ULTHERAPY UYGULAMASI VE AMELİYATSIZ CİLT GENÇLEŞTİRME
Görselliğin ve kişisel imajın öneminin belirgin ölçüde arttığı günümüz dünyasında, çeşitli faktörlere bağlı görsel kusurlar eski dönemlere nazaran daha fazla rahatsızlık veriyor.

29 Mayıs 2018 Salı 20:52
Modern tıbbın gelişimi, değişen yaşam tarzları ve yaşamdan beklentiler, kişileri yüz ve beden kusurları veya yıpranmalarına karşı mücadele etmeye yöneltiyor. Son yıllarda oldukça geliştirilen cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemler, özellikle belli yaş gruplarının sıklıkla yakındığı esneklik kaybı, gevşeme, sarkma ve ince çizgiler gibi sorunlarda yüz güldüren sonuçlar sağlıyor. Cilt gençleştirme konusundaki son yeniliklerden yararlanmak isteyen hastaların sıklıkla ilk aşamada ameliyat olmaksızın birkaç yıl geriye gidebilmek istedikleri gözlemleniyor. Ameliyatsız estetik yöntemleri arasında Ultherapy uygulaması, yüz, boyun ve dekolte bölgelerinde gençleşme, sıkılaşma beklentilerine büyük bir başarıyla cevap verebiliyor.
Ultera Nedir?
Özellikle 35 yaş üzeri hasta gruplarında sıklıkla boyun ve yüz ovalinde hissedilen sıkılık kaybı, çene ve gıdı bölgesinde sarkmalar ve dekolte bölgesinde gözlemlenen ince kırışıkları yok etmeyi hedefleyen, odaklanmış ultrason kullanımını temel alan ve ameliyatsız işlemler arasında en başarılı bulunan tedaviye ultera adı veriliyor. Bu şikâyetlerde modern tıp, cerrahi yöntemler ve cerrahi dışı yöntemler olmak üzere iki ayrı metot sunuyor. Ultherapy uygulaması, odaklanmış ultrason kullanılarak cildin kolajen sistemini artırma ve cildin hemen altında konumlanarak fibröz bir zar özelliği taşıyan SMAS zarının gerginleştirilmesi prensibine dayanıyor. Ultherapy uygulamasının üstünlüğü, SMAS zarını ultera hariç diğer cerrahi dışı yöntemlerle güçlendirmenin olanaksızlığında yatıyor. Uygulama özellikle, tedavi sürecinde hastaların günlük yaşamlarını aksatma gibi bir dezavantajı olmadığı için de çok tercih ediliyor.
Ultherapy İle Ameliyatsız Cilt Gençleştirme
35-50 yaş aralığında, kilo alıp vermeler, gençlik döneminde alınmış güneşe bağlı hücre hasarları, kolajen üretiminin azalması ve bağ dokuların zayıflaması gibi nedenlerle, yüz ovalinde farklılaşmalar görülüyor. Bu değişimi fark eden ve çene hattının netliğini kaybetmesi, çenede sarkma ve ciltte sıkılık kaybı yaşayan hastalar, güncel cilt gençleştirme ve cilt sıkılaştırma yöntemlerine başvururken, sıklıkla ameliyattan çekindiklerini dile getiriyorlar. Ancak geçmiş dönemlerde sadece ameliyatla çözülebilen birçok estetik problem artık tıpta gelinen noktada ameliyatsız olarak da çözülebiliyor. Ultherapy uygulamasında, radyofrekans ve diğer lazer uygulamalarının erişemediği, cildin 4,5-5 mm altındaki dokulara ulaşılarak bu bölgedeki kolajen üretiminin ısı verilerek arttırılması sağlanıyor. Ameliyat olma, narkoz alma, cerrahi operasyon sonrası çok uzun iyileşme süreçleri gibi unsurlar, hastaları kaygılandırıyor ve ultherapy ameliyatsız estetik seçeneklerine yöneltiyor. Ultherapy uygulaması, kişilerin işlem sonrası yaşam kaliteleri ve günlük yaşam akışlarını bozmaksızın cilt sıkılaştırma isteklerini karşılayabiliyor.
Ultherapy Kimlere ve Nasıl Uygulanıyor?
35 yaş ve üzeri olup, çene, boyun ve dekolte bölgelerinde sıkılık kaybı yaşayan ancak ameliyat olmaktan kaçınan hastalar, sağladığı başarılı sonuçlar nedeniyle ultherapy uygulamasını tercih ediyor. Cilt sıkılaştırma ve cilt gençleştirme beklentileri için artık ameliyat olma zorunluluğunun olmaması uygulamaya yönelik talebi belirgin ölçüde artırıyor. Ulterada, odaklanmış ultrason enerjisi, yarattığı ısı ile cilt altı dokuda bulunan ve gerginliği sağlayan kolajen üretimini artırarak cilt sıkılaştırma ve cilt gençleştirme sürecinde başarılı sonuçlar sunuyor. Uygulama 40 dakika ila 60 dakikalık bir sürede tamamlanıyor. Uygulamanın en önemli özellikleri arasında özellikle ameliyatsız cilt gençleştirme istendiğinde en zor sonuç alınan boyun ve dekolte gibi bölgelerde etki göstermesi ve ulteranın FDA onayına sahip olması bulunuyor. FDA onayı, uygulamanın bölgesel sıkılık kaybı ve sarkma problemlerindeki başarılı sonuçlarını tescilliyor ve ameliyatsız estetik yaptırmak isteyen hastaların uygulamayı güvenle tercih etmesini sağlıyor. Ultherapy uygulaması sonrası, hastalar rahatlıkla gündelik yaşamlarına devam edebiliyor; nadiren karşılaşılan hafif ağrı durumunda ise ağrı kesici kullanımıyla hayat kaliteleri eksilmeksizin tedavi sonrası süreci kolaylıkla tamamlayabiliyorlar. Uygulamanın sonuçları ortalama olarak 3 ayda gözlemlenebiliyor ve etkisi hastaların yaşına ve cilt yapısına bağlı olarak 2 ila 5 yıl arası sürüyor. Siz de ameliyatsız estetik uygulamalarına yönelerek sıkılık kaybı, dekolte kırışıklıkları ve cilt sarkmalarından kurtulmak istiyorsanız, Ultherapy uygulamasıyla tanışmak için hemen Alpaslan Topçu’dan randevunuzu alabilirsiniz
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










