RADYASYON KORKUSUYLA MAMOGRAFİ ÇEKTİRMEMEK MEME KANSERİNİN ERKEN TEŞHİSİNİ ENGELLİYOR
Türk Radyoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. İhsan Şebnem Örgüç:

27 Kasım 2022 Pazar 19:13
"Bu gerçekten bir korku ve efsane haline gelmeye başladı. Radyasyon korkusu tıbbın yapabileceği hizmetleri engelleme noktasına kadar geldi. Hastalarıma, 'Radyasyondan niye korkuyorsunuz?' diyorum. 'Kanser yapar.' diyorlar. Evet, teorik olarak öyle bir risk var ama kanıtlanan, mamografinin yol açtığı meme kanseri henüz yok"
"Şu anki cihazlar eski sistemlere göre çok düşük oranda radyasyonla görüntüleri oluşturabildiği için artık bunu göz ardı edebilecek kadar rahat davranmak istiyoruz"
Türk Radyoloji Derneği (TÜRKRAD) Genel Sekreteri Prof. Dr. İhsan Şebnem Örgüç, meme kanserini saptamak için kullanılan mamografi tekniğinin radyasyon yaydığı düşüncesinin tıbbi hizmetleri engellediğini, mamografinin kansere yol açtığı kanıtlanmış bir vaka olmadığını belirtti.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Örgüç, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) aracılığıyla tüm illerde mamografi taramaları yapıldığını ve Türkiye'de her 3 kadından 1'inin bu taramalara katıldığını söyledi.
Bu taramalarda bir problem görüldüğü takdirde hastaları ileri incelemeye yönlendirildiklerini anlatan Örgüç, bazı kadınların "radyasyon korkusu" nedeniyle bu taramalara katılmadığını anlattı.
Prof. Dr. İhsan Şebnem Örgüç, mamografinin radyasyona, dolayısıyla kansere yol açtığı yönündeki görüşü şöyle değerlendirdi:
"Bu gerçekten bir korku ve efsane haline gelmeye başladı diye düşünüyorum. Radyasyon korkusu tıbbın yapabileceği hizmetleri engelleme noktasına kadar geldi. Bana soran hastalarıma, 'Radyasyondan niye korkuyorsunuz?' diyorum. 'Kanser yapar.' diyorlar. Evet, teorik olarak öyle bir risk var ama kanıtlanan, mamografinin yol açtığı meme kanseri henüz yok. 'Üç saatlik bir uçuşta, mamografiye eş değer radyasyon alıyorsunuz. Bu nedenle uçağa binmekten geri duruyor musunuz?' diye soruyorum. 'Hayır.' diyorlar, şaşırıyorlar. Şu anki cihazlar eski sistemlere göre çok düşük oranda radyasyonla görüntüleri oluşturabildiği için artık bunu göz ardı edebilecek kadar rahat davranmak istiyoruz. Tabii ki kimseye gereksiz ve sık tetkik yapmak istemiyoruz. Ancak kadınlarımızın bu işleri zamanında yaptırması hayatları için çok değerli."
- Risk faktörü olanlar için taramada 30 yaş önemli
Mamografinin hangi yaş aralığında çektirilmesi gerektiğine yönelik farklı görüşler olduğunu anlatan Örgüç, kötü sonuçlar yaşanmasını önleme ve ölüm riskini azaltmada 40 yaşın önemli bir sınır olduğunu aktardı.
Prof. Dr. Örgüç, tarama programlarındaki yaş aralığının 70'e kadar sürdüğünü belirterek, "Yılda bir en iyi aralık. 70 yaş bir sınır gibi gözüküyor ama toplumda giderek artan yaşam süresi var. Dolayısıyla kadın sağlıklıysa, yaşam beklentisi 10 yılın üzerindeyse mamografi taramalarına devam etmesini istiyoruz." dedi.
Meme kanserinde en önemli risk faktörünün genler olduğunu, artık genetik taramaların da yapılabildiğini dile getiren Örgüç, risk faktörlerini şöyle sıraladı:
"Bazı genetik sendromlar var, bunların kapsamında da meme kanseri riski fazla olabiliyor. Aşırı hormon kullanmak gibi bazı nedenler de risk faktörü kabul ediliyor ama bunlar daha minör sebepler. 30 yaşından itibaren, eğer ömür boyu meme kanseri riski yüzde 20'nin üzerinde çıkıyorsa, 40 yaşına kadar beklemeniz doğru değil, biz sizi daha erken taramaya almalıyız diyoruz ve bu taramaları 30 gibi daha aşağı bir yaşa çekiyoruz."
Toplumda ve bazen hekimler arasında "40 yaşın altındakilere hiçbir zaman mamografi yapılmaz." şeklinde yanlış bir algı olduğuna da dikkati çeken Örgüç, 30 yaşında meme kanseri tanısı nedeniyle tedavisine başlanmış fakat hiç mamografi çekilmemiş hastalarla karşılaştığından bahsetti.
- Kanserin erken bulgusunu yakalayan en iyi yöntem mamografi
Prof. Dr. Örgüç, meme kanserinin en erken bulgusu ya da dokunun bozulduğunun ilk işaretinin, meme içinde toplu iğne başı gibi küçük kireçlenmeler olduğunu aktararak, bu kireçlenmeleri en iyi gösteren yöntemin de mamografi olduğunu söyledi.
