TÜRK KIZILAY KAN ALMA HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ KERMAN'DAN "KAN SATIŞI" İDDİALARINA İLİŞKİN AÇIKLAMA:
"Her gün 220 noktada 830 civarında mobil araç kullanıyoruz. 2 bin 988 personelimiz bu operasyonlarda çalışıyor. Günlük 1200 hastaneye servis yapıyoruz. "

26 Nisan 2023 Çarşamba 18:03
"Kızılayın giderleri için devletimizin bulduğu formül Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinden bir ödeme yapılmasıdır"
"Vatandaşlarımızın, kendilerinden ilave bir para talep ediliyorsa derhal şikayet konusu yapmaları gerekir ki takipçisi olabilelim. Herhangi bir ad altında fark ödenmesi ya da Kızılayın gönderdiği faturaların bedellerinin vatandaştan istenmesi bir suçtur"
Türk Kızılay Kan Alma Hizmetleri Genel Müdürü Saim Kerman, her gün 220 noktadaki faaliyetlerle 1200 hastaneye servis yapan, 2 bin 988 personelin görev yaptığı Kızılayın giderleri için devletin bulduğu formülün Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) üzerinden bir ödeme yapılması olduğunu belirterek, "Herhangi bir ad altında fark ödenmesi ya da bedelin vatandaştan istenmesi bir suçtur." dedi.
Kerman, AA muhabirine, Türk Kızılayın 1957'den bu yana Türkiye'de kan alma faaliyetlerini yürüten noktalardan biri olduğunu belirterek, "Bütün kan bileşenlerini Kızılay temin etmemektedir. Örneğin beyaz kan hücrelerinin alt kümelerinin tedavide kullanılması söz konusu olduğunda Kızılay bu alanda bir faaliyet icra etmemektedir. O nedenle bazı sosyal medya mecralarında birtakım kan ürünlerinin bulunmadığına dair ifadelerin bir kısmı bu beyaz seriye aittir ve kurumuzun görev alanında bulunmamaktadır." ifadelerini kullandı.
Türk Kızılayın 18 bölgede faaliyetlerini sürdürdüğünü, 68 ilde sabit noktada hizmet sağladıklarını aktaran Kernman, şunları kaydetti:
"Ekiplerimizle her gün yaklaşık 200-220 noktaya kadar ulaşabiliyoruz. Bu 220 noktada 830 civarında mobil araç kullanıyoruz. Bunların aşağı yukarı 100'ü kan almada kullandığımız otobüs ve kamyonlardan oluşuyor. Bazı noktalarda da güçlendirilmiş çelik konstrüksiyon yapılarda kan alma işlemini gerçekleştiriyoruz. 2 bin 988 personelimiz bu operasyonlarda çalışıyor. Günlük 1200 hastaneye de servis yapıyoruz. Yılbaşından bu yana hizmete sunduğumuz ürün sayısı 835 bin. Bu büyük meblağın ortaya çıkmasında giderler söz konusu. Bunların en başında gelen, çalışan işçilerimizin alın teridir, emeğidir, bunun karşılığıdır. İkincisi kullandığımız materyaldir. Dörtlü set dediğimiz bugün yaklaşık 200 lira civarında bir maliyeti olan seti kullanıyoruz. Aynı zamanda devletimizin Sağlık Bakanlığı aracılığıyla Kızılaya yüklemiş olduğu testleri gerçekleştiriyoruz. Bu standart testlerin dışında ayrıca tavsiye niteliğinde olan bir kararı Kızılay kendisine ödev olarak belirlemiş ve 2019 yılından beri nükleik amplifikasyon testleri dediğimiz gelişmiş bir test sistemi daha kurgulamış ve hayata geçirmiştir. Onu da çapraz analiz materyali olarak kullanıyoruz. Dolayısıyla bir ünite kanın elde edilmesinde ortalama olarak yaklaşık 1025 lira civarında bir mali gider söz konusu."
Kerman, 2007'den önce sosyal güvencesi olmayan vatandaşların ilaç alımında ve hastane yatışlarında olduğu gibi bir hizmet bedeli ödemesini Türk Kızılayın da uyguladığını hatırlattı. Bu bedelin, bir ünite kanı elde etmek için kullanılan maliyet gideri olduğunu, kanunen bu bedel üzerinde bir miktarın alınamayacağını ifade eden Kerman, 2007'den sonra bu sistemin değiştiğini anımsattı.
