PARKİNSON AŞISI YOLDA AMA HALA ERKEN
Dünyada 5 milyon, Türkiye'de ise 100 bin civarında Parkinson hastası olduğu düşünülüyor. Olabildiğince sağlıklı yaşam sürmek, egzersizi ihmal etmemek, yeterli ve dengeli beslenmekle Parkinson riski azaltılabiliyor.

12 Nisan 2015 Pazar 17:30
Parkinson Hastalığı Derneği bu yıl da "Parkinson son değil. Yaşayacak çok yıllarımız var. Birlikte yürüyelim" temasını seçti. Parkinson'un yaşla birlikte sıklığı artsa da aslında yaşlı hastalığı olmadığını belirten Prof. Dr. Emre, "Parkinson hastalığı toplumda yeteri kadar ve doğru olarak tanınmıyor. Tanı konduğunda, hastalığın hızla ilerleyerek, kısa sürede tekerlekli sandalyeyle sonlanacağı sanılıyor. Halbuki Parkinson hastalığına yakalanmak bir "son" değil. Doğru tedavi, uygun tedbirler ve yaşam tarzıyla hastaların uzun yıllar kaliteli bir yaşam sürebilirler" dedi.
KOKU DUYUSUNDA BOZULMA İLK İŞARETLERDEN
Parkinson'da ilaç tedavisinin yanında düzenli hareket, yürüyüşler, egzersizlerin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Emre, hastalığının klasik belirtileri ortaya çıkmadan önce oluşan öncül belirtilerin son yıllarda daha iyi tanınmaya başlandığını söyledi. Bunlar arasında koku duyusunda bozulma, depresyon, kabızlık, uykuda konuşma, bağırma, hareket etme gibi bulgular var. Prof. Dr. Emre, şunları söyledi:
PARKINSON AŞISI VAR AMA HALA ARAŞTIRILIYOR
"Bu tip belirtilerin birisi ya da ötekisi çok sayıda insanda olabilir ve tek başına bir Parkinson riski oluşturmaz. Ancak bunlardan birkaçının birlikte olmasının daha anlamlı olabileceği, koku işlevi taraması gibi basit yöntemlerin de risk altında olabilecek kişileri saptamada ilk basamak olarak kullanılabileceği düşünülüyor. Eğer hastalık başlamadan risk altında olan kişiler saptanabilirse koruyucu olabileceği düşünülen yöntemleri daha kolay test etmek mümkün olacak. Buna şu an araştırılmakta olan Parkinson aşısı da dahil. Bütün bunlar gerçekleşene kadar yapılması gereken en doğru yaklaşım olabildiğince sağlıklı bir yaşam sürmek hareketi, egzersizi ihmal etmemek, yeterli ve dengeli beslenmek. Kahvenin de Parkinson hastalığı riskini azaldığını da hatırlatmak isterim."
AKRABA EVLİLİKLERİ PARKİNSON RİSKİNİ ARTIRIYOR
Parkinson için özel bir risk grubu yok. Genç yaşlarda da ortaya çıkabilse de ana risk faktörü yaş. Zira yaş arttıkça Parkinson'un görülme sıklığı artıyor. Hastalıla ilgili ilginç bir gözlem ise, hastalığın kırsal bölgelerde yaşayanlarda şehirlerdekilere oranla daha sık ortaya çıkması. Kırsal kesimlerdeki sıklığın kullanılan tarım ilaçlarına bağlı olabileceği düşünülüyor. Bir başka gözlem ise kahve içimiyle ilgili. Günlük kahve tüketimi daha yüksek olanlarda hastalığın riski azalıyor. Bir başka risk faktörü genetik. Ailevi Parkinson hastalığı (yaklaşık yüzde 5-10'unu) yanında, ailevi yatkınlık da söz konusu. Türkiye'de görece sık görülen ve genetik faktörlere bağlı bir genetik Parkinson çeşidi ise akraba evliliklerinde ortaya çıkıyor. Çekinik genlerle bu tipte anne ve baba taşıyıcı ve hastalık belirtisi göstermiyor. Ancak her ikisinden bu genleri alan çocukta hastalık çıkıyor.
ERKEKLERDE DAHA SIK
Parkinson hastalığı erkeklerde kadınlara kıyasla biraz daha sık görülüyor. Hastaların yaklaşık yüzde 60'ı erkek, yüzde 40 ise kadın. Hastalığın seyri açısından kadınla erkek arasında bir fark yok, ancak hastadan hastaya seyir farklı olabiliyor. Bazı hastalarda seyir çok ılımlı olup hastalık yıllar içinde yavaş yavaş ilerlerken bazı hastalar da ise seyir daha hızlı oluyor.
KÖK HÜCRE TEDAVİSİ İÇİN ERKEN
Parkinson'un daha etkin tedavisi, hastalığın durdurulması, hatta geri döndürülebilmesi için araştırmalar sürüyor. Bunlar gen tedavisi arayışları, hücre nakli ve kök hücre yöntemleri, hastaların beyin hücrelerinde biriken belli bir maddeye karşı bir çeşit aşı geliştirilmesi olarak özetlenebilir. Ancak kök hücre dahil bu yöntemlerin hepsi şu an araştırma aşmasında. Hiçbirisi henüz klinik tedavide kullanılma aşamasına gelmedi. Prof. Dr. Emre, "Bu bakımdan hastalarımızın kök hücre veya benzer tedavi yöntemleriyle hastalığı tedavi ettiklerini iddia eden merkezlere itibar etmemelerini, bu yöntemlerin şu anki durumunu hekimleriyle konuşmalarını tavsiye ediyorum" dedi.
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










