ORGANİK TARIM VE PERMAKÜLTÜR, KONVANSİYONEL TARIMA ALTERNATİF SUNUYOR
Pestisit gibi kimyasal maddelerin yoğun olarak kullanıldığı, yüksek miktarda enerji tüketen ve çok büyük araziler gerektiren konvansiyonel tarım tekniklerine alternatifler arasında organik tarım ve permakültür öne çıkıyor.

26 Aralık 2022 Pazartesi 19:52
Prof. Dr. Ruhsar Yanmaz: "Organik tarım, yapay kimyasal girdiler yerine doğal sistem içindeki mekanizmalardan yararlanarak kabul edilebilir düzeyde bir üretimi ve üretimde verim yüksekliği yerine ürünün sağlık değerinin yüksekliğini ön planda tutan bir uygulamadır"
Permatürk Yönetim Kurulu Başkanı Taner Aksel: "Permakültür, kullandığımız kaynakları sürdürülebilir bir şekilde devam ettirebilmek, yok ettiğimizden ve tükettiğimizden daha fazla üretebilmek için var. O nedenle aslında doğadaki süreçleri, ekosistem işleyişlerini anlayarak onlarla birlikte tüm hayata daha bolluk ve bereket oluşturacak şekilde çözümler sunuyor"
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yayımlanan "Dünya Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu 2022" raporuna göre dünyada 702 ila 828 milyon insan 2021'de gıda güvencesizliği ile yani açlıkla karşı karşıya. Bu rakam dünya nüfusunun yaklaşık 10'da 1'ine tekabül ediyor.
Artan nüfus, daha fazla enerji ihtiyacı ve ekilip biçilen arazilerin yerleşim yeri olarak kullanılmaya başlanması gibi olumsuzlukları beraberinde getirirken, üreticiler daha düşük maliyetle daha fazla tarımsal ürün elde etmenin yollarını arıyor. Ancak düşük maliyet arayışı, konvansiyonel tarımda ilaç ve kimyasal kullanımına neden oluyor. İlaç ve kimyasal kullanılmayan organik tarım ve permakültür ise konvansiyonel tarıma alternatif sunuyor.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünden emekli olan Prof. Dr. Ruhsar Yanmaz, AA muhabirine, organik tarımı, çevreyle dost, insan, hayvan ve bitki refahını esas alan, üretimde yapay kimyasalların kullanılmadığı, tüm üretim aşamalarının belirlenen kurallara göre yapılıp yapılmadığının kontrol edildiği ve sertifikalandırıldığı bir tarım şekli olarak tanımladı.
Yanmaz, organik tarımın yapay kimyasal girdiler yerine doğal sistem içindeki mekanizmalardan yararlanarak kabul edilebilir düzeyde bir üretimi ve üretimde verim yüksekliği yerine ürünün sağlık değerinin yüksekliğini ön planda tutan bir uygulama olduğunu söyledi.
Türkiye'nin organik tarımda üretim kapasitesi açısından dünyada 18'inci sırada olduğunu belirten Yanmaz, "Dünyada organik tarım alanı 37 milyon hektar civarındadır. En fazla alan, sırasıyla Okyanusya, Avrupa, Güney Amerika, Asya'dadır. Türkiye topraklarının yüzde 1,4'ü organik tarıma ayrılmıştır." diye konuştu.
- "Mutlaka sertifikalı olmalı"
Üretim miktarı ve alanı bakımından organik tarımda Doğu Anadolu Bölgesi'nin ilk sırada olduğu, ardından Ege, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinin geldiği bilgisini paylaşan Yanmaz, organik tarıma uygun olan alan ve biyoçeşitlilik zenginliğinin Türkiye açısından avantaj olduğunu kaydetti.
Organik tarım yapabilmek için uyulması gereken bazı kurallar olduğunu bildiren Yanmaz, şunları söyledi:
"Ticari organik tarım yapmak için daha önce en az 3 sene konvansiyonel yolla üretim yapılmamış, ana yollardan en az 5 kilometre uzakta olan ve çevresinde konvansiyonel yetiştiricilik yapılmayan alanlar tercih edilmelidir. Ticari organik tarım yapacakların üretimi kontrol edecek bir kontrol ve sertifikasyon kuruluşu ile anlaşmaları, üretim kayıtlarını tutmayı ve bu kayıtları ve işletmeyi kontrolörlere göstermeyi kabul etmeleri gerekir. Yine ticari üretim yapacaklar üretimde girdi olarak GDO'lu ürünleri kullanamazlar. Yapay kimyasal gübre, ilaç ve büyüme düzenleyicileri kullanamazlar. Organik ürünler mutlaka sertifikalı olmalıdır."