Kitle oluşmadan ve kanser bir tümör haline dönüşmeden doku bozulmasının ilk işaretlerini mamografide bulabildiklerini, bu nedenle yüksek risk grubundaki hastalara mamografi uyguladıklarını belirten Örgüç, bunun yanı sıra manyetik rezonans görüntüleme (MR) ya da ultrasonu da kullandıklarını dile getirdi.
Taramanın hayatta kalma oranını artırdığına dikkati çeken Örgüç, "Zaten bu tarama programlarının ulusal bazda oluşturulmasındaki en önemli neden bu. Dünya Sağlık Örgütünün tarama programları için bazı kriterleri var. Bunlardan biri de taramanın işe yarıyor olduğunu, sağ kalımı ve hastalıksız yaşam süresini uzattığını kanıtlamanız gerekiyor. Bunlar dünya üzerinde yapılan çok fazla çalışmayla artık belirlenmiş durumda." diye konuştu.
Örgüç, 1990'larda tarama yapılan ve yapılmayan kadınlar arasında yaşam sürelerine bakılan bir çalışmaya işaret ederek, çok eski yöntemlerle bile bunun yüzde 25 arttığının görüldüğünü sözlerine ekledi.
Türkiye Yerli Sağlık Teknolojisinde Büyüyor: 40 Ülkeye Solunum Cihazı İhraç EdiliyorSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Siirt ziyaretinde milli sağlık sanayisindeki gelişmelere dikkat çekerek Türkiye'nin 40 ülkeye solunum cihazı satan bir konuma ulaştığını söyledi.31 Temmuz 2026 Cuma 17:46BASIN HABERLERİ
Giresun'da Beyin Ölümü Gerçekleşen Kişinin Organları 4 Hastaya Yaşam Umudu OlduDenizde boğulma tehlikesi geçirdikten sonra beyin ölümü gerçekleşen 45 yaşındaki kişinin organları, nakil bekleyen dört hastaya ulaştırıldı.31 Temmuz 2026 Cuma 16:09BASIN HABERLERİ
Erken Çocuklukta Şeker Kısıtlaması Demans Riskini Yüzde 23 Azaltıyorİngiltere'de yürütülen kapsamlı bir araştırma, yaşamın ilk iki yılında şeker alımını sınırlamanın ilerleyen yaşlarda beyin sağlığını koruduğunu gösterdi.31 Temmuz 2026 Cuma 16:08DÜNYADA SAĞLIK
Yolculukları Eziyete Çeviren Araba Tutmasına Karşı Etkili ÖnlemlerHalk arasında araba tutması olarak bilinen hareket hastalığı, yolculuk esnasında mide bulantısı ve baş dönmesine yol açarak yaşam kalitesini düşürebiliyor.31 Temmuz 2026 Cuma 16:03BASIN HABERLERİ
Bağırsak Ve Beyin Arasındaki Gizli Bağ: Mikrobiyota Ruh Sağlığını Nasıl Etkiliyor?Bilimsel araştırmalar, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizliklerin depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.31 Temmuz 2026 Cuma 15:33BASIN HABERLERİ
Kalp Sağlığını Tehdit Eden Gizli Tehlike: Günlük Alışkanlıklar Riski ArtırıyorDünya genelinde en yaygın ölüm nedeni olan kalp ve damar hastalıklarından korunmak için yaşam tarzında yapılacak küçük değişiklikler büyük önem taşıyor.31 Temmuz 2026 Cuma 15:33BASIN HABERLERİ
KOAH Tedavisinde Yeni Yöntem: Bronkoskopik Balon Uygulaması Alevlenmeleri AzaltıyorTürkiye'de yürütülen bilimsel araştırmada, kronik bronşit baskın KOAH hastalarında uygulanan yeni balon tedavisiyle nefes darlığının azaldığı ve yaşam kalitesinin arttığı belirlendi.31 Temmuz 2026 Cuma 12:44BASIN HABERLERİ
Havuz Sonrası Kulak Temizliğinde Yapılan Bu Hata Enfeksiyon Riskini ArtırıyorYaz aylarında kulağa kaçan suyu çıkarmak için kulak çubuğu kullanmanın zararlarına dikkat çeken uzmanlar, doğal yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.31 Temmuz 2026 Cuma 12:00BASIN HABERLERİ
Bel Fıtığında Ameliyatsız Tedavi Mümkün mü? Uzmanından Önemli UyarılarBel fıtığı vakalarının çoğunda ameliyatsız tedavi yöntemleri başarı sağlarken, uzmanlar bacakta güç kaybı gibi belirtilerde acil müdahalenin şart olduğunu vurguluyor.31 Temmuz 2026 Cuma 11:58BASIN HABERLERİ
Toksik İlişkiler Erken Yaşlandırıyor! Yüzünüzdeki Kırışıklıkların Sebebi Çevrenizdeki İnsanlar OlabilirAcıbadem Life Klinik Psikoloğu Öykü Gönültaş, yönetilemeyen ilişkisel stresin yalnızca ruh sağlığını değil, telomer kısalması ve hücresel yıpranma yoluyla biyolojik yaşı da doğrudan etkilediğini belirtti.31 Temmuz 2026 Cuma 11:06BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










