SÜLÜK TEDAVİSİ UZMAN OLMAYAN ELLERDE BÜYÜK RİSKLER BARINDIRIYOR
Sülük tedavisi için hekim bile olsa mutlaka sertifika şartı aranması gerektiği, uzman olmayan kişilerce yapılan yanlış uygulamaların hayati tehlikeye yol açabileceği belirtildi.

31 Ağustos 2022 Çarşamba 20:47
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp İleri Araştırmalar ve Uygulama Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Abdurrahim Koçyiğit: "Sertifika almayanın hekim de olsa bu tedaviyi yapma yetkisi yok"
Hirudoterapi Uzmanı Dr. Harika Tercan: "Hastanın hayati tehlikesi bile olabilir. Kanama kontrolü sağlanamayabilir veya enfeksiyon olabilir"
Diyarbakır'da görevli bir hekimin 70 yaşındaki hastasının hava yolunun üst kısmına yapışan sülüğü canlı şekilde çıkarmasına ilişkin görüntü, sülük tedavisini bir kez daha gündeme getirdi. Paylaşımı yapan hekim, hastasının sülüğün yedikleriyle o bölgeye yapıştığını söylediğini aktararak, bunun yanlış sülük tedavisi uygulamasından kaynaklandığına işaret etti.
Hekimin bu görüşünü bazı uzmanlar desteklerken bazı uzmanlar ise geçmişte kendilerinin de gıda veya su kaynaklı sülüğün yutulmasıyla karşılaştıkları vakalardan örnekler verdi.
Sülük tedavisi konusunda AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Bezmialem Vakıf Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp İleri Araştırmalar ve Uygulama Merkezi (GETAMER) Koordinatörü Prof. Dr. Abdurrahim Koçyiğit, 600 civarında çeşidi bulunduğunu, bunların yalnızca 15'inin tıbbi amaçla kullanıldığını anlattı.
Türkiye'de 2 tip tıbbi sülüğün yaygın olduğuna değinen Koçyiğit, uygulamanın yanlış kullanıldığında ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini ifade etti. Koçyiğit, tıbbi sülüğün hekim olmayanlarca kullanılması halinde enfeksiyon riskinin çok yüksek olduğuna dikkati çekti.
- "Kanama durdurulamayabilir"
Bu risklerden birinin hekim olmayanların aynı sülüğü birçok kez kullanması ve bu nedenle kan yoluyla bulaşan hastalıkların başkalarına geçebilmesi olduğunu belirten Koçyiğit, ayrıca, kanama diyatezi olanlarda kanamaların durdurulamayabildiğini, kansızlık (anemi), alerjik reaksiyon ve enfeksiyon oluşabildiğini kaydetti.
Usulüne uygun yapıldığında sülüğün faydalı bir tedavi yöntemi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Koçyiğit, "Sülüğün sanki emdiği kan orada tedavi yapıyor gibi düşünülür. Tam tersine sülüğün emdiği kan değil verdiği salgılar bizim için çok önemli. Sülüğün 100'e yakın dişi var. O dişleri deriye geçirdiği zaman 100 civarında aktif etken maddeyi kana karıştırıyor. Tedavi edici özelliği kana karıştırdığı maddelerden geliyor." bilgisini verdi.
Sağlık Bakanlığınca yayımlanan yönetmeliğe göre, 15 dalda sertifika almak koşuluyla sadece diş hekimleri ve hekimlerin geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanındaki tedavileri uygulama yetkisi olduğunu söyleyen Koçyiğit, bunlardan birinin de sülük tedavisi olduğunu aktardı.
Koçyiğit, "Sertifika almayanın hekim de olsa bu tedaviyi yapma yetkisi yok. Sertifikası olmayan, hekim olmayan birileri tarafından böyle bir tedavi (Twitter'daki vaka) yapılmış olabilir. Türkiye'de en büyük problemlerden biri, hekim olmayan kişiler tarafından özellikle kupa ve sülük tedavisi çokça yapılıyor." dedi.
Sülüğün ağız içerisinde yerleşip zamanla büyümesinin mümkün olmayacağını savunan Koçyiğit, şöyle devam etti:
"Sülük 60 seneye kadar yaşayabilen ve çok yavaş büyüyen bir mikroorganizma. Kısa sürede orada kalıp, yuvalanıp büyümesi çok söz konusu değil. Ancak büyümüş şekliyle alabilir. İçeriye girip de ondan sonra büyümesi söz konusu olacağını düşünmüyorum. Belki yemek yerken yutmuş olabilir. Ama bu da çok zayıf bir ihtimal. Bunu yorumlamak çok zor. Sülük tedavisi yapan birisinin de kalkıp da boğaza sülük uygulaması mümkün değil diye düşünüyorum."
