“PİKNİK SONRASI KENE KONTROLÜNÜ İHMAL ETMEYİN”
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi virüsünün endemik olduğu bölgelerde piknik yapan kişilere mutlaka üzerlerinde kene olup olmadığını kontrol etmesi önerisinde...

30 Haziran 2023 Cuma 10:43
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi virüsünün endemik olduğu bölgelerde piknik yapan kişilere mutlaka üzerlerinde kene olup olmadığını kontrol etmesi önerisinde bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Parlak, "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, keneler tarafından taşınan bir virüsle oluşan ve ölümlere neden olabilen bir enfeksiyon hastalığıdır. Kene tutunmasından veya bu hastalıktan korunmak için yapılması gereken en önemli işlem ise hasta insan ve hayvanların vücut sıvıları ile temasın engellenmesidir. Bunun için en iyi yol eldiven ve maske kullanılmasıdır. Önlük ve gözlük kullanımı da çok önemlidir" dedi.
Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Parlak, yaz aylarında sık karşılaşılan kene ısırıklarının neden olduğu enfeksiyonlar hakkında açıklamalarda bulundu.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Parlak, "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), keneler tarafından taşınan bir virüsle oluşan, ölümlere neden olabilen zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) karakterli bir enfeksiyon hastalığıdır. Kene artropot kısmında yer alan bir canlı olup hastalığın biyolojik vektörüdür. Hayatına çalılıklarda hayvanlar üzerinde beslenerek devam eder, nadir durumlarda insana yürümektedir" diye konuştu.
"Her kene tutunması hastalık demek değil"
Her kene tutunmasının hastalık olacağı anlamına gelmediğine değinen Prof. Dr. Parlak, şu bilgileri paylaştı:
"Etken varsa hastalık oluşmaktadır. Yeterli sayıda virüs varlığı hastalığı bulaştırabilmektedir. Kene tutunma noktası belli belirsiz olabilir ancak eğer baş kısmı deriye gömülmüşse o zaman daha net görülebilir. Dünyada 400 kene türü vardır. Ancak Kırım Kongo Hemorajik Ateşi ile ilgili bulaşmada rol alanlar 30 kene türüdür. Kene ısırığında alınan virüs miktarı ne kadar yüksekse ölüm oranı o kadar yüksektir. Kene ısırığı fark edildiğinde acil olarak bir sağlık kurumuna başvurulmalıdır. Kene deriye girmişse müdahalenin çok dikkatli yapılması gerekiyor. Çünkü canlı ne kadar rahatsız edilirse mevcut virüsün hemen hepsini oraya boşaltmaktadır. Virüs miktarı 10 milyar üzerinde ise ölüm oranı yükselmekte tedaviye cevap azalmaktadır. Normal ölüm yüzdesi yüzde 5 civarındadır."
"Çıkarma işleminde doktora başvurulmalı"
Kene çıkartma işleminin oldukça önemli ve riskli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Parlak, "Kene deride ise bir pense, cımbız, ip ya da bir yaprak ile (çıplak el ile müdahale edilmemelidir, alkol kolonya, gaz yağı, sigara, kibrit çöpü kullanılmamalı, bulaşmayı arttırır) çıkarılmalıdır. Çivi çıkarır gibi sağa sola hareket ederek ve uygun bir şekilde baş kısmını kopartmadan çıkarılmalıdır. Çıkaracak kişi sağlık personeli değilse ve bu konuda deneyimi yoksa doktora ya da sağlık personeline müracaat etmelidir" şeklinde konuştu.
"Ateş ve halsizlik görülebilir"
Kene ısırığının belirtilerini hatırlatan Prof. Dr. Parlak, "Kene tutunmasının belirtileri ısırdığı yerde doğal olarak kaşıntı yapmasıdır. Ancak etkeni yani virüsü inokule etmişse klinik belirtiler ortaya çıkmaktadır. Ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve ağır vakalarda kanama gibi bulgular görülmektedir" açıklamasında bulundu.
"Keçi, koyun ve domuz daha sık bulaştırıyor"
Kene ısırığı ile ilgili sadece kırım kongonun değil, birçok hastalığın bulaşabileceğini dile getiren Prof. Dr. Parlak, "Bunlar içerisinde en önemlisi kırım kongodur. Dolayısıyla bu hastalığın teşhisi klinik ve laboratuvar ile yapılmaktadır. Özellikle hasta kırım kongo bulunan endemik bir yere gitmişse, bu bölgelerde yaşıyorsa kırım kongodan ölen bir hayvan ile ya da bir insan ile temas etmişse tanı koymamıza destek olabilir. Kırım kongolu hastanın (insan veya hayvan) vücut salgıları ile temas etmişse meslek olarak veteriner hekimse, hayvan bakıcısı ise veya hayvancılık yapıyorsa bu risk akla gelmelidir. Avcı, asker veya sağlık personeli ise yukarıdaki semptomlar hastada mevcutsa ya da birkaçı mevcutsa kanamaları var ise ve bunların geliştiği süre kısa ise aklımıza ilk gelecek olan hastalık KKKA'dır. En çok bulaştıran hayvanlar keçi, koyun, sığır ve domuzdur. Laboratuvar yöntemleri ile tanısı konulabilir" dedi.
"Piknik esnasında dikkat edilmeli"
Kene ısırığından korunmak için dikkat edilmesi gerekenlerden bahseden Prof. Dr. Parlak, şunları söyledi:
"Kene tutunmasından veya bu hastalıktan korunmak için yapılması gereken en önemli işlem hasta insan ve hayvanların sıvılarıyla temasın engellenmesidir. Bunun için en iyi yol, eldiven ve maske kullanılmasıdır. Önlük ve gözlük kullanımı da çok önemlidir. Çalılıklarda, yüksek otlu yerlerde ve kırım kongonun endemik olduğu bölgelerde piknik yapılmışsa, piknik sonrası mutlaka üzerlerinde kene olup olmadığı kontrol edilmelidir. Endemik olduğu bölgelerde çiftçilerin çalışırken pantolonlarını çorabın içine koyması veya çizmenin üzerine geçirilerek gergin olacak şekilde kenenin giremeyeceği şekilde ayarlaması veya repellent dediğimiz kene kovucular sürmesi veya kenelerle kimyasal olarak mücadele etmeleri gerekmektedir. Keneleri yiyen kanatlılar da avlanarak tüketilmemelidir."
Tedavi süreci
Tedavi yollarını anlatan Prof. Dr. Parlak, "Destek tedavisi, tedavisinin temelini oluşturur. Bunun yanında hastanın sıvı, elektrolitlerinin ve kan değerlerinin izlenmesi gerekmektedir. Gerekirse taze donmuş plazma ve trombosit süspansiyonu verilebilir. Mevcut ilaçlar kullanılmakla beraber hastanın kaderini değiştirmemektedir. Birçok hastalıkta olduğu gibi KKKA'nın endemik olduğu bölgelerde çalışan doktorlar bunu çok çabuk tanırlar. Laboratuvar ve anamnez ile kısa sürede tanı ve tedavisini gerçekleştirebilirler. 10sa günü geçen hastalarda iyileşme kaçınılmazdır. Kene tutunan kişiler, kendilerini 10 gün süreyle halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtiler yönünden izlemeli ve bu belirtilerden bir veya birkaçının ortaya çıkması halinde derhal en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmelidirler" ifadelerini kullandı.
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










