MÜSİLAJLA MÜCADELE ÇALIŞMALARI KAPSAMINDA OLUŞTURULAN BİLİM VE TEKNİK KURULU ÖNCELİKLERİNİ BELİRLEDİ
Bilim ve Teknik Kurulu ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal: "Müsilajı oluşturan organizma gruplarının toksin üretme potansiyelleri ile müsilajın patojen barındırma potansiyelinin ve halk sağlığına etkilerinin araştırılması önceliklendirildi"

16 Temmuz 2021 Cuma 13:58
"Kurul olarak planlayacağımız bilimsel çalışmalar ışığında alınacak önlemler ile Marmara Denizi'nin doğal dengesine en hızlı şekilde kavuşmasını hedefliyoruz"
Müsilaj problemine yönelik bilimsel tabanlı çözüm önerilerinin geliştirmesi amacıyla oluşturulan Marmara Denizi Eylem Planı Bilim ve Teknik Kurulu, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal başkanlığında yaptığı toplantılarla öncelikli araştırma konularını belirledi.
TÜBİTAK'tan yapılan açıklamaya göre, Marmara Denizi Eylem Planı gereğince Marmara Belediyeler Birliği bünyesinde kurulan ve TÜBİTAK ile birlikte 11 farklı üniversitenin içinde yer aldığı 21 bilim insanından oluşan Marmara Denizi Eylem Planı Bilim ve Teknik Kurulu, Mandal başkanlığında 2 hafta içinde 3 kez toplandı. Kurul, Marmara Bölgesi'nde yaşayan 26 milyon insanın hayatını doğrudan etkileyen müsilaj problemine çözüm üretmek amacıyla Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kurulu faaliyetlerine yönelik bilimsel değerlendirmeler yaparak, tavsiyeler oluşturuyor. Kurul, çalışmalarında yalnızca müsilaj problemi ile kısıtlı kalmayıp, Marmara Denizi'nde ekosistemin sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik kritik girdiler oluşturmaya yönelik çalışmaları ön planda tutuyor.
- "7 ana başlıkta değerlendirmeleri sürdürüyoruz"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Mandal, yarattığı olumsuz ekolojik, ekonomik, sosyal ve halk sağlığına etkileri sebebiyle müsilajın oluşum mekanizması, izlenmesi, oluşumunun önlenmesi ve müdahale yöntemleri konularına odaklandıklarını bildirdi. Bu konuda yetkin akademisyenlerle olası çözüm başlıkları üzerinde bilimsel tavsiye vermek üzere çalıştıklarını vurgulayan Mandal, şunları aktardı:
"Mevcut durumda 7 ana başlıkta değerlendirmeleri sürdürüyoruz. Bunlar, 'Müsilajın biyoçeşitliliğe etkilerinin araştırılması ve restorasyon çalışmaları', 'Müsilajın oluşum mekanizmalarının ve tetikleyen faktörlerin ortaya çıkarılması', 'Denizel ortama giren kirletici miktarının azaltılması ve izleme ve takip sistemlerinin oluşturulması', 'Müsilajın mekanik/biyoteknolojik yöntemlerle bertarafı ve değerlendirilmesi', 'Müsilajın halk sağlığına etkileri', 'Müsilajın sosyoekonomik etkilerinin analizi', 'Toplumda bir bütün olarak ve ekosistemden özellikle fayda sağlayan hedef aktörler nezdinde tüm boyutlarıyla farkındalık geliştirme çalışmalarının yürütülmesi' olarak belirlendi. Bu başlıkların her birinin altında alt hedefler belirlenerek önceliklendirildi. Bu hedefler araştırma veya mevzuat düzenlemesi niteliği taşıyan bir eylem içerip içermeme durumlarına göre sınıflandırıldı. Ayrıca her bir hedef için, araştırma ve mevzuat düzenleme boyutlarında ortaya çıkan ihtiyaç durumları ayrı ayrı değerlendirilerek, kısa-orta-uzun vade olacak şekilde zamana ilişkin planlama belirlendi."
Mandal, kurulun, Marmara Denizi Eylem Planı'nda odaklanılan müsilaj problemine yönelik ivedilikle ihtiyaç duyulan araştırma ve geliştirme çalışmalarının başlatılabilmesi amacıyla TÜBİTAK tarafından açılan araştırma projeleri destekleme çağrısına da bilimsel katkı sağladığını ifade etti.
Müsilajın halk sağlığı yönünden etkilerinin özel bir hassasiyetle kurulun çalışma alanlarına eklendiğine işaret eden Mandal, sorunu oluşturan organizma gruplarının toksin üretme potansiyelleri ile müsilajın patojen barındırma potansiyelinin ve halk sağlığına etkilerinin araştırılmasını önceliklendirdiklerini belirtti.
