PSİKOLOJİK RAHATSIZLIĞI OLANLARIN "DAMGALANMASI" TEDAVİ SÜRECİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR
Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Vehbi Alp Üçok, ruhsal hastalıklara yönelik toplumda süregelen damgalama ve ön yargıların, bireylerin tedaviye erişimini büyük ölçüde zorlaştırdığını belirtti.

01 Ağustos 2025 Cuma 11:33
Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Vehbi Alp Üçok: "Kişi biliyor ki psikoloğa giderse, tırnak içinde, deli olarak algılanacak. Toplumda deli kavramı, farklı davranan, farklı düşünen insanlara yapıştırılan yabancılaştırıcı bir etiket. Farklı olan çoğunlukla korkutucu geldiği için dışlanıyor"
"Damgalanma, yalnızca hastayı değil, ailesini, çevresini ve ruh sağlığı kurumlarını da etkileyen çok yönlü bir sosyolojik durum"
Üçok, psikolojik tedaviye ihtiyaç duyan hastaların damgalanması hakkında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Psikiyatrinin, tıbbın diğer alanlarına göre daha geç kabul görmüş bir disiplin olduğunu dile getiren Üçok, özellikle son 30-40 yılda psikoterapiler ve ilaç tedavileri başta olmak üzere bu alanda büyük ilerlemeler kaydedildiğini söyledi.
Psikiyatrinin gelişimine rağmen, kişilerin bu hizmetlere erişiminin hala ciddi bir toplumsal engelle karşılaştığını vurgulayan Üçok, "İnsanların bu tedavilere ulaşmasına engel olan, psikiyatrik hastalıkların damgalanması gibi bir olguyla karşı karşıyayız. Damgalanma yalnızca hastayı değil, ailesini, çevresini ve ruh sağlığı kurumlarını da etkileyen çok yönlü bir sosyolojik durum." ifadelerini kullandı.
Damgalanmayı "bir kişi ya da grubun, belli bir özelliğinden dolayı toplum tarafından değersiz, tehlikeli, rahatsız edici ya da ürkütücü olarak görülmesi" şeklinde tanımlayan Üçok, damgalamanın deri rengi, etnik köken, dini inanç ya da takım tutmak gibi nedenlerle olabildiğini ancak psikiyatrik hastalıklarda bu durumun daha yaygın ve sistematik yaşandığını kaydetti.
Üçok, damgalamanın, bireyin, bir ruh sağlığı uzmanıyla aynı ortamda bulunmaktan dahi çekinmesine neden olduğunu anlatarak, "Kişi biliyor ki psikoloğa giderse, tırnak içinde, deli olarak algılanacak. Toplumda deli kavramı, farklı davranan ya da düşünen kişilere yapıştırılan yabancılaştırıcı bir etikettir. Farklı olan çoğunlukla korkutucu geldiği için dışlanır." diye konuştu.
Bazı şehir isimlerinin bile damgalama ile özdeşleştiğini dile getiren Üçok, "Mesela Türkiye'de Bakırköylü olmak, Elazığlı ya da Manisalı olmak gibi ifadeler vardır. Çünkü bu şehirlerde büyük ruh sağlığı hastaneleri bulunur. Aynı durum Fransa'da Lyon, Mısır'da İsmailiye için de geçerlidir. Bu sadece Türkiye'ye özgü bir durum değildir." dedi.
Toplumda psikiyatr ve psikologların da sıradan bireyler gibi görülmediğini belirten Üçok, bu meslek gruplarının da "garip", "tuhaf" ya da "sıra dışı" olarak etiketlendiğini ifade etti.
Üçok, damgalama sürecinden yalnızca hastaların değil, onlarla temas eden herkesin etkilendiğini ve bu durumun tedaviye ihtiyaç duyan bireyleri olumsuz etkilediğini vurguladı.