2007'de sağlık sisteminin birleştirilmesiyle vatandaşların Kızılay ile parasal ilişkisinin tamamen kesildiğine işaret eden Kerman, bundan sonraki süreçte sadece Sosyal Güvenlik Kurumunun, oluşan maliyetin bedelini kendi belirlediği rakam üzerinden hastanelere aktarmasının söz konusu olduğunu vurguladı. Kerman, şunları kaydetti:
"Bu aktarımda kullandığımız şey nedir? Evet sosyal medyada zaman zaman dolaşan o faturalardır. Bu faturalardaki ifadeler doğrudur. Bölge kan merkezlerimiz, sevk ettikleri ürünün bedelini hastanelere fatura etmektedirler, özel ya da kamu hastanelerine. Devletimiz ise hastaneler tarafından kendilerine ulaştırılan, ister ameliyat esnasında kullanılan kan ürünleri ister doğrudan lösemi gibi hastalıklarda kullanılan kan ürünleri olsun, bunların bedellerini hastanelerin hesaplarına yatırmakta, hastaneler de o meblağları Kızılaya aktarmaktadırlar. Bunlardan bir kısmı maalesef hastanelerde dava konusu olacak kadar geç yatırılmaktadır. Çünkü biz bunlarla sonuçta çalışanların maaşlarını ödüyoruz. Kan torbası ithal ediyoruz. Bunlar ithal ürünler. NAT testlerini, selülozik testleri, kan gruplama testlerini büyük oranda ithal ediyoruz. Bu bedeli ödeyebilmek için de bu çevrimi bir şekilde yapmamız lazım. Devletimizin bulduğu formül de budur. Yani Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinden bir ödeme yapılmasıdır."
- "Yasaklanmış bir hadiseden bahsediyoruz"
Kerman, 2013 yılında güncellenen Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nde "kan bileşenlerinden asla ilave ücret alınamayacağı" ibaresinin yer aldığını ifade ederek, şunları kaydetti:
"Vatandaşlarımızın, sosyal medyada dolaşan faturaların üzerine ilaveten kendilerinden bir para talep ediliyorsa bunu derhal şikayet konusu yapmaları gerekir ki biz takipçisi olabilelim. Sağlık Bakanlığımızı da elbette devreye alabilirler. Bize değil onlara da şikayetlerini iletebilirler. Dolayısıyla herhangi bir ad altında bir fark ödenmesi ya da Kızılayın gönderdiği bu faturaların bedellerinin vatandaştan istenmesi bir suçtur. Çünkü burada 'yapılmamalıdır' demiyor, 'yapılamaz' diyor, yasaklanmış bir hadiseden bahsediyoruz."
Bu bedelin ödenmesine dair önerilerini de aktaran Kerman, "Kızılaya nakdi bağış yapan, ayni bağış yapan vatandaşlarımız var. Hala büyük bir teveccühle bu bağışları görmekteyiz. Bu ayni ya da nakdi bağışların bedelinden bu kan hizmeti karşılanabilir. Başka ne olabilir? Kızılayın şu anda yürüttüğü ticari işletmelerin sayısının çoğaltılmasıyla bu gider karşılanabilir. Nitekim İçecek A.Ş'nin, Çadır Tekstil A.Ş'nin, Sağlık Bakım A.Ş'nin geçen yılki kar fazlası, tümüyle kan fiyatlarının sübvansiyonunda kullanılmıştır." şeklinde konuştu.
Kızılay Kan Hizmetleri Genel Müdürlüğünün, geçen yılı 451 milyon lira zararla kapattığını vurgulayan Kerman, "Bunu doğrudan doğruya Kızılayın öz kaynaklarından finanse ederek kapatmıştır. Bir önceki mali yılı 226 milyon, ondan önceki mali yılı da 179 milyon lira zararla kapatmıştır. Yani yaklaşık 800 milyondan fazla bir bedeli Kızılay kendi öz kaynaklarından finanse etmiştir. Kızılaya burada haksızlık yapılmaktadır. Hiçbir şekilde ticari olarak kar elde edilen bir iş değildir." diye konuştu.
Sosyal medya üzerinden yapılan bazı paylaşımlarla vatandaşların bağış yapmaktan kaçınmalarının hedeflenmiş olabileceğini dile getiren Kerman, sözlerini şöyle tamamladı:
"Geçtiğimiz haftalarda birtakım olumsuz haberler yapıldı. Fakat biz bunun etkisini görmedik. Yaptığımız analizlere göre depreme ve bu bölgeden günlük 50 ünite bağışı kaybetmemize rağmen nisan ayının kalan 5 gününde 37 bin ünite daha kan alırsak geçen yılki rakamımızla eş hale geliyoruz. Ramazan Bayramı'ndan hemen sonra yeni bir atılım başladı. İki günde 19 bin 800 ünite kan aldık. Bu anlamda milletimize çok müteşekkiriz."
