PROF. DR. KARABULUT, SİYANÜRLE İLGİLİ KONUŞTU
Bitkilerin önde gelen uzmanlarından olan Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, son çalışmalarında siyanür ve altın madenleri arasındaki ilişkiyi vurguladı.

17 Şubat 2024 Cumartesi 19:03
Bitkilerin önde gelen uzmanlarından olan Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, son çalışmalarında siyanür ve altın madenleri arasındaki ilişkiyi vurguladı. Karabulut'un yaptığı araştırmalar, altın madenciliği faaliyetlerinin çevresel etkilerinin değerlendirilmesinde bitkilerin önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor.
Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, altın madenlerinin işletilmesi sırasında kullanılan siyanürün, çevre ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki olumsuz etkilerini inceledi. Karabulut, yapılan gözlemler ve verilerin, siyanürün bitkiler üzerinde ciddi zararlara yol açabileceğini ve ekosistemlerin dengesini bozabileceğini gösterdiğini ifade etti.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, "Altın madenciliği gibi endüstriyel faaliyetlerin çevresel etkileri üzerinde durulması gerekiyor. Siyanür kullanımı, özellikle bitki örtüsü ve toprak kalitesi üzerinde ciddi zararlar verebilir. Bu nedenle, madencilik endüstrisi ve çevre koruma uzmanları arasında işbirliği yaparak daha sürdürülebilir çözümler geliştirmeliyiz" dedi.
Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut'un çalışmaları, altın madenciliği gibi endüstriyel faaliyetlerin çevresel etkilerini azaltma ve doğal yaşamı koruma konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor.
Siyanür ölçümünün genellikle çeşitli analitik kimya teknikleri kullanılarak yapıldığını belirten Karabulut, "Bu teknikler arasında spektrofotometri, elektrokimyasal yöntemler ve kimyasal analiz gibi yöntemler bulunur" dedi.
Prof. Dr. Karabulut bazı yaygın ölçüm yöntemlerinin siyanür konsantrasyonunu ölçmek için laboratuvar ortamında kullanılan yaygın teknikler olduğunu söyleyerek, "Ancak, saha testleri için hızlı ve taşınabilir siyanür ölçüm cihazları da bulunmaktadır. Siyanür ölçümü yapılırken dikkat edilmesi gerekenler arasında, doğru örnekleme, kalibrasyon ve güvenlik önlemlerinin alınması bulunur. Siyanürün izin verilen dozları, genellikle ülkenin veya bölgenin sağlık ve çevre düzenlemelerine göre belirlenir. Bu dozlar, insan sağlığına zarar vermeden önceki güvenli seviyeleri belirtir ve çeşitli faktörlere bağlı olarak değişebilir. Örneğin, ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), içme suyundaki siyanür konsantrasyonunu 0.2 mg/litre olarak belirlemiştir. Avrupa Birliği'nde (AB) ise içme suyundaki siyanür konsantrasyonu için referans değer 0.05 mg/litre olarak kabul edilmiştir. Bu değerler genellikle içme suyu kalitesini korumak için belirlenen düşük konsantrasyonlardır. Endüstriyel işletmelerde kullanım için izin verilen siyanür miktarları da ülkeden ülkeye değişiklik gösterebilir. Ancak, genel olarak endüstriyel kullanımlarda da düşük konsantrasyonlar tercih edilir ve güvenlik önlemleri sıkıca uygulanır." dedi.