- "Tatilde müsilajla temastan kaçının"
Mandal, müsilajin Marmara Denizi'nde uzun süredir devam eden çevresel sorunların sonucu olduğuna dikkati çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Konu yaz döneminde deniz kıyılarında yapılan tatiller açısından değerlendirildiğinde, insan sağlığı bakımından kesin risk tanımlanmamakla beraber patojen içerme potansiyeli sebebiyle müsilaj birikintileri ile doğrudan temas etmekten kaçınmak doğru olacaktır. Bu konu Sağlık Bakanlığının çalışma alanında olduğundan, Bakanlığın yaptığı bilgilendirmelerin doğrudan dikkate alınması önem arz etmektedir. Aynı husus Marmara Denizi'nde avlanan balıkların tüketilmesi açısından değerlendirildiğinde, deniz mahsullerinin tüketiminin de müsilaj oluşumu nedeniyle geçen senelere oranla çok daha riskli olduğuna yönelik bilimsel bir çıktı henüz bulunmamaktadır. Genel olarak, denizlerin kirlenmesiyle birlikte, kirleticilerin deniz mahsullerinde birikmesi sonucu deniz mahsulleri tüketiminin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri olabileceğini fakat bu durumun tüketilen miktarla da ilişkili olarak uzun süreli bir birikimle ortaya çıktığını biliyoruz ancak bu durum sadece ülkemiz açısından değil, küresel çapta bir sorundur. Denizlerimizde avlanan balıkların tüketimi ile bilgilendirmeler Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılmaktadır ve vatandaşlarımızın bu bilgilendirmeleri dikkate almalarını öneriyoruz."
Müsilajın, Marmara Denizi'nde artan kirliliğe bağlı olarak bozulan ekolojik dengenin bir uyarı ışığı olduğunu vurgulayan Mandal, müsilajın uzun yıllardır devam eden ekolojik bozulmanın ve farklı fiziksel, kimyasal ve biyolojk koşulların bir araya gelmesi sonucunda oluştuğunu bildirdi. Mandal, yakın zamanda deniz yüzeyinde görülmeyen müsilajın, bu konuya duyulan hassasiyeti azaltmaması gerektiğini belirterek, "Müsilajın denizin yüzey altı suları ile dibindeki uzun süreli etkilerini ve ekosistem açısından olası olumsuz yansımalarını araştırmaya devam ediyoruz. Kurul olarak planlayacağımız bilimsel çalışmalar ışığında alınacak önlemler ile Marmara Denizi'nin doğal dengesine en hızlı şekilde kavuşmasını hedefliyoruz. Bunu sağlamak için Bilim ve Teknik Kurulu çalışmalarına başladı ve hızla ilerlemek konusunda da kararlıyız." ifadelerini kullandı.
Bunun çok disiplinli ve ortak akıl yoluyla çalışılması gereken bir konu niteliği taşıdığına işaret eden Mandal, sürdürülebilir bir çözüm üretmek için anahtar kelimelerin "birlikte çalışma, birlikte öğrenme ve birlikte başarma" olduğunu söyledi. Mandal, şunları kaydetti:
"Gerçekleştirilecek araştırmaların, deniz bilimleri ve mühendisliği anabilim dalının yanı sıra, bütünsel bakış açısıyla çevre mühendisliği, şehir ve bölge planlama, su bilimleri mühendisliği, su ürünleri mühendisliği, balıkçılık teknolojisi mühendisliği, inşaat mühendisliği, ziraat mühendisliği, geomatik mühendisliği, kontrol ve otomasyon mühendisliği ile yazılım mühendisliği, kimya mühendisliği, kimya, biyoloji, biyoteknoloji, sosyoloji, ekonomi, halk sağlığı gibi birçok disiplini bir araya getirmesi önem taşımaktadır. Dünyanın önemli 13 boğaz ve kanal sisteminden ikisini barındıran Marmara Denizi, morfolojik ve coğrafik yapısına bağlı olarak, zengin biyolojik çeşitliliğe ve üretkenliğe sahip olması nedeniyle en önemli denizel alanlarımızdan biridir. Bilim ve Teknik Kurulu, Marmara Denizi'nde iklim değişikliği etkisiyle birlikte artan sıcaklık ve azot-fosfor artışı başta olmak üzere çeşitli nedenlere bağlı ortaya çıkan ve doğal yaşamı etkileyen afet niteliğindeki müsilaj kirliliğiyle mücadeleye yönelik yoğun bir mesai içinde çalışmalarını sürdürmeye devam edecektir."
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










