SAĞLIKLI YAŞAM MEME KANSERİNE YAKALANMA RİSKİNİ AZALTIYOR
Bayındır İçerenköy Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Köksal Bilgen: "Birçok çalışma orta düzeyde alkol alımının meme kanseri insidansında yüzde 30 ila yüzde 50 artışa neden olduğunu belirtiyor"

29 Eylül 2022 Perşembe 10:33
"Mamografi ile tarama çalışmalarının sonucunda meme kanserinin erken yakalanabileceği ve meme kanserinden ölümlerin azaltılabileceği gösteriliyor"
Bayındır İçerenköy Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Köksal Bilgen, meme kanserinde değiştirilebilir risk faktörleri olduğunu belirterek, "Fizik aktivitede artış, meme kanseri riskini azaltıyor. Bu konu çok tartışmalı olmakla birlikte düzenli egzersiz yapılmasının anovulatuvar siklusların sayısını artırarak meme kanseri riskini azalttığı düşünülüyor." ifadelerini kullandı.
Türkiye İş Bankası grup şirketleri arasında yer alan Bayındır Sağlık Grubu'ndan yapılan açıklamaya göre, dünyada her yıl 1 milyon kişinin yakalandığı meme kanserinin sıklığı her geçen gün artıyor.
Sigara ve alkol kullanımı, sağlıksız beslenme, cinsiyet, yaş ve genetik faktörler gibi birçok neden meme kanserini tetikliyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Bayındır İçerenköy Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Köksal Bilgen, meme dokusunu oluşturan hücre gruplarından birinin değişime uğraması ve kontrolsüz olarak çoğalması nedeniyle oluşan meme kanserinde birçok risk faktörü bulunsa da bazı risk faktörlerinin değiştirilebildiğini belirtti.
Meme kanseri için kadın cinsiyetinin en büyük risk faktörü olduğunu belirten Bilgen, "Kadın cinsiyeti kadar yaşın ilerlemesi de en önemli risk faktörlerinden bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde bir kadının hayat boyu meme kanserine yakalanma riski 8’de 1’ken, bu riskin büyük bölümü yaşın ilerlemesi ile ortaya çıkıyor. Ayrıca östrojen hormonuna maruz kalınan sürenin fazla olması, ilk canlı doğumun ileri yaşta yapılması ya da hiç doğum yapılmaması da meme kanseri gelişme riskini artırıyor." ifadelerini kullandı.
Meme kanseri olgularının yüzde 5 ila yüzde 10’unun ailesel olduğunu aktaran Bilgen, şöyle devam etti:
"Meme kanseri açısından aile öyküsü varlığı önemli bir risk faktörü olarak biliniyor. Moleküler genetik alanındaki gelişmelerle, kansere yatkınlığın kalıtılmasına yol açan farklı genler tanımlanıyor. Bu genlere ait mutasyonları taşıyan ailelerin/bireylerin yüksek kanser riski taşıdığı biliniyor. Kanser genetiğindeki bu hızlı gelişme kanserli olguya ve ailesine yaklaşımı etkiliyor. Meme kanseri olgularında genetik yaklaşım; olgunun değerlendirilmesi, risk tahmini, genetik test öncesi danışmanlık, genetik test ve genetik test sonrası danışmanlık aşamalarından oluşuyor."
Bilgen, 10-14 yaş arasında, memenin aktif olarak geliştiği dönemde, radyasyona maruz kalmanın meme kanseri riskini artırdığını, 45 yaşından sonra radyasyona maruz kalmanın veya radyoterapi görmenin ise meme kanseri riskini etkilemediğini kaydetti.
"Meme kanserinde değiştirilebilir risk faktörleri var"
Prof. Dr. Köksal Bilgen, meme kanserinde değiştirilebilir risk faktörlerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Fizik aktivitede artış, meme kanseri riskini azaltıyor. Bu konu çok tartışmalı olmakla birlikte düzenli egzersiz yapılmasının anovulatuvar siklusların sayısını artırarak meme kanseri riskini azalttığı düşünülüyor. Son yıllardaki epidemiyolojik çalışmalar, D vitamininin meme kanserine karşı koruyucu bir rolü olabileceğini ortaya koyuyor. Yağ içeriği yüksek yiyeceklerin ise uzun süreli tüketiminin de serum östrojen düzeylerini yükselterek meme kanseri riskinde artışa katkıda bulunduğunu düşündüren bazı kanıtlar bulunuyor. Haftada 5 kez kırmızı et yenilmesi ile meme kanseri riskinde artış olduğu da bazı çalışmalarda gösteriliyor. Ayrıca çalışmalar alkol tüketim miktar ve süresinin de meme kanseri riskinde artışla ilişkili olduğunu düşündürüyor. Birçok çalışma orta düzeyde alkol alımının meme kanseri insidansında yüzde 30 ila yüzde 50 artışa neden olduğunu belirtiyor."
Meme kanserinde bazı risk azaltıcı yöntemler olduğunu bildiren Bilgen, mamografi ile tarama çalışmaları sonucunda meme kanserinin erken yakalanabileceği ve meme kanserinden ölümlerin azaltılabileceğini ifade etti.