Siyanürün doğada çeşitli biçimlerde bulunabileceğini de belirten Prof. Dr. Karabulut, siyanürün doğal olarak bulunduğu bazı yerleri ise şöyle sıraladı:
"Bazı bitki türleri, özellikle yüksek siyanür içeriğine sahip olan bazı çeşitler, doğal olarak siyanür üretebilir. Özellikle yırtıcı hayvanları savuşturmak için bazı bitkilerde siyanür içeren bileşikler bulunur. Bu bitkiler arasında yıldız çiçeği, yılanotu ve bazı yonca türleri bulunur. Siyanür, bazı minerallerde ve toprakta doğal olarak bulunabilir. Örneğin, siyanür, bazı metal cevherlerinin bir parçası olarak madenlerde bulunabilir ve bu cevherlerin işlenmesi sırasında serbest bırakılabilir. Yine siyanür, bazı su kaynaklarında doğal olarak bulunabilir. Özellikle volkanik aktivite veya diğer doğal jeolojik süreçler sonucu suya karışabilir. Bazı gıda maddelerinde doğal olarak bulunan siyanür, örneğin, badem çekirdeklerinde ve bazı çekirdekli meyvelerde (örneğin, kayısı çekirdeği) küçük miktarlarda siyanür içeren bileşikler bulunabilir. Ancak, bu gıdalardaki siyanür miktarı genellikle insan sağlığına zararlı olmayacak kadar düşüktür ve normal beslenme yoluyla zararlı seviyelere ulaşması nadirdir."
Bu kaynaklardaki siyanürün çeşitli doğal süreçler ve insan faaliyetleri aracılığıyla çevreye salınabileceğini de ifade eden Karabulut, "Bu nedenle, siyanürün doğal kaynaklardan gelen emisyonları, çevresel etkilerin değerlendirilmesinde önemli bir rol oynar" dedi.
Siyanür maruziyetini önlemenin önemli yollarına da değinen Prof. Dr. Karabulut, siyanür içeren maddelerle çalışırken uygun güvenlik prosedürlerinin uygulanmasının önemli olduğunu söyledi. Bu prosedürlerin başında kişisel koruyucu ekipman kullanımını ve siyanürle teması minimize etmek için tasarlanmış özel işlemlerin geldiğini belirten Karabulut, "Siyanürün tehlikeleri hakkında çalışanları eğitmek ve bilinçlendirmek, maruziyeti önlemenin önemli bir parçasıdır. Bu eğitim, siyanürün potansiyel etkilerini, güvenli kullanım yöntemlerini ve acil durum önlemlerini içermelidir. Siyanür içeren maddelerle çalışılan alanlarda iyi havalandırma sağlanmalıdır. İyi havalandırma, işyerinde siyanür gazlarının birikmesini önler ve işçilerin solunum yoluyla maruz kalma riskini azaltır. Siyanür maruziyetini önlemek için uygun kişisel koruyucu ekipmanın (gözlük, maske, eldiven vb.) kullanılması önemlidir. Bu ekipman, cilt temasını ve solunum yoluyla maruziyeti minimize etmeye yardımcı olur. İşyerlerinde düzenli olarak iş sağlığı ve güvenliği denetimleri yapılmalı ve uygun güvenlik önlemlerinin uygulanıp uygulanmadığı kontrol edilmelidir. Siyanür maruziyeti durumunda acil durum planları ve prosedürleri bulunmalıdır. İşçilerin siyanür zehirlenmesi durumunda nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda eğitilmelidir. Siyanür içeren maddelerin doğru bir şekilde saklanması, kullanılması ve imha edilmesi önemlidir. Atık yönetimi prosedürlerine uygun olarak atık maddelerin kontrol altında tutulması gerekir" ifadelerine yer verdi.
Bu önlemlerin, siyanür maruziyetini minimize etmeye ve iş sağlığı ile güvenliğini sağlamaya yardımcı olacağını kaydeden Karabulut, "İşyerlerinde bu önlemlerin titizlikle uygulanması, çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak için önemlidir" dedi.
