STRES VE TRAVMALAR VİTİLİGO HASTALIĞINI TETİKLİYOR
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Deri ve Zührevi Hastalıkları (Dermatoloji) Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.

30 Ocak 2024 Salı 10:48
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Deri ve Zührevi Hastalıkları (Dermatoloji) Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Durdu, vitiligonun dünya nüfusunun yaklaşık yüzde birini etkileyen yaygın bir hastalık olduğunu kaydetti.
Deri ve Zührevi Hastalıkları (Dermatoloji) Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Durdu, vitiligo hastalığıyla ilgili açıklamalarda bulunarak, "Doğumdan sonra herhangi bir yaşta başlayabilen bu hastalığın derinin ne kadarını etkileyeceğini tahmin etmek mümkün değildir. Tek ve küçük bir yama şeklindeki beyazlaşmadan, derinin tamamının rengini değiştirecek kadar genişliğe de ulaşabilir. Derinin sürtünmesi veya çizilmesi gibi tekrarlanan travmalar ala oluşumunu tetikleyebilir" dedi.
Prof. Dr. Durdu, melanosit hücreleri tarafından yapılan melanin, deriye normal rengini veren pigment maddesi olduğunu henüz anlaşılmayan bir nedenle ala yamalarında melanositler mevcut olsalar da melanin üretmediklerini belirterek, "Genetik kökenli olan bir hastalıktır ancak hastaların sadece üçte birinde ailevi bir öykü vardır, yani ala hastalığı olan birisinin çocuğunda da mutlaka bu hastalık gelişecek diye bir durum yoktur. Bununla birlikte ala, vücudun bağışıklık sisteminin bazı kendi hücrelerine yanlışlıkla saldırıp bir kısmını ortadan kaldırmasıyla karakterize otoimmün diye adlandırılan hastalıklardan biridir. Bu nedenle ala hastalarında tiroit hastalığı ve diğer otoimmün durumlar daha yaygındır" diye konuştu.
"Psikolojik etkileri önemsenmeli"
Tüm ırklardan kadın ve erkekleri eşit oranda etkileyen vitiligonun kesinlikle bulaşıcı bir hastalık olmadığının altını çizen Prof. Dr. Murat Durdu, "Yavaş bir gelişim gösterir. Renk veren pigment maddesi bazı hastalarda geri dönebilir, ala görünümü düzelebilir ancak tamamen düzelme oldukça nadir bir durumdur. Sağlık açısından hayati bir önem arz etmemesine rağmen kozmetik kaygılar nedeniyle hastaların toplumdan izole olmasına neden olabilir. Hastalığın psikolojik etkileriyle baş etme konusunda profesyonel bir yardım alınması hastalar ve ebeveynler için yararlı olacaktır" dedi.
Durdu, açıklamalarına şöyle devam etti:
"Herhangi bir kızarıklık ve kepeklenme olmadan, deride pembemsi beyaz veya tamamen beyaz alanlar oluşur. Ağrı ve kaşıntının olmadığı bu lekeler genellikle simetriktir ve vücudun her iki tarafını da etkiler. Ancak bazen bir alana sınırlı olabilirken nadiren de tüm vücuda yayılabilir. Vücudun belli bir alanını tutan ala tipi, hayatın erken döneminde gelişir ve ilk bir yıl içerisinde bu alanın çevresine hafif bir eğilim göstererek sabit hale gelir. Bu ala tipi sadece bir alanda sınırlı kalır, yayılmaz fakat genellikle tedaviye daha dirençlidir. Ala için en yaygın bölgeler, eller ve yüz, gözlerin, burun deliklerinin, ağzın, göbeğin, cinsel organların çevresi ve koltukaltı, kasık gibi vücudun kıvrım yerleridir. Ala, kıl köklerinde yer alan renk hücrelerini de etkileyerek kılların ya da kaş veya kirpiklerin de beyazlamasına neden olabilir. Hastalığın aktif olduğu dönemlerde derinin çizilen ve darbeye uğrayan yerlerinde ala gelişme eğilimi vardır.'
"Vitiligoyla birlikte diğer otoimmün hastalıklar da kontrol edilmeli"
Vitiligonun çoğu zaman biyopsi almadan, klinik muayene ile teşhis edilebilir olduğunu ifade eden Prof. Dr. Murat Durdu, "bazen mor ışık testi yapılarak hem teşhis doğrulanır hem de özellikle açık tenli kişilerde etkilenen bölgelerin yaygınlığı tespit edilir. Ala teşhisi konulduktan sonra tiroid hastalığını ve diğer otoimmün hastalıkları kontrol etmek için bazı kan testleri yapılabilir" dedi.
