TÜRKİYE'DE DOĞURGANLIK HIZI 11 YILDIR ARALIKSIZ DÜŞÜYOR
Türkiye'de toplam doğurganlık hızı 2001 yılında 2,38 çocukken, 2014'ten itibaren aralıksız düşüş eğilimine girdi.

09 Aralık 2025 Salı 11:13
TÜİK Başkan Yardımcısı Furkan Metin: "Türkiye, 1990'lı yıllarda 20 yaşındaki genç gibiydi. Doğurganlıktaki düşüş, bu şekilde devam ederse yaklaşık 40 yıl içerisinde ortanca yaşımız 45'in üzerine çıkabilir. 45 yaşındaki Türkiye'nin enerjisiyle, 1990'lı yıllarda 20-25'li yaşlarda olan Türkiye'nin enerjisi bir olmayacak"
MSÜ Deniz Harp Okulu Dekanı Prof. Dr. Cemalettin Şahin: "Türkiye gittikçe yaşlanan bir ülke. Bugün Türkiye, kendi fındığını, pamuğunu, çayını toplayacak insan gücünden maalesef mahrum durumda. Dolayısıyla gelecek çok iyi görünmüyor, topyekun bir seferberlik lazım"
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkan Yardımcısı Furkan Metin, nüfus artış hızının azalmasına ilişkin, "Türkiye, 1990'lı yıllarda 20 yaşındaki genç gibiydi. Doğurganlıktaki düşüş, bu şekilde devam ederse yaklaşık 40 yıl içerisinde ortanca yaşımız 45'in üzerine çıkabilir. 45 yaşındaki Türkiye'nin enerjisiyle, 1990'lı yıllarda 20-25'li yaşlarda olan Türkiye'nin enerjisi bir olmayacak." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin nüfus artış hızının son yıllarda belirgin biçimde yavaşlaması, ülkenin demografik yapısında köklü ve kalıcı değişimlere yol açabileceği endişesini beraberinde getiriyor.
Doğurganlık hızındaki gerilemenin uzun vadede sadece nüfus artışını yavaşlatmakla kalmayacağını savunan uzmanlar, iş gücünün azalması, sosyal güvenlik sistemine yük binmesi, sağlık ve bakım harcamalarının artması gibi pek çok sorunla karşı karşıya kalınabileceğine dikkati çekiyor.
- Doğurganlık hızı 2014'ten itibaren aralıksız düştü
TÜİK'in yaptığı araştırmaya göre, "toplam doğurganlık hızı", 2001'de 2,38 çocukken 2014'ten itibaren aralıksız düşüş eğilimine girdi. Bu doğrultuda, 2014'te 2,19 olan sayı, 2015'te 2,16'ya, 2016'da 2,11'e, 2017'de 2,8'e ve 2018'de 2'ye kadar geriledi.
2018'den itibaren ise toplam doğurganlık hızı 2'li rakamların altında kaldı. Doğurganlık hızı, 2019'da 1,89'a, sonra sırasıyla 2020'de 1,77'ye, 2021'de 1,71'e, 2022'de 1,63'e, 2023'te 1,51'e ve son olarak 2024'te 1,48'e düştü. Bu durum, nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,1'in altında kaldığını gösterdi.
Uzmanlar, bu eğilimin devam etmesi halinde Türkiye'nin, AB ortalamasının da altına düşebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye'nin yaşadığı bu dönüşümü AA muhabirine değerlendiren TÜİK Başkan Yardımcısı Furkan Metin, doğurganlık hızı oranının 1,4'e düşmesiyle "yüksek alarm" seviyesine gelindiğini söyledi.
Metin, Türkiye'nin geçen yıl itibarıyla "çok yaşlı ülkeler" sınıfına dahil olduğunun altını çizerek, gelecek 25 yılda yaşlı nüfus oranının yüzde 25'in üzerine çıkabileceğini kaydetti.
- "Türkiye, 1990'lı yıllarda 20 yaşındaki genç gibiydi"
Yaşanan bu düşüşe paralel olarak ortalama yaşın hızla arttığına dikkati çeken Metin, "Türkiye, 1990'lı yıllarda 20 yaşındaki genç gibiydi. Doğurganlıktaki düşüş bu şekilde devam ederse yaklaşık 40 yıl içerisinde ortanca yaşımız 45'in üzerine çıkabilir. 45 yaşındaki Türkiye'nin enerjisiyle, 1990'lı yıllarda 20-25'li yaşlarda olan Türkiye'nin enerjisi bir olmayacak." ifadelerini kullandı.