- "Diş eti iltihaplarında, çok sık değil ama uygulanabiliyor"
Bezmialem Vakıf Üniversitesi GETAMER Hirudoterapi Uzmanı Dr. Harika Tercan da sülükle ilgili az da olsa ağızdan uygulanan tedavilerin mevcut olduğunu ifade etti.
Kendisinin böyle bir olayla karşılaşmadığını anlatan Tercan, "Bu canlılar çok seri hareket edebiliyorlar. Muhtemelen kanlı bir bölgede olduğu için orada hızlı şekilde boğaz ve yemek borusu bölgelerine doğru hareket edip kontrolden çıkmış olabilir." dedi.
Ağız içinde diş eti iltihaplarında sülük tedavisinin uygulanabildiğini belirten Tercan, şöyle konuştu:
"Daha çok uygulandığı yer damarsal ve dolaşımla ilgili sıkıntılar. Yapılması gereken, bu tedavinin yan etkisi olduğunu da bilerek hareket etmek. En büyük yan etki enfeksiyon ve bu vakadaki gibi sülüğün belli bir yere doğru hareket edip kontrolünü sağlayamamak. Bu çok az görülebilecek bir şey ama tedavi sonrası olmuş olabilir. Hastanın hayati tehlikesi bile olabilir. Kanama kontrolü sağlanamayabilir veya enfeksiyon olabilir. Küçük büyük bütün şehirlerde bu eğitimleri almış hekim arkadaşlarımız var. Kendi muayenehanesinde, hastanede uyguluyor olabilir. Önemli olan o eğitimi almış ve uygun ortamı sağlıyor olması. İnsanlar bu merkezleri bulsunlar."
- "Su, çok yapraklı sebzelerden kaynaklanabilir"
Türkiye Acil Tıp Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği Eğitim Görevlisi Prof. Dr. Ayhan Özhasenekler, bu tarz parazitlerin, özellikle kırsal kesimde, dezenfeksiyon yapılmayan durağan sularda ve dere kenarlarında bulunduğunu, o bölgelerde yaşayan halk ile çobanlık gibi mesleklerle uğraşan insanların su ihtiyaçlarını karşılarken bunları yutulabildiğini anlattı.
Bu parazitlerin, insan vücuduna yerleşerek büyüdüklerini söyleyen Özhasenekler, dudak ve yanak içleri ile dil ve boğaz gibi mukoza denilen dokularda kan emerek beslendiklerini ifade etti.
Prof. Dr. Özhasenekler, bunların insan vücudunda birkaç gün ve hafta kalabildiklerini, beslenme durumuna göre büyüdüklerini ve salgıladıkları hiroit adlı maddeyle kanamaya yol açtıklarını aktararak, burun tıkanıklığı, ses değişikliği, solunum sıkıntısı, ağızdan kan tükürme gibi şikayetlere ve sürekli olarak hafif kanamaya yol açtıkları için kansızlığa da neden olabildiklerini belirtti.
Geleneksel ve tamamlayıcı tıp kapsamındaki sülük uygulamalarının cilde yapışan karasal türlerle gerçekleştirildiğini dile getiren Özhasenekler, şöyle konuştu:
"Islak tip dediğimiz mukozaya yerleşen sülükler, kazara yutulan su, marul, maydanoz, börülce, dereotu gibi bitkilerden de kaynaklanabilir. Marul iyice yıkanmadığında, yaprakları açılmadığında içinde ne olduğunu bilmiyoruz ve hızlı doğranabiliyor. Bu sırada eğer parazit kesilmemişse, siz de bunu bir salatanın içerisinde çok rahatlıkla yutabilirsiniz. Çok küçük olduğu için fark edilmeyebiliyor. O yüzden bunların iyi yıkanması, durulanması, 3-4 saat suda bekletilmesi, yapraklarının arası iyi temizlendikten sonra tüketilmesi önemli."
Sosyal medyada yapılan paylaşımdaki görüntüde yer alan vakanın da sebzeden kaynaklanmış olabileceğini yorumlayan Özhasenekler, insan vücudu içinde sülük uygulamasının ölümle sonuçlanabileceği uyarısını yaptı.