Organik tarımla yetiştirilen ürünlerdeki besin değeri konusunda yapılan çalışmalardan farklı sonuçlar alınsa da üretim sırasında yapay kimyasalların kullanılmaması, kalıntı riskinin düşük olması sayesinde bu ürünlerin sağlık değerlerinin yüksek olduğunu işaret eden Yanmaz, "Ayrıca kişi tükettiği ürünün çevreye dost bir şekilde üretildiğini bilerek, çevre kirliliğine bu ürünün yetiştirilmesi ile katkıda bulunmadığını hissederek manevi haz duyar. Bu da insanın ruhsal sağlığı açısından fayda sağlar." dedi.
Yanmaz, organik tarımda dayanıklılığı fazla olan ürünlerin tercih edildiğinin, bununla birlikte her ürünün organik olarak yetiştirilebileceğinin altını çizdi.
- "Permakültür doğayla ahenk içinde sürdürülebilir bir yaşam anlayışı ve tasarımıdır"
Alternatif tarım yöntemlerinden permakültür ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Permatürk Yönetim Kurulu Başkanı Taner Aksel, "Permakültür çok uzun yıllar doğada yaşamış kadim toplulukların bilgilerini içeriyor ve aslında isminden de anlaşılabilir. 'Permaculture'dan geliyor, permanent kalıcı veya sürdürülebilir, culture da insanlık kültürü ve tarım sistemi anlamında." diye konuştu.
Toprağın, içerisinde bakteriler, mantarlar, nematotlar, afidler gibi türlü böceklerin de yer aldığı canlı bir mikroorganizma olmasından kaynaklı, dünyadaki en karmaşık sistemlerden biri olduğu görüşünü paylaşan Aksel, "Permakültür kullandığımız kaynakları sürdürülebilir bir şekilde devam ettirebilmek, yok ettiğimizden ve tükettiğimizden daha fazla üretebilmek için var. O nedenle aslında doğadaki süreçleri, ekosistem işleyişlerini anlayarak onlarla birlikte tüm hayata daha bolluk ve bereket oluşturacak şekilde çözümler sunuyor." ifadelerini kullandı.
Permakültürün, hiçbir tarım ilacı kullanılmayan, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya katkısı bulunan bir yöntem olduğuna değinen Aksel, şöyle devam etti:
"Toprakta çapalama yapmazsın, ilaçlama yapmazsın, bakımı çok daha azdır, o yüzden maliyetler düşer. Daha az emekle daha fazla ve şifalı, besin değeri yüksek ve gelir potansiyeli de daha yüksek ürünler elde etmeye başlarsın. Toprak üzerinde, doğa canlanmaya başladığı zaman bitkilerin çok önemli bir işi var. Fotosentez yapıyorlar ve havadan karbonu alıp bünyelerinde ve toprak içinde karbon depolanmaya başlıyor. O nedenle aslında iklim değişikliğine neden olan insani aktivitelerle fazladan salınmış olan karbondioksiti de biz toprağa ve bitki bünyelerine gömerek çok önemli bir ekosistem hizmeti sunuyoruz ve iklim değişikliği etkilerini de azaltabiliyoruz."
