SAĞLIĞIN ANAHTARI LİFLİ BESLENME
Besinlerden yeterli derecede lif almamak kalp hastalıklarından obeziteye, sindirim sorunlarından kansere kadar pek çok sağlık sorununa zemin hazırlıyor. Çünkü lifli beslenme sağlığın en önemli anahtarlarından biri.

29 Ocak 2026 Perşembe 17:37
Günde kaç gram lif tükettiğinizi biliyor musunuz? Bu sorunun cevabını bilmeyen pek çok kişi, aslında kalp hastalıklarından obeziteye, sindirim sorunlarından kansere kadar birçok sağlık sorununa farkında olmadan zemin hazırlıyor. Oysa elmanın kabuğunda, yulafın içinde, sebze ve meyvelerde saklı olan lifler sadece bağırsaklar için değil, neredeyse tüm vücut için büyük önem taşıyor.
Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, liften zengin beslenmenin sağlıklı bir mikrobiyotanın anahtarı olduğunu ortaya koyuyor. Peki, lifli ürünlere beslenmemizde ne kadar yer vermemiz gerekiyor? Hangi besin maddeleri lif içeriyor? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Toplum Beslenmesi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz’le konuştuk…
Suda çözünen lifler vücutta sindirildiği ve fermantasyona uğradığı için, bağırsaktaki probiyotik dediğimiz bakterilerin yaşamasına ve çoğalmasına katkı sağlıyor. Mikrobiyotamız, yani bağırsak floramız ne kadar zenginse bizim de sağlığımız o kadar iyi olacaktır. Bunun dışında çözünmeyen lifler ise bağırsak sağlığı açısından, özellikle de kolon kanseri açısından büyük önem taşıyor.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Toplum Beslenmesi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz
Lif neden bu kadar önemli?
Lifli besinleri tüketmenin sağlık üzerindeki etkileri öteden beri bilinen bir gerçek. Nitekim Doç. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz de bunu doğrulayarak, “Diyet lifi ya da diğer ismiyle diyet posası besinlerin içerisinde bulunan, özellikle bitkisel kaynaklı besinlerde yer alan, suda çözünen ve çözünmeyen formları olan maddeler. Suda çözünüp çözünmemesi farklı sağlık etkileri yarattığı için sağlık açısından her iki formu da bizim için değerli” diyor.
Suda çözünen ve çözünmeyen lifler
Suda çözünen liflerin jel oluşturma etkisi yarattığını söyleyen Doç. Dr. Akyüz, bunun sağlığa katkılarını şöyle anlatıyor:
“Midede tokluk hissini artırmakta, kan şekerini düşürmekte ve kolesterolün vücuttan atılmasına katkı sağlamakta. Suda çözünmeyen lifler ise çözünmediği ve sindirim enzimleri tarafından parçalanmadığı için bağırsak geçişlerini hızlandırıyor ve bağırsakta hacim oluşturuyor. Böylelikle kabızlığı engellemeye yardımcı oluyor.”
Kısacası, liflerin her iki formu da vücuttaki bağışıklık sistemini desteklemeye ve çeşitli hastalıklardan korumaya yardımcı oluyor. Doç. Dr. Akyüz bunu bir örnekle açıklıyor:
“Suda çözünen lifler vücutta sindirildiği ve fermantasyona uğradığı için, bağırsaktaki probiyotik dediğimiz bakterilerin yaşamasına ve çoğalmasına katkı sağlıyor. Mikrobiyotamız, yani bağırsak floramız ne kadar zenginse bizim de sağlığımız o kadar iyi olacaktır. Bunun dışında çözünmeyen lifler ise bağırsak sağlığı açısından, özellikle de kolon kanseri açısından büyük önem taşıyor.”
Suda çözünen ve çözünmeyen lifler, aslında besinlerin içerisinde birlikte bulunuyor. Bu nedenle bir besin için “suda çözünüyor” demek her zaman doğru olmayabiliyor. Doç. Dr. Akyüz, “Mesela elmanın içi suda çözünen lif içerirken kabuğu suda çözünmeyen liftir. Bu sebeple tam bir elma yediğinizde ikisini birlikte almış olursunuz” diyor.
Günde ne kadar lif tüketmeliyiz?
Sağlık için günde tüketilmesi gereken lif miktarı yaş grubu ve cinsiyete göre değişiyor. Doç. Dr. Akyüz bu noktada, “Yetişkin bireylerde, kadınların günlük ortalama 25 gram, erkeklerin ise 38 gram lif alması gerekiyor. Çocuklar için de 2 yaşından sonra, yaşına ek olarak günde 5 gram lif tüketilmesini sağlık açısından kesinlikle öneriyoruz” şeklinde konuşuyor.
Bitkisel kaynaklı besinlerin tamamı lif kaynağı. Kuruyemişlerin de lif içeriği oldukça yüksek. Doç. Dr. Akyüz önemli bir ayrıntının altını çiziyor:
“Eğer gerektiği kadar lif almıyorsanız, bitkisel kaynaklı besinleri az tüketiyorsunuz demektir. Bu da hayvansal kaynaklı besinleri fazla tükettiğiniz anlamına gelir. Bunun sonucunda kalp-damar hastalıkları, kolesterol yüksekliği ve kan şekeri dengesizlikleri gibi negatif sonuçlar ortaya çıkabilir. Ayrıca mide ve bağırsak kanserleri gibi bazı kanser türlerine yakalanma riskiniz de artar. Lifli beslenmiyorsanız, Akdeniz tarzı beslenmiyorsunuzdur. Sağlık açısından her zaman söylediğimiz gibi, Akdeniz tipi beslenme çok önemli.”
