TÜRKİYE NEDEN SEZARYENDE DÜNYA BİRİNCİSİ?
"Doğumdan sonra ağır bir depresyona girdim. Lohusa depresyonu, post-partum depresyon... Sezaryen olmakla bebeğime kötü annelik mi yaptım korkusu yaşadım."

09 Ağustos 2017 Çarşamba 16:04
Tek çocuk annesi Burcu Oğuzer 2,5 yaşındaki kızı Nil'i normal doğumla dünyaya getirmek istemiş ancak bu mümkün olmamış.
Hamileliğinin 36'ncı haftasında yapılan kontrolde, bebeğin rahimde yeterli suyu kalmadığı görülmüş.
Burcu Oğuzer, acilen iki gün içerisinde sezaryene alınmış.
Doğumdan sonraki ilk bir yılının lohusa depresyonu nedeniyle çok zor geçtiğini söylüyor:
"Normal doğum yapmış kadınlar, doğumdan hemen sonra bebeklerini kucaklarına aldıklarından, o doğum anında onların varlığını, gelişlerini hissettiklerinden bahsettiler.
"'Ben kendime bakamadım o yüzden mi sezaryen oldum? Bağımı kuramadım mı? Çocuğumun bağışıklığını sağlayamadım mı?' Bu gibi sorular sordum hep.
"Sürekli çocuğum hasta olacak korkusu yaşadım. Hatta ilk 3-4 ay bebeğimle kalabalık yerlere bile gidemedim, çünkü bağışıklık sistemi sezaryenden ötürü yeterli değil diye korkuyordum.
"Bu depresyon beni ilk bir yıl çok etkiledi. Ancak aşabildiğimi söyleyebilirim."
Sezaryen doğumlarda dünya genelinde önemli bir artış görülüyor. Ancak Türkiye, halihazırda dünyada en çok sezaryen ameliyatının yapıldığı ülke konumunda.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre 1985 yılından bu yana uluslararası tıp çevrelerinin kabul ettiği makul sezaryen oranları yüzde 10 ile 15 arasında değişiyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'ne üye 35 ülkede sezaryen ameliyatlarının oranı yüzde 28 dolayında.
Türkiye'de ise bebeklerin yüzde 53'ü sezaryen operasyonlarıyla dünyaya geliyor.
Sezaryen oranındaki artışın nedenleri
Tıp çevrelerine göre, sezaryen oranlarının artışında etkili olan birkaç etmen var:
- İlk doğumunu yapacak gebe kadın yaşlarındaki artış
- Tüp bebek yöntemi sonucu çoğul gebelik
- Hekimlerin yanlış tedavi suçlamasıyla karşılaşması
- Sezaryenle doğum takviminin öngörülebilirliği
- Bazı kadınların kişisel nedenlerle sezaryene sıcak bakması
Kadın Doğum Uzmanı Dr. Ayşe Aytoz, Türkiye'de sezaryen ameliyatlarının tercih edilmesinde de aynı nedenlerin rol oynadığını söylüyor.
Dr. Aytoz, "Eğer hastanın normal doğum yapmak açısından herhangi bir kontrendikasyonu yoksa, örneğin çoğul gebelik değilse, bebek makat gelişi değilse ya da bebekte bir anormallik yoksa, bebek stres altında değilse biz gebelerin normal yolla doğurmalarını tercih ediyoruz," diye konuşuyor.
Ancak Türkiye'de sezaryen oranları özel hastanelerde devlet hastanelerine göre çok daha yüksek.
Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, 2016'da kamu hastanelerinde yüzde 38,2 oranında sezaryen ameliyatı görülürken, özel hastanelerde bu oran yüzde 70,5 dolayında seyrediyor.
'Sezaryenle doğum yaptırdığımızda daha çok kazanmıyoruz'
Peki bu farkta maddi gerekçeler rol oynuyor olabilir mi? Özel hastanelerin ya da kliniklerin finansal nedenlerle normal doğuma kıyasla daha pahalı olan sezaryenle doğumu teşvik etmesi söz konusu mu?
Dr. Ayşe Aytoz, kadın doğum uzmanları olarak yaptıkları operasyonlarda kendileri açısından maddi bir fark olmadığını söylüyor:
"Biz sezaryenle doğum yaptırdığımızda daha çok kazanmıyoruz. Özel hastaneler tabii ki sezaryenle doğum yapıldığı takdirde daha çok kazanıyor olabilirler.
"Fakat doktorların üzerinde böyle bir baskı kurmanın o kadar kolay olmadığını düşünüyorum. Doktorların da bu baskıyla hareket ettiklerini düşünmüyorum."
Erdoğan 'Cinayet işleniyor' demişti
Türkiye'de hükümet sezaryen oranlarını düşürmek için çalışmalar yapıyor.
2012'de kabul edilen bir yasaya göre sadece "tıbbi gereklilik olması halinde" sezaryen yaptırılması öngörülüyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, bu konuda sık sık sempozyumlara katılıyor, konuşmalar yapıyor.
Son olarak on gün önce "Sezaryen Oranlarının Azaltılmasında Etkili Yöntemler" konulu sempozyuma katılan Emine Erdoğan, "Ülkemizdeki yüzde 53 sezaryen oranını, Fransa'daki yüzde 20, Hollanda'daki yüzde 15'ler seviyesine indirmek için büyük bir seferberlik başlatmalıyız," demişti.
Cumhurbaşkanı Erdogan ise 2013'te yaptığı bir konuşmada sezaryenle cinayet işlendiğini savunmuştu.
