TBMM BEBEK ÖLÜMLERİNİ VE ÖZEL SAĞLIK KURULUŞLARINI ARAŞTIRMA KOMİSYONU TOPLANDI
Bebek Ölümlerini ve Özel Sağlık Kuruluşlarını Araştırma Komisyonu, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Yenidoğan Yoğun Bakım Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonu üyeleri ile Klinik Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Sema Turan'ı dinledi.

29 Ocak 2025 Çarşamba 22:28
Yenidoğan Yoğun Bakım Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yağmur Baş: "Hastaların zarar görebileceğini öngördüğümüz ya da saptadığımız üniteleri müeyyide açısından Sağlık Bakanlığıyla paylaşmayı planlıyoruz"
Klinik Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Sema Turan: "Yoğun bakım yan dal uzman kadrolarının artırılması gerekiyor. Tercih, gün geçtikçe azalıyor"
Komisyon, AK Parti Adıyaman Milletvekili İshak Şan başkanlığında toplandı.
Şan, bebek ölümlerinin özellikle yenidoğan dönemi sağlık sisteminin en kritik ve hassas alanlarından biri olduğunu belirterek, "Nitekim bu dönemde sunulan sağlık hizmetlerinin en yüksek standartlarda ve titizlikle verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, söz konusu komisyonun yenidoğan yoğun bakım hizmetlerini izleme, değerlendirme ve denetleme süreçlerine yönelik yürütmekte oldukları çalışmaları ile denetim ve değerlendirmeler sonucunda sunacakları çözüm önerileri oldukça önemlidir." ifadelerini kullandı.
İshak Şan, bunun yanı sıra Türkiye'de yoğun bakım biliminin ve yoğun bakım hizmetlerinin geliştirilmesinde katkıda bulunmayı, bu alanda hizmet verenlerin eğitim ve mesleki beceri standartlarının yükseltilmesini sağlamayı amaç edinen Klinik Yoğun Bakım Derneğinin paylaşacağı bilgilerin, bu alandaki eksikliklerin belirlenmesinde ve önerilerin geliştirilmesinde faydalı olacağına dikkati çekti.
Yoğun bakım süreçlerinin verimli bir şekilde yönetilmesinin, gerek yenidoğan gerekse çocuk, engelli ve yaşlılar için hayati bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Şan, komisyon olarak yenidoğan yoğun bakımı, yoğun bakım hizmetleri ve ilgili mevzuatın her yönüyle iyileştirilmesine dair öneriler geliştirmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Yenidoğan Yoğun Bakım Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonu üyesi Prof. Dr. Baş, sunumunda, Komisyonun yenidoğan yoğun bakım ünitelerini içeren merkezlerin izlemi, denetlenmesi ve sonuçların değerlendirilmesi amacıyla kurulduğunu; rutin denetimler ve nicelikten farklı olarak formları oluştururken hasta bakım kalitesi ile niteliği hedeflediğini anlattı.
Hazırladıkları formların uygulanabilir hale gelmesi ve sahada da yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini dile getiren Baş, "Tabii, denetlenen merkezlerin de tescil seviyesine uygun yoğun bakım hizmeti vermesi konusunda Bakanlığa öneride bulunmayı hedefliyoruz. Bir de il sağlık müdürlükleri tarafından tescili yapılsın veya yapılmasın faaliyette olan yoğun bakım ünitelerinde yoğun bakım kuvözlerine endikasyon dışı hasta yatışı yapılıp yapılmadığının tespiti de hedefimizdi. Hastaların zarar görebileceğini öngördüğümüz ya da saptadığımız üniteleri de müeyyide açısından Sağlık Bakanlığıyla da paylaşmayı planlıyoruz." şeklinde konuştu.
Denetim ve değerlendirme sonucunda genel aksaklıkları bildireceklerini aktaran Baş, şöyle devam etti:
"Burada neonatal mortalite ve morbiditenin önlenmesi ve azaltılmasına yönelik yol haritalarının oluşturulması planlandı. Biz, özellikle bugün morbiditeyi de ikinci kısım olarak sizlerle paylaşacağız çünkü artık ülkemizde bebekler, malum olayı saymazsak, yoğun bakım ünitelerinde survivali arttığı için bu yaşayan çocukların morbiditeleri gündemimizde ve büyük bir çığ geliyor, sel geliyor, hatta tsunami de diyebiliriz. Yani, biraz da morbiditeye savaş açalım istiyoruz."
