"UNUTTURAN HASTALIK: ALZAYMIR" - DEPRESYON, ALZAYMIRI TETİKLİYOR
Depresyon ve sosyal izolasyon, halk arasında "bunama" olarak da bilinen demansın en yaygın türü olan alzaymır hastalığına yol açan başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor.

16 Aralık 2021 Perşembe 11:08
Sağlık Bakanlığı Kronik Hastalıklar ve Yaşlı Sağlığı Daire Başkanı Uzm. Dr. Banu Ekinci: "Alzaymırın en önemli risk faktörlerinden biri de depresyondur. Ayrıca sosyal izolasyon alzaymır açısından risk faktörüdür"
"Bu nedenle yaş almış bireylerimize sosyal ortamlara daha çok katılmasını, bilgi, beceri ve zihinsel fonksiyon gerektiren aktivitelere yönelmelerini öneriyoruz"
"Alzaymırın çok erken evrede yakalanması en kritik nokta. Yemeğin altını sık açık unutma, kapının üzerinde anahtarı bırakma veya basit kelimeleri hatırlamama gibi unutkanlıklar, hasta yakınları açısından bir alarm olmalı"
"2022 yılında yapacağımız Türkiye Yaşlılık ve Sağlık Araştırmasıyla yaşlılarımızın evlerine gidip onların durumlarını tek tek tespit edeceğiz. 21 bin yaşlı vatandaşa ulaşmayı planlıyoruz"
İlk kez 1906'da Alman psikiyatrist ve patolojist Alois Alzheimer tarafından tanımlanan ve genellikle 65 yaş üstü kişilerde görülen alzaymır, başta unutkanlık olmak üzere; çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan, günlük yaşam aktivitelerini etkileyen ilerleyici bir beyin hastalığı olarak biliniyor.
Henüz kesin bir tedavisi bulunmayan alzaymır, özellikle ileri evrede hastayı geri dönüşsüz bir şekilde bakıma muhtaç duruma getiriyor.
Yaşlı nüfusun ve risk faktörlerinin artmasıyla birlikte hastalığın dünya genelinde 30-40 yıl sonra en önemli sağlık sorunlarından biri olacağı düşünülüyor. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) verilerine göre, alzaymırın da dahil olduğu demans hastalıkları, dünyada ölüme yol açan 10 başlıca sebepten birini oluşturuyor.
Hastalarla birlikte yakınlarını da derinden etkileyen alzaymırın belirtileri, risk faktörleri ve korunma yöntemlerine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Kronik Hastalıklar ve Yaşlı Sağlığı Daire Başkanı Uzm. Dr. Banu Ekinci, alzaymırın her şeyden önce yaşlanmanın doğal seyri değil bir hastalık olduğuna dikkati çekti.
Türkiye'de 65 yaş üstü nüfusun yüzde 5,7'si alzaymır
Ekinci, "Tüm demanslı hastaların yüzde 50-70'ine alzaymır teşhisi konuluyor. Dünya genelinde 50 milyon demans hastası olduğunu biliniyor ve her yıl 10 milyon yeni vaka bu gruba ekleniyor." bilgisini paylaştı.
Türkiye'de ise dünya ile aynı olarak 65 yaş üstü bireylerin yüzde 5,7 civarında alzaymır ve demans hastası olduğunu bildiren Ekinci, kadınlarda daha sık görülen alzaymırın başlıca risk faktörleri arasında genetik yatkınlık, kalp hastalığı, kolestrol yüksekliği, diyabet, tütün ve tütün ürünleri ile alkol kullanımının yer aldığını anlattı.
"En önemli risk faktörlerinden biri depresyon"
Kronik Hastalıklar ve Yaşlı Sağlığı Daire Başkanı Uzm. Dr. Ekinci, alzaymırın altında yatan psikolojik faktörlere de dikkati çekerek, şöyle konuştu:
"Alzaymırın en önemli risk faktörlerinden biri de depresyondur. Ayrıca sosyal izolasyon yani evde kimseyle görüşmeden, zihinsel faaliyet gerçekleştirmeden oturmak alzaymır açısından bir risk faktörüdür. Bu nedenle yaş almış bireylerimize sosyal ortamlara daha çok katılmasını, zihinsel faaliyetlere eşlik etmesini, bilgi, beceri ve zihinsel fonksiyon gerektiren aktivitelere yönelmelerini öneriyoruz.