- "Doğaya karşı değil, doğayla birlikte"
Son 30- 40 yıl içerisinde hem Türkiye'de hem dünyada canlı üst toprağın üçte birinden fazlasının kaybedildiğini hatırlatan Aksel, bu nedenle yereldeki ekosistem işleyişlerini canlandıracak ama aynı zamanda insanlara da fayda sağlayacak, kuraklığa dayanıklı, fazla su ihtiyacı olmayan ve yerel endemik türleri kullanarak toprağın içerisinde organik madde miktarını artırıp toprağı canlandıracak kişiselleştirilmiş çözümler üretilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
İnsan faaliyetlerinin doğaya etkilerinin artık yadsınamaz bir hale geldiğini vurgulayan Aksel, "O kadar hızlı bir değişim var ki bir an önce bunun fark edilip, insanlığın doğaya karşı olduğu değil, doğayı yok ettiği değil, doğayla birlikte olduğu bir yaşam anlayışının kotarılabilmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Yargıtay’dan Emsal Karar: "Lazarus Fenomeni" Gerçekleşen Vakada Doktora Kusur Atfedilemez!24 haftalıkken ölü doğduğu gerekçesiyle ölüm raporu verilen ancak yolda canlanan bebeğin davasında son sözü Yargıtay söyledi.13 Temmuz 2026 Pazartesi 17:27BASIN HABERLERİ
Sağlık Eğitiminde Sinema Dokunuşu: TÜBİTAK’tan Sağlık Profesyonellerine "Mulaj" Desteği!Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Sarı'nın yer aldığı “Sağlık Bilimleri Alanındaki Profesyoneller Mulaj Öğreniyor” projesi, TÜBİTAK 2237-A programı kapsamında destek almaya hak kazandı.13 Temmuz 2026 Pazartesi 17:10BASIN HABERLERİ
Portekiz’de Gençlik Turnuvasında Norovirüs Kabusu: 122 Kişi Salgına Yakalandı!Portekiz’in Caldas da Rainha kentinde düzenlenen uluslararası gençlik futbol turnuvasında norovirüs salgını patlak verdi.13 Temmuz 2026 Pazartesi 17:08DÜNYADA SAĞLIK
Gazze’de Mühendisliği Bıraktı, Türkiye’de Doktor Oldu: Dr. Mahmut Emadoğlu’nun Vefa Öyküsü!Gazze'deki mühendislik eğitimini çocukluk hayali olan hekimlik için yarıda bırakıp Türkiye’ye gelen Dr. Mahmut Emadoğlu, tıp fakültesini bitirerek ortopedi asistanı oldu.13 Temmuz 2026 Pazartesi 17:06BASIN HABERLERİ
Fransa’da Korkutan Tablo: Perinatal Bebek Ölümleri Son Yıllarda Hızla Artıyor!Fransa Araştırma, Çalışma, Ölçme ve İstatistik Birimi (DREES) tarafından yayımlanan güncel rapor, ülkedeki "perinatal bebek ölümleri"ndeki ciddi artışı gözler önüne serdi.13 Temmuz 2026 Pazartesi 16:58DÜNYADA SAĞLIK
Tıp Dünyasında Devrim: İnsan Beyin Kökünün En Detaylı 3 Boyutlu Atlası Çıkarıldı!Hindistan’daki Sudha Gopalakrishnan Beyin Merkezi’nden bilim insanları, insan beyin kökünün sırlarını çözecek "ANCHOR" adlı dijital atlası yayımladı.13 Temmuz 2026 Pazartesi 16:55DÜNYADA SAĞLIK
İnegöl’de Sağlık Camiasını Yasan Boğan Ölüm: Evinde Rahatsızlanan Hemşire Sabiha Tuzcuoğlu Hayatını Kaybetti!Bursa’nın İnegöl ilçesinde evinde aniden rahatsızlanan ve kalbi duran aile sağlığı merkezi hemşiresi Sabiha Tuzcuoğlu (38), kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.13 Temmuz 2026 Pazartesi 15:24BASIN HABERLERİ
Kadınların Korkulu Rüyasında Gizli Tehlike: Obezite Meme Kanseri Riskini Yüzde 40 Artırıyor!Prof. Dr. Hüsnü Hakan Mersin, değiştirilebilir en büyük risk faktörünün obezite olduğunu belirterek, menopoz sonrası fazla kiloların kanser riskini %20 ila %40 oranında artırdığı uyarısında bulundu.13 Temmuz 2026 Pazartesi 15:01BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan "Sağlıklı Yaşam" Seferberliği: 4 Haftada 2 Milyon Vatandaşa Ulaşıldı!Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 81 ilde eş zamanlı başlatılan "Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyası kapsamında 4 haftada yaklaşık 2 milyon vatandaşa ulaştıklarını açıkladı.13 Temmuz 2026 Pazartesi 10:43BASIN HABERLERİ
Fatih'te Ambulans ile İETT Otobüsü Çarpıştı: Devrilen Ambulanstaki Yaralıları Esnaf Kurtardı!İstanbul Fatih’te, dönüş yapmaya çalışan bir ambulans ile İETT otobüsünün kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen kazada ambulans devrildi.13 Temmuz 2026 Pazartesi 10:42BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