- "2 bin gramın üzerindeki bebeklerin daha fazla ölüm oranı olan merkezler bizim için dikkat çekici"
Prof. Dr. Baş, denetim yöntemlerindeki parametreler hakkında şu bilgileri verdi:
"Örneğin, yatan 'hasta/doğum sayısı oranı' yani bu en üst üniversitelerde bile doğan hastanın yüzde 5'ine kadar hastanın yatması tolere edilebilir. Yüzde 5 ile 10 da tolere edilebilir ama her 10 doğan bebeğin bir tanesi artık o klinikte ya da o hastanede yatışı varsa bu bizim radarımıza takılan hastanelerden biri olacak. Yani ilk önce yüzde 10'ların üzerinden başlayacağız yatış oranına. Hastaların yatış gününün ortalaması, merkezin seçilmesi, parametreler. Ölüm oranları... 1500 gram altı hastalardaki oranını ayrı, üstündeki iri bebeklerde ayrı olarak değerlendireceğiz. Yani 2 bin gramın üzerindeki bebeklerin daha fazla ölüm oranı olan merkezler bizim için dikkat çekici. Aylık ve yıllık sevk edilen ve sevk alınan hasta sayıları, sahadan ve merkezden gelen ihbarlar, il sağlık müdürlüklerinin talepleri ve SGK faturaları da merkezlerin seçilmesinde kullanacağımız yöntemlerden olacak."
Baş, 5 gün sonra bir ilde bilim komisyonu üyelerince bir denetim gerçekleştirileceğini de bildirdi. Denetlemelerde 2 form olacağını belirten Baş, birinin hasta, diğerinin ise hastane ve donanım değerlendirmeyle alakalı olacağını kaydetti.
18 yıldır sahada denetimlerde olduklarını anlatan Baş, "Burada, özellikle özel hastanelerde büyük bir kısmında 'progress notu' yok, tanı ve tedavi planı yok, başlanan dozlar yok. Biz bunlara yönelik de çalışmalarımızı yapıyoruz. Yatışı ve izlemi süresince tanı değişikliği yapılmış mı? Yapılmışsa bunu fizik muayene, laboratuvar, radyolojik bulgularla desteklemiş mi? Burada şöyle bir örnek verebilirim, hastayı 'solunum yetmezliği' diye yatırıyor ama takibinde 'sepsis' artı 'multi organ yetmezliği' yazıyor." sözlerini sarf etti.
Baş, hemşirelerin notları ile hekim notlarının tutarlılığını takip edeceklerini vurgulayarak, "Hekim order ve notları kayıt altında, hemşire izlem ve notları da kayıt altında. Bunlar tutarlı mı? Örneğin, hekim oraya yazmış 'Sülfattan kullandım, mekanik ventilatör tedavisinde.' SGK'ye böyle bir bildirimde bulunuyor ama öbür tarafta hemşire çarşaf dosyalarında oksijen alan bir hastayı görebiliyorsunuz. Yani ventilatörle ilgisi yok. Yani bu tutarlı mı, değil mi? Bunu da o denetimlerde denetleyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Şanlıurfa'da denetimlerde bulunduklarını kaydeden Baş, 6 hastaneden 4'ünde büyük aksaklıklar gördüklerini dile getirdi.
- "Mamalar markete girdiği gün yenildik"
CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala'nın, denetimlerde kullanılacak formun sonuç ve kanaat bölümünde işaretlenecek alanın olmadığını dile getirmesi üzerine Prof. Dr. Baş, "Aslında biz bunları puanlıyoruz. Olmazsa olmaz puan olan yerler var. Mesela seviye 3, yenidoğan yoğun bakım... Gece gidiyoruz, içinde çocuk doktoru yok. Yani artık bizim ondan sonra başka soru sormamıza bile gerek yok. Çünkü içeride doktor yok. Ya da şimdiki form 2'de göstereceğim, hemşire olarak görünenlerden hemşirelik belgelerini isteyeceğiz ama karşımıza hemşire yardımcısı ya da acil tıp teknisyeni çıkarsa yine o olmazsa olmaz kısımlarımız olacak." dedi.
Denetimlerle ilgili süreç hakkında bilgi veren Baş, ilk 3 ay, belirlenen illerin Bilim Komisyonu tarafından değerlendirileceği bir pilot çalışma yapılacağını anlattı.
