SINIR TANIMAYAN DOKTORLAR: NAURU’DAN ÇIKARILMASI GEREKEN BİZ DEĞİLİZ
Sınır Tanımayan Doktorlar: Nauru’dan çıkarılması gereken biz değiliz, adada beş yıldan fazla süredir kalan mültecilerdir. Sınır Tanımayan Doktorlar’ın Nauru’da tedavi desteği sunduğu en az 78 kişi intihara teşebbüs etti veya kendine zarar verdi

11 Ekim 2018 Perşembe 11:59
Nauru/Sidney, 11 Ekim 2018: Nauru Hükümeti, uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) sığınmacılara, mültecilere ve Nauru halkına sunduğu ruh sağlığı destek hizmetlerini ani bir kararla sonlandırma kararı aldı. Kararı kesin bir dille kınadığını açıklayan MSF, adadaki ruh sağlığı destek ihtiyacının “çok ciddi boyutlarda” olduğunu vurguladı ve Avustralya’nın kıyı ötesi gözaltı politikasını sonlandırması yönünde çağrı yaparak, adada tutulan tüm sığınmacı ve mültecilerin tahliye edilmesi gerektiğini belirtti.
"Tuvalete bile gidemeyecek durumdalar"
Konuyla ilgili açıklama yapan psikiyatrist Dr. Beth O’Connor, “Utanç verici bir durumla karşı karşıyayız. MSF’nin ruh sağlığı hizmetlerinin artık gerekli olmadığı beyan ediliyor, fakat biz, Nauru’da süresiz olarak alıkonan mültecilerin ruh sağlığında büyük bir çöküş gözlemliyoruz” dedi: “Nauru’da bulunduğum 11 aylık süre zarfında mülteciler ve sığınmacılar arasında intihara teşebbüs ve kendine zarar verme vakalarında endişe verici bir artışa şahit oldum. Tedavi imkanı sunduğumuz kadın, erkek ve çocuklarda bu eğilimlerin yaygın hale geldiğini görüyoruz. Özellikle travmatik uzaklaşma sendromu yaşayan çok sayıda çocuk olduğunu gördük ve bu bizi çok endişelendiriyor. Çünkü bu çocukların genel ruh sağlığı durumlarındaki ciddi gerileme, onları yemek yiyemeyecek, su içemeyecek, hatta tuvalete bile gidemeyecek hale getirdi.”
Yaşama isteğini kaybeden pek çok kişi var
Yapılan tıbbi değerlendirme ve analizler, MSF ekiplerinin tedavi imkanı sunduğu mültecilerin derin bir çaresizlik hissine hapsolduğunu, tam bir kısır döngü içinde yaşadıklarını ve çoğunun yaşama istediğini kaybettiğini ortaya koydu. Bu kişiler arasında en az 78 kişi kendine zarar verdi, intiharı düşündüğünü belirtti ya da intihara teşebbüs etti. 9 yaşındaki çocuklar bile MSF çalışanlarına, Nauru’da umutsuzluk içinde yaşamaktansa ölmeyi yeğlediklerini aktardı. Ruh sağlığı desteğine en çok ihtiyacı olan kişiler ise, Avustralya’nın göç politikası sonucu yakın aile bireylerinden uzak kalmış olanlar.
MSF ile sahada çalışan psikolog ve psikiyatristlerin son 11 aydır hastaların gösterdiği semptomları dengede tutmaya çalıştığını söyleyen Dr. O’Connor, Nauru’da süresiz olarak tutulan kişiler için terapilerin kesin çözüm olamayacağını belirtti: “Hastalarımızın pek çoğu hapishanede kalmanın bu adada kalmaktan daha iyi olduğunu, çünkü hapishanedeyken en azından çıkış tarihinin bilindiğini söylüyorlar. Dolayısıyla bu kişiler adada mahsur kaldığı sürece, sunulan bu tedaviler mevcut duruma yönelik nihai bir çözüm olmayacaktır. MSF’nin psikolojik ve psikiyatrik destek hizmetlerini sonlandırmasına yönelik hükümet kararı ise, olumsuz sonuçlar doğurabilir ve pek çok kişinin canına mal olabilir.”
Kıyı ötesi süresiz gözaltı politikası yıkıma neden oluyor
Nauru’da tutulan mültecilerin çoğu kendi ülkelerinde veya yol boyunca belirli travmalara maruz kalmış olsalar da, onların mukavemetini asıl yıkan, gelecekte güvenli ve anlamlı bir hayat sürme ümitlerini tümüyle yok eden, Avustralya Hükümeti’nin kıyı ötesi süresiz gözaltı politikası.
MSF Avustralya Direktörü Paul McPhun, “Tıbbi bir afet durumu olmaksızın aileleri birbirinden ayırmak; kadın, erkek ve çocukları belirsiz bir süreyle ücra bir adada tutarak onları korunma haklarından mahrum etmek ve çaresizliğe hapsetmek insanlık dışı, zalimce ve aşağılayıcı bir uygulama” dedi. “Avustralya Hükümeti kıyı ötesi gözaltı uygulamasını insani bir politika olarak göstermeye çalışıyor. Fakat insanları denizden kurtarıp daha sonra bir açık hava hapishanesine dönüşmüş olan Nauru’ya yollamanın hiçbir insani boyutu yok. Bu politikaya bir an önce son verilmeli ve bu bu uygulama hiçbir hükümet tarafından tekrarlanmamalı. Nauru’dan asıl çıkarılması gereken MSF’nin psikologları ve psikiyatrları değil, adada son beş yıldır mahsur kalan yüzlerce mülteci ve sığınmacıdır.”
MSF Kasım 2017’den bu yana Nauru Cumhuriyeti’nde bölge halkına, mülteci ve sığınmacılara ücretsiz psikolojik ve psikiyatrik hizmetler sunuyordu. Nauru Hükümeti’nin “MSF hizmetlerine artık gerek kalmadığını” belirterek MSF’yi bilgilendirmesi ve MSF’nin hizmetlerine 24 saat içinde son vermesini talep etmesi üzerine, bu hizmetler 5 Ekim’de askıya alındı. Aralarında 115 çocuğun olduğu 900 mülteci ve sığınmacının neredeyse tamamı, yeni bir ülkeye yerleştirilme süreçlerine dair herhangi bir bilgi akışı ve beklenti olmaksızın, beş yıldan fazla süredir adada kalıyor.
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










