemez, hastalığın yayılımı bununla ilişkili değildir. Bilimsel çalışmalar ve hasta takipleri memenin bir kısmının ya da tamamının alınmasının hastanın beklenen yaşam süresi üzerinde üst düzey etkisinin olmadığını ortaya koymuştur.
SORU: Başlangıçta lenf bezlerine yayılma olduğu tespit edildiğinde ne yapılıyor?
CEVAP: Prof. Dr. Cihan Uras “Başlangıçta lenf bezlerine yayılım olduğunu biliyorsak lenf bezlerini koruma şansımız oluyor. Bu tedaviye önce sistemik tedavi-kemoterapi başlıyoruz. Sistemik tedavi tamamlandığı zaman hastayı cerrahi için değerlendiriyoruz. Cerrahi sırasında sentinel lenf nodu biyopsi yapıyoruz. Lenf nodlarında kemoterapiyle yanıt gelişmiş ve tümörlü hücreler tamamen temizlenmişse erken evrede olduğu gibi birkaç lenf nodu alarak işlemi bitiriyoruz” diyor
SORU: Koltuk altındaki lenf bezlerinin tamamı temizlenmeli mi?
CEVAP: Güncel uygulamamız ileri evre olmayan meme kanserlerinde sentinel lenf nodu biyopsi yapmak. Bu şekilde koltuk altında bulunan ilk nöbetçi birkaç lenf nodu alınarak patolojik incelemede tümör varlığı durumuna göre koltuk altında geri kalan lenf nodlarının alınıp alınmamasına karar veriyoruz. Bu şekilde koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş ve gereksiz tüm lenf bezlerini çıkarmamış oluyoruz.
Kilo Yönetiminde GLP-1 İlaçları Kullanımı: Sindirim Yan Etkileri ve Beslenme ÖnerileriObezite tedavisinde kullanılan GLP-1 temelli zayıflama ilaçları, mide boşalmasını yavaşlatarak iştahı baskılarken bulantı ve reflü gibi yan etkilere yol açabiliyor.29 Eylül 2026 Salı 16:15BASIN HABERLERİ
29 Eylül Dünya Kalp Günü: Türkiye’de Her 3 Öldümden Biri Kalp ve Damar Hastalıklarından KaynaklanıyorTÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’deki ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşti. Tütün kullanımı ve obezitedeki artış gelecek riskini büyütüyor.29 Eylül 2026 Salı 16:13BASIN HABERLERİ
Böbrek Sağlığını Korumada Yanlış Bilinenler: Yalnızca Bol Su İçmek Yeterli DeğilUzmanlar, böbrekleri korumanın yolunun sadece bol su tüketmekten geçmediğini; kan basıncı, kan şekeri ve tuz kontrolü gibi adımların hayati önem taşıdığını vurguluyor.29 Eylül 2026 Salı 16:04BASIN HABERLERİ
JAMA Network Open Araştırması: 12 Yaşında Akıllı Telefon Sahibi Olmak Ergenlerde Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor8 bin 957 ergenin izlendiği araştırmada, 12 yaşında akıllı telefon edinmenin 14 yaşında yeme bozukluğu belirtileriyle ilişkili olduğu saptandı.29 Eylül 2026 Salı 15:58DÜNYADA SAĞLIK
FDA'dan Ergenler İçin Saçkıran Kararı: Baricitinib Kullanım Alanı GenişletildiFDA, şiddetli alopecia areata hastası 12 yaş ve üzerindeki ergenlerde baricitinib kullanımını onayladı.29 Eylül 2026 Salı 15:56BASIN HABERLERİ
Finlandiya’da Araştırıldı: Kahve Tüketimi Erkeklerde Testosteron ve Hormon Düzeylerini Nasıl Etkiliyor?Finlandiya'da 2 bin 264 kişiyle yapılan çalışma, fazla kahve tüketiminin erkeklerde toplam testosteron ve SHBG seviyeleriyle ilişkili olduğunu gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:55DÜNYADA SAĞLIK
Erzurum'da Ameliyat Sonrası Ölen Hastayla İlgili Uzman Doktora Hapis Talebiyle Dava AçıldıErzurum'da böbrek taşı ameliyatından iki gün sonra hayatını kaybeden Seval Günaydınlı'nın ölümü üzerine doktor M.B.K. hakkında dava açıldı.29 Eylül 2026 Salı 15:54BASIN HABERLERİ
Uluslararası AlliGatOr Araştırması Açıklandı: Apandisitte Gecikme Perforasyon Riskini İki Katına Çıkarıyor112 ülkede yürütülen AlliGatOr çalışması, apandisit belirtilerinin başlamasından cerrahiye kadar geçen sürenin uzamasının perforasyon riskini artırdığını gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:49BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Kiraz'dan COP31 Öncesi Çağrı: İklim ve Sağlık Destek Fonu Acilen OluşturulmalıProf. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, COP31 öncesinde iklim krizinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı destek fonunun kurulmasını istedi.29 Eylül 2026 Salı 15:47BASIN HABERLERİ
Lokalize Prostat Kanserinde SBRT ve Cerrahi Karşılaştırmasında Uzun Dönem Sonuçları AçıklandıASTRO 2026 Toplantısında sunulan araştırmaya göre 5 seanslık SBRT, sekiz yıllık takipte cerrahiye benzer kanser kontrolü sağlarken daha az yan etki gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:45BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