Hastalığın kalıcı tedavisinin çoğu zaman mümkün olmadığını belirten Prof. Dr. Durdu, "Hastalığın yaygınlığına, hastanın yaşına ve mevcut şartlarına göre güneşten korunma, kortizonlu ilaçlar, kortizon dışı ilaçlar, ışık tedavisi, cerrahi tedavi, lazer tedavisi, ağartma tedavisi, deri kamuflajı gibi çok sayıda seçenekten birine hasta ile birlikte karar verilerek tedaviye başlanır. Tedaviye destek olmak için de travmaya sebep olabilecek sporlardan, sert giysilerden, stresten, banyoda kese yapmaktan, deriye kimyasal madde temasından kaçınılmalı ve dengeli beslenilmelidir" şeklinde konuştu.
28 Yıllık Araştırmadan Çarpıcı Sonuç: Günde Yarım Çorba Kaşığı Zeytinyağı Kalp Hastalıkları ve Kanser Riskini DüşürüyorAmerikan Kardiyoloji Koleji Dergisi'nde yayımlanan ve 92 bin kişinin 28 yıl boyunca izlendiği araştırmaya göre, günde yarım çorba kaşığı zeytinyağı tüketmek kalp ve damar hastalıkları, kanser ve nörodejeneratif hastalık riskini belirgin şekilde azaltıyor.01 Ekim 2026 Perşembe 16:17BASIN HABERLERİ
Üniversite Hastanelerinin Araştırması Tehlikeyi Ortaya Koydu: Ergenlerin Yüzde 12,5'i Elektronik Sigara KullanıyorGazi Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan araştırma, 10-19 yaş arasındaki gençlerin yüzde 12,5'inin son bir ayda elektronik sigara kullandığını gösterdi.01 Ekim 2026 Perşembe 16:15BASIN HABERLERİ
Gündüz Bastıran Aşırı Uyku Hali Hastalık Habercisi Olabilir: Uzmanından Uyku Laboratuvarı UyarısıNöroloji Uzmanı Dr. Demet Aslan, gece 7-8 saat uyunmasına rağmen gün içinde aniden bastıran aşırı uyku halinin (hipersomni) ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini belirtti.01 Ekim 2026 Perşembe 16:13BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Okula Başlayan Çocuklar İçin Tuvalet Uyarısı: İdrarı Tutmak Mesaneye Zarar VeriyorÇocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Akgün, idrarın uzun süre tutulmasının tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına ve mesane kas yapısının bozulmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 16:09BASIN HABERLERİ
Diyabetik Ayak Hastalarında Magnezyum Düzeyi ile Kalp Damar Sağlığı Arasında Bağlantı SaptandıFrontiers in Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, diyabetik ayak yarası bulunan hastalarda yüksek kan magnezyum düzeyi, düşük kalp krizi, inme ve ölüm riskiyle ilişkili bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:59BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanı Memişoğlu Açıkladı: Normal Doğum Oranları Yüzde 15,8 Artış GösterdiSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Normal Doğum Eylem Planı kapsamında yürütülen çalışmalar sayesinde Temmuz 2024’ten bu yana normal doğum oranının yüzde 15,8 arttığını duyurdu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:56DÜNYADA SAĞLIK
Kumluca Devlet Hastanesinde Onkoloji Ünitesi İçin Çalışmalar BaşladıAntalya'nın Kumluca ilçesinde kanser hastalarının kent merkezine gitmeden yerinde tedavi görebilmeleri amacıyla Kumluca Devlet Hastanesi bünyesinde 8 yataklı Onkoloji Tedavi Takip Ünitesi kuruluyor.01 Ekim 2026 Perşembe 15:55BASIN HABERLERİ
Sağlıkta Yeni Finansman Modeli: Sağlıklı Hayata Katkı Fonu GeliyorSağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 25 maddelik yasa teklifi taslağı kapsamında Sağlıklı Hayata Katkı Fonu kurulması planlanıyor.01 Ekim 2026 Perşembe 15:54BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Tütün Uyarısı: Akciğer Kanseri Riskini 20 Kat ArtırıyorProf. Dr. Esengül Koçak, tütün ürünlerinde bulunan 7 binin üzerinde zararlı maddenin hücre DNA'sına hasar vererek kansere yol açtığını belirterek, tütün kullanımının akciğer kanseri riskini 15 ila 20 kat artırdığı uyarısında bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:52BASIN HABERLERİ
Beypazarı Devlet Hastanesinde Yeni Dönem: Op. Dr. Ayberk Karaman Başhekimlik Görevine BaşladıDaha önce Beypazarı'nda uzman hekim ve Güdül Devlet Hastanesinde başhekim olarak görev yapan Op. Dr. Ayberk Karaman, Beypazarı Devlet Hastanesi Başhekimliğine atandı.01 Ekim 2026 Perşembe 15:51BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