Tıp Dünyasının Gözü İstanbul’da: 33 Yıl Sonra Dev Kulak Burun Boğaz Kongresi (IFOS) BaşladıDünyanın en köklü ve prestijli sağlık organizasyonlarından biri olan Uluslararası Kulak Burun Boğaz Dernekleri Federasyonunun (IFOS) Dünya KBB Kongresi, 33 yıl aranın ardından İstanbul’da kapılarını açtı.11 Eylül 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Bipolar Bozuklukta Tedavi Uyumsuzluğu Alarm Veriyor: Pekin’deki Araştırmada Hastaların %42,7’si İlk Yılda İlacı BıraktıPekin’de 3.034 bipolar bozukluk hastasını kapsayan kapsamlı gerçek yaşam araştırması, kronik ruhsal hastalıklarda tedavi sürekliliğinin en kritik sorunlardan biri olduğunu gözler önüne serdi.11 Eylül 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
"Süper Besin" Hürafesine Son: Karaciğer Sağlığının Anahtarı Tek Yiyecekte Değil, Akdeniz Tipi BeslenmedeKaraciğeri detoks içecekleriyle veya tek bir mucizevi besinle temizleme iddialarının bilimsel temeli olmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:33BASIN HABERLERİ
Donuk Omuz Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar: Takviyeler Değil, Doğru Egzersiz ve Bütüncül Tedavi İyileştiriyorOmuzda şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığıyla seyreden donuk omuz (adezif kapsülit) hastalığında vitamin, mineral veya bitkisel takviyelerin iyileştirici etkisine dair güçlü bilimsel kanıt bulunmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:31BASIN HABERLERİ
Ölümcül Astım Atağında Şaşırtıcı Keşif: Bağışıklık İzleri Akciğerle Sınırlı Kalmıyor, Bağırsak Lenflerine Kadar UzanıyorNature Communications dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir çalışma, ölümcül astım krizlerinde bağışıklık sistemindeki sapmaların yalnızca akciğerlerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Afyonkarahisar’da Feci Kaza: 15 Yaşındaki Çocuğun Kopmak Üzere Olan Kolu Konya’da 8 Saatlik Ameliyatla KurtarıldıAfyonkarahisar'da motosiklet kazası geçiren 15 yaşındaki Muhammet Ali Şimşek'in omuz seviyesinden kopmak üzere olan sağ kolu, Konya'da 3 farklı branştan uzman ekibin katıldığı 8 saatlik zorlu bir multidisipliner operasyonla ampute edilmekten kurtarıldı.11 Eylül 2026 Cuma 16:25BASIN HABERLERİ
34 Haftalık Prematüre Bebeğe Mucize Müdahale: Kalbindeki Delik Kasıktan Girilerek KapatıldıManisa'da 34 haftalıkken prematüre doğan ve kalbinde 4 milimetrelik delik tespit edilen Mehmet Fatih bebek, İzmir Şehir Hastanesinde 16 günlükken gerçekleştirilen başarılı anjiyo operasyonuyla sağlığına kavuştu.11 Eylül 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
Kongo’da Ebola Salgını Büyüyor: Doğrulanmış Vaka Sayısı 6 Biti Aştı, Can Kaybı 3 Bin 267’ye UlaştıDünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 10 Eylül 2026 tarihli raporuna göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor.11 Eylül 2026 Cuma 16:22BASIN HABERLERİ
Kafein Hücresel 'Yaşlanma Şalterini' Kapatıyor: 500 Milyon Yıllık Genetik Mekanizma Keşfedildiİngiltere’de yürütülen uluslararası bir araştırma, kafeinin hücrelerde enerji dengesini ve DNA onarımını sağlayan 500 milyon yıllık evrimsel bir biyolojik mekanizmayı uyardığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:20BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Okul Reddine Dikkat: Arkasında Ayrılık Kaygısı ve Zorbalık Yatıyor OlabilirKTÜ Farabi Hastanesi uzmanlarından Dr. Öğretim Üyesi Volkan Şahin, çocukların okula gitmek istememesinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.11 Eylül 2026 Cuma 16:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










