TÜRKİYE, SEZARYEN DOĞUMDA DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜ!
Türkiye, sezaryen doğumda dünyada 3'üncü sırada yer alıyor. Yapılan araştırmalara göre ülkemizde doğumların yüzde 52'si sezaryen ile yapılıyor.

15 Ağustos 2015 Cumartesi 15:49
Zehra Evcil
Uzmanlar, önlem alınmadığı takdirde yüzde 15 olması gereken sezaryen doğum oranının yüzde 80'lere çıkabileceğini vurguluyor. Hekimlerin yaptığı ameliyat ve baktığı hasta sayısı kadar ücret alması da sezaryen doğum sayısını artırıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), gerçekleştirilecek sezaryen operasyonlarının yüzde 15 oranında kalması gerektiğini söylüyor. Belirlenen bu oranın altına düşülmesi ya da üstüne çıkılması, hem anne adayları için hem de bebekler için tehlike oluşturabiliyor. Uzmanlar, yüzde 15 oranının Türkiye açısından oldukça zor olduğundan yakınarak, en azından ortalamanın yüzde 30'a düşürülmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Zira Türkiye'de sezaryen doğum oranı yüzde 52. Sağlık Bakanlığı'nın bu konuda caydırıcı hiçbir teşvikte bulunmadığı ve acilen bu yönde çalışmaların başlatılması gerektiği ifade ediliyor. Türkiye Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Başkanı Prof. Dr. Cansun Demir, önlem alınmazsa sezaryen ile doğumların yüzde 80'e çıkacağına dikkat çekiyor. Prof. Demir, “Doktor sezaryeni tercih edince anne adayları da tercih etmek zorunda kalıyor. Türkiye'de normal doğuma teşvik için hazırlık kursları hiçbir yerde yok. Doğum için yeterli anestezi düzeyi bulunmuyor. Tüm olumsuz şartlar bir araya geldiğinde ciddi anlamda sezaryen doğumlarında artış görülüyor.” diyor.
GEÇEN YIL HER İKİ DOĞUMDAN BİRİ SEZARYEN OLDU
Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2014 yılında 81 ilde, 1 milyon 326 bin 130 doğum gerçekleşti. Her iki bebekten biri sezaryen ile dünyaya geldi. Türkiye'de aşılan yüzde 15 sezaryen doğum sınırına karşın Afrika yüzde 3-4 ile en düşük orana sahip. Amerika'da yüzde 30, Hollanda, Belçika, Norveç ve Finlandiya'da yüzde 13 ile 16 arasında. Fransa'da yüzde 20, Almanya'da ise sezaryen doğum oranı yüzde 30.
Prof. Cansun Demir, Türkiye'de artan sezaryeni önlemek için ağrısız normal doğumu (epidural doğum) bile devletin kendi bütçesinden karşılamadığını aktardı. Sağlık Bakanlığı'nın uyguladığı ‘Sağlıkta Dönüşüm' programları altında uygulamalarda hiçbir şeyin yapılmadığını söyleyen Prof. Demir, doktorların tabi olduğu performans sisteminin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Demir, “Bir hekim günde en fazla iki tane normal doğum gerçekleştirebilecekken, performans sistemiyle bazen günde on tane sezaryen yapabiliyor. Çünkü hekimler yaptığı ameliyat ve baktığı hasta sayısı kadar ücret alıyor. Sezaryen sayısı bu nedenle gittikçe artıyor. Doktor sezaryeni tercih edince anne adayları da tercih etmek zorunda kalıyor.” şeklinde konuştu.
Fatih Üniversitesi Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Dr. Melek Uzun da, normal doğumda problem çıktığında sorunun hekime faturalandırıldığını söylüyor. Bu konuda kalifiye yardımcı personelin az olduğunu kaydeden Uzun, “Sonradan yetişmiş olan ebeler daha çok özel hastanelere yönlendirilmeli. Ancak devlet hastanelerinde çalışacak ebeler bile zor bulunuyor. Bunlar sezaryen ihtimalini artırıyor. Normal doğum ile sezaryen arasında ücret olarak çok az fark var. Doktorlar risk almamak adına tercih ediyor. Bu bir sağlık politikası haline geldi.” diyor.
ZORUNLULUK OLMADAN YAPILAN SEZARYEN, HAK İHLALİ
Sezaryenin tıbbî ameliyat olduğunu belirten Hasta Hakları Aktivistleri Derneği Başkanı Avukat Orhan Demir ise sezaryenin ülkemizde alternatif doğum yöntemi gibi algılandığını ifade ediyor. Tıbbî müdahale zorunluluğu bulunmayan hastalara sezaryen yapılmaması gerektiğini dile getiren Demir, “Zorunluluk olmadan tıbbî müdahale kadınların doğurganlık hakkının elinden alınması demek. Ayrıca sezaryen ile yapılan doğumlarda 3'üncü çocuk sonrası doğumlar riskli görülüyor. Yapılan ameliyatların tıbbî zorunlulukla yapılıp yapılmadığı hiçbir şekilde denetlenmiyor. Sezaryen ile dünyaya gelen bebeklerin bağışıklık sisteminin zayıf olduğu bilimsel olarak biliniyor. Dolayısıyla sağlık açısından, doğurganlık açısından ve ekonomik açıdan da insan hakları ihlal ediliyor.” diye konuşuyor.
