NEVZAT TARHAN: DİLENCİLER SADAKA İNANCINI AZALTIYOR
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Kültürel olarak dilenmeyi küçük yaşlarda öğreten bazı alt kültürler, çocukluk çağındayken hayatta 'asalak' olmayı bir yöntem olarak seçmiş kişilerdir." dedi.

06 Şubat 2019 Çarşamba 09:52
Üsküdar Üniversitesi Rektörü ve Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kültürel olarak dilenmeyi küçük yaşlarda öğreten bazı alt kültürler bulunduğunu belirterek, "Psikolojik unsurlu öğrenmeler ise çocukluk çağındayken hayatta 'asalak' olmayı bir yöntem olarak seçmiş kişilerde görülüyor. Nasıl parazitler başkasının kanını emerek yaşıyorsa dilenciler de hiç çalışmadan, toplumun duygularını istismar ederek yaşayan kişilerdir. Toplum da bunu desteklemiş ve beslemiştir." değerlendirmesinde bulundu.
Kentin en işlek caddelerinde, hastane, restoran ve market önlerini mesken tutan, kimi zaman banka hesaplarında yüklü meblağlar, kimi zaman da gayrimenkulden otomobile kadar birçok mal varlığı bulunduğu haberlere yansıyan dilenciler, psikolojik olarak suçluluk ve pişmanlık hissetmeyerek, bunu bir yaşam tarzı olarak sürdürüyor.
Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dilenmeye ihtiyacı olmadığı halde buna devam eden insanlarda 3 temel özellik bulunduğunu ifade etti.
Bu özelliklerinden birinin tembellik olduğunu söyleyen Tarhan, emek vermeden kazanmak isteğiyle kolaya kaçan kişilerin dilendiğini ve ihtiyaçlarından fazlasını biriktirmelerine rağmen, bundan rahatsızlık duymadıklarını anlattı.
"Bu kişiler risk almayı sevmezler, çalışmaya dair çabaları yoktur"
Prof. Dr. Tarhan, bir diğer özellik olan "yakınmak" kavramının görüldüğü kişilerin, sürekli mutsuz olduklarını ve olayları negatif yorumladıklarını dile getirerek, "Bu kişiler risk almayı sevmezler, çalışmaya dair çabaları yoktur. Kendilerini aciz göstererek duygu sömürüsü yaparlar ve insanlardan menfaat sağlarlar." dedi.
Üçüncü özellik olan "kandırmak" kavramının ise az kişide görüldüğünü aktaran Tarhan, bundan zevk alan kişilerin insanlardan istediğini aldıklarında "gol atmış gibi" sevindiklerini kaydetti. Tarhan, "Bu kişilere, 'İhtiyacın olmadığı halde niye dileniyorsun?' diye sorduğunuzda, 'Parasını koruyamayan kişilerden alıyorum, onlar da vermesin' derler." diye konuştu.
Türk toplumundaki isteyeni geri çevirmeme kültürünün dilencileri ciddi şekilde beslediğini söyleyen Tarhan, dilenciliği daha fazla teşvik etmeyerek onlara bunun onurlu bir davranış olmadığının öğretilmesi gerektiğini kaydetti.
Prof. Dr. Tarhan, özellikle çocuk dilencilere para verilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, "Çocuğa yardım edilse bile 'Bu harçlığı sana veriyorum ama çalışarak alnının teriyle para kazanman senin için daha iyi' demek lazım. Erişkinlere ise davranışının teşvik edilmediğinin ve onaylanmadığının hissettirilmesi gerekiyor." diye konuştu.
"Zengin dilenciler" kandırılmış ve aşağılanmış hissettiriyor
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, dilencilik olgusunun kamusal ve özel alanlar açısından önemli bir durum oluşturduğunu söyledi.
Prof. Dr. Süleymanlı, dilencilere yapılan yardımların vicdani sebeplerini "Bunlardan biri, dilenci ile aynı düzeyde olunmadığını sadaka vererek teyit etmek ve buna eşlik eden şükür duygusudur. Diğeri, ihtiyacı olan birisine yardım etmenin verdiği haz duygusudur. Sonuncusu ise yapılan yardımın görülmesi, ne kadar merhametli ve vicdanlı olduğunun herkesçe bilinmesidir." şeklinde sıraladı.
İnsanların dilenciliğe bakış açısının merhamet, empati gibi toplumsallaşmış duyguları harekete geçirdiğini, öte yandan "zengin dilenci" hikayelerine şahit olan kişilerin, kendilerini kandırılmış ve aşağılanmış hissettiğini ifade eden Süleymanlı, şöyle konuştu:
"Bilincimiz, merhametimiz, vicdanımızla yaklaştığımız dilencinin üzerinde yüksek tutarda para bulunduğu ya da kurumsallaşmış bir şebeke mensubu olduğu ortaya çıktığında sarsılırız, kendimizi kandırılmış ve aşağılanmış hissederiz. Dilenci artık bizim için bozuk paralarımızı hak eden biri değil, insani tarafımızı sömüren kişidir. Bu tür vakalar çeşitli değerler ile sadakaya olan inancın toplumdan kaybolmasına sebebiyet verir."
"Dilenmek, erişkinlikte bilinçli bir geçinme yoluna dönüşüyor"
NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doktor Öğretim Üyesi Sinem Zeynep Metin, özellikle gelişmekte olan toplumlarda yaygın görülen dilenme davranışının, ihtiyaç duyulan paraya hemen ulaşmak arzusuyla ortaya çıktığını söyledi.
Metin, birçok insanın dilencilere acıdığı için onlara ılımlı yaklaştığını ve yardım etmeye çalıştığını belirterek, "Davranış psikolojisinde, özellikle çocukluk çağında yerleşen davranış kalıpları güçlüdür ve değiştirilmesi zordur. Yokluk içinde yaşayan bir çocuk kendisini acındırarak para istediğinde sıcak bir yaklaşımla paraya ulaşabiliyorsa bu davranışı pekişir." diye konuştu.
Dilenmenin erişkinlikte bilinçli bir geçinme yoluna dönüştüğünü aktaran Metin, kişinin varlığa ve refaha ulaşsa da topluma zarar veren davranım bozukluğundan vazgeçmeyeceğini ifade etti.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