- Hayatını kaybeden de oldu
Prof. Dr. Ayhan Özhasenekler, 11 yıl görev yaptığı Diyarbakır'da bunun yaşandığı vakalarla karşılaştığından bahsederek, ilk vakayla 2004'te asistanken gördüğünü ve bunu da ulusal bir dergide kaleme aldığını söyledi. Özhasenekler, geçmişte karşılaştığı vakaları şöyle anlattı:
"Birinci olgumuz genç bir çocuktu. Trafik kazasıyla başka bir hastanede değerlendirilirken, kan değerinin çok düşük olduğu tespit edilince iç kanama şüphesiyle bize sevk etmişlerdi. Hasta geldiğinde trafik kazasıyla ilgili herhangi bir bulgusunun olmadığını gördük. Çocuk 'Boğazımda kaç gündür bir şeyler hareket ediyor. Sesim arada değişiyor' şikayetinde bulundu. Biz de boğazına ışık tuttuk. Hareketli, iri, mor-kahverengi, yaklaşık 2 santim boyunda bir cisim gördük. KBB'deki arkadaşlar direkt ve indirekt laringoskopla burundan ve ağızdan girerek, kamerayla onun sülük olduğunu tespit ettiler. Sülüğün çıkartılması kolay değil. Cımbız vesaireyle tutup çektiğinizde yırtılabiliyor ve kanayabiliyor. Çok kanadığında akciğerlere, yemek borusuna kaçabiliyor. Hasta açısından riski olabiliyor. O yüzden doktorlar genel anesteziyle hastanın başının daha aşağıda, gövde ve bacaklarının daha yukarı olduğu bir pozisyonda, direkt ve indirekt laringoskop ve kazıma yöntemiyle bütün halinde bunu çıkarttılar. Daha sonra hastaya kan desteği verildi, eski sağlığına kavuştu. Bunun nasıl olabileceğini sorduğumuzda çocuğun çoban olduğunu, derelerden, sürekli durgun yerlerden su içtiğini öğrendik."
Prof. Dr. Özhasenekler, ani gelişen solunum sıkıntısı ve kan tükürme şikayetleriyle kendilerine başvuran 45 yaşlarında bir erkek hastanın da aynı durumu yaşadığını söyledi. Akciğer rahatsızlığından şüphelendiklerini ancak tomografide, ses tellerinin altında 3 santimetre çapında yabancı bir cisme rastladıklarını anlatan Özhasenekler, henüz tedavi planlanırken, cismin tutunduğu yerden kopmasıyla solunum yolunu tıkandığını ve hastanın hayatını kaybettiğini ifade etti.
Otopsi raporunda buna sülüğün neden olduğunun raporlandığını aktaran Özhasenekler, hastanın vefatı sonrasında arkadaşlarının, kişinin inşaat işçisi olduğunu ve son bir haftadır kırsal bölgedeki bir inşaatta çalıştığını, yakınlardaki dereden de su içtiğini anlattıklarını kaydetti.
Özhasenekler, "Özellikle kırsal kesimde çalışanların bu tür durağan sulardan su içerken dikkat etmesini, hatta hiç içmemesini öneririz. Hekimlerimizin de yaşadıkları bölgedeki endemik olaylara, endemik çevreye, ekolojik dengeye çok dikkat etmeleri gerekiyor hasta tecrübesi açısından." tavsiyesinde bulundu.
- İbn-i Sina'nın kitabından sülükle ilgili öneriler
Araştırmacı-yazar Nuray Karpuzcu, İbn-i Sina'nın sülük tedavisiyle ilgili El-Kanun fi't-Tıb kitabında yer verdiği bilgi ve tavsiyeleri anlattı.
Temiz ve kurbağalı sularda yaşayan sülüklerin tedavide tercih edilmesini öneren İbn-i Sina'nın, boğaza sülük yapıştığında bir bardak suya kaya tuzu ya da sirke eklenerek içilmesini, böylece sülüğün tutunduğu bölgeyi bırakacağını yazdığını aktaran Karpuzcu, ayrıca soğan suyu içildiğinde ve çörek otu yenildiğinde de sülüğün tutunduğu yerden kendisini bırakacağının kitapta anlatıldığını kaydetti.
Karpuzcu, mideye yapışırsa da çörek otunun dövülmeden yutulmasının faydalı olacağının aktarıldığını ifade etti. Karpuzcu, tarihte, Kleopatra'nın çocuk sahibi olmak, Napolyon Bonapart'ın ise askerlerinin bağışıklık sistemlerini güçlendirmek için bu tedaviden faydalandıklarını anlattı.