Sezaryen doğumların bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenmesi gerektiğine dikkat çeken Demir, şunları söylüyor: “Özel hastaneler başta olmak üzere tüm hastaneler denetlenmeli. Sezaryen ile doğum yapan annelerin hastanede kalma süreleri uzuyor. Doğum sonrasında da sürekli kontrole gidip gelmek gerekiyor. Yapılan işlemlerin hepsi ücrete tabi. Sezaryen ücretlerinin en düşüğü 800 TL. Bunun 400 TL'sini devlet ödüyor. Ama ülkemizde özel hastanelerin konumları ve operasyonu gerçekleştirecek hekimin kariyeri bahane edilerek ücret 2 bin 500 TL'ye kadar çıkıyor. Bunlar sezaryen adı altında komplodur.”
Sezaryen doğumu önlemek için:
Normal doğum ve sezaryen ile ilgili anne adaylarına eğitim verilmeli.
Sancısız doğum teşvik edilmeli.
Klinik hizmetleri koşulları iyileştirilmeli.
İdari ve devamlı sürecek olan politikalar yürütülmeli.
Ebelik güçlendirilmeli, onlara yeni yetki ve haklar verilmeli.
Devamlı sezaryen yapan hastane ve doktorlar takip edilmeli.
Türkiye Yerli Sağlık Teknolojisinde Büyüyor: 40 Ülkeye Solunum Cihazı İhraç EdiliyorSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Siirt ziyaretinde milli sağlık sanayisindeki gelişmelere dikkat çekerek Türkiye'nin 40 ülkeye solunum cihazı satan bir konuma ulaştığını söyledi.31 Temmuz 2026 Cuma 17:46BASIN HABERLERİ
Giresun'da Beyin Ölümü Gerçekleşen Kişinin Organları 4 Hastaya Yaşam Umudu OlduDenizde boğulma tehlikesi geçirdikten sonra beyin ölümü gerçekleşen 45 yaşındaki kişinin organları, nakil bekleyen dört hastaya ulaştırıldı.31 Temmuz 2026 Cuma 16:09BASIN HABERLERİ
Erken Çocuklukta Şeker Kısıtlaması Demans Riskini Yüzde 23 Azaltıyorİngiltere'de yürütülen kapsamlı bir araştırma, yaşamın ilk iki yılında şeker alımını sınırlamanın ilerleyen yaşlarda beyin sağlığını koruduğunu gösterdi.31 Temmuz 2026 Cuma 16:08DÜNYADA SAĞLIK
Yolculukları Eziyete Çeviren Araba Tutmasına Karşı Etkili ÖnlemlerHalk arasında araba tutması olarak bilinen hareket hastalığı, yolculuk esnasında mide bulantısı ve baş dönmesine yol açarak yaşam kalitesini düşürebiliyor.31 Temmuz 2026 Cuma 16:03BASIN HABERLERİ
Bağırsak Ve Beyin Arasındaki Gizli Bağ: Mikrobiyota Ruh Sağlığını Nasıl Etkiliyor?Bilimsel araştırmalar, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizliklerin depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.31 Temmuz 2026 Cuma 15:33BASIN HABERLERİ
Kalp Sağlığını Tehdit Eden Gizli Tehlike: Günlük Alışkanlıklar Riski ArtırıyorDünya genelinde en yaygın ölüm nedeni olan kalp ve damar hastalıklarından korunmak için yaşam tarzında yapılacak küçük değişiklikler büyük önem taşıyor.31 Temmuz 2026 Cuma 15:33BASIN HABERLERİ
KOAH Tedavisinde Yeni Yöntem: Bronkoskopik Balon Uygulaması Alevlenmeleri AzaltıyorTürkiye'de yürütülen bilimsel araştırmada, kronik bronşit baskın KOAH hastalarında uygulanan yeni balon tedavisiyle nefes darlığının azaldığı ve yaşam kalitesinin arttığı belirlendi.31 Temmuz 2026 Cuma 12:44BASIN HABERLERİ
Havuz Sonrası Kulak Temizliğinde Yapılan Bu Hata Enfeksiyon Riskini ArtırıyorYaz aylarında kulağa kaçan suyu çıkarmak için kulak çubuğu kullanmanın zararlarına dikkat çeken uzmanlar, doğal yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.31 Temmuz 2026 Cuma 12:00BASIN HABERLERİ
Bel Fıtığında Ameliyatsız Tedavi Mümkün mü? Uzmanından Önemli UyarılarBel fıtığı vakalarının çoğunda ameliyatsız tedavi yöntemleri başarı sağlarken, uzmanlar bacakta güç kaybı gibi belirtilerde acil müdahalenin şart olduğunu vurguluyor.31 Temmuz 2026 Cuma 11:58BASIN HABERLERİ
Toksik İlişkiler Erken Yaşlandırıyor! Yüzünüzdeki Kırışıklıkların Sebebi Çevrenizdeki İnsanlar OlabilirAcıbadem Life Klinik Psikoloğu Öykü Gönültaş, yönetilemeyen ilişkisel stresin yalnızca ruh sağlığını değil, telomer kısalması ve hücresel yıpranma yoluyla biyolojik yaşı da doğrudan etkilediğini belirtti.31 Temmuz 2026 Cuma 11:06BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