'Cinayet, biraz haksız bir yorum'
Dr. Ayşe Aytoz, "Cinayet, bizim yaptığımız işle yan yana duracak bir kelime değil. Biz burada bir hayat ortaya çıkarmaya çalışıyoruz, cinayet biraz haksız bir yorum diye düşünüyorum," diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Tabii hiçbir endikasyon yokken normal doğurabilecek bir kadına sezaryen yapmak ve bu hastayı ameliyat komplikasyonlarına açık bırakmak doğru bir şey olmayabilir. Ama bir yönetim olarak bunu önlemenin yolları vardır. Bu yollar tercih edilmeli.
"Eğer hastamız normal doğum yapmaktan korkuyorsa, doktor olarak ben ne yapabilirim? Normal doğumun o kadar zor olmadığını, kendisine yardımcı olacağımı, ebenin sürekli yanında olacağını söyleyebilirim.
"Ama yine de sezaryen olmakta ısrar ederse, hastanın bu görüşünü kabul etmek zorundayım."
'Seçim olarak görmedim, zorunluluk olarak karşıma çıktı'
Çocuk parkında Nil salıncakta bir aşağı bir yukarı sallanıyor. Annesi, Nil'in çok sağlıklı bir çocukluk geçirdiğini söylüyor.
Burcu Oğuzer, "Doğumdan sonra korkularım olmuştu. Sezaryenden sonra çocuğumun bağışıklık sistemi düşük olabilir mi, hastalıklar yaşayabilir mi diye. Fakat şanslıyız ki, hiçbir hastalık yaşamadık. Korkularım yersizmiş," diyor.
Buna karşın hala sezaryenle doğum yapmış olduğu için pişmanlık duyduğunu ifade ediyor:
"Ben sezaryeni kendim için hiçbir zaman bir seçim olarak göremedim, ama bir zorunluluk olarak karşıma çıktı ne yazık ki. Annelik denilen deneyimi belki de daha net yaşayabilmek için natürel doğum yapmak daha iyi olacaktır diye düşünüyorum. Ama tabii bu herkesin kendi seçimi."
Kilo Yönetiminde GLP-1 İlaçları Kullanımı: Sindirim Yan Etkileri ve Beslenme ÖnerileriObezite tedavisinde kullanılan GLP-1 temelli zayıflama ilaçları, mide boşalmasını yavaşlatarak iştahı baskılarken bulantı ve reflü gibi yan etkilere yol açabiliyor.29 Eylül 2026 Salı 16:15BASIN HABERLERİ
29 Eylül Dünya Kalp Günü: Türkiye’de Her 3 Öldümden Biri Kalp ve Damar Hastalıklarından KaynaklanıyorTÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’deki ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşti. Tütün kullanımı ve obezitedeki artış gelecek riskini büyütüyor.29 Eylül 2026 Salı 16:13BASIN HABERLERİ
Böbrek Sağlığını Korumada Yanlış Bilinenler: Yalnızca Bol Su İçmek Yeterli DeğilUzmanlar, böbrekleri korumanın yolunun sadece bol su tüketmekten geçmediğini; kan basıncı, kan şekeri ve tuz kontrolü gibi adımların hayati önem taşıdığını vurguluyor.29 Eylül 2026 Salı 16:04BASIN HABERLERİ
JAMA Network Open Araştırması: 12 Yaşında Akıllı Telefon Sahibi Olmak Ergenlerde Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor8 bin 957 ergenin izlendiği araştırmada, 12 yaşında akıllı telefon edinmenin 14 yaşında yeme bozukluğu belirtileriyle ilişkili olduğu saptandı.29 Eylül 2026 Salı 15:58DÜNYADA SAĞLIK
FDA'dan Ergenler İçin Saçkıran Kararı: Baricitinib Kullanım Alanı GenişletildiFDA, şiddetli alopecia areata hastası 12 yaş ve üzerindeki ergenlerde baricitinib kullanımını onayladı.29 Eylül 2026 Salı 15:56BASIN HABERLERİ
Finlandiya’da Araştırıldı: Kahve Tüketimi Erkeklerde Testosteron ve Hormon Düzeylerini Nasıl Etkiliyor?Finlandiya'da 2 bin 264 kişiyle yapılan çalışma, fazla kahve tüketiminin erkeklerde toplam testosteron ve SHBG seviyeleriyle ilişkili olduğunu gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:55DÜNYADA SAĞLIK
Erzurum'da Ameliyat Sonrası Ölen Hastayla İlgili Uzman Doktora Hapis Talebiyle Dava AçıldıErzurum'da böbrek taşı ameliyatından iki gün sonra hayatını kaybeden Seval Günaydınlı'nın ölümü üzerine doktor M.B.K. hakkında dava açıldı.29 Eylül 2026 Salı 15:54BASIN HABERLERİ
Uluslararası AlliGatOr Araştırması Açıklandı: Apandisitte Gecikme Perforasyon Riskini İki Katına Çıkarıyor112 ülkede yürütülen AlliGatOr çalışması, apandisit belirtilerinin başlamasından cerrahiye kadar geçen sürenin uzamasının perforasyon riskini artırdığını gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:49BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Kiraz'dan COP31 Öncesi Çağrı: İklim ve Sağlık Destek Fonu Acilen OluşturulmalıProf. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, COP31 öncesinde iklim krizinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı destek fonunun kurulmasını istedi.29 Eylül 2026 Salı 15:47BASIN HABERLERİ
Lokalize Prostat Kanserinde SBRT ve Cerrahi Karşılaştırmasında Uzun Dönem Sonuçları AçıklandıASTRO 2026 Toplantısında sunulan araştırmaya göre 5 seanslık SBRT, sekiz yıllık takipte cerrahiye benzer kanser kontrolü sağlarken daha az yan etki gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:45BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