Prof. Dr. Baş, "İkinci 3 ay ekiplerin oluşturulması, ki oluşturduk, son hali verilmiş formların sahada yaygınlaştırılması ve sağlık müdürlükleri tarafından kullanılabilirliği. Son 6 ay bu formların ya da bu denetimlerin ülkemizde rutin olması. Ama biz ilk üç ayda belki diyeceğiz ki 'Şurada bir eksik yapmışız, şurada bir düzeltme yapmamız gerekir, burası fazla olmuş, burası ağır olmuş'. Bir revizyon kısmımız da olacak." diye konuştu.
Türkiye'de bebeklerin ilk 6 ay anne sütü kullanım oranının yüzde 14 seviyelerinde olduğuna dikkati çeken Baş, "Biz aslında mamalar markete girdiği gün yenildik. Çünkü eskiden bunlar eczanedeydi. Eczaneden çıktığı gün, anne sütü savaşını kaybettik. Zaten kedi maması da aynı markette satılıyor, diğeri de aynı markette satılıyor. Bir de bu mamalar da vitaminler gibi 'takviye gıda' olarak öngörüldüğü için Sağlık Bakanlığının uhdesi altında değil, Tarım ve Orman Bakanlığının denetimi altında." sözlerini sarf etti.
Prof. Dr. Baş, 1500 gramın altında doğan bebeklerin erişkin dönemlerde dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu, öğrenme bozukluğu, otizm spektrum, zihinsel yetersizlik, sosyal davranış bozuklukları, serebral palsi gibi durumlar açısından risk altında oldukları bilgisini de verdi.
- "Yoğun bakımın drenajı aşamasında bize sıkıntı yaratmakta"
Klinik Yoğun Derneği Başkanı Prof. Dr. Sema Turan, Türkiye'de 100 bin kişi başına düşen yoğun bakım yatak sayısının 40 olduğunu ve Türkiye'nin bu rakamla oldukça önemli durumda bulunduğunu belirtti.
Bunun avantajları ve dezavantajlarının tartışılması gerektiğine işaret eden Turan, "ABD'de bile 34,7 gibi bir oran var. Kovid-19 pandemisi döneminde yoğun bakım yeri arayan İtalya ve İspanya'nın düştüğü durumları hepimiz gördük. Bu noktada yüksek yoğun bakım yatak sayısına sahip olmak bir avantajdı ancak mevcut durumda hastane yatak sayısı ile yoğun bakım yatak sayısı oranları arasındaki farklılıklar, yoğun bakımın drenajı aşamasında bize sıkıntı yaratmakta." ifadelerini kullandı.
Turan, hastane yatak sayısının yoğun bakım yatak sayısına oranlamasında yüzde 10'u geçmemesinin önerildiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ülkemizde bu oranlar oldukça yüksek. Bunlar özellikle belli şehirlerde farklı. İstanbul burada ayrıca bir özellik taşıyor çünkü İstanbul bazlı sağlık hizmetlerinde özel hastanelerin yeri oldukça önemli gibi görünmekte. Bu orana baktığımızda, Sağlık Bakanlığı ve üniversitede oranlar fena değil, yüzde 14, yüzde 15'leri görüyorsunuz ama özel hastanelerde yüzde 32'leri görüyorsunuz. Kovid-19 pandemisi döneminde bu oranın yüzde 30'a kadar artırılmasına müsade edilmişti. Bugünden sonra yoğun bakım yatak kapasitesine sahip özel hastanelerin yeniden değerlendirilmesi ve ruhsatlandırılması süreci ihtiyaç olarak görülüyor."
Yoğun bakımların etkin kullanım sorunu olduğunu kaydeden Turan, dernek olarak yoğun bakımların daha standardize edilmesi gerektiğini düşündüklerini belirtti.
Yoğun bakım yan dal talebinin artırılması için bu alanda çalışmayı özendirici kararların alınması gerektiğine dikkati çeken Turan, "Bu kadar çok eğitim verebilen bir yan dal eğitim programı olan ülkemizde, yeterince yan dal talebinin olmaması büyük bir soruna neden oluyor. Yoğun bakım yan dal uzman kadrolarının artırılması gerekiyor. Tercih, gün geçtikçe azalıyor." dedi.
Turan, yoğun bakım eğitimi almış hemşire yetiştirmenin kolay olmadığını belirterek, "İş yükleri çok fazla, ekonomik sorunları var. O nedenle de bir farklılıkları olması gerektiğine inanıyorum." görüşlerini dile getirdi.
