PROF. DR. AYDAN BİRİ: “DOĞUM ŞEKLİNİN SEZARYENE DOĞRU KAYMASININ NÜFUS ARTIŞINI ENGELLEYİCİ BİR BASAMAK OLMA RİSKİ ORTAYA ÇIKTI”
Koru Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Aydan Biri, "2017'de 2,2 olan doğurganlık hızımız şimdi 1,5 seviyelerine geriledi....

08 Temmuz 2024 Pazartesi 14:47
Koru Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Aydan Biri, "2017'de 2,2 olan doğurganlık hızımız şimdi 1,5 seviyelerine geriledi. O günden bugüne doğum ve doğum şeklinin sezaryene doğru kaymasının nüfus artışını engelleyici bir basamak olma riskini taşıyan yönü ortaya çıktı" dedi.
TÜİK verilerine göre Türkiye'de 2023'te doğurganlık hızının 1,51'e gerilemesiyle konuya ilişkin çalışmalar yapılmaya başlandı. Bu çerçevede AK Parti Kadın Kolları tarafından geçtiğimiz günlerde "Nüfus Dinamikleri Riskler, Uluslararası Uygulamalar, Politika Önerileri Çalıştayı" düzenlendi. Çalıştaya katılan kadın sağlığı uzmanları; doğumu etkileyen, doğum şekilleri, ekonomik şartlar ve sosyal şartlar konuları üzerinde durdu. Çalıştayda tartışılan doğurganlık hızının düşme sebeplerinden birisi de sosyal medya içeriklerinde ve filmlerde normal doğum yapan kadın sahnelerinin korkutucu bir şekilde sunulması oldu. Çalıştayda yer alan Koru Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Aydan Biri de programda üzerinde durulun konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.
"Doğum şeklinin sezaryene doğru kaymasının nüfus artışını engelleyici bir basamak olma riski ortaya çıktı"
Prof. Dr. Biri, konuyu tartışabilme ve fayda sağlayabilme açısından akademik ve sivil toplum kuruluşlarından, iş ve basın dünyasından, birçok katılımcının katıldığını belirtti. Gelişmiş ülkelerin temel ve genel sorununun doğurganlığın azalması ve nüfusun yaşlanması olduğunu vurgulayan Biri, "Doğum önemli bir sorun. Ciddi anlamda ele alınması gerekiyor. Birçok ülke de bu konunun üzerinde duruyor. 2017'de 2,2 olan doğurganlık hızımız şimdi 1,5 seviyelerine geriledi. O günden bugüne doğum ve doğum şeklinin sezaryene doğru kaymasının nüfus artışını engelleyici bir basamak olma riskini taşıyan yönü ortaya çıktı. Tabii konuyu birçok yönüyle ele almak gerekiyor. Bu hep bir parça üzerinde durduğumuz bir konuydu. Bugün vardığımız noktada, doğurganlık hızı benim tahminimin de altına indi" açıklamasında bulundu.
Programda, sezaryen hızının artmasının doğum sayısını azaltıcı basamak olma açısından risk taşıdığını belirten Biri, çalıştayda bu konuşmayı yapmadan önce de doğurganlık hızının Türkiye açısından önemli olduğunu, bu kapsamda zaman zaman siyasetçilerin de bu konuyu ele alarak doğum sayısıyla ilgili konuşmalar yaptığının altını çizdi.
