RADYOTERAPİ ALAN KİŞİLERİN RADYASYON YAYMA RİSKİ YOK
Kanser tedavisinde önemli bir yere sahip olan radyoterapi sürecinde vücutta radyasyon birikmediğinden, hastanın ışın yaymadığı belirtildi.

03 Nisan 2018 Salı 10:18
Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği (TROD) Başkanı Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kanser tedavisinde başarılı sonuçlar alınmasında medikal onkoloji, radyoterapi ve doğru beslenmenin önemine işaret etti.
Tedavi sürecinde yanlış bilgilerin tedaviyi olumsuz etkileyebildiğini ifade eden Sağlam, birçok kanser türünde tedavinin önemli bir parçasının radyoterapi olduğunu söyledi.
Radyoterapi konusunda doğru bilinen yanlışlar bulunduğunu belirten Sağlam, radyoterapi alırken hastanın çevreye radyasyon yayıp yaymadığının en çok karşılaştıkları sorulardan biri olduğunu belirtti.
Sağlam, "Radyoterapi sırasında vücutta radyasyon birikmez. Bu nedenle hastalar radyoaktif değildir, yani ışın yaymaz. Nükleer tıp bölümü tarafından kullanılan PET/BT, sintigrafi gibi tetkiklerde ve radyoaktif iyot tedavilerinde, vücutta radyasyon birikir ve bunların uygulandığı kişiler ışın yayar. Ancak radyoterapide böyle bir durum söz konusu değil. Yani radyoterapi seansı alındıktan sonra kişi gönül rahatlığıyla yakınlarının yanında durabilir." diye konuştu.
Sağlam, "Radyoterapi sürecinde yıkanılmaması gerektiği"ne ilişkin söylenenleri, "bilgi kirliliği" olarak niteleyerek, şöyle devam etti:
"Bu, radyoterapi sahalarının vücut üstüne çizildiği zamanlardan kalma yanlış bir inanıştır. Rahatlıkla banyo yapılabilir. Kişinin üzerine marker denilen işaretler yapıştırıldıysa onların bulunduğu noktalara dikkat etmek ve çıkarmamak uygun olacaktır. Özellikle radyoterapi alan bölgelerin sert bir şekilde sabunlanmaması ya da keselenmemesi cildinizin tahriş edilmemesi açısından önemli. Ilık duş alınması terle beraber gelişebilecek reaksiyonları önlemede faydalı olup özellikle önerilir."
"Sıfır şeker düşüncesi hasta üzerinde stres yaratıyor"
Prof. Dr. Sağlam, kanser tanısı konulan hastaların asla şeker yememesi gerektiğine ilişkin değerlendirmeler konusuna da açıklık getirerek "Alman bilim adamı Otto Warburg'un 1931 yılında Nobel ödülü alan çalışması, kanserli hücrelerin yapısının sağlıklı hücreninkinden farklı olarak 3-5 kat daha fazla şeker kullandığını ortaya koymuştur. Buradan çıkan sonuçla 'Kanserli hücreler şeker tarafından beslenmektedir' düşüncesi hastaları sıfır şeker kullanmaya yöneltmiş ve konu aşırı stres yaratır hale gelmiştir." dedi.
En önemli enerji kaynaklarından olan şekerin, vücutta yakıldığından fazla alındığı zaman şişmanlığa ve beraberinde pek çok hastalığa neden olabildiğinin altını çizen Sağlam, "Özellikle alındıktan sonra hızla kana geçerek kan şekerini yükselten ve ani olarak insülin salgısını da arttıran şekerli gıdalar vücuda zararlıdır. Buna karşın vücudumuzdaki hücrelerin normal fonksiyonlarını sürdürebilmeleri için şekere de ihtiyaç vardır. Dengeli beslenme şeklinde şekerin de uygun kullanımı gereklidir. Önerilen yaklaşık olarak 100-150 kalori olup maksimum kadınların günde 6 tatlı kaşığı (25 gram), erkeklerin ise 9 tatlı kaşığı (37 gram) şeker tüketimini aşmamaya dikkat etmeleri önemlidir." değerlendirmesini yaptı.
Prof. Dr. Sağlam, özellikle sebze, kuru meyve ve meyvelerden alınan şekerin önerildiğine dikkati çekerek, benzer şekilde pekmez ve bal gibi doğal şekerlerin de tatlandırıcı özelliklerinin yanı sıra antioksidan yönünden de zengin olduğunu vurguladı. Bunların kalori miktarlarının yapay şekerlerle aynı oluğuna işaret eden Sağlam, bu nedenle günlük miktarın aşılmaması gerektiğini söyledi.
"Sadece zerdeçal tedavisi ile hastalıktan kurtulunmaz"
Kanser hastalarında kilo kaybının önemli sorunlardan biri olduğunun altını çizen Sağlam, günlük kalori ihtiyacının alınması gerektiğini anlattı.
Sağlam, düzenli ve doğru beslenme alışkanlığının, sağlıklı olabilmenin en önemli koşullarından biri olduğunu, tedavi sürecinde çok daha hassas olunması gerektiğini dile getirdi.
