OBEZİTE GÖRÜLME SIKLIĞININ AZALTILMASI, DOĞAL BESLENME VE STRESSİZ YAŞAMLA MÜMKÜN
"Şehir hayatının yorucu ve psikolojik olarak yıpratıcı temposundan insanları kurtarmak lazım. İnsanlar kazanç için büyük şehirlere gelip, mücadeleler içerisine girdikçe strese giriyorlar. Stres de insanı yediren faktörlerden biri"

25 Mayıs 2022 Çarşamba 11:09
Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Günal: "İnsanları doğal beslenmeye yönlendirmeliyiz. Bu nasıl olacak bilemiyorum. Çünkü süpermarketlerdeki gıdaların yüzde 99'u rafine, paketlenmiş, işlenmiş, katkı maddeleri olan gıdalar"
Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Günal, Türkiye'de obezite görülme sıklığının azaltılması için rafine, paketlenmiş ve katkı maddeli gıdalardan uzak kalmanın yanı sıra şehir hayatının yorucu temposundan ve fazla yemeyi tetikleyen stres faktöründen uzak kalınması gerektiğini belirtti.
Prof. Dr. Günal, Türkiye'de obezitenin ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüşmesindeki faktörler ve bununla mücadelede izlenilmesi gereken adımlar ile obezite cerrahisine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Obezitenin, vücuda fazla besin alınması sonucunda harcanamayan enerjinin yağ şeklinde birikmesi olduğunu aktaran Günal, vücut kitle indeksi 30'un üzerinde olanların obez, 30-35 arasında olanların klas 1, 35-40 arasında olanların klas 2, 40'ın üzerinde olan kişilerin de morbid obez olarak adlandırıldığını dile getirdi.
Prof. Dr. Ömer Günal, vücut kitle indeksi 40'ın üzerinde olan hastaların yanı sıra, 35-40 arasında olan ve tip 2 diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi (kolestrol yüksekliği), tıkayıcı uyku apne sendromu ya da eklem, sırt ve bel ağrıları problemleri yaşayanları da ameliyat ettiklerini aktardı.
DSÖ'ye göre Türkiye'nin Avrupa'da obezitede birinci sırada yer almasını değerlendiren Günal, obezitenin Batı toplumlarında yani endüstrileşmiş toplumlarda yaygın görüldüğüne dikkati çekti.
Yeme alışkanlıklarının değişmesi obeziteyi tetikliyor
Türkiye'deki bu durumu, endüstrileşmenin artmasıyla beraber değişen yeme alışkanlıkları ve yaşam tarzına bağlayan Günal, şöyle konuştu:
"Süpermarketlerin artması ve buralarda satılanların endüstriyel yani rafine edilmiş, hemen kana karışabilecek gıdalar olması bu konuda önemli rol oynamaktadır. Zira bir gıda kana ne kadar çok çabuk karışır veya kanın şeker düzeyini ne kadar çabuk yükseltirse o kadar süratle insülin düzeyini artırmaktadır. Artan insülin düzeyi vücutta yağlanmaya neden olmaktadır. Bu şekilde insanlar yağlanarak, obez kişiler haline dönüşmektedir. Şehirleşme ve stresli yaşam koşulları, yeme alışkanlıklarının düzensiz beslenme şeklinde değişmesi, pakete girmiş, aperatif tarzı gıdaların sıklıkla tüketilmesi obezitenin başlıca nedenleri olarak kabul edilebilir."
Kadınlarda obezite görülme sıklığı erkeklere göre daha fazla
Prof. Dr. Ömer Günal, kadınlarda obeziteye daha sık rastladıklarını ancak son 10 yıldaki gözlemlerine göre, erkeklerin de oran olarak kadınlara yaklaştığını söyledi.
Çocuklarda da obezitenin giderek arttığına dikkati çeken Günal, 10 yıl önce kendilerine senede bir çocuk hasta gelirken, bugün, yılda 4-5 hastaya baktıklarını dile getirdi.