"Sezaryen doğum oranı yüzde 60'lara çıktı"
Biri, kadın doğumunda sağlığın en temel parametrelerden biri olduğuna dikkati çekerek, "Özellikle neslin varlığı ve sağlıklı olması üzerine diğer unsurları konuşabiliriz. Doğumun neden önemli olduğunu konusunda konuşurken de dile getiriyoruz. Siz bir nesille başlıyorsunuz ve her şey bunun üzerine yapılanıyor. Dolayısıyla üreme sağlığı, kadın sağlığı, çocuk sağlığı, toplum sağlığı temelindedir. Üremenin sağlığı ayrı, yönetilmesi ayrı sorundur. Bu konuları yıllardır birbirleri içerisinde konuşuyoruz. Bu çerçevede her zaman doğum odağındaki konuşmalarımda sezaryenin önemli bir bariyer olduğunu konuşuyorum. Çünkü yüzde 60'ların üzerine çıktı bu durum. Fakat tabii o günkü toplantıda birçok farklı konunun üzerinde de duruldu. Ekonomik ve sosyal değişkenler, kadının eğitim ve iş hayatına katılımı, bebek ve evlilik planlarının sürekli ertelenmesi, sayının bu anlamda azalması, geç kalındığı için doğurganlığın geç kalmaya bağlı olarak da azalması, çocuk bakımın zorlukları gibi durumlar da buna sebep verebiliyor" ifadelerine yer verdi.
"Doğum tercihlerinizden dolayı nüfusunuzun sağlık sorunları da var gibi görünüyor"
Biri, toplantıda doğumun şekli, eğitim seviyesi ve çocuk bakım şartları, ekonomik ve çalışma hayatı şartları gibi konuların doğurganlık ve nüfus artışına etkilerine olan etkilerinin tartışıldığını belirterek, "Total sonuç olarak nüfusunuz azalıyor, yaşlanıyor ve doğum tercihlerinizden dolayı nüfusunuzun sağlık sorunları da var gibi görünüyor. Bu ülke bazında bir sorun bu sadece kadın doğum hekimlerini ilgilendiren bir durum değil" diye konuştu.
"Doğumda korku algısının sosyal medyada abartılarak gösterilmesi doğum şekillerine olumsuz etki ediyor"
Doğum şekillerinde yapılan tercihlere bakıldığında sosyal medya ve basındaki bilgilendirmelerin yanlış etkilerinin çok fazla olduğunu vurgulayan Biri, "Yaklaşık 3 yıl önce Ankara Ticaret Odası (ATO) bünyesinde sempozyumlar düzenliyoruz. Doğum algısına yönelik bir sempozyumumuzda 2 bine yakın bir anket düzenledik. Kadınlar aslında doğum süreçleriyle ilgili birçok bilgiye sahipler. Burada basının çok önemli bir rolü var. Şu anda insanlar artık bilgi kaynağı olarak kitap, sağlık personelleri gibi birçok şeyi kullanırken, sosyal medya ve yazılı görsel medya da bilginin ana kaynağına dönüştü. O sempozyum hazırlığı sırasında kadınların yüzde 95'i normal bir doğum sürecinin başlamasını ve normal bir şekilde sonlanmasını kendisi ve bebek sağlığı için iyi olacağını biliyor ama bu yüzde 95'in yüzde 90'ı çocuklarını özel hastanelerde ve sezaryenle dünyaya getiriyor. Bir şey bilmenin sonuca bir faydası olmuyor. Burada sürekli bir korku algısı üzerine doğum yönetiliyor. Kendine veya çocuğuna bir şey olacak diye korkuyor. Fakat sezaryen doğumda da bu korkularının geçmesi gibi bir durum yok. İşte bu korku algısı sosyal medya ve Türk filmlerinde abartılarak gösterildiği için olumsuz yönde abartılmış oluyor. Dolayısıyla basının da burada rolü var" şeklinde konuştu.
"Beklentileri çok yönetildiğinde doğum süreçlerinin de çok iyi yönetildiğini görüyorsunuz"
Normal doğumda da sorunların olabileceğini sözlerine ekleyen Biri, "Elbette zorlukları olabilir fakat binlerce normal doğum da son derece kolay sıradan ve bir kadının bu kadar olumsuz düşüneceği şekilde gerçekleşmiyor. Hiçbir şey kolay değil zaten insan bedeninde. Doğum da kendine özgü ve dinamik bir olay. Beklentileri çok yönetmek lazım, çok iyi anlatmak lazım. Böyle olunca doğum süreçlerinin çok iyi yönetildiğini de görüyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










