SEZARYENDE DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜYÜZ!
İÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Buyru, herkesin normal doğum istediğini ama Türkiye'nin sezaryende dünya üçüncüsü olduğunu belirterek, ''Son 6 ayda sezaryen oranları yüzde 1-2 oranında arttı'' dedi.

10 Şubat 2013 Pazar 14:21
Aynı zamanda Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği İstanbul Şube Başkanı olan Buyru, genel olarak normal doğumdan yana olunmasına rağmen Türkiye'de neredeyse tüm doğumların yarısının sezaryenle gerçekleştiğine dikkati çekti.
Sezaryen oranının yüzde 46 olduğuna, son 6 ayda da bu rakamın yüzde 48'e kadar çıktığına işaret eden Buyru, normal doğuma niyet edilse dahi, bazı sebepler yüzünden doğumun büyük oranda sezaryenle gerçekleştiğini dile getirdi. Buyru, geçen yıl Sezaryen Yasası'nın yürürlüğe girdiğini ve yasaya göre tıbbi zorunluluk bulunması halinde doğumun sezaryenle yapılması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
''Yasada ayrıca gerekli tedbirlerin alınmasına rağmen anne veya bebekte meydana gelebilecek istenmeyen sonuçlardan dolayı hekimin sorumlu tutulamayacağı yer alıyor. Sezaryen Türkiye'de uzun yıllar yüzde 15 oranında seyretti. Bu oran, anne-bebek ölüm oranlarını düşürmeye yönelik çalışmalardan sonra bir miktar arttı. 2003'te ülkemizde tüm doğumların yüzde 21'i sezaryenle gerçekleşirken, bu rakam 2010'da yüzde 46'ya çıkmıştır. Bu oranın artmasında nüfusun yaşlanması, giderek daha az sayıda çocuk istenmesi, planlı ve ağrısız doğum yapma isteği, gebelikte iyi beslenme ve vitamin kullanımına bağlı daha iri bebeklerin dünyaya gelmesi, doğum korkusu gibi etkenler var. Hekimlerin de gerek doğum sonrası ortaya çıkan problemler nedeniyle yüksek tazminat davalarına maruz kalmaları, gerekse zamanını kendi ayarladıkları biçimde doğum yaptırma istemlerinin de bu artışta payı var. 'Nasıl olsa 1 veya 2 çocuk doğuracağım, onu da hiçbir şekilde riske atmak istemiyorum' diye düşünen anne adayları, planladıkları günde sezaryenle doğumu tercih edebilmektedir. 'Ağrım başladığında doktoruma ulaşamam' korkusu, 'trafikte kalır mıyım?' endişesi her gebenin kafasında soru işareti oluşturmaktadır. Bazı gebelerin saatlerce ağrı çektikten sonra doğuramayıp, sezaryene gitmeleri az da olsa ihtimal dahilindedir. Bütün bunlar sezaryenin giderek daha fazla yapılması ile sonuçlanmaktadır.''
''NORMAL DOĞUM İÇİN TEŞVİK YAPILMALI''
Prof. Dr. Faruk Buyru, sezaryen oranının sosyo-ekonomik açıdan gelişmiş olan kesimde daha yüksek olduğunu da belirterek, ''Bunun nedeni de bu kesimin daha geç ve daha az doğum yapması. Kırsal kesimde anne isteği veya annenin doğum korkusu nedeniyle sezaryen yapılmıyor. Ancak tıbbi bir gerekçe olursa sezaryene başvuruluyor. Daha geç ve zor gebe kalmak, tüp bebek gibi tedavilerle oluşan gebelikler, daha konforlu doğum isteği sezaryen artışına neden oluyor. Bir de sezaryenle doğum sayısının sınırlı olduğuna ilişkin yanlış bir inanış var. Aslında 4'e kadar sezaryenle doğum mümkün'' ifadelerini kullandı.
Normal doğuma her şeyin yolunda gittiği durumlarda başvurulması gerektiğini ifade eden Buyru, şunları kaydetti:
''Ancak makat gelişi, annenin çatısının dar olması, iri bebek, bebeğin eşinin önde gelmesi, annenin hipertansiyon, şeker hastalığı bulunması, bebeğin suyunun azalması, günü geçtiği halde doğmamış olması sezaryen gerektiren tıbbi durumlar. Tüm bunlar dikkate alındığında yüzde 25'lik bir oran olduğu ortaya çıkıyor. Normal doğum sonrasında, doğum yapan kadının ayağa kalkması daha kolaydır. Normal doğumda anne, bebeğiyle daha iyi ilgilenebiliyor. Aslında ülkemizde sezaryen oranlarının yüksek olduğu ve bunun aşağıya çekilmesi gerektiği konusunda herkes hemfikir. Ancak bunu yasal düzenlemeler veya zorlamalarla yapmak mümkün değildir. Teşvik etmek amacıyla örneğin normal doğum yapanlara daha fazla izin veya ikramiye verilebilir. Kamuda normal doğumun performans puanı artırılarak hekimler teşvik edilebilir. Tazminat davalarına sınır getirilebilir. Ebelerin riskli olmayan gebelere doğum yaptırması teşvik edilebilir.''
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