Obezitenin dünyada görülme sıklığına da değinen Günal, ABD toplumunun yüzde 65'inin fazla kilolu, toplam popülasyonun yaklaşık yüzde 7 ila 15'inin obez olduğu aktardı.
Batı Avrupalıların da yüzde 45'inin obez olduğuna işaret eden Günal, "Ülkemizdeki rakamlar da bu rakamlara çok benzer. Net rakamlar yok ama neredeyse Amerikan toplumuna yakın, bizde de yüzde 17 civarında obez hasta grubundan bahsedilmekte. Yüzde 17 oldukça büyük bir rakam." dedi.
Türkiye'deki obezite oranı nasıl düşürülebilir?
Prof. Dr. Ömer Günal, obezitenin Türkiye'de önlenmesi için yapılması gerektiğini düşündüğü önerileri şöyle sıraladı:
"İnsanları doğal beslenmeye yönlendirmeliyiz. Bu nasıl olacak bilemiyorum. Çünkü süpermarketlerdeki gıdaların yüzde 99'u rafine, paketlenmiş, işlenmiş, katkı maddeleri olan gıdalar. Şehir hayatının yorucu ve psikolojik olarak yıpratıcı temposundan insanları kurtarmak lazım. İnsanlar kazanç için büyük şehirlere gelip, mücadeleler içerisine girdikçe strese giriyorlar. Stres de insanı yediren faktörlerden biri. Büyük şehirlere göçü durdurmak, refahı yükseltmek, diğer bölgelerdeki şehirleşmeyi ve iş olanaklarını artırmak birinci unsur olmalı. Sanki beslenmeyle çok alakasızmış gibi geliyor ama doğrudan alakalı. Endüstriyel gıdaların azalması da insanların kendi gıdalarını üretme fırsatlarını elde etmesiyle olacaktır. Bu da hükümet politikasıyla olacak bir şey."
"Cerrahi için en önemli faktör hastanın buna uyumu"
Prof. Dr. Ömer Günal, Sağlık Bakanlığının 1998'de yayımladığı genelge doğrultusunda, obezite cerrahisi olacak hastaların genel cerrahi, dahiliye, fizik tedavi, kardiyoloji ve psikiyatri branşları tarafından bir süre psikolojik ve fiziksel durumları ile ameliyata uygunluklarının değerlendirildiğini, 12 aylık süre sonunda operasyona karar verildiğini anlattı.
Obezite cerrahisinin zayıflamak için uygulanan diğer yöntemlerden yarar göremeyen hastalara uygulandığını, bu nedenle hangi hastaların bundan fayda görebileceğini belirlemek gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Günal, şunları aktardı:
"En önemli faktör hasta uyumu. Hastanın kendisinden istenenleri bilmesi, anlayabilmesi ve uygulayabilmesi özelliğine hasta uyumu diyoruz. Örneğin, 'Günde 6 öğün yemeniz gerekiyor. Dört kaşık katı, beş kaşık sıvı yemeniz gerekiyor.' dediğiniz zaman, önce anlaması sonra yerine getirmesi gerekiyor. 'Günde 1 saat yürüyüş yapmanız gerekiyor.' diyorsunuz. Hasta zannediyor ki 'Ameliyat oldum artık yiyemeyeceğim, her halükarda zayıflarım, bu değişiklikleri yapmama gerek yok.' Bu arada çok farklı beslenmesi gerekiyor hastanın, aksi halde vitamin eksiklikleri ortaya çıkıyor. Bu vitamin eksiklikleri ortaya çıkan hastalar daha sonra ellerde ayaklarda uyuşmalar, belden aşağının felç olması, hafıza bozuklukları, çeşitli görme bozuklukları ve bayılmalarla hastaneye gelebiliyor. Bunlar bizim iş yükümüzü artırıyor, hastanın ameliyattan fayda görmediği şeklinde yorumlanabiliyor."