Bu süreçte çeşitli bitkilerden çare aranmasının da doğru bir seçenek olmadığını, özellikle bu dönemde her şeyin hekimle paylaşılması, onun bilgisi dışında bir şey tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Sağlam, en fazla üzerinde konuşulan bitkilerden birinin zerdeçal olduğunu kaydetti.
Sağlam, şu bilgileri verdi:
"Zerdecalın (Turmeric-Curcumin) özellikle kanser gelişimini azalttığına dair yazılar olmakla birlikte, kanser tedavisinde yerini gösteren bilimsel veri yoktur. Sadece zerdeçal tedavisi ile tamamen hastalıktan kurtulan olgu bildirilmemiştir.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), zerdeçal tozunun en aktif bileşeni içerisinde bulunan 'curcumin'i genel olarak güvenli olarak tanımlanmıştır. Fakat çalışmalar 'curcumin'in kemoterapi ilaçlarının ve radyoterapinin yan etkilerini azaltmada faydalı olduğunu bildirmiş olmakla beraber tedavi etkinliğini de azaltabileceği göz ardı edilmemelidir."
Gülme Krizlerini Oyun Sanan Aile Şokta: 3,5 Yaşındaki Çocuk 8 Kez Felç Geçirdiİngiltere’de 3,5 yaşındaki oğlunun aniden başlayan gülmelerini ve denge kaybını oyun sanan aile, acı gerçekle hastanede yüzleşti. Yapılan tetkiklerde minik çocuğun üst üste 8 kez felç geçirdiği ortaya çıktı.04 Ağustos 2026 Salı 11:39BASIN HABERLERİ
Türkiye Burun Estetiğinde Dünya İkincisi OlduUluslararası Estetik Cerrahi Derneği verilerine göre Türkiye, cerrahi tecrübe ve yeni teknolojilerin entegrasyonuyla rinoplasti alanında küresel ölçekte ikinci sıraya yerleşti.04 Ağustos 2026 Salı 11:36BASIN HABERLERİ
Afetlerin Görünmez Kahramanları: UMKE Dev Kadrosuyla Görev BaşındaSağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren UMKE, 20 bini aşkın gönüllü personeli ve gelişmiş sahra hastaneleriyle afet ve acil durumlara müdahale etmeyi sürdürüyor.04 Ağustos 2026 Salı 11:35BASIN HABERLERİ
Günlük Hayattaki Bu Basit Hatalar Sivilce Oluşumunu TetikliyorDermatoloji uzmanları; yüzü sık sık yıkamak, sivilce sıkmak ve yastık kılıfı değiştirmemek gibi fark edilmeden yapılan rutin hataların akneye zemin hazırladığı uyarısında bulunuyor.04 Ağustos 2026 Salı 11:29BASIN HABERLERİ
Orman Yangını Dumanı Kalp Krizi ve İnme Riskini ArtırıyorYayımlanan yeni araştırmalar, orman yangını dumanının sadece solunum yollarını değil, damarlarda pıhtılaşmaya yol açarak kalp krizi ve felç riskini de önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu.04 Ağustos 2026 Salı 11:27BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Karın Ağrısını İhmal Etmeyin: Apandisit Habercisi OlabilirÇocuklarda sıkça karşılaşılan karın ağrılarının basit nedenlerden kaynaklanabileceği gibi apandisit gibi acil cerrahi müdahale gerektiren hastalıklardan da doğabileceği bildirildi.04 Ağustos 2026 Salı 11:23BASIN HABERLERİ
Diz Kireçlenmesinde Son Çare: Protez Ameliyatı İle Yaşam Kalitesi Artıyorİleri düzey diz kireçlenmesi nedeniyle hareket kabiliyeti kısıtlanan hastalarda uygulanan diz protezi ameliyatı, ağrıları sonlandırarak günlük yaşama dönüşü kolaylaştırıyor.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:42BASIN HABERLERİ
Astımlı Çocuklarda A Vitamini ile Akciğer Hacmi Arasında Bağlantı BulunduNefes darlığı ve astım şikayeti olan çocuklarda yürütülen araştırmada, kandaki A vitamini oranının yüksekliği daha büyük solunum kapasitesiyle ilişkili bulundu.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:40BASIN HABERLERİ
Omega-3 ve D Vitamini Biyolojik Yaşlanmayı Yavaşlatabilirİsviçre’de yürütülen DO-HEALTH araştırmasının analizi, günlük 1 gram omega-3 takviyesinin D vitamini ve egzersizle birleştiğinde hücresel yaşlanmayı yavaşlatabildiğini gösterdi.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:38BESLENME VE DİYET
Uçakta Rahatsızlanan Yolcuya İlk Müdahale Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan GeldiBatman ve Siirt programları dönüşünde Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun bulunduğu uçakta rahatsızlanan yolcuya ilk müdahaleyi Bakan Memişoğlu ve beraberindeki heyet yaptı.03 Ağustos 2026 Pazartesi 17:36BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










