TÜRK DOKTORLAR, DİYABETİN OMURGAYI YIPRATTIĞINI İSPATLADI
BEYİN ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Murat Şakir Ekşi, şeker hastalığının, omurga kemiklerinde yıpranma ve yaşlanmaya neden olduğunu, bunun da bel fıtığının gelişimini hızlandırabileceğini dünyada ilk kez Türk doktorların ispatladığını söyledi

22 Ekim 2019 Salı 10:47
Türk doktorlar, diyabetin omurgayı yıprattığını ispatladı
BEYİN ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Murat Şakir Ekşi, şeker hastalığının, omurga kemiklerinde yıpranma ve yaşlanmaya neden olduğunu, bunun da bel fıtığının gelişimini hızlandırabileceğini dünyada ilk kez Türk doktorların ispatladığını söyledi.
BEYİN ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Murat Şakir Ekşi, şeker hastalığının, omurga kemiklerinde yıpranma ve yaşlanmaya neden olduğunu, bunun da bel fıtığının gelişimini hızlandırabileceğini dünyada ilk kez Türk doktorların ispatladığını söyledi. Ekşi, "Omurgayı oluşturan kemik ve kıkırdak yapılar var. Kıkırdağın bozulup, yaşlanıp, 'patlaması' sonucu bel fıtığı oluşuyor. Bu bozulmada diyabetin etkisine bakılmamıştı. Bu açıdan bizim çalışmamız dünyada ilk" dedi.
Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi olan, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Murat Şakir Ekşi, aynı fakülteden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Müjdat Kara ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ece Özcan Ekşi ile birlikte yürüttükleri çalışma hakkında bilgi verdi. Dr. Murat Şakir Ekşi, yaklaşık 4 bin diyabet hastasının takip edildiği kliniklerinde, bel MR'ı bulunan şeker hastalarının diğer tetkiklerini de inceleyerek, karşılaştırma yaptıklarını söyledi. Ekşi, böylelikle şeker hastalığının, omurga kemiklerinde yıpranma ve yaşlanmaya neden olduğunu, bunun da bel fıtığının gelişimini hızlandırabileceğini dünyada ilk kez ispatladıklarını belirtti.
'ÇALIŞMAMIZ, DÜNYADA İLK'
Araştırmanın, ağustosta dünyanın saygın tıp dergilerinden 'Journal of Orthopaedic Science'te yayımlandığını belirten Dr. Murat Şakir Ekşi, "Omurgayı oluşturan kemik ve kıkırdak yapılar var. Bu kıkırdağın bozulup, yaşlanıp, halk arasındaki tabirle 'patlaması' sonucu bel fıtığı oluşuyor. Son 10 yıldır da dünyada bir akım var. Sadece omurgadaki kıkırdağın bozulması, bu olayda tek başına suçlu değil. Omurganın yapısını oluşturan kemik, kaslar ve yumuşak dokuların da bu sürece dahil olduğu gösterildi. Ancak bu bozulmada diyabetin etkisinin ne düzeyde olduğuna hiç bakılmamıştı. Bu açıdan bizim çalışmamız dünyada ilk" diye konuştu.
'DİYABET, BEYİN CERRAHİ AÇISINDAN DA ELE ALINMALI
''Omurga rahatsızlıkları' denilince akla daha çok bel fıtığının geldiğini aktaran Dr. Ekşi, "Genellikle dahili branşların izlediği diyabet hastalarında, bel ağrısı şikayetlerinin, sinir yıpranmasına bağlı nöropatiden kaynaklandığı düşünülür. Bunun için de genellikle ağrıyı bloke edici ilaç tedavileri verilir. Bu çalışma aslında şunu da gösteriyor. Hastalar bel ağrısı şikayetiyle hekime başvurduğunda diyabet, omurga kemiklerinde yıpranma ve hızlı yaşlanmaya neden olduğu için fizik tedavi veya beyin cerrahi açısından da ele alınmalı" dedi.
