SINIFTA DİYABETLİ OLMAK: SORUN DİYABET DEĞİL BİLGİSİZLİK
11 yaşındaki İnci, 18 bin diyabetli çocuktan biri. Günde 4 kez kan şekerini ölçüp, insülin iğnesi yapmak zorunda. Okulda revir olmadığından tuvalet ya da sınıfta yapıyor. "Ses çıkarıyorsun, ölçümünü sonra yap" diyen öğretmenle bile karşılaşmış.

28 Ocak 2015 Çarşamba 11:48
Diyabet, kan şekeri yüksekliği anlamına gelen bir hastalık. Halk arasında "şeker" de denilen hastalık sanılanın aksine sadece erişkinlerde değil çocuklarda da görülüyor. Yetişkinlerde şişmanlıkla bağlantılı olan Tip 2 diyabet, çocuklarda ise en başından itibaren insülin tedavisi gerektiren Tip 1 diyabet görülüyor.
Çocuklar, günlerinin büyük çoğunluğunu okulda geçirdikleri için, öğretmenlerin, müdürlerin ve öğrencilerin Tip 1 diyabetle ilgili bilinçlenmesi önemli. Diyabetli çocukların gün içinde düzenli kan şekerlerini ölçmesi, mutlaka dört kez insülin iğnelerini yapması gerekiyor.
Son beş yıldır bunu sağlamak için, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği ortaklığında 'Okulda Diyabet Programı' yürütülüyor. Bu kapsamda 585 bin öğretmen ve 7,5 milyon öğrenciye ulaşıldı. Ancak Tip 1 diyabetli çocukların eğitimde yaşadığı sıkıntılar ve ayrımcılıklar azalsa da hala yok olmuş değil.
Revir yok, öğretmenler donanımsız
Pek çok okulda sağlıklı beslenebilmek için yemekhane yok. Kantinlerde satılan gıdalarla sağlıklı beslenmek ise mümkün değil.
Okulların pek çoğunda revir ve okul hemşiresi de yok. Diyabetli çocuklar tuvaletlerde ya da sınıfta insülin iğnelerini yapmak zorunda kalıyor.
Eğitimcilerin çoğu, çocukların şekerleri yükseldiğinde ya da düştüğünde müdahale edebilecek donanımda değil. Ayrıca çocukların diyabet nedeniyle sık sık tuvalete gitmeleri gerektiğinde, şekerleri düştüğünde derste bir şeyler yemeleri sorun olabiliyor. Bazı öğretmenler diyabetli çocukları fiziksel etkinliklere dahil etmekte de çekingen davranıyor ve sorumluluk almıyor.
İğneyi görünce uzaklaşan arkadaşlar
Bu sıkıntılardan bazılarını yaşamış öğrencilerden biri de 11 yaşındaki İnci Gönül Şanver.
Şanver, hayatını Tip 1diyabetine göre düzenleyen ve diyabetiyle arkadaş olmayı başarmış bir çocuk. İlkokula başladıktan 15 gün sonra Tip 1 diyabet olduğu anlaşıldı. Henüz altı yaşındaydı. Kendisi de ailesi de önce çok üzüldü ve kabullenmekte zorlandı. Ancak hastalıkla ilgili bilgilendikten sonra yaşadıkları şoku atlamak daha kolay oldu. Artık insülin iğnelerini kendi yapıyor, yemeklerin karbonhidrat hesaplamalarını yapıyor. Diyabetli çocuklar için düzenlenen yaz kampına katılan Şenver için hastalığı hayatında artık küçük bir ayrıntı.
"Şekerini teneffüste ölç"
Şanver Gazi Yaşargil Ortaokulu 6. sınıfta okuyor. İlk başta arkadaşlarının onu iğne yaparken görüp korktuğunu ve uzaklaştığını söylüyor. Bilgilendikçe davranışların da değiştiğini anlattı:
"Öğretmenlerimle şeker hastası olduğumu paylaştığımda ilgilenen de oldu, derste şekerim düşünce bir şeyler yediğimde kızan da oldu. Daha sonra hastaneden bir mektup getirdim ve tüm öğretmenlerime dağıttım. Mektup
diyabetin ne olduğu, neler yapılması gerektiğini anlatıyordu. Bu mektup etkili oldu. Öğretmenlerimden bazıları bunu sınıfı bilgilendirmek için sınıf içinde de okudu. Ancak mektubu verdiğim halde okumayan öğretmenler de oldu. Hatta sınıfta bir şeyler yediğimde ya da şekerimi ölçtüğümde kızan oldu. Anlatınca da 'ölçümünü, iğneni teneffüste yap, ses çıkarıyorsun' diyenler oldu."