Bağırsakların “ikinci beyin” olarak tanımlandığını da hatırlatan Doç. Dr. Akyüz, “Bağırsaklarınızı ne kadar sağlıklı tutarsanız, o kadar sağlıklı olursunuz. Kansere, kardiyovasküler hastalıklara yakalanma riskiniz ile obezite ve kilo artışı gibi sorunlar otomatik olarak azalacaktır” ifadesini kullanıyor.
Prof. Dr. Canan Karatay'dan D Vitamini Uyarısı: "Bağışıklık Zırhımız İçin Değer 100'ün Üzerinde Olmalı"Prof. Dr. Canan Karatay, D vitamini eksikliğinin bağışıklıktan kas ağrılarına ve kronik rahatsızlıklara kadar pek çok soruna yol açabileceğini belirterek kan değerinin 100'ün üzerinde olması gerektiğini savundu.06 Kasım 2026 Cuma 17:18BASIN HABERLERİ
ABD'de Kızamık Alarmı: Wisconsin ve New York'tan Yıllar Sonra Gelen İlk Çocuk Can KayıplarıWisconsin'de 36 yıl sonra bir bebek kızamık nedeniyle hayatını kaybetti; New York'ta da 30 yıl aradan sonra benzer bir ölüm bildirilmişti.06 Kasım 2026 Cuma 17:00DÜNYADA SAĞLIK
Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen'den Organ Bağışı Çağrısı: "Kadavradan Bağış Oranları Yetersiz"Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, böbrek naklinin sağlık bütçesine ve yaşam kalitesine büyük katkı sağladığını belirterek kadavradan organ bağışı oranlarının artırılması gerektiğine dikkat çekti.06 Kasım 2026 Cuma 16:58BASIN HABERLERİ
Türk Bilim İnsanlarından Kanser Tedavisinde Umut Veren Buluş: Yerli İlaç Adayına Ulusal ve Avrupa PatentiZonguldak Bülent Ecevit ve İstanbul Medipol üniversitelerinden akademisyenler, meme, prostat ve akciğer kanserine karşı etkili yeni tirozin kinaz inhibitörleri geliştirerek ulusal ve Avrupa patenti aldı.06 Kasım 2026 Cuma 16:57BASIN HABERLERİ
COP31 İçin Antalya'da Kapsamlı Sağlık Önlemi: 5 Tam Donanımlı Revir ve Mobil Ambulanslar Görev BaşındaAntalya'da düzenlenecek COP31 organizasyonu süresince katılımcılara kesintisiz sağlık hizmeti sunmak amacıyla 1,1 milyon metrekarelik alanda 5 revir, mobil ambulanslar ve 40 sağlık personeli görevlendirildi.06 Kasım 2026 Cuma 16:56BASIN HABERLERİ
Türkiye'nin Nakil Öncüsü Akdeniz Üniversitesinde Kalp Bekleyen 450 Hasta Bağış Müjdesi BekliyorGeçen yıl Türkiye'de en çok kalp nakli yapan merkez olan Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde Prof. Dr. Ömer Bayezid, kadavra bağışlarının artırılması çağrısında bulunarak 450 hastanın umutla organ beklediğini belirtti.06 Kasım 2026 Cuma 16:48BASIN HABERLERİ
Hacettepe'de Kalp Nakli Bekleyen Kadirhan ve Elifsu'dan Umut Dolu Bekleyiş: "Tek Çaremiz Organ Bağışı"Organ Bağışı Haftası'nda Hacettepe Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nde kalp nakli bekleyen Elifsu ve Kadirhan, hastane sınıfında eğitimlerine devam ederken aileleriyle birlikte bağış müjdesi bekliyor.06 Kasım 2026 Cuma 16:41BASIN HABERLERİ
Gana'dan İstanbul'a Uzanan Yaşam Mücadelesi: 11 Santimetrelik Aort Genişlemesi Ameliyatla Tedavi EdildiGana'da aort damarı 11 santimetreye ulaşıp yırtılan Huseın, ikili işbirliği protokolüyle getirildiği İstanbul'da başarılı bir kalp ameliyatıyla sağlığına kavuştu.06 Kasım 2026 Cuma 16:40BASIN HABERLERİ
İstanbul'da Ambulansın Önünü Kesen Şüpheli Hastanede Gözaltına AlındıFatih'te sosyal medyada paylaşılan görüntülerde ambulansın önünü keserek uygunsuz hareketlerde bulunan M.T., annesini hastaneye götüren ambulansın geç geldiği iddia ederek hastanede yakalandı.06 Kasım 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Elektronik Sigara Tehlikesine Karşı Uzman Uyarısı: "Masum Değil, Kalp Yetmezliği ve Akciğer Hasarına Yol Açıyor"Cem Akaş'ın oğlunun ölümüyle yeniden gündeme gelen elektronik sigara tehlikesine dikkat çeken Doç. Dr. Pelin Duru Çetinkaya, 16 bin farklı aromayla gençleri hedef alan bu ürünlerin kalp yetmezliği, akut akciğer hasarı ve ölüme neden olduğunu belirtti.06 Kasım 2026 Cuma 16:37BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










