ŞAKAKLARDAKİ AĞRI SİNÜZİTİN HABERCİSİ OLABİLİYOR
"Müzmin (kronik) sinüzitte baş ağrısı yok denecek kadar az"

01 Ekim 2021 Cuma 18:54
Bayındır İçerenköy Hastanesi Kulak Burun Boğaz, Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ethem Şahin: "Bilinenin aksine sinüzitte baş ağrısı fazla olmuyor. Baş ağrısı sadece yeni oluşmuş sinüzitte bulunuyor. Özellikle şakaklarda baş ağrısı, gerginlik, doluluk hissi oluyor. Gözaltlarında şişlik olabilirken, tekrarlayan öksürük nöbetleri de yaşanıyor"
Bayındır İçerenköy Hastanesi Kulak Burun Boğaz, Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ethem Şahin, "Bilinenin aksine sinüzitte baş ağrısı fazla olmuyor. Baş ağrısı sadece yeni oluşmuş sinüzitte bulunuyor. Özellikle şakaklarda baş ağrısı, gerginlik, doluluk hissi oluyor. Gözaltlarında şişlik olabilirken, tekrarlayan öksürük nöbetleri de yaşanıyor. Müzmin (kronik) sinüzitte baş ağrısı yok denecek kadar az." ifadelerini kullandı.
Türkiye İş Bankası grup şirketleri arasında yer alan Bayındır Sağlık Grubu, Bayındır İçerenköy Hastanesi'nden yapılan açıklamaya göre, toplumda baş ağrısı deyince akla ilk gelen sinüzit oluyor. Fakat yapılan çalışmalar bunun aksine baş ağrılarının yüzde 5 ile yüzde 10’unu sinüzitin oluşturduğunu gösteriyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Ethem Şahin, müzmin (kronik) sinüzitte baş ağrısının yok denecek kadar az olduğunu, sinüzite bağlı baş ağrısının yeni başlayan (akut) sinüzitte görüldüğünü belirtti.
Sinüslerin doğumdan itibaren herkeste bulunan ve gelişimini ergenlik döneminde tamamlayan kafa içindeki hava boşlukları olarak bilindiğini, her sinüsün toplu iğne başı kadar deliği bulunduğunu ve bunların buruna açıldığını anımsatan Şahin, "Sinüsler ve burun günde 600 ml’ye yakın salgı (mukus) üretimi yapıyor. Bu salgı önce buruna, oradan da geniz bölgesine doğru hareket ediyor ve farkında olmadan yutuluyor. Sinüsler sesin şekillenmesinde rol alıyor, bakterileri ve toz partiküllerini temizliyor, alınan havanın nemlendirilmesini sağlıyor. Bunu yapması için sağlam bir mukoza (örtü), sağlam titrek tüyler ve fonksiyonel deliğe ihtiyaç duyuyor." ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Şahin, sinüslerin fizyolojisinde bir sorun olduğunda ise mukusun sinüs içinde biriktiğini aktararak, eğer patoloji devam ederse mukus birikiminin devam ettiğini ve bakteriler için rezervuar görevi yaptığını, bunun da enflamasyona ve iltihaba yol açarak sinüzit başlattığını bildirdi.
Sinüzitte en önemli şikâyetin, burun tıkanıklığı ve dirençli geniz akıntısı olduğunu anlatan Şahin, "Bilinenin aksine sinüzitte baş ağrısı fazla olmuyor. Baş ağrısı sadece yeni oluşmuş sinüzitte bulunuyor. Özellikle şakaklarda baş ağrısı, gerginlik, doluluk hissi oluyor. Gözaltlarında şişlik olabilirken, tekrarlayan öksürük nöbetleri de yaşanıyor." ifadelerini kullandı.
Şahin, şikâyetlerin 3 haftadan kısa sürdüğünü ve tedaviye yanıt verirse akut (basit) sinüzit olarak adlandırıldığını ve burun akıntısının genelde açık sarı renkli olup baş ağrısı yaşandığını belirterek, “Şikâyetler 3 haftadan uzun sürer, tedaviye cevap vermezse kronik (müzmin) sinüzit olarak adlandırılır. Kronik sinüzitte baş ağrısı pek olmaz ve koyu sarı renkli burun akıntısı mevcuttur. Tanı için doktorun muayene bulgusu ve şikâyetler yeterlidir. Normal KBB muayenesinde kesin tanı konulamadığında radyolojik tetkiklere (sinüs grafisi, sinüs tomografisi gibi) ihtiyaç duyulabilir.” değerlendirmesinde bulundu.
- "Burnun açık kalması tedavinin en önemli basamağı"
Şahin, sinüzit tedavisinin başlangıçta ilaç tedavisiyle yapıldığını, burnun açık kalmasının tedavinin en önemli basamağı olduğunu aktararak, şunları kaydetti:
“Serum fizyolojikli yıkamalar yapılmalı, burun açıcı birtakım spreyler kullanılmalıdır. Bunun yanında burun açıcı dekonjestan denilen haplar, kortizonlu burun spreyleri, mukus çıkarılmasını kolaylaştırıcı şurup veya haplar kullanılabilir. Sinüzitin bakteriyel olduğu düşünülüyor ise antibiyotik tedavisi verilmelidir. Hastalar 2-3 hafta antibiyotik tedavisiyle takip edilir ve şikâyetler gerilemezse hastanın sinüs tomografisi çekilir. Sinüs BT’de patolojinin devam ettiği gözlenirse ameliyat olasılığı doğar.”