Klimasız Olmuyor Ama Dikkat: Bilinçsiz Klima Kullanımı Hastalıklara Davetiye Çıkarıyor!Yaz sıcaklarının artmasıyla birlikte kullanımı yoğunlaşan klimalar, doğru kullanılmadığında solunum yolu enfeksiyonlarından kas tutulmalarına kadar birçok sağlık problemine yol açabiliyor.14 Temmuz 2026 Salı 13:56BASIN HABERLERİ
Yenidoğan Çetesi Davasında 9’uncu Oturum: Sanık Avukatlarından Rapora İtiraz ve Tahliye Talebi!Kamuoyunda büyük yankı uyandıran yenidoğan çetesi davasının 9’uncu duruşmasında sanık avukatlarının savunmaları alındı. Adli Tıp raporlarındaki eksikliklere ve illiyet bağı yetersizliklerine dikkat çeken avukatlar, müvekkillerinin tahliyesini talep etti.14 Temmuz 2026 Salı 13:42BASIN HABERLERİ
Burdur’da Üçlü Çarpışma: Askeri Ambulansın da Karıştığı Kazada 2 Kişi Yaralandı!Burdur merkezde iki otomobil ile hasta sevki gerçekleştiren askeri ambulansın karıştığı zincirleme trafik kazasında 2 kişi yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi.14 Temmuz 2026 Salı 11:30BASIN HABERLERİ
10 Saniyelik Lazer Tedavisiyle Kornea Naklinden Son Anda Kurtuldu!Yaklaşık yedi yıl önce bir gözüne kornea nakli yapılan zabıta memuru Pınar Selvi, diğer gözündeki ciddi görme kaybı ve lekelenmelerden Doç. Dr. Ali Ceylan’ın uyguladığı 10 saniyelik PTK lazer tedavisiyle kurtuldu.14 Temmuz 2026 Salı 11:19BASIN HABERLERİ
Burdur’da Kene Kabusu Can Aldı: KKKA Teşhisi Konulan Fatma Duran Hayatını Kaybetti!Burdur’da tarlada çalışırken vücuduna yapışan keneyi fark ederek hastaneye başvuran Fatma Duran, sevk edildiği Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedeniyle yaşam mücadelesini kaybetti.14 Temmuz 2026 Salı 11:18BASIN HABERLERİ
Şanlıurfa’da Şüpheli Ölüm: Doktor Ahmet Güneri Sendika Misafirhanesinde Ölü Bulundu!Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesindeki bir sendika misafirhanesinde konaklayan Doktor Ahmet Güneri, odasında hareketsiz halde bulundu.14 Temmuz 2026 Salı 11:14BASIN HABERLERİ
Sağlıkta "e-Sevk" Dönemi Başlıyor: Aile Hekimleri e-Nabız Üzerinden Dijital Sevk Yapabilecek!Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü, aile hekimlerinin hastalarını ikinci ve üçüncü basamak hastanelere sevk etmesini kolaylaştıracak yeni bir dijital sevk sistemini hayata geçirdi.14 Temmuz 2026 Salı 10:35BASIN HABERLERİ
Avrupa’da Sıcak Felaketi: Aşırı Sıcaklar Bir Haftada 10 Binden Fazla Can Aldı!Dünya Sağlık Örgütü ve ECDC destekli EuroMOMO’nun verilerine göre, Haziran ayının son haftasında Avrupa genelinde beklentilerin üzerinde 10 bin 651 fazladan ölüm kaydedildi.14 Temmuz 2026 Salı 10:32DÜNYADA SAĞLIK
Yargıtay’dan Emsal Karar: "Lazarus Fenomeni" Gerçekleşen Vakada Doktora Kusur Atfedilemez!24 haftalıkken ölü doğduğu gerekçesiyle ölüm raporu verilen ancak yolda canlanan bebeğin davasında son sözü Yargıtay söyledi.13 Temmuz 2026 Pazartesi 17:27BASIN HABERLERİ
Sağlık Eğitiminde Sinema Dokunuşu: TÜBİTAK’tan Sağlık Profesyonellerine "Mulaj" Desteği!Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Sarı'nın yer aldığı “Sağlık Bilimleri Alanındaki Profesyoneller Mulaj Öğreniyor” projesi, TÜBİTAK 2237-A programı kapsamında destek almaya hak kazandı.13 Temmuz 2026 Pazartesi 17:10BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










