OFİS ÇALIŞANLARI BESLENMELERİNE DİKKAT ETMELİ
Diyetisyen Elif Bilgin, zamanın çoğunu iş yerinde geçiren bireylerin beslenmelerine çok dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

26 Aralık 2015 Cumartesi 11:33
Özellikle yoğunluk yüzünden öğünlerini masa başında yemek zorunda kalan çalışanların yetersiz beslenme, obezite ve diyabet gibi hastalıklara yakalandıklarını ifade eden Diyetisyen Elif Bilgin, "Masa başında çalışanlar dikkat. Önce ne kadar hareket ettiğinizi ve sonra ne kadar besin tükettiğinizi sorgulayın. Ağırlık artışı enerjinizi aldığınız enerjiden daha az harcadığınızı gösterir. Özellikle aralarda yediğiniz o küçük masum görünen atıştırmalıklarınız fazladan kalori almanıza sebep oluyor olabilir. Bu nedenle abur cubur alışkanlıklarınızdan vazgeçin" dedi.
Bilgin, şu tavsiyelerde bulundu: "Çok yoğunsanız ve yerinizden kalkacak vaktiniz yoksa çekmecenizde, taze veya kuru meyve, fındık, ceviz diyet bisküvi, galeta gibi pratik yiyecekler bulundurup, limonlu yeşil çay, ayran ve süt tüketebilirsiniz. Hareketli bir hayata geçin. Sürekli oturmayı bırakıp hareketli bir yaşama geçin. Asansörlere küsüp, merdivenlerle barışın. Ben kilolarımla mutluyum yalanını kendinize söylemeyi bırakın. Her gün en az 10.000 adım atmak hedefiniz olsun. Kendinize ayağa kalmak için bahaneler yaratın. Suyun size gelmesini beklemek yerine siz ona gidin. Ne yiyeceğinize açken değil tokken karar verin. Öğle yemeğinin planını kahvaltıdan sonra yapmak hem öğle yemeğinde daha az besin tüketmenizi hem de sağlıklı besinler tercih etmenize yardımcı olacaktır. Mevsimine uygun sebze ve meyvelerle bol posalı beslenmeye geçin. Sebze ve meyveler Folik asit, A vitaminin ön öğesi olan beta-karoten, E, C, B2 vitamini, kalsiyum, potasyum, demir, magnezyum, posa ve diğer antioksidan özelliğe sahip bileşiklerden zengindirler. Hareketin az olmasına bağlı kabızlık yaşamamak için posalı besinleri tüketmeniz gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Hareketiniz fazla, yediğiniz besinler az ama yinede ağırlık artışınız varsa vücudunuz sinyal veriyor olabilir. İnsülin ve tiroit hormonlarınızı kontrol etmenizde fayda var. Tiroit bezinin yeterli hormon üretememesine bağlı olarak kanda çok az bulunması durumuna hipotiroidi veya hipotiroidizm denir. Bu hastalığın kadınlarda görülme oranı erkeklere nazaran çok daha fazladır. Beslenme ile ilgili görülen en önemli tepkisi yavaşlayan metabolizma ile kilo artışıdır. İnsülin hormonunun kanda yüksek olması ve hücrelere kan şekerini sokamaması nedeniyle ortaya çıkan duruma insülin direnci adı verilir. İnsülin direnci yüksek olan kişilerde, kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) atakları oluşur. Bu durum insanı şekerli şeyler yemeye yöneltiği için zayıflamak mümkün olmaz. Aksine kilonuzun artmasına sebebiyet verir. Kapalı alanda çalışan kişilerde en sık görülen vitamin eksikliği D vitamini. Kış geldi güneş gitti ya D vitamini ? D vitamini gereksinmesini karşılamak için en iyi kaynak güneş ışınlarıdır. Ancak bazı durumlarda D vitamini sentezi yeterince gerçekleşememektedir. Yağlı balıkların dışında hiçbir besin kaynağı, normalin üzerinde tüketilmiş olsa bile, D vitamini gereksinmesini karşılayamaz. Morina balığı yağı ile somon, sardalye gibi yağlı balıklar en iyi kaynaklardır. Haftada 3-4 kez yağlı balık yemek yetişkin bireyin gereksinmesini karşılayabilir. Süt, yumurta, karaciğer gibi besinlerin normal tüketimiyle D vitamini gereksinmesi karşılanamaz. 50 yaş üzeri kişiler, ürekli kemik ve kas ağrısı şikayeti olanlar, Güneş görmeyenler ofis çalışanlarının D vitaminine baktırıp mutlaka ihtiyaca göre D Vitamini alması gerekir. D vitamini eksikliği olanlarda diyabet, kalp- damar hastalığı, hipoglisemi (şeker düşmesi) daha sık görülür. D vitamini bağışıklığı koruyup geliştirir. Eksikliğinde meme, rahim, barsak kanserleri gibi kanserlerin sıklığında artış olur. Gece geç yatmak,sabahları geç kalkmak Leptin ve Ghrelin seviyelerinizi etkiler".