Okulunda yemekhane olduğu için daha sağlıklı beslenebildiğini de söyleyen Şanver, "Bazen veliler ben 5 aldığımda öğretmenlerin diyabet olduğum için bana bu notu verdiğini düşünüyor. İlk başlarda iğnemi yaparken herkes bakıyordu. Diyabet olduğumu söyleyince bir sürü soru soruyorlardı. Rahatsız oluyordum ama artık bunlara alıştım. İnsanlar internetten kolaylıkla bilgilenebilir. Okullarda seminerler artabilir. Okulda böyle bilgilendirme etkinlikleri yapılsın isterdim." diyor.
Diyabet korkulacak bir şey değil
Tip 1 diyabeti olan çocukların spor yapamayacakları üzerine yanlış bir kanı da var. Oysa tam aksine spor onların hayatında çok önemli ve olumlu katkısı çok büyük. Şanver de basketbol oynuyor, pilates yapıyor.
"Sporcuydum ama beden dersinde etkinliklere almadılar"
Diyabeti ile arkadaş olmayı başaranlardan biri de Meriç Esener.
İstanbul Üniversitesi İngilizce Mütercim Tercümanlık Bölümü 2. sınıf öğrencisi. Bir yaşındayken Tip 1 diyabet teşhisi konmuş. Artık üniversitede olduğu için gerekmediği zamanlarda hastalığını paylaşmadığını anlatan Esener, iki yıldır tek başına yurtta yaşıyor. Üniversitede ders saatleri esnek olduğu için iğne ve yemek saatleri konusunda zorlandığını anlatıyor. Ancak artık bedenini ve diyabetini çok iyi tanıdığı için kontrol onda.
Esener, yıllarca spor yaptığı halde lisede beden eğitimi öğretmeninin derste onu etkinliklere katmamasını hala üzülerek anlatıyor:
"İlkokuldayken okula gelip bilgilendirmeyi ailem yaptı. Öğretmenlerime konuyla ilgili bilgiler ve broşürler verdiler. Ortaokuldan itibaren öğretmenlerimle kendim konuşmaya başladım. Lisede hocalara söyleme gereği bile duymadım. Şekerimi kendim kontrol ediyordum. Bir tek beden öğretmenim çok üzdü beni. Lisanslı sporcuydum, yıllarca yüzdüm, tenis oynadım. Lisede de yeniden spor yapmak istedim. Ancak öğretmenim yapamayacağımı düşündü. Derste beni kenarda oturttu. Anlatmaya çalıştım ama o hiç destek vermedi. İğne vururken insanların bakışlarından rahatsız olurdum. Sanki uyuşturucu kullanıyormuşum gibi bakanlar oluyordu. Bu bakışlarla karşılaşmamak için de iğne yapmakta ustalaştım. Artık tramvayda giderken bile çaktırmadan insilün iğnemi yapabiliyorum."
Öğretmen erken teşhis için önemli
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı, Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği Diyabet Çalışma Grubu Başkanı Prof.Dr. Şükrü Hatun, çocuklarda diyabet görülme yaşının sıklıkla 10-15 olduğunu belirtiyor.
Hatun, eğitimcilere düşen görevleri şöyle anlatıyor:
"Öğretmenler ya da erişkinler Tip 1 Diyabetin özelliklerini bilmedikleri için, korkunç bir hastalık olduğunu sanabiliyorlar. Çocuğa gereksiz korumacı ve üzüntü duygusuyla yaklaşıyorlar. Oysa bilgili olduktan sonra bu çocuklar ve aileleri çok rahat bir şekilde normal bir yaşam sürdürebiliyorlar. Öğretmenler ağır kan şekeri düşüklüğünde ve diğer acil durumlarda ne yapmaları gerektiği konusunda eğitim almalılar. Okulda diyabet programında da öğretmenlere eğitimler verildi. Okullarda öğretmen dikkatiyle teşhis konan öğrenciler bile oldu."
Öğretmenlerin sınıflarında zayıflayan, derslerini aksatan ve sık tuvalete giden çocukların durumlarını aileleri ile konuşmaları gerektiğini anlatan Hatun, "Eğitimciler, 'Okulda Diyabet Bakım Rehberi' ni okuyarak sınıflarındaki diyabetli çocuklara destek olabilirler. Okulda diyabet programının sürdürülmesi önemli" dedi.
Hatun, Türkiye'de okul sağlığı programı ve okul hemşireliği sistemi geliştirilmesine ihtiyaç olduğunu da söyledi.
Diyabet belirtileri neler?
- Çok su içmek.