Yaşamın tamamında sağlıklı yaşam davranışlarını seçmek koruyucu bir yaklaşımdır. Kişinin sağlıklı beslenmesi, yeterince fiziksel aktivite yapması, sosyal yaşama katılması, bulmaca, basit el işleri gibi zihinsel faaliyetlerde bulunması ve bunların düzenli olarak yapılması önem taşıyor."
"Alzaymırın çok erken evrede yakalanması en kritik nokta"
Basit unutkanlıklarla başlayan alzaymır hastalığının ileri evresinde kişilerin yakınlarını tanıyamaz, yemek, giyinmek gibi temel ihtiyaçlarını gideremez hale geldiğini aktaran Ekinci, hastalığın tedavisine yönelik devam eden yeni ilaç çalışmalarından sevindirici sonuçlar çıkmasını beklediklerini vurguladı.
Ekinci, "Alzaymırın çok erken evrede yakalanması en kritik nokta. Çünkü bu evrede yakalandığında hastalığın orada sabit tutulma olasılığı da bulunuyor. Örneğin, yemeğin altını sık açık unutma, kapının üzerinde anahtarı bırakma veya basit kelimeleri, anlamlarını hatırlamama gibi unutkanlıklar, hasta yakınları açısından bir alarm olmalı." diye konuştu.
Aile hekimliklerinin de alzaymır şüphesinde kişilere basit testler uygulayabildiğini ve bunlardan birinin de saat çizme olduğunu anlatan Ekinci, doktorun belirttiği saati tam olarak çizemeyen veya hatırlayamayan kişilerin ileri tetkikler için hastaneye yönlendirildiğini söyledi.
"Kronik hastalıkların tedavisi alzaymırın ilerlemesini yavaşlatıyor"
Hastanelerde nöroloji ve psikoloji uzmanlarınca yapılan detaylı inceleme ile alzaymır teşhisi konulan kişilerin var olan kronik hastalıklarının da tedavi edilmesinin önemine vurgu yapan Ekinci, "Alzaymır teşhisi konan bir hastanın hipertansiyon, diyabet, kolesterol ve farklı kronik hastalıklarının kontrol altında olması, alzaymırın ilerlemesini yavaşlatır. Bu nedenle kişilerin bütüncül bir kronik hastalık yönetimine, hem uzman hekimiyle hem de aile hekimiyle ortak izlenmesine ihtiyacı vardır." dedi.
Alzaymırlı bireylerin izole bir hayat sürdürmesinin durumlarını kötüleştireceğini belirten Ekinci, hastanın sosyalleşmesi, zihinsel ve düzenli fiziksel aktivitelerde bulunması ile sağlıklı beslenmesinin, hasta yakınlarının dikkat etmesi gereken konular arasında bulunduğunu aktardı.
Ekinci, geriatri uzmanları ve sağlıklı hayat merkezlerinde görev yapan fizyoterapistlerin bu konuda hasta yakınlarına yol gösterdiğini dile getirdi.
21 bin kişinin katılımıyla Türkiye Yaşlılık ve Sağlık Araştırması yapılacak
Aile hekimleri ve hastanelerdeki geriatri, nöroloji, psikoloji uzmanlarıyla hastalara hizmet verdiklerini belirten Ekinci, kişilerin sağlık ve sosyal hizmete bütüncül bir şekilde erişebilmesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve ilgili diğer Bakanlıklarla ortak çalışmalar yürüttüklerini aktardı.
Bu kapsamda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü iş birliğinde yeni bir araştırma yapacaklarını bildiren Ekinci, şunları kaydetti:
"2022 yılında yapacağımız Türkiye Yaşlılık ve Sağlık Araştırmasıyla yaşlılarımızın evlerine gidip onların durumlarını tek tek tespit edeceğiz. 21 bin yaşlı vatandaşa ulaşmayı planlıyoruz. Böylelikle yaşlılarımızın ne kadarının bakıma ihtiyacı var, onlar için nasıl bir hizmet planlanmalı noktasında ülke genelinde değerlendirme yapma imkanımız olacak. Bu sonuçlar doğrultusunda sağlık ve sosyal hizmetin bütünleşik bir şekilde sunumuna yönelik yeni modeller çalışacağız."