Endoskopinin, KBB alanında en çok burun çevresindeki sinüslere yapılan ameliyatlarda kullanıldığını ve buna "endoskopik sinüs cerrahisi" denildiğini belirten Şahin, bu ameliyatın uzun yıllardır tüm dünyada sinüzit cerrahisinde kullanılan neredeyse tek yöntem olduğunu bildirdi.
Doç. Dr. Ethem Şahin, “Endoskopik sinüs cerrahisi, lokal ya da genel anestezi altında kolayca yapılıyor. Ameliyatların hepsi burun deliğinden girilerek yapılır. Sinüs cerrahisi ortalama 1 saat sürer. Ameliyatın amacı, hastalıklı sinüslerin ağzını açıp, var olan iltihabı ya da hastalıklı dokuyu buradan uzaklaştırmak ve sinüslerin burun ile beraber aynı anda havalanmasını sağlamaktır.” ifadelerini kullandı.
Uzman ellerde yapılan endoskopik sinüs cerrahisinde başarı oranının yüksek ve nüks ihtimalinin düşük olduğunu vurgulayan Şahin, “Endoskopik sinüs cerrahisinin başarı oranı yüzde 70-90 arasında olmakla beraber, ameliyat sonrası iyi takip edilmesi ve var ise alerjik rinitin tespit edilip tedavi edilmesi, kronik sinüzitin tekrarlamasını neredeyse sıfıra yakın hale getirir. Bu nedenle, hastanın varsa şikâyeti mutlaka alerji testi yapılıp, bu yönde tedaviye başlanmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Dünya Sağlık Örgütü Demans Rehberini Güncelledi: Toplumdaki Vakaların Yüzde 45'i Önlenebilir Risk Faktörleriyle İlişkiliDünya Sağlık Örgütü (DSÖ), demans riskinin azaltılmasına yönelik küresel önerilerini yeniledi.10 Eylül 2026 Perşembe 17:14BASIN HABERLERİ
Sonbahar Tükenmişliğine Karşı "Eyleme Geçin" Uyarısı: Motivasyonu Beklemeyin!Mevsim geçişlerinde artan yorgunluk, isteksizlik ve enerji kaybının ruh hali üzerindeki etkilerine dikkat çeken Klinik Psikolog Burçin Deniz, sonbaharda yaşanan davranışsal yavaşlama döngüsünü kırma yollarını anlattı.10 Eylül 2026 Perşembe 17:00BASIN HABERLERİ
"Sinsi İlerleyen Diyabete Karşı 'Rakamlarınızı Öğrenin' Çağrısı: 35 Yaş Üstüne Yıllık Kontrol Uyarısı"Diyabetin yıllarca hiçbir belirti vermeden damarları yıpratabildiğine dikkat çeken uzmanlar, 35-40 yaşından itibaren yılda bir kez kan şekeri kontrolü yaptırılmasını öneriyor.10 Eylül 2026 Perşembe 16:46BASIN HABERLERİ
Yılların Öksürük Şurubu Parkinson’a Umut Oldu: Ambroksol İçin Faz 3 Süreci BaşladıYıllardır soğuk algınlığı ve balgam söktürücü tedavilerinde güvenle kullanılan ambroksol etken maddesi, Parkinson hastalığının ilerlemesini durdurma potansiyeliyle tıp dünyasının odağında.10 Eylül 2026 Perşembe 16:44DÜNYADA SAĞLIK
Sağlık Bakanlığı'ndan Suçiçeği Aşısında Yeni Dönem: Çocuklar İçin İkinci Doz Aşılama BaşladıSağlık Bakanlığının yeni düzenlemesi doğrultusunda, 1 Eylül itibarıyla 48. ayını dolduran çocuklara suçiçeği aşısının ikinci dozu uygulanmaya başlandı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:41BASIN HABERLERİ
Yaşlılarda Ani Kafa Karışıklığına Dikkat: Demans Değil "Deliryum" Olabilir!Yaşlı bireylerde aniden ortaya çıkan kafa karışıklığı ve davranış değişiklikleri her zaman demans belirtisi olmayabilir.10 Eylül 2026 Perşembe 16:39BASIN HABERLERİ
Yapay Zekâ Desteği Hekim Performance'ını Artırdı: 3 Ülkeden Katılan Hekimlerle Emsal AraştırmaEndonezya, Kenya ve Hollanda’dan 249 hekimin katıldığı randomize kontrollü yeni bir araştırma, GPT-4o erişimi sağlanan hekimlerin klinik vakalardaki performansının yapay zekâ desteği almayanlara göre daha yüksek olduğunu ortaya koydu.10 Eylül 2026 Perşembe 16:38BASIN HABERLERİ
Erken Akciğer Kanseri Teşhisinde "Kandaki DNA" Umudu: Likit Biyopsilerde Önemli GelişmeKandaki tümör DNA'sı ve metilasyon izlerini inceleyen yeni nesil likit biyopsi testleri, erken evre akciğer kanserini saptamada 2026 verileriyle ümit verici sonuçlar sağladı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:35BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı'ndan Anne ve Bebek Sağlığı İçin Yeni Dönem: RİTAS 81 İlde Devreye AlındıSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gebe ve lohusaların takip süreçlerini daha güvenli ve etkin kılmak amacıyla hazırlanan Riskli Takip Sistemi’nin (RİTAS) 81 ilde uygulamaya girdiğini duyurdu.10 Eylül 2026 Perşembe 16:34BASIN HABERLERİ
Yunanistan'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Son Bir Haftada 34 Yeni Vaka Saptandı, Can Kaybı 30'a YükseldiYunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY), ülkede yıl başından bu yana toplam 324 Batı Nil virüsü vakasının kaydedildiğini açıkladı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:33BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