Yüksek risk grubunda bulunan bireylerde koruyucu amaçla memenin alınmasının risk azaltıcı bir yaklaşım olarak bilindiğini aktaran Bilgen, şunları kaydetti:
"Riski oldukça düşürüyor ancak teorik olarak hiçbir zaman sıfıra indiremiyor. Bu tip bir cerrahi işlem önermeden önce hastanın mevcut riskinin iyi bir şekilde ortaya konması ve hastaya anlatılması gerekiyor. Yine hem meme hem de yumurtalık kanseri açısından riskin yüksek olduğu genetik bir yatkınlığın bulunduğu durumlarda, 35 yaşından genç kadınların her iki yumurtalığının da çıkartılması meme kanseri riskini yüzde 60 azaltıyor. Ancak bu işlemin sonucunda bazı yan etkilerin oluşabiliyor."
DSÖ'den "Gizli İnsan Kaynağı Krizi" Uyarısı: Dünya Genelinde Doktorların Çeyreği 10 Yıl İçinde Emekli OlacakDünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sağlık iş gücüne ilişkin küresel düzeydeki ilk yıllık serisini yayımladı.28 Eylül 2026 Pazartesi 17:09BASIN HABERLERİ
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola Salgını Bilançosu Ağırlaşıyor: Vaka Sayısı 8 Bini AştıKongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) Sağlık Bakanlığı, ülkede devam eden Ebola salgınında doğrulanmış vaka sayısının 8 bin 67’ye, hayatını kaybedenlerin sayısının ise 3 bin 901’e ulaştığını bildirdi.28 Eylül 2026 Pazartesi 16:45BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Ayşe Bahadır'dan Puff ve Elektronik Sigara Uyarısı: Gençler Arasında "Havalı" Görülmesi Büyük TehlikeUzmanlar, gençler arasında hızla yayılan elektronik sigara, puff ve ısıtılmış tütün ürünlerinin akciğer dokusunda kalıcı zararlar bırakarak solunum yetmezliği ve KOAH riskini artırdığı konusunda ciddi uyarılarda bulundu.28 Eylül 2026 Pazartesi 16:44BASIN HABERLERİ
AB Ülkelerinden Tarihi İlaç Paketi Reformu: Pazar Koruma Süreleri ve Jenerik İlaç Kuralları Yeniden DüzenlendiAvrupa Birliği Konseyi, yeni ilaçlara yönelik fikri mülkiyet koruma sürelerini yeniden yapılandıran, ilaç tedarik güvenliğini artıran ve jenerik ilaçların pazara erişimini hızlandıran kapsamlı yeni yasal düzenlemeyi onayladı.28 Eylül 2026 Pazartesi 16:42BASIN HABERLERİ
MİT Eski Görevlisi Kaşif Kozinoğlu Davasında Şüpheli Doktor Turgay Tamer Evinde Ölü BulunduMilli İstihbarat Teşkilatı (MİT) eski mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne dair yürütülen soruşturmada gözaltına alınıp serbest bırakılan eski cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde hayatını kaybetmiş halde bulundu.28 Eylül 2026 Pazartesi 15:40BASIN HABERLERİ
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Doğum Kontrolünde Seçenek Yelpazesini Genişleten Yeni Kılavuzunu YayımladıDünya Sağlık Örgütü, bireylerin kendi ihtiyaçlarına uygun korunma yöntemlerini tercih edebilmeleri amacıyla doğum kontrol seçeneklerini genişletmeyi hedefleyen yeni tavsiye kararını kamuoyuna duyurdu.28 Eylül 2026 Pazartesi 15:38BASIN HABERLERİ
DSÖ Uyardı: Demokratik Kongo'daki Ebola Salgını Yeni Bölgelere Spread Ediyor, Ölüm Oranı Yüzde 48'i AştıDünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde devam eden Bundibugyo Ebola virüsü salgınının iki yeni sağlık bölgesine daha sıçradığını açıkladı. Ülke genelinde doğrulanmış vaka sayısı 7 bin 890’a, can kaybı ise 3 bin 799’a yükseldi.28 Eylül 2026 Pazartesi 15:36BASIN HABERLERİ
UCLA Araştırması: Uykusuzluk Terapisi Biyolojik Yaşlanma Hızını YavaşlatıyorABD’de yürütülen klinik bir çalışma, kronik uykusuzluk çeken ileri yaştaki bireylerde uygulanan bilişsel davranışçı terapinin biyolojik yaşlanma temposunu düşürdüğünü ve hücresel düzeydeki hasarı azalttığını ortaya koydu.28 Eylül 2026 Pazartesi 15:35BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı Sigara Bırakma Poliklinikleri Başvurularında Rekor Artış: 8 Ayda 179 Bin BaşvuruSağlık Bakanlığınca tütün kullanımıyla mücadele ve sigarayı bırakma danışmanlığını yaygınlaştırmak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, sigara bırakma polikliniklerine bu yılın ilk 8 ayında 179 bin 779 başvuru yapıldı.28 Eylül 2026 Pazartesi 15:34BASIN HABERLERİ
Tohoku Üniversitesi Araştırması: Rüya Gören Beyin Ürettiğinden Hızlı Enerji TüketiyorJaponya'da yürütülen yeni bir araştırma, REM uykusu sırasında beyne giden kan ve yakıt akışı artmasına rağmen nöronların kullandığı hücresel enerjinin (ATP) hızla tükendiğini ve bu durumun sabahları zihinsel yorgunluğa yol açtığını gösterdi.28 Eylül 2026 Pazartesi 15:32BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