- "Toplumun ruhsal hastalıklara mesafeli yaklaşımının tarihsel nedenleri var"
Toplumun ruhsal hastalıklara mesafeli yaklaşımının tarihsel nedenleri olduğunu, bunun Orta Çağ'a kadar uzandığını anlatan Üçok, "Farklı olanın cadı ilan edilip yakıldığı dönemlerden beri yabancıya karşı mesafe hep vardı. Günümüzde ise insanlar birbirine tahammül edemez hale geldi. 'Biz iyiyiz, onlar kötü' anlayışı giderek artıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Ruhsal hastalıklara yönelik ön yargının, bireyleri tedavi arayışından uzaklaştırdığına işaret eden Üçok, şöyle konuştu:
"Bir insan ülser ya da şeker hastası olduğunda doktora gitmekte sakınca görmez. Ama depresyon ya da kaygı bozukluğu yaşadığında 'Bunu kendi irademle yenerim.' der. Oysa bir böbrek taşını irade gücüyle eritmek mümkün olmadığı gibi, depresyon ya da psikozu da iradeyle yenemezsiniz. Bu bir hastalıktır."
Ancak geçmişe kıyasla danışan sayısında artış olduğunu, bunun iki temel nedeni bulunduğunu belirten Üçok, "Birincisi erişilebilirlik arttı. Eskiden psikiyatrist ve psikolog sayısı çok azdı. İkincisi ise Türkiye'nin dünyayla entegrasyonu arttıkça, Batı'dan alınan örneklerle ruh sağlığı için başvurmak normalleşti. Artık insanlar psikiyatrik destek almayı daha kolay kabul ediyor." dedi.
Üçok, modern yaşamın insanlara taşıyamayacakları yükler getirebildiğini, artık bireylerin "arıza sinyali" verdiğini, bu durumun insanları psikolojik yardım arayışına mecbur bıraktığını kaydetti.
- "İçselleştirme, iyileşmenin önündeki en büyük engeldir"
Damgalamanın en büyük zararının "kişilerin tedavi sistemine dahil olmasını zorlaştırması" olduğunu belirten Üçok, "İşin kötüsü, hastalık ağırlaştıkça tedaviden uzaklaşma da artıyor. Mesela bipolar bozukluk veya şizofreni gibi ciddi hastalıklarda insanlar önce geleneksel yöntemlere başvuruyor. Bu ise zaman kaybına neden oluyor." dedi.
Toplumsal baskıların zamanla psikolojik hastalarda içsel damgalanmaya yol açtığını dile getiren Üçok, "Kişi kendisine şöyle demeye başlıyor, 'Evet, benim ruhsal hastalığım var, bu yüzden değersizim, çalışamam, topluma faydalı olamam.' Bu içselleştirme, iyileşmenin önündeki en büyük engeldir. Kişi kendinden ümidi kestiğinde tedavi arayışından da vazgeçiyor." ifadelerini kullandı.
Üçok, damgalamanın sosyal dışlanmayı da beraberinde getirdiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Bu sadece insanların sizi kahveye çağırmaması değil. Örneğin özel sigortalar ruhsal hastalıkları kapsam dışı bırakıyor, kredi almakta zorluk yaşanıyor. İnsanlar temel vatandaşlık haklarını kullanamıyor. Bu da topluma aidiyet duygusunu zedeliyor. Bir İngiliz hasta bana şöyle demişti, 'Bu insanlar bizim iyi halimizi hiç göremeyecek. Çünkü hep bizi kötü gösteriyorlar.' Oysa bu kişiler arasında çok zeki, üretken ve başarılı olanlar var. Ama biz onların bu yönlerini hiç görmüyoruz."
- "Başarı hikayeleri görmezden geliniyor"
Medyanın bu konuda sorumlu tutum sergilemediğini vurgulayan Prof. Dr. Üçok, ruhsal hastalığı olan bireylerin yalnızca olumsuz haberlerle gündeme geldiğini, başarı hikayelerinin ise görmezden gelindiğini söyledi.
Geçen yıl 13 ilde 1000'in üzerinde kişiyle yaptıkları araştırmaya değinen Üçok, halkın yüzde 40'ının medya ve özellikle sosyal medya aracılığıyla ruhsal hastalıklar hakkında bilgi edindiğini, bunların ise yüzde 50'sinin olumsuz içerik taşıdığını kaydetti.
Bilgi eksikliğinin yanı sıra sosyal mesafenin damgalamanın temel nedenlerinden biri olduğunu dile getiren Üçok, "Medya doğru bilgi verse bu damgalama aşılabilir. Ama medya daha çok sansasyona odaklandığı için toplumda yanlış algılar pekişiyor. Bu ön yargılar yalnızca halkta değil, sağlık çalışanlarında, hatta psikiyatristlerde bile bulunuyor. Yani bu sadece eğitimle giderilebilecek bir sorun değil, bilinçaltındaki ötekine yönelik korkunun bir ürünüdür." dedi.