Kilo Yönetiminde GLP-1 İlaçları Kullanımı: Sindirim Yan Etkileri ve Beslenme ÖnerileriObezite tedavisinde kullanılan GLP-1 temelli zayıflama ilaçları, mide boşalmasını yavaşlatarak iştahı baskılarken bulantı ve reflü gibi yan etkilere yol açabiliyor.29 Eylül 2026 Salı 16:15BASIN HABERLERİ
29 Eylül Dünya Kalp Günü: Türkiye’de Her 3 Öldümden Biri Kalp ve Damar Hastalıklarından KaynaklanıyorTÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’deki ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşti. Tütün kullanımı ve obezitedeki artış gelecek riskini büyütüyor.29 Eylül 2026 Salı 16:13BASIN HABERLERİ
Böbrek Sağlığını Korumada Yanlış Bilinenler: Yalnızca Bol Su İçmek Yeterli DeğilUzmanlar, böbrekleri korumanın yolunun sadece bol su tüketmekten geçmediğini; kan basıncı, kan şekeri ve tuz kontrolü gibi adımların hayati önem taşıdığını vurguluyor.29 Eylül 2026 Salı 16:04BASIN HABERLERİ
JAMA Network Open Araştırması: 12 Yaşında Akıllı Telefon Sahibi Olmak Ergenlerde Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor8 bin 957 ergenin izlendiği araştırmada, 12 yaşında akıllı telefon edinmenin 14 yaşında yeme bozukluğu belirtileriyle ilişkili olduğu saptandı.29 Eylül 2026 Salı 15:58DÜNYADA SAĞLIK
FDA'dan Ergenler İçin Saçkıran Kararı: Baricitinib Kullanım Alanı GenişletildiFDA, şiddetli alopecia areata hastası 12 yaş ve üzerindeki ergenlerde baricitinib kullanımını onayladı.29 Eylül 2026 Salı 15:56BASIN HABERLERİ
Finlandiya’da Araştırıldı: Kahve Tüketimi Erkeklerde Testosteron ve Hormon Düzeylerini Nasıl Etkiliyor?Finlandiya'da 2 bin 264 kişiyle yapılan çalışma, fazla kahve tüketiminin erkeklerde toplam testosteron ve SHBG seviyeleriyle ilişkili olduğunu gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:55DÜNYADA SAĞLIK
Erzurum'da Ameliyat Sonrası Ölen Hastayla İlgili Uzman Doktora Hapis Talebiyle Dava AçıldıErzurum'da böbrek taşı ameliyatından iki gün sonra hayatını kaybeden Seval Günaydınlı'nın ölümü üzerine doktor M.B.K. hakkında dava açıldı.29 Eylül 2026 Salı 15:54BASIN HABERLERİ
Uluslararası AlliGatOr Araştırması Açıklandı: Apandisitte Gecikme Perforasyon Riskini İki Katına Çıkarıyor112 ülkede yürütülen AlliGatOr çalışması, apandisit belirtilerinin başlamasından cerrahiye kadar geçen sürenin uzamasının perforasyon riskini artırdığını gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:49BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Kiraz'dan COP31 Öncesi Çağrı: İklim ve Sağlık Destek Fonu Acilen OluşturulmalıProf. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, COP31 öncesinde iklim krizinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı destek fonunun kurulmasını istedi.29 Eylül 2026 Salı 15:47BASIN HABERLERİ
Lokalize Prostat Kanserinde SBRT ve Cerrahi Karşılaştırmasında Uzun Dönem Sonuçları AçıklandıASTRO 2026 Toplantısında sunulan araştırmaya göre 5 seanslık SBRT, sekiz yıllık takipte cerrahiye benzer kanser kontrolü sağlarken daha az yan etki gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:45BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










