ŞEKER HASTALIĞINDA DOĞRU BİLDİĞİMİZ 8 YANLIŞ!
Memorial Ankara Hastanesi Endokrinoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Sibel Ertek, diyabette doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.

19 Şubat 2014 Çarşamba 13:46
ŞEKER HASTALIĞINDA BİR YANLIŞ PEK ÇOK DOĞRUYU GÖTÜREBİLİR
Hayat boyu sürebilen ve kontrol altına alınmadığında vücutta pek çok sistemi bozabilen diyabet konusunda toplumda yaygın ancak yanlış inanışlar hastalığın seyrini olumsuz etkiliyor. Göz problemleri, dolaşım ve sinir sis temi bozuklukları hatta diyabet komasına kadar gidebilen ciddi tablolar, şeker hastalarının uzman kontrolünde bilinçli bir tedavi sürecine uyum sağlamasını zorunlu kılıyor. Memorial Ankara Hastanesi Endokrinoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Sibel Ertek, diyabette doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.
Yanlış: ‘’Şekerli besinlerden uzak durduğum için diyabet olma ihtimalim yok’’
Şeker hastalığı aşırı şekerli gıdalar tüketildiği için değil, pankreastan insülin salınımı eksikliği veya vücutta insülin direnci olduğu için ortaya çıkar. Şeker hastalığı olanlarda ilaç tedavisine ek olarak diyette şekerli besinler kısıtlanır ve pankreasa normal şeker düzeylerinin sağlanması konusunda yardımcı olunur.
Yanlış: ‘’Sadece kan şekeri çok yüksek olanlar insülin kullanmalıdır’’
İnsülin, diyabet hastalığında eksik veya etkisi azalmış olan esas hormondur. Diyabet tedavilerinin temeli pankreasa insülin salgılatmaya çalışmak veya vücutta azalmış bulunan insülinin etkisini artırmaya çalışmaktır. Tip 1 diyabet hastalarında vücutta insülin eksik olduğu için tanı konulduğu andan itibaren insülin kullanılır. Diyabet tabletlerini kullanamayan diğer diyabetik hastalarda (örneğin karaciğer, böbrek hastalıkları olanlarda, gebelerde, tanı konduğunda kan şekeri çok yüksek olanlarda ve ameliyat olacak kişiler), tabletlerle kan şekeri kontrolü sağlanamayan ve diyabet koması riski yüksek olanlarda insülin kullanılır.
Yanlış: “Şeker hastalığıma rağmen kendimi iyi hissediyorum, artık şeker ilaçlarımı almayabilirim’’
Diyabet, tedavi edilmediğinde hızla ilerleyen, başta kalp ve damar sistemi, göz, böbrekler, sinir uçları olmak üzere tüm organlara hasar veren bir hastalıktır. Tedavi almak için kişi kendisini kötü hissetmesini beklememelidir. Diyabet tedavisinde önemli olan, normal şeker düzeylerini korumak ve oluşacak yeni sorunları önlemektir.
Yanlış: “İnsülin tedavisi böbreklerime zarar verebilir veya körlüğe yol açabilir’’
İnsülin, vücudumuzda zaten bulunan ve eksik olduğu için şeker hastalığı oluşan hormondur, vücuda zararı yoktur. Vücuda zararlı olan ve körlük, böbrek yetmezliği gibi sorunlara neden olan ise uzun süre yüksek seyreden şeker düzeyleridir. Hastaların çoğu iğne korkusu nedeniyle insülin tedavilerine başlamaktan kaçındıkları ya da diyet düzenine uymadıkları ve ilaçlarını düzenli almadıkları için uzun süre yüksek seyreden şeker düzeyleri sonunda organ hasarlarına neden olmaktadır.
Yanlış:’’ Diyabet hastalığı bulaşıcı olabilir’’
Diyabet de hipertansiyon ve hiperlipidemi (kolesterol yüksekliği) gibi kronik bir hastalıktır, mikrobik ve bulaşıcı bir hastalık değildir. Kalıtsal olabileceği için aynı ailede birkaç kişide görülebilir ancak bulaşıcı özelliği yoktur.
Yanlış: ‘’Diyabet hastasının göz şikayeti yoksa göz doktoruna gitmesinin de anlamı yoktur”
Diyabet uzun vadede de olsa göz ve böbrek sağlığını olumsuz etkileyebilir. Tip 1 diyabet hastalarında tanıdan 5 yıl sonra, tip 2 diyabet hastalarında ise tanı konulduğu anda göz ve böbrek kontrollerinin yapılması önemlidir.
Yanlış: ‘’İnsülin kullanımı bağımlılık yapar, başlandığında tekrar tabletlere dönmek mümkün olmaz’’
Diyabet tedavileri ‘’bağımlılık’’ yapmaz. ‘’Bağımlılık’’ kelimesi eskiden Tip 1 ve Tip 2 diyabet hastalıklarının yerine, ‘’insüline bağımlı’’ ve ‘’insüline bağımlı olmayan’’ diyabet terimleri kullanılması nedeniyle ortaya çıkan karışıklık ile yerleşmiştir. İnsülin tedavisi geri dönüşü olmayan bir tedavi değildir. Örneğin gebelikte insülin kullanan bir şeker hastası doğumdan sonra tabletlerine başlayabilir ya da operasyon planlandığı için insüline geçilen hasta ameliyattan sonra yemek yemeye başladığında tabletlerine dönebilir. İnsülin ihtiyacı azalan diyabet hastaları da durumlarına göre endokrinolojik değerlendirme sonucu insülinden tablete dönebilirler.