'3 YIL DAHA FAZLA OLDUĞUNU GÖRDÜK'
Yaptıkları araştırmayla ilgili bilgi veren Dr. Murat Şakir Ekşi, "'Disk bozulması' dediğimiz omurga fıtıklarının oluşma mekanizmasını incelediğimizde, hem mekanik hem enflamatuar (yangı) etkiler söz konusu. Fakat bu süreçlerin hangisinin daha ön planda ve birbiriyle ne kadar etkileşim içinde olduğu henüz tam bilinmiyor. Halk arasında 'yangı' olarak bilinen enflamatuar, diyabette en sık karşımıza çıkan etki. Bu nedenle 'Acaba diyabet hastalarında omurganın yaşlanma süreci, diyabeti olmayan kişilere göre daha mı hızlı oluyor?' diye düşündük. Omurga yıpranması fazla olan olgularla daha az olanları karşılaştırdığımızda, yıpranması daha fazla olanların diyabetle ortalama 3 yıl daha fazla yaşamış olduğunu gördük" diye konuştu.Dr. Ekşi, sözlerine şöyle devam etti: "Endokrinoloji kliniğimizde takip edilen toplam 3 bin 999 diyabet hastasından bel MR'ları olan ve 48 olguyu çalışmaya dahil ettik. Bunların MR incelemelerini, laboratuvar tetkiklerini diğer hastalarla karşılaştırdık. İlginç sonuçlarla karşılaştık. Gördük ki omurganın yaşlanması, hem diyabetin ciddiyeti hem de diyabet rahatsızlığının ne kadar süredir var olduğuyla yakından ilişkili. Yani bir insan, diyabeti çok uzun süredir yaşıyorsa veya çok şiddetli, kontrolsüz diyabeti varsa bu yıpranma o derece fazla oluyor. Uzun süredir diyabeti olan birinin yaşının da ilerlemiş olması gerektiği düşünülür. Yaşlanmanın da bu omurga yıpranmasında direkt payı var tabi ki. Yaş, kilo, boy, cinsiyet hatta omurga diskinin bozulma ciddiyeti açısından diyabeti olmayan benzer hastalarla karşılaştırma yaparak gördük ki diyabetin varlığı ve süresi, yaştan bağımsız olarak omurga yaşlanmasını ciddi anlamda artırıyor."
'DİYABETLİLERDE OMURGA YIPRANMASI DAHA FAZLA'
Bel ağrısının, dünyadaki en yaygın rahatsızlık olduğuna değinen Dr. Ekşi, "Toplumun yüzde 80'i, hayatında en az bir kez bel ve boyun ağrısı çekmiştir. Bunların da ne yazık ki yüzde 20'sinde kesin neden tam olarak bulunabiliyor; bel fıtığı, omurga kemiklerinde kırık gibi. Bu kadar yaygın bir hastalık olmasına rağmen yüzde 80'inin sebebinin hala tam olarak bilinmiyor olması çok ilginçtir. Bu çalışmayla nedenlere bir tanesi daha eklendi; o da kontrolsüz diyabet. Biliyoruz ki diyabet hastalarının ilerleyen yaşlarında çoklu organ rahatsızlıkları ortaya çıkıyor. Sadece kan şekerinin düzenlenmesi, kontrol altında tutulması, kısa vadede fayda sağlıyor; ama uzun vadede beyin, böbrek, kalp rahatsızlıkları tetiklenebiliyor. Bel ve boyun problemi olan olgularda diyabet de varsa bu dediğimiz omurga yıpranması daha fazla olacak demektir" dedi.
'ERKEN TANI ÖNEMLİ'
Önleyici hekimliğin, tıp alanındaki en değerli alan olduğunu vurgulayan Dr. Murat Şakir Ekşi, şunları kaydetti: "Tedavi edici hekimlikten daha kıymetlidir. Sadece kişi bazında değil toplum sağlığını da çok etkileyecek bu araştırmalar. Dolayısıyla bunlar, erken tanı alabilirse erken dönemde kontrol altında tutulabilir ve ileride karşılaşabilecekleri pek çok ağır medikal veya cerrahi tedaviden kurtulabilirler. Dolayısıyla diyabet hastalarımızı takip eden dahiliye uzmanlarının da bu konuda fikir sahibi olması, hastalığın seyrinin iyi takip edilmesi açısından önem arz ediyor. Bir de şu var; diyabet evresine gelmemiş genç bir popülasyon var. Günümüzde beslenme bozukluklarına bağlı olarak 'sınırsal diyabet' dediğimiz insülin direnci rahatsızlıklarında da metabolizma bozulabiliyor ve enflamatuar süreç tetiklenebiliyor. Bu kişilerde de omurga yıpranması hızlanabilir. Bunlar da genellikle genç nüfus. Bu niçin önemli? İnsülin direnci bu kadar yaygınken, buna bağlı gelişebilecek bel hastalıkları da artabilir. Bel- boyun hastalıklarından dolayı iş kayıplarının da artmasına sebep olacaktır bu. Halk sağlığı sorunu olarak bakıyorum konuya. Dolayısıyla bununla baştan mücadele etmek çok daha önemli."
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