İşin esası cerrahide değil, hayat tarzı ve yeme alışkanlıklarını değiştirmekte
Prof. Dr. Ömer Günal, her ameliyatta olduğu gibi obezite cerrahisinde de kanama, yoğun bakıma girme, hastanın kaybedilmesi gibi riskler bulunduğuna değinerek, bu riskler her ne kadar düşük oranlarda ifade edilse de hastaya anlatılması gerektiğini söyledi.
Günal, "Obezite cerrahisi tehlikeli, riskli bir cerrahidir. Bu işi göze alan hastalarımız lütfen işin esasının cerrahide değil, hayat tarzı değişiklikleri ve yeme alışkanlıklarını değiştirmekte olduğunu bilsinler. Önce bu kararı beyinlerinde alsınlar. Ondan sonra da cerrahiye gelsinler gönül rahatlığı içerisinde." değerlendirmesini yaptı.
"Bu ameliyatlar yüzde 100 faydalı değildir. Beş hastadan biri tekrar kilo alacak veya hiç kilo veremeyecektir." diyen Günal, söyledikleri kuralları uygulayan ve kontrollerine düzenli giden kişilerin ise yüzde 99 oranında kilo verdiklerini, şeker ve tansiyon gibi hastalıklarının kontrol altına alındığını, kullandıkları ilaçları bıraktıklarını anlattı.
Prof. Dr. Ömer Günal, obezitenin giderek büyüyen ve Kovid-19'dan daha tehlikeli bir hastalık olduğunu belirterek, bu konuda hep beraber mücadele edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Fazla kiloları şeker hastalığına neden oldu
Hastanenin obezite cerrahisine başvuran ve 8 haftalık programın ardından operasyon geçirebileceği gözlemlenen morbid obez 35 yaşındaki Esra Gür, 2008'de geçirdiği trafik kazasında kalçasının kırıldığını, 2 ay yatağa mahkum yaşadığı ve hareket edemediği için kilo aldığını ifade etti.
Fazla kilolarının şeker hastalığına yol açtığını belirten Gür, ayrıca yürürken zorlandığını, dizlerinde ağırlık hissettiğini ve nefes almada güçlük yaşadığını, astım hastalığının ortaya çıktığını dile getirdi.
Esra Gür, "Eşimin desteğiyle ameliyat olmaya karar verdim. 'Sağlığına kavuş' dedi. Ben de ikna oldum, kabul ettim. 50 kilo vermem lazım. Şekerden, en azından kendi kendime iğne vurmaktan kurtulacağım. Daha rahat yaşayacağım, nefes alacağım, yürüyeceğim. Ağrım, sızım olmayacak. Bir çocuğum var. Çocuğumla daha rahat eğleneceğim ve daha rahat vakit geçireceğiz." diye konuştu.
Operasyon geçirecek 30 yaşındaki Zehra Arslan da 9 yıldır düzensiz ve sağlıksız beslenme nedeniyle kilo problemi yaşadığından bahsetti.
Kilo problemi nedeniyle ayaklarının çok ağrıdığını, yatarken nefes darlığı yaşadığını anlatan Arslan, "120 kiloyum, 62 kiloya kadar düşmem gerekiyor." dedi.
Arslan, operasyon sonrası zayıfladığında, daha konforlu yaşayacağını ve nefes alış verişlerinin daha iyi olacağını kaydetti.