Yanlış: ‘’Ailemde şeker hastalığı varsa, ben de şeker hastası olurum, önlemek mümkün değildir’’
Tip 1 diyabette ailevi geçiş Tip 2 diyabet kadar yüksek değildir. Tip 2 diyabette de gerekli önlemleri alarak, diyabet gelişmeden önce bu hastalığı ortaya çıkaracak risk faktörlerini ortadan kaldırarak, gerekirse de vücudu insüline hassaslaştırıcı tedaviler ile diyabeti önlemek ya da geciktirmek mümkündür.
Science'daki Değerlendirmeden Uzun Yaşam Uyarısı: Hücresel Etki Uzun Ömür Anlamına GelmiyorScience dergisinde yayımlanan güncel makaleyi Tıbbiye Bülteni için yorumlayan Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, uzun yaşam ve gençleşme vaadiyle sunulan ürünlerin hücresel etkilerinin, insan ömrünü uzattığına dair yeterli kanıt oluşturmadığını belirtti.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:37BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan İkaz: Fibromiyalji, Depresyonun Maskelenmiş Hali DeğildirKronik yaygın ağrı ve yorgunlukla seyreden fibromiyalji ile depresyonun sıklıkla karıştırıldığını belirten uzmanlar, iki hastalığın belirtilerinin örtüşebileceğini ancak fibromiyaljinin psikolojik bir hayal ürünü olmadığını vurguluyor.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:35BASIN HABERLERİ
Stanford’dan Mesane Kanseri Tanısında Çığır Açan Gelişme: RNA Temelli İdrar TestiStanford Medicine ve VA Palo Alto araştırmacıları tarafından geliştirilen "uRARE-seq" adlı idrar testi, mesane kanserini saptamada %95 duyarlılık göstererek tedaviye verilecek yanıtı önceden öngörme imkânı sundu.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:34DÜNYADA SAĞLIK
Araştırma: Tirzepatid Tedavisinde Yağ Kütlesi %35 Azaldı, Kas Kütlesi KorunduYeni bir araştırma, tirzepatid tedavisiyle birlikte uygulanan diyet ve egzersiz programının 24 haftada yağ kütlesini %35 oranında azalttığını, iskelet kası kütlesinde ise belirgin bir kayıp yaşanmadığını ortaya koydu.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:33BASIN HABERLERİ
Araştırma: Pet Şişedeki Mikroplastik Kanser Yapıyor Mu?Plastik su şişelerinde mikro ve nanoplastik parçacıkların varlığını doğrulayan bilim insanları, parçacık varlığı ile doğrudan kanser riski arasındaki farka dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:31BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Elektronik Sigara Uyarısı: "Zararsız Değil, Ajanlar İçeriyor"Son araştırmalar ve sağlık raporları, elektronik sigara aerosolünün sadece su buharı olmadığını, akciğer ve kalp sağlığı üzerinde ciddi riskler barındırdığını ortaya koydu.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:30BASIN HABERLERİ
Araştırma: Haftada Bir Gün Kuvvet Egzersizi Yaşlılıkta Kas Kaybını EngelliyorYeni araştırmalar, yaşlanmaya bağlı kas kaybı ve sarkopeniye karşı haftada sadece bir seans kuvvet egzersizi yapmanın dahi kas kütlesi ile gücünü koruduğunu gösterdi.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:28BASIN HABERLERİ
Araştırma: Aynı Kalorideki İşlenmiş ve Doğal Yiyecekler Vücutta Farklı Tepkiler OluşturuyorYeni bir araştırma, besin içerikleri birebir aynı olsa dahi gıdanın işlenme düzeyinin metabolizma ve beyin aktivitesini doğrudan değiştirdiğini ortaya koydu.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:27BESLENME VE DİYET
Yıllarca İçtikleri Sigarayı Sağlıklı Hayat Merkezi Desteğiyle BıraktılarEdirne'de yaşayan Ali Kuday ve Tekirdağlı Arda Arıcı, Sağlıklı Hayat Merkezlerinden aldıkları uzman desteğiyle uzun yıllardır sürdürdükleri sigara bağımlılığından kurtuldu.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:26BASIN HABERLERİ
2026 Nobel Tıp Ödülü Optogenetik Alanındaki Keşifleriyle Üç Bilim İnsanına Verildi2026 Nobel Tıp Ödülü, ışıkla kontrol edilen iyon kanalları ve optogenetik alanındaki çığır açan keşiflerinden dolayı Karl Deisseroth, Peter Hegemann ve Georg Nagel'e verildi.05 Ekim 2026 Pazartesi 13:53BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