Mevcut durumda çok ciddi nüfus krizinin yaşandığını kaydeden Metin, doğurganlık hızındaki düşüşlerin 10 yıl daha devam etmesi durumunda, geri dönüşü olmayan bir yola girileceğine dikkat çekti.
Yaşlı nüfus oranının artmasının sosyoekonomik sorunları da beraberinde getirebileceğini aktaran Metin, sosyal güvenlik sisteminin mevcut haliyle devam edemeyeceğini söyledi.
- "Türkiye, sezaryen doğum oranlarında dünyada ilk sırada"
Metin, "Türkiye, sezaryen doğum oranlarında dünyada ilk sırada. İnsanlar hem geç evleniyor hem sezaryenle çocuk sahibi oldukları için arzu etseler de 2 ve 3 çocuğun üzerine çıkmakta zorlanıyorlar." değerlendirmesini yaptı.
Tek çocuk sahibi olanları veya evlenmeyenleri ileride yalnızlığın beklediğini söyleyen Metin, şunları kaydetti:
"Avrupa'da birçok ülkenin yaşlanmayla ilgili yaşadığı sorunları Türkiye'de görmeye başlayacağız. Şu anda kapısını çaldığımız her 5 hanenin 1'inde yalnız biri yaşıyor. Bu yalnız yaşayanların da yüzde 35'ini 55 yaş üstü kadınlarımız oluşturuyor. Dolayısıyla ailenin önemi ilerleyen yaşlarda ortaya çıkıyor. Ancak o ilerleyen yaşlardaki çocuk yapma pişmanlığı fayda vermiyor. Ülke olarak bu eşiği maalesef şu an kaçırıyoruz."
- "Şu anda Türkiye gittikçe yaşlanan bir ülke"
Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Deniz Harp Okulu Dekanı Prof. Dr. Cemalettin Şahin de ülkede yaşanan nüfus krizinin yeni olmadığını, son 20 yıldır devam ettiğini söyledi.
Cumhuriyet'in ilan edilmesinden sonra devlet politikalarıyla nüfusun artırılmak istendiğini anımsatan Şahin, "Atatürk'ün 100 milyonluk Türkiye hayali var. Bunlar hatıratlarda mevcut. 1930'da çıkan Hıfzıssıhha Kanunu'nun bir maddesiyle 6 ve daha fazla çocuğu olan annelere madalya verildi, maddi yardımda bulunuldu. Ayrıca keyfi düşükler yasaklandı. Dolayısıyla biraz başarı elde edildi." dedi.
Şahin, 1950'lerin sonlarına doğru nüfusu düşürmek için gazeteler öncülüğünde kampanyalar başlatıldığını vurgulayarak, "Bu kampanyaya dışarıdan vakıflar ve dernekler de müdahil oldu. Türkiye'nin nüfusunun planlanmasına yönelik çalışmaları oldu. 1963'te Sağlık Bakanlığına bir rapor hazırlandı, 2 sene sonra Nüfus Planlaması Kanunu çıkartıldı. Türkiye nüfusunu azaltmak için bütün imkanlar kullanıldı." diye konuştu.
- "Topyekun bir seferberlik lazım"
Nüfus planlamasında yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyleyen Şahin, "Konut mimarisi yeniden ele alınmalı. 1+1 ve 2+1 evler çocuklar için adeta hapishane durumunda. Konut kültürümüzün değişmesi lazım." dedi. Şahin, "Eğitim sürelerinin kısaltılması lazım. Eğitimi tekrar elden geçirmeliyiz." ifadesini kullandı.
Halkta, ekonomik kaygılardan dolayı nüfusun artmadığı yönünde ön yargının bulunduğunu dile getiren Şahin, "Bu doğru değil. Bunu söylediğimiz zaman tepki gösteriyorlar. Eğer öyle olsaydı şu anda İsveç, Norveç, İngiltere ve Almanya'nın nüfusu artardı. Şu anda zengin olan ülkelerin nüfusu artmıyor. Bu kültür işidir. Sınırsız çoğalalım demiyoruz. Şu anda Türkiye gittikçe yaşlanan bir ülke. Bugün Türkiye, kendi fındığını, pamuğunu, çayını toplayacak insan gücünden maalesef mahrum durumda. Dolayısıyla gelecek çok iyi görünmüyor, topyekun bir seferberlik lazım." ifadelerini kullandı.