İnsanların ruhsal rahatsızlıklarının normal görülmesi için hem bireylere hem kurumlara görev düştüğüne dikkati çeken Üçok, ruh sağlığı arayışının "kasaba ya da diş hekimine gitmek kadar doğal" görülmesi gerektiğini belirtti.
Almanya’da "Ölüm Meleği" Doktor Skandalı: 12 Hastayı Öldürdüğünü İtiraf Eden Doktora Müebbet!Almanya'nın başkenti Berlin'de bir palyatif bakım merkezinde ağır hasta 15 kişiyi ilaç karışımıyla öldürmekle suçlanan 41 yaşındaki Alman doktor Johannes M., hakim karşısına çıktı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:54DÜNYADA SAĞLIK
Bursa’da Kanserle Mücadelede Erken Tanı Seferberliği: Başarılı Hekimlere Teşekkür Belgesi!Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Ulusal Kanser Kontrol Programı kapsamında kent genelinde yürütülen ücretsiz tarama çalışmalarının hayati önem taşıdığını vurguladı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:49BASIN HABERLERİ
İstanbul’un Sağlık Ağı Genişliyor: 1120. Aile Sağlığı Merkezi Arnavutköy’de Hizmete Açıldı!İstanbul Valiliği, yerel yönetimler ve hayırseverlerin iş birliğiyle yapımı tamamlanan Durusu Şehit Polis Ayhan Ölçer Aile Sağlığı Merkezi törenle açıldı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:47BASIN HABERLERİ
Sağlıkta Kurumsal Dönüşüm: Sağlık Bakanlığı’nın Yeni Çalışma Kıyafetleri ve Kimlik Kılavuzu Hatay’da Tanıtıldı!Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerinde standartlaşmayı sağlamak ve kurumsal duruşu güçlendirmek amacıyla yeni "Kurumsal Kimlik Kılavuzu" ve modern çalışma kıyafetlerini uygulamaya aldı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:46BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Karabük’te: "Dünyanın Neresinde Muhtaç Varsa Türkiye Orada!"Sağlık yatırımlarını incelemek üzere Karabük’e gelen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık alanında dünya liginin en üst sıralarında yer aldığını vurguladı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:43BASIN HABERLERİ
Kırıkkale’de Çevre Dostu Hamle: Atık İlaçlar ASM’lerde Toplanarak İmha Edilecek!Kırıkkale Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, tarihi geçmiş ve kullanılmayan ilaçların doğaya zarar vermesini önlemek amacıyla şehir genelindeki Aile Sağlığı Merkezlerine (ASM) "Atık İlaç Getirme Kutuları" yerleştirmeye başladı.10 Temmuz 2026 Cuma 17:41BASIN HABERLERİ
Kireçlenmeye Karşı Doğal Formül: Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’ndan Çınar Yaprağı Kürü!Bitkisel tedavi yöntemleriyle tanınan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, kireçlenme ve eklem ağrılarından şikayetçi olanlar için çınar yaprağı kürünü önerdi.10 Temmuz 2026 Cuma 17:05BASIN HABERLERİ
Türk Tabipleri Birliği’nde Yeni Dönem: TTB’nin Yeni Başkanı Dr. Pınar Mualla Saip Oldu!Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) 78. Büyük Kongresi’nde seçilen Merkez Konseyi, yaşanan istifaların ardından yedek üyelerin katılımıyla son şeklini aldı.10 Temmuz 2026 Cuma 16:57BASIN HABERLERİ
Türk Bilim İnsanı Öncülüğünde Dünya Çapında Keşif: Nemden Enerji Üreten Doğada Çözünür Batarya Geliştirildi!TÜBİTAK destekli projesiyle ABD'de araştırmalar yürüten Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Şahin ve uluslararası ekibi, tıp dünyasında çığır açacak yeni nesil bir giyilebilir sağlık teknolojisine imza attı.10 Temmuz 2026 Cuma 16:38BASIN HABERLERİ
Şanlıurfa’da Kaçak Diş Kliniklerine Dev Operasyon: İki İş Yeri Mühürlendi!Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesinde, İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen baskında, ruhsatsız şekilde diş tedavisi uygulayan iki kaçak klinik suçüstü yakalandı.10 Temmuz 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