Kamuoyunun %90'ı Yeni Tütün Düzenlemelerini Destekliyor: Yeşilay Araştırmasını AçıkladıYeşilay'ın, Sağlık Bakanlığı tarafından TBMM'ye sunulan tütün düzenlemelerine yönelik yaptırdığı araştırma, toplumun yaklaşık yüzde 90'ının yeni yasak ve kısıtlamalara olumlu baktığını ortaya koydu.18 Eylül 2026 Cuma 17:30BASIN HABERLERİ
Yeni Nesil Zayıflama İlaçları Kullanırken Nasıl Beslenmeli?Semaglutid ve tirzepatid gibi yeni nesil obezite ilaçları iştahı ve günlük enerji alımını belirgin şekilde azaltırken, kilo verme sürecinde kas kütlesini korumak ve besin yetersizliklerini önlemek için beslenme kalitesine dikkat edilmesi gerekiyor.18 Eylül 2026 Cuma 17:22BASIN HABERLERİ
Alerjiyi Tetikleyen 10 Yaygın Nedeni Doğru Tanımak Tedavinin İlk AdımıBağışıklık sisteminin zararsız maddelere aşırı tepki vermesiyle oluşan alerjide, tetikleyicileri doğru belirlemek hastalığı kontrol altına almanın en kritik noktasını oluşturuyor.18 Eylül 2026 Cuma 17:20BASIN HABERLERİ
Yüksek Trigliserit Nasıl Düşürülür? 2026 Kılavuzu, Beslenme ve Yeni İlaçlarTrigliserit tedavisinde tek bir yöntem yoktur; yaklaşım değerin yüksekliğine ve nedenine göre şekillenir. 2026 kılavuzu kilo kontrolü ve beslenmeyi öne çıkarırken, genetik vakalarda yeni APOC3 hedefli ilaçlar öne çıkıyor.18 Eylül 2026 Cuma 17:17BESLENME VE DİYET
Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Operasyonlarıyla İl Dışına Sevklerin Önüne Geçti6 Şubat depremlerinin ardından inşa edilen Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi, kardiyoloji ve kalp-damar cerrahisi alanlarında gerçekleştirdiği 13 bin 720 operasyonla bölgedeki hastaların il dışına sevk edilme ihtiyacını ortadan kaldırdı.18 Eylül 2026 Cuma 17:12BASIN HABERLERİ
27 Yıllık Hemşire Fatma Yıldız İkinci Kez Yakalandığı Kanseri Yenmek İçin Zamanla YarışıyorAntalya'da 6 yıl önce meme kanserini yenerek evde sağlık hizmetlerindeki hastalarına umut olan hemşire Fatma Yıldız, bu kez Akut Miyeloid Lösemi (AML) teşhisiyle mücadele ediyor. Yıldız, hayata tutunabilmek için kök hücre bağışı çağrısında bulundu.18 Eylül 2026 Cuma 17:10BASIN HABERLERİ
YÖK Başkanı Özvar: "Üniversite Hastaneleri Tedavi, Araştırma ve İnsan Yetiştirmeyi Bir Arada Yürütüyor"Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite hastanelerinin ileri tıp teknolojileri, güçlü akademik kadroları ve çığır açan operasyonlarıyla Türkiye'nin sağlık kapasitesindeki kritik rolünü vurguladı.18 Eylül 2026 Cuma 16:14BASIN HABERLERİ
YÖK’ten Yeni Adım: Uluslararası Adaylara Araştırma Görevlisi Olma Yolu AçılıyorYükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, nitelikli uluslararası öğrencilerin Türkiye'deki üniversitelerde araştırma görevlisi olabilmelerini sağlayacak yeni çalışmayı 2027 yılında hayata geçirmeyi hedeflediklerini açıkladı.18 Eylül 2026 Cuma 15:55BASIN HABERLERİ
Belçika'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Yerel Vaka Sayısı 10'a YükseldiBelçika'nın Flaman bölgesi ve başkent Brüksel'de tespit edilen yeni vakalarla birlikte ülke genelinde Batı Nil virüsü kaynaklı olduğu değerlendirilen toplam vaka sayısı 10'a ulaştı.18 Eylül 2026 Cuma 11:34DÜNYADA SAĞLIK
Mevsim Değişimi ve Okulların Açılmasıyla Grip Vakaları Arttı: Acillerde Yüzde 15 YoğunlukNKÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Doğan, sıcaklıkların düşmesi ve okulların açılmasıyla grip vakalarında artış yaşandığını, acil servis yoğunluğunun yüzde 10-15 seviyelerine ulaştığını açıkladı.18 Eylül 2026 Cuma 10:55BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