- Gün içinde dikkat çekici şekilde sık tuvalete gitmek.
- İstah artışına karşın kilo kaybetmek.
- Okul performansında azalma, çabuk yorulma.
- Bu bulgularla doktora gitmeyen çocuklarda insülin eksikliğinin şiddetlenmesiyle bulantı, kusma, karın ağrısı, gözlerde çöküklük, derin ve hızlı nefes alma, ağızda aseton kokusu gibi diyabet komasına doğru gidişin belirtileri başlar.
Umay Aktaş Salman - Al Jazeera
28 Yıllık Araştırmadan Çarpıcı Sonuç: Günde Yarım Çorba Kaşığı Zeytinyağı Kalp Hastalıkları ve Kanser Riskini DüşürüyorAmerikan Kardiyoloji Koleji Dergisi'nde yayımlanan ve 92 bin kişinin 28 yıl boyunca izlendiği araştırmaya göre, günde yarım çorba kaşığı zeytinyağı tüketmek kalp ve damar hastalıkları, kanser ve nörodejeneratif hastalık riskini belirgin şekilde azaltıyor.01 Ekim 2026 Perşembe 16:17BASIN HABERLERİ
Üniversite Hastanelerinin Araştırması Tehlikeyi Ortaya Koydu: Ergenlerin Yüzde 12,5'i Elektronik Sigara KullanıyorGazi Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan araştırma, 10-19 yaş arasındaki gençlerin yüzde 12,5'inin son bir ayda elektronik sigara kullandığını gösterdi.01 Ekim 2026 Perşembe 16:15BASIN HABERLERİ
Gündüz Bastıran Aşırı Uyku Hali Hastalık Habercisi Olabilir: Uzmanından Uyku Laboratuvarı UyarısıNöroloji Uzmanı Dr. Demet Aslan, gece 7-8 saat uyunmasına rağmen gün içinde aniden bastıran aşırı uyku halinin (hipersomni) ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini belirtti.01 Ekim 2026 Perşembe 16:13BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Okula Başlayan Çocuklar İçin Tuvalet Uyarısı: İdrarı Tutmak Mesaneye Zarar VeriyorÇocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Akgün, idrarın uzun süre tutulmasının tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına ve mesane kas yapısının bozulmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 16:09BASIN HABERLERİ
Diyabetik Ayak Hastalarında Magnezyum Düzeyi ile Kalp Damar Sağlığı Arasında Bağlantı SaptandıFrontiers in Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, diyabetik ayak yarası bulunan hastalarda yüksek kan magnezyum düzeyi, düşük kalp krizi, inme ve ölüm riskiyle ilişkili bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:59BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanı Memişoğlu Açıkladı: Normal Doğum Oranları Yüzde 15,8 Artış GösterdiSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Normal Doğum Eylem Planı kapsamında yürütülen çalışmalar sayesinde Temmuz 2024’ten bu yana normal doğum oranının yüzde 15,8 arttığını duyurdu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:56DÜNYADA SAĞLIK
Kumluca Devlet Hastanesinde Onkoloji Ünitesi İçin Çalışmalar BaşladıAntalya'nın Kumluca ilçesinde kanser hastalarının kent merkezine gitmeden yerinde tedavi görebilmeleri amacıyla Kumluca Devlet Hastanesi bünyesinde 8 yataklı Onkoloji Tedavi Takip Ünitesi kuruluyor.01 Ekim 2026 Perşembe 15:55BASIN HABERLERİ
Sağlıkta Yeni Finansman Modeli: Sağlıklı Hayata Katkı Fonu GeliyorSağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 25 maddelik yasa teklifi taslağı kapsamında Sağlıklı Hayata Katkı Fonu kurulması planlanıyor.01 Ekim 2026 Perşembe 15:54BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Tütün Uyarısı: Akciğer Kanseri Riskini 20 Kat ArtırıyorProf. Dr. Esengül Koçak, tütün ürünlerinde bulunan 7 binin üzerinde zararlı maddenin hücre DNA'sına hasar vererek kansere yol açtığını belirterek, tütün kullanımının akciğer kanseri riskini 15 ila 20 kat artırdığı uyarısında bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:52BASIN HABERLERİ
Beypazarı Devlet Hastanesinde Yeni Dönem: Op. Dr. Ayberk Karaman Başhekimlik Görevine BaşladıDaha önce Beypazarı'nda uzman hekim ve Güdül Devlet Hastanesinde başhekim olarak görev yapan Op. Dr. Ayberk Karaman, Beypazarı Devlet Hastanesi Başhekimliğine atandı.01 Ekim 2026 Perşembe 15:51BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