Gazze'deki Aksa Şehitleri Hastanesi Elektrik Kriziyle Karşı Karşıya: Ameliyatlar İptal EdiliyorGazze Şeridi'nin orta kesiminde yaklaşık 500 bin kişiye hizmet veren Aksa Şehitleri Hastanesi, jeneratör arızaları nedeniyle ciddi bir elektrik krizi yaşıyor.02 Haziran 2026 Salı 17:01BASIN HABERLERİ
Çocukken Hastane Koridorlarında Büyüdü, Yıllar Sonra Annesiyle Aynı Acil Serviste Göreve BaşladıKilis'te 29 yıllık hemşire Emine Hakan ile doktor olan oğlu Serkan Kemal Hakan, aynı hastanenin acil servisinde birlikte görev yapıyor. Anne-oğul, sağlık hizmeti sunarken aynı mesaiyi paylaşmanın mutluluğunu yaşıyor.02 Haziran 2026 Salı 16:59BASIN HABERLERİ
Doğumlarını Yaptığı Bebekler Yıllar Sonra Meslektaşı OlduKadın hastalıkları ve doğum uzmanı Prof. Dr. Ali Acar, yıllar önce riskli gebelik süreçlerini takip ederek dünyaya gelmelerine katkı sağladığı doktor ve hemşirelerle bugün aynı serviste görev yapıyor.02 Haziran 2026 Salı 16:49BASIN HABERLERİ
ASYOD'dan Dünya Tütünsüz Günü Mesajı: Gençler Nikotin Ürünlerinin HedefindeAkciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD), 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında yaptığı açıklamada, sigara ve nikotin ürünlerinin özellikle gençler üzerinde oluşturduğu bağımlılık riskine dikkat çekerek tütünsüz yaşam çağrısında bulundu.02 Haziran 2026 Salı 14:28BASIN HABERLERİ
10 Yıl Böbrek Nakli Bekledi, Organ Bağışıyla Hayaline Bir Adım Daha YaklaştıGiresun'da yapılan organ bağışı sayesinde uygun böbreğe kavuşan Sari, hem sağlığına yeniden kavuştu hem de yıllardır kurduğu hac ibadeti hayalini gerçekleştirebilme umudunu güçlendirdi.02 Haziran 2026 Salı 14:26BASIN HABERLERİ
Deneysel İlaç Pankreas Kanseri Hastalarında Yaşam Süresini Neredeyse İki Katına ÇıkardıBilim insanlarının yürüttüğü yeni araştırma, deneme aşamasındaki bir ilacın pankreas kanseri tedavisinde umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu gösterdi.02 Haziran 2026 Salı 14:24BASIN HABERLERİ
Dünya Tütünsüz Günü'nde Uzmanlardan Kritik Uyarı: Sigara ve Puff İnme Riskini ArtırıyorTürk Beyin Damar Hastalıkları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Semih Giray, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında yaptığı açıklamada sigara, elektronik sigara ve puff gibi nikotin içeren ürünlerin inme riskini artırdığını belirtti.02 Haziran 2026 Salı 14:23BASIN HABERLERİ
Fil Hastalığı Nedeniyle Sol Bacağı 3 Kat Büyüyen Genç Kadın Tedaviyle Yeniden Yürümeye BaşladıYaklaşık 10 yıldır lenfödem (fil hastalığı) ile mücadele eden 30 yaşındaki Çiğdem Şeker'in sol bacağı zamanla normal boyutunun üç katına ulaştı.02 Haziran 2026 Salı 14:22BASIN HABERLERİ
KVKK’dan İşverenlere Biyometrik Mesai Takibi Uyarısı: Parmak İzi ve Yüz Tanıma Sistemlerine SınırlamaKişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), çalışanların mesai takibinde parmak izi, yüz tanıma ve iris taraması gibi biyometrik sistemlerin kullanılmasına ilişkin önemli bir ilke kararı yayımladı.02 Haziran 2026 Salı 09:07DİĞER HABERLER
Yunanistan’daki ada hastanelerinde personel krizi derinleşiyorYunanistan’ın Girit, İyon, Ege ve Kiklad adalarındaki hastane ve sağlık kuruluşları ciddi personel eksikliğiyle mücadele ediyor.01 Haziran 2026 Pazartesi 17:36DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