Gazze'deki Aksa Şehitleri Hastanesi Elektrik Kriziyle Karşı Karşıya: Ameliyatlar İptal EdiliyorGazze Şeridi'nin orta kesiminde yaklaşık 500 bin kişiye hizmet veren Aksa Şehitleri Hastanesi, jeneratör arızaları nedeniyle ciddi bir elektrik krizi yaşıyor.02 Haziran 2026 Salı 17:01BASIN HABERLERİ
Çocukken Hastane Koridorlarında Büyüdü, Yıllar Sonra Annesiyle Aynı Acil Serviste Göreve BaşladıKilis'te 29 yıllık hemşire Emine Hakan ile doktor olan oğlu Serkan Kemal Hakan, aynı hastanenin acil servisinde birlikte görev yapıyor. Anne-oğul, sağlık hizmeti sunarken aynı mesaiyi paylaşmanın mutluluğunu yaşıyor.02 Haziran 2026 Salı 16:59BASIN HABERLERİ
Doğumlarını Yaptığı Bebekler Yıllar Sonra Meslektaşı OlduKadın hastalıkları ve doğum uzmanı Prof. Dr. Ali Acar, yıllar önce riskli gebelik süreçlerini takip ederek dünyaya gelmelerine katkı sağladığı doktor ve hemşirelerle bugün aynı serviste görev yapıyor.02 Haziran 2026 Salı 16:49BASIN HABERLERİ
ASYOD'dan Dünya Tütünsüz Günü Mesajı: Gençler Nikotin Ürünlerinin HedefindeAkciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD), 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında yaptığı açıklamada, sigara ve nikotin ürünlerinin özellikle gençler üzerinde oluşturduğu bağımlılık riskine dikkat çekerek tütünsüz yaşam çağrısında bulundu.02 Haziran 2026 Salı 14:28BASIN HABERLERİ
10 Yıl Böbrek Nakli Bekledi, Organ Bağışıyla Hayaline Bir Adım Daha YaklaştıGiresun'da yapılan organ bağışı sayesinde uygun böbreğe kavuşan Sari, hem sağlığına yeniden kavuştu hem de yıllardır kurduğu hac ibadeti hayalini gerçekleştirebilme umudunu güçlendirdi.02 Haziran 2026 Salı 14:26BASIN HABERLERİ
Deneysel İlaç Pankreas Kanseri Hastalarında Yaşam Süresini Neredeyse İki Katına ÇıkardıBilim insanlarının yürüttüğü yeni araştırma, deneme aşamasındaki bir ilacın pankreas kanseri tedavisinde umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu gösterdi.02 Haziran 2026 Salı 14:24BASIN HABERLERİ
Dünya Tütünsüz Günü'nde Uzmanlardan Kritik Uyarı: Sigara ve Puff İnme Riskini ArtırıyorTürk Beyin Damar Hastalıkları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Semih Giray, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında yaptığı açıklamada sigara, elektronik sigara ve puff gibi nikotin içeren ürünlerin inme riskini artırdığını belirtti.02 Haziran 2026 Salı 14:23BASIN HABERLERİ
Fil Hastalığı Nedeniyle Sol Bacağı 3 Kat Büyüyen Genç Kadın Tedaviyle Yeniden Yürümeye BaşladıYaklaşık 10 yıldır lenfödem (fil hastalığı) ile mücadele eden 30 yaşındaki Çiğdem Şeker'in sol bacağı zamanla normal boyutunun üç katına ulaştı.02 Haziran 2026 Salı 14:22BASIN HABERLERİ
KVKK’dan İşverenlere Biyometrik Mesai Takibi Uyarısı: Parmak İzi ve Yüz Tanıma Sistemlerine SınırlamaKişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), çalışanların mesai takibinde parmak izi, yüz tanıma ve iris taraması gibi biyometrik sistemlerin kullanılmasına ilişkin önemli bir ilke kararı yayımladı.02 Haziran 2026 Salı 09:07DİĞER HABERLER
Yunanistan’daki ada hastanelerinde personel krizi derinleşiyorYunanistan’ın Girit, İyon, Ege ve Kiklad adalarındaki hastane ve sağlık kuruluşları ciddi personel eksikliğiyle mücadele ediyor.01 Haziran 2026 Pazartesi 17:36DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










