SAĞLIKLI BESLENME DİYABETİN SİSTEM TUTULUMUNU ÖNLÜYOR
"Diyabet riski yaşla birlikte arttığından ötürü 40 yaşından sonra düzenli aralıklarla diyabet taraması yapılmalıdır"

15 Kasım 2021 Pazartesi 11:03
Medicana Kadıköy Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Esra Nur Ademoğlu Dilekçi: "Diyabet yaşam boyu süren, kronik bir metabolik hastalıktır. Sağlıklı beslenmenin öğrenilmesi ve sürdürülmesi, egzersiz ve kilo kontrolü, sağlık kontrollerinin düzenli bir şekilde yapılması diyabetin istenmeyen sistem tutulumlarının önlenmesi açısından büyük önem taşıyor"
Medicana Kadıköy Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Esra Nur Ademoğlu Dilekçi, diyabetin yaşam boyu süren, kronik bir metabolik hastalık olduğunu belirterek, "Sağlıklı beslenmenin öğrenilmesi ve sürdürülmesi, egzersiz ve kilo kontrolü, sağlık kontrollerinin düzenli bir şekilde yapılması diyabetin istenmeyen sistem tutulumlarının önlenmesi açısından büyük önem taşıyor." ifadesini kullandı.
Medicana Kadıköy Hastanesi'nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Dilekçi, diyabet hastalığının, kan şekeri yüksekliği ile karakterize, insülin eksikliği ya da insülin etkisindeki yetersizlik sonucu ortaya çıkan, vücudun temel taşı olan hücrelerin karbonhidrat, yağ ve proteinlerden yeterince yararlanamadığı, yaşam boyu süren, tüm sistemleri tutabilen bir metabolizma bozukluk olduğunu belirtti.
Dilekçi hastalığa ilişkin şunları kaydetti:
"Kan şekerinde ani yükselmelerle birlikte koma tablolarına yol açabileceği gibi uzun dönemde kalp, böbrekler, göz ve beyin damarlarını ve sinir sistemini tutarak çeşitli problemlere de yol açabilmektedir. Bu nedenle diyabetin tanınması ve doğru şekilde tedavi edilmesi büyük önem taşımaktadır. Ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, gece idrar çıkma diyabetin en sık görülen belirtilerinden olup ayaklarda yanma ve uyuşma, hissizlik, iyileşmeyen yaralar, bakteri ve mantar enfeksiyonları, bulanık görme, açıklanamayan kilo kaybı, kaşıntı gibi belirtiler de görülebilir."
Diyabetin geniş bir sınıflaması olmakla beraber en sık görülen tiplerinin tip 1 diyabet, tip 2 diyabet ve gebelik diyabeti olduğunu ifade eden Dilekçi, bunların arasında en sık görülen diyabetin tip 2 diyabeti olduğunu bildirdi.
Tip 2 diyabetinin genellikle 30 yaşından sonra başladığına dikkati çeken Dilekçi, "Ancak son yıllarda obezitenin artışı ile birlikte çocukluk veya adolesan çağlarında ortaya çıkan tip 2 diyabet olguları da görülebilmektedir. Ailede başka bireylerde de çoğunlukla diyabet öyküsü vardır. Hastalar genellikle obez veya fazla kiloludur. Tip 1 diyabet çoğunlukla 30 yaştan önce başlayıp pankreas hücrelerinde bağışıklık sistemindeki probleme bağlı yıkımın olduğu, mutlak insülin eksikliğinin görüldüğü bir diyabet çeşididir. Gestasyonel diyabet olarak tanımlanan gebelik diyabeti ise gebeliğin 24. haftası ve sonrasında ortaya çıkan, insülin direncine bağlı diyabet formudur." ifadelerini kullandı.
"Diyabet riski yaşla birlikte artıyor"
Esra Nur Ademoğlu Dilekçi, diyabet riskinin yaşla birlikte arttığından ötürü 40 yaşından sonra düzenli aralıklarla diyabet taraması yapılması gerektiğine dikkati çekerek, bunun dışında hafif kilolu ve obez olan bireylerin herhangi bir diyabet semptomu olmasa bile daha genç yaşlardan itibaren ve daha sık olarak diyabet yönünden araştırılmasının önemini vurguladı.
Dilekçi, birinci ve ikinci derece yakınlarında diyabet öyküsü bulunan kişilerin, doğum tartısı 4,5 kg veya üzerinde olan bebek doğuran veya gebelik şekeri öyküsü olan kadınların, hipertansif bireylerin, polikistik over sendromu olan kadınların, koroner kalp hastalığı ile beyin damarlarında tıkanıklık olan kişilerin, sedanter yaşam süren veya fizik aktivitesi düşük olan kişilerin, şizofreni hastaları ve uzun süreli steroid kullanan hastaların diyabet açısından risk grubunda bulunduğunu belirtti.
Dilekçi, diyabet hastalarına şu tavsiyelerde bulundu:
"Fiziksel aktivitenin arttırılması, egzersiz ve beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesini kapsayan yaşam tarzı değişiklikleri diyabet tedavisinin temel komponentidir. Yaşam tarzı değişiklikleri dışında diyabet tedavisinde insülin tedavisi, ağızdan alınan anti diyabetik ilaçlar, gereğinde insülin dışı enjektabl ajanlar da kullanılabilmektedir. Tip 1 diyabet tedavisi insülinler ile yapılmaktadır. Tedavide kısa, orta veya uzun etkili insülin preparatları kullanılır. Tip 2 diyabetli hastalarda ağızdan kullanılabilen pek çok anti diyabetik ilaç bulunmaktadır. Gereken hastalarda insülin, insülin dışı enjektabl ajanlar veya enjektabl ajanlar ve insülin ile birlikte oral antidiyabetik ajanlar kombine olarak kullanılabilmektedir. Gebelik diyabetinde ise kan şekeri kontrolü için öncelikle diyet ve egzersiz önerilmekte, diyet ve egzersizin yeterli olmadığı durumlarda insülin tedavisi başlanmalıdır."
Dilekçi, diyabetin yaşam boyu süren kronik bir metabolik hastalık olduğunu belirterek, "Sağlıklı beslenmenin öğrenilmesi ve sürdürülmesi, egzersiz ve kilo kontrolü, sağlık kontrollerinin düzenli bir şekilde yapılması diyabetin istenmeyen sistem tutulumlarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