En az 7 saat uyumak gerektiğini belirten Bilgin, "Uyku düzensizlikleri ve geç saatlerde uyumak: Uykusuz kalmak, geceleri geç saatlerde uyumak besin tüketimini artırmaktadır. Özellikle uykusuzluk durumunda açlık hormonu dediğimiz ghrelin, tokluk hormonu dediğimiz leptin hormonunun etkileri değişir. Leptin hormonu uykusuz kalmış bir bedende çok düşüktür. Ghrelin hormonu ise tam tersine uykusuz kalmış yorgun bir bedende çok yüksektir. Uykumuzu alamadığımız günlerde sürekli yemek yeme ihtiyacında oluşumuzun ve çok fazla karbonhidrat içeren besinlere olan iştahımızın artmasının sebebi budur. Uyku saatlerimizi düzene sokarak, 7 saatlik kaliteli bir uyku ile Leptin ve Ghrelin hormonlarını dengeleyerek, özellikle geceleri fazla kalori alımının önüne geçilebilir. Mutluluk Hormonunuz çok, Kilonuz az olsun. Karbonhidrat içeren besinler serotonin hormonunun salgılanmasını artırarak sizi mutlu etse de kısa bir süre sonra şekeri düşürüp daha yoğun bir mutsuzluk hissine sebep olurlar. Daha yoğun mutsuzluk hisseden kişi ise, daha çok şekerli gıda tüketerek kendini bir kısır döngüye sokar ki bu da nihayetinde kilo aldırır, pişmanlık hissi getirir ve yaz ayları başladığında kişiyi kilolu olma gibi bir sorunla karşı karşıya bırakır. Şekerli besinler yerine taze veya kuru meyveleri, canınız çikolata çektiğinde ise 20 gram bitter çikolata tüketebileceğinizi aklınızdan çıkarmayın. Mutluluğu arttıracak sağlıklı besinlerden bazıları ise avakado, acıbiber, sarımsak, bal, kabakçekirdeği, badem, çikolata, balık, domates, kırmızıpancar, yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, maydanoz, roka, tere, pazı, kuru fasulye, mercimek, nohut, kurubaklagiller, tam tahıllardır. Su tüketiminiz hava sıcaklıkları düşünce azaldı. Yeniden su içmeye başlayın. Suyu içmek gelmiyorsa içinizden aromalı sular hazırlayın. Suyunuzun içine mandalina, portakal ,tarçın ,karanfil, limon ekleyin suyu daha fazla tüketebileceğinizi göreceksiniz. Balığın bol olduğu bu mevsimi arınmak için kullanın. Balık proteinden zengin, yüksek EPA ve DHA ile ; kalp krizi, kalp damar hastalıkları, damar sertliği, depresyon, migren, eklem romatizmaları, şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve tansiyon ile kanser gibi pek çok hastalıktan korunmada önemli sağlık etkilerine sahiptir. Balık eti, kemik gelişimi, gözün değişik ışık durumlarında görebilmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde önemli rolü olan A vitamini, kalsiyumun kemiklere yerleşmesi, kemik sağlığı ve gelişiminde görevli olan D vitamini ve özellikle kanın akışkanlığında görevli K vitamini ve B grubu vitaminleri (B1, B2, B6, B12) açısından zengindir. Ayrıca, iyot, selenyum, fosfor, magnezyum ve çinko mineralleri bakımından da iyi bir kaynaktır. Haftada en az 3 kez ızgara veya fırında balık tüketin. Bol posalı besinler tüketin. Kurubaklagilleri arttırın. Un çorbaları yerine Mercimek çorbasını, pilav makarna yerine bulgur,kinao ve karabuğday tercih edin. Hem posa alımınızı arttırın hem de vücuda b grubu vitaminlerini alın. Kendinizi aç bırakmayın. Mutlaka ara öğün yapın. Az az ve sık sık beslenin. Metabolizma uzun süreli açlık durumunda kıtlık psikolojisine girer ve besin gelmediği taktirde depolamaya başlar. Açlık durumunda metabolizma yavaşlar yağ kayıpları yerine kas kayıpları meydana gelir. Kalbinde bir kas olduğunu düşünürsek sağlıksız beslenmenin, metabolizmanın dengesini bozmanın sağlığınızı da olumsuz etkileyeceğini unutmayın. Ara öğünlerinizde meyve suları yerine meyveleri, süt ve süt ürünlerini, kefir gibi probiyotik besinleri tüketmeyi ihmal etmeyin. Yemeklerinizi yavaş yiyin . Beyne tokluk sinyalinin ulaşması için, yemeğe başladıktan sonra 20 dakika geçmesi gerekir. Bu nedenle hızlı yemek yemeyin; yediğiniz besinleri küçük parçalara bölerek uzun süre çiğneyerek tüketin. Lokmalar arasında çatalı bırakın. Yağlı ve şekerli yiyecekler tüketmekten kaçının. Yemeklerinizi az yağlı tercih edin. Kızartmalardan kaçının. Izgara veya fırın yemeklerini tercih edin. Bilinçsiz diyetlere başvurmayın. Bilinçsizce yapılan diyetler hem bedeninizi hem de ruhsal sağlığınızı olumsuz yönde etkiler. Metabolizmanızın yavaşlamasına, normal beslenmeye geçince de verdiğiniz kilolardan fazlasını almanıza sebep olur. Size özel diyet listesini mutlaka beslenme ve diyet uzmanlarından alın" dedi.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