Bilim İnsanlarını Şaşırtan Keşif. . . Kalp Krizinden Sonra Kalp Kendini Onarabiliyor!Avustralya’da yapılan yeni bir araştırma, kalp krizinden sonra insan kalp kası hücrelerinin sanılandan daha fazla yenilenme kapasitesine sahip olduğunu ortaya koydu.30 Ocak 2026 Cuma 11:19BASIN HABERLERİ
Ekran Süresini Azaltmak Zihinsel Sağlığı Destekliyor: Uzmanlardan Dijital Detoks UyarısıUzmanlar, dijital cihaz kullanımının artmasıyla birlikte dikkat dağınıklığı, stres ve uyku bozukluklarının da yükseldiğini belirtiyor.30 Ocak 2026 Cuma 11:18BASIN HABERLERİ
ABD, Dünya Sağlık Örgütünden Resmen AyrıldıABD’nin, Dünya Sağlık Örgütünden ayrılma sürecinin resmen sonuçlandığı bildirildi.30 Ocak 2026 Cuma 11:13DÜNYADA SAĞLIK
Gece kuşlarına kötü haber: Kalp krizi ve inme riski daha yüksekYeni bir bilimsel araştırma, "gece kuşu" olarak tabir edilen ve geç saatlerde aktif olan kişilerin, toplumun genelinden daha zayıf bir kalp sağlığına sahip olduğunu ortaya koydu.30 Ocak 2026 Cuma 11:10BASIN HABERLERİ
Araştırma: Yetişkinlerde oyun bağımlılığı depresyon ve anksiyeteyi tetikliyorThe Turkish Journal on Addictions'ta (Addicta) yer alan araştırmaya göre, yetişkinlerde de oyun oynama bozukluğunun ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğu ifade edildi.30 Ocak 2026 Cuma 11:07BASIN HABERLERİ
Kalp krizi geçiren yolcuyu hastaneye yetiştiren otobüs şoförü, 3 yıl ambulans kullanmışBursa'da aracında kalp krizi geçiren yolcuyu, hastaneye ulaştırıp hayatını kurtaran özel halk otobüsü şoförü Muzaffer Seven’in (28), Diyarbakır Devlet Hastanesinde 3 yıl ambulans şoförlüğü yaptığı ortaya çıktı.30 Ocak 2026 Cuma 10:49BASIN HABERLERİ
EKMUD uyardı: İhmal edilmiş tropikal hastalıkların yükü artıyorEKMUD, Dünya İhmal Edilmiş Tropikal Hastalıklar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, iklim değişikliği ve küresel hareketliliğin etkisiyle ihmal edilmiş tropikal hastalıkların daha önce endemik olmayan bölgelerde de görülmeye başladığını söyledi.30 Ocak 2026 Cuma 10:47DÜNYADA SAĞLIK
Depremde Adıyaman’a gelen Rus doktor, yardım zinciriyle gönülleri fethettiÖzdemir’in kurtarma çalışmalarında tanıştığı Rus Doktor Yanna Vlasova ile olan dostluğu, Rusya’dan çok sayıda yardımın Adıyaman’a akmasını sağladı. Yanna Vlasova, başlattığı yardım zinciri ile Rusya’dan Adıyaman’a adeta yardım yağdırdı.30 Ocak 2026 Cuma 10:43BASIN HABERLERİ
Ambulanslar geçen yıl 7 milyonu aşkın hastaya hizmet verdiSağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Eray Çınar, geçen yıl 7 milyonu aşkın hasta ve yaralının kara ambulanslarıyla hastanelere nakledildiğini açıkladı.29 Ocak 2026 Perşembe 17:41BASIN HABERLERİ
Sağlığın anahtarı lifli beslenmeBesinlerden yeterli derecede lif almamak kalp hastalıklarından obeziteye, sindirim sorunlarından kansere kadar pek çok sağlık sorununa zemin hazırlıyor. Çünkü lifli beslenme sağlığın en önemli anahtarlarından biri.29 Ocak 2026 Perşembe 17:37BESLENME VE DİYET
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










