UYKUSUZLUĞUN TEMEL NEDENLERİ
Uykusuzluğun Temel Nedenleri. İyi bir uyku hem vücudumuz hem de psikolojimizi doğrudan etkiliyor. Ancak bazen tükettiğimiz besinler uykusuzluğa neden olabiliyor. Dr. Dyt. Çağatay Demir, beslenme ve uyku ilişkisine dair önemli bilgiler paylaşıyor.

14 Şubat 2022 Pazartesi 14:41
Günümüzün en yaygın sorunlarından biri olan uykusuzluk, basitçe uykuya dalmakta güçlük çekmek olarak tanımlanıyor. Günlük olarak yeterli miktarda ve sağlıklı bir uyku, vücudumuzun ve beynimizin düzgün çalışmasını sağlıyor. Yapılan araştırmalar iyi bir gece uykusunun hafızayı, karar verme yetisini ve yaratıcılığı geliştirdiği kanıtlıyor. Uykusuzluk çeken kişiler uyandıklarında kendilerini yorgun, bitkin hissedebileceğini, günlük işlerini yapmakta zorlanabileceğini hatırlatan Yataş Uyku Kurulu Üyesi Doktor Diyetisyen Çağatay Demir, uykusuzluğun tedavisini için birçok yöntem bulunduğunu belirtiyor. Bu yöntemlerden birinin beslenmenin düzenlenmesi olduğunun altını çizen Dr. Dyt. Demir, “Beslenme düzeni ve özellikle akşam yenilenler, uyku kalitesini ve uykuya dalma süresini etkiler. Bunun yanı sıra bazı doğal yöntemlerde uykusuzluğu yenmeye yardımcı olur. Ancak unutmayın ki bazı doğal yöntemler bilinçsiz uygulanırsa sağlık problemlerine yol açabilir, her besin de herkese aynı etkiyi göstermeyebilir. Bu nedenle öncelikle bir uzmana danışmanızı öneririm” diyor.
Dr. Dyt. Demir, beslenme ve uykuya dair önerilerini şöyle sıralıyor:
Fast food ve kızarmış yemekler: Yüksek yağlı ve özellikle trans yağ içeren yiyeceklerin vücuda zararları sık sık gündeme geliyor. Ancak bu yiyecekler aynı zamanda uyku döngüsünü ve kalitesini de oldukça olumsuz etkiliyor. Uyku sorunu yaşamamak için en azından akşam öğünlerinde bu yiyecekleri tüketmemeye özen gösterilmesi gerekiyor.
Şeker: Basit karbonhidratlı besinler yediğinizde daha hızlı açlık oluşur. Akşam yemeğinde şekerli besinler tükettiğinizde hızlı acıkırsınız, bu da uykuya geçiş sürecinizi olumsuz etkiler. İyi bir uyku için gün içinde ve özellikle akşam yemeğinde dengeli tabaklar oluşturmak, tüketilecek karbonhidrat çeşidini iyi seçmek çok önem taşıyor.
Kafein: Kaliteli bir uyku için en az 5 saat öncesinden itibaren kafein içeren bir şey tüketmemek gerekiyor.
Proteinler: Akşam yemeğinde tek başına protein tüketirseniz, sindirimi uzun süren besinler oldukları için, kaliteli uyku açısından çok iyi bir tercih yapılmamış olursunuz. Akşam öğününde lifli bir karbonhidrat çeşidi ve sebzeler tüketirseniz uyku kaliteniz artar. Aynı zamanda yatmadan 1 saat önce içilen bir bardak süt, içeriğindeki triptofan aminoasidi sayesinde uyku süresini ve kalitesini oldukça olumlu etkiler.
Kedi otu: Farklı araştırmaların sonucunda kediotu kökünün uykuya dalmaya yardım ettiği kanıtlandı. İnsanların daha hızlı ve daha sağlıklı uyumasına yardımcı olan kediotu kökü, kısa süreli kullanımlar için idealdir. Uzun süreli kullanımı test edilmemiş olan bu bitki, hafif uykusuzluk sorununun çözülmesine yardımcı olabilir. Uyku güçlüğü çeken kişilerde yapılan çalışmaların çoğunda, kapsül olarak alınan 400-900 mg kediotu özünün ya da 450-900 mg kediotu kökünün güvenli ve etkili olduğu gözlendi. Kedi otunun yatmadan 30 dakika ila iki saat arası bir süre önce alınması öneriliyor.
Tutku çiçeği: Bir diğer adı çarkıfelek çiçeği olan bu bitkinin hafif bir yatıştırıcı etkisi vardır. Ülkemizde bazı uyku ilaçlarının içine de konulan tutku çiçeğinin tadının da güzel olması uykusuzluk sıkıntısı çeken kişiler tarafından çokça tercih edilmesini sağlıyor.
Lavanta: Yatıştırıcı bir kokuya sahip olduğu için uykuya teşvik etmekte kullanılan bitkilerin başında gelir. Araştırmalar uykudan 30 dakika önce lavanta yağı koklamanın uyku kalitesini olumlu etkilediğini göstermiştir. Lavanta özellikle hafif derece uykusuzluk çekenlerin, gençlerin ve kadınların kullanabileceği etkili bir uyku teşvik edicidir. Lavantanın kendisi gibi çayı da tatlı ve hafiftir. Çayın içinde demlenen lavanta içindeki yağı iyice bırakacak ve uykuya dalmadan önce yatışmanıza, sakinleşmenize yardımcı olur. Yoğun bir günün ardından bir bardak lavanta çayı hem kaslarınızı gevşetecek hem de sizi arındırıcı bir uykuya hazırlar.
Limon otlu çay: Özellikle Ortaçağ’da uykusuzluk belirtilerini ve kaygıyı tedavi etmek için kullanılan limon otlu çay günümüzde de birçok kişi tarafından yaygın olarak kullanılıyor. Limon otunun keskin kokusu ve tadı sayesinde çayı lezzetleniyor. Stresi yatıştırmaya ve kasları gevşetmeye yardımcı olan limon otu, uykuya dalmayı kolaylaştırıyor.
Sarı papatya: Yatıştırıcı etkisi bulunan papatya, uyku sorunu yaşayan kişiler tarafından yaygın olarak kullanılıyor. Beyin içerisindeki uykuya yardımcı kimyasalları etkilemese de kişiyi yatıştırıyor ve stres, anksiyete gibi uykusuzluğa sebep olan psikolojik etmenlerin önüne geçerek uykuya dalmayı kolaylaştırıyor. Birçok araştırmayla sakinleştirici etkisi kanıtlanan papatyanın hiçbir yan etkisi bulunmadığı için her yaştan kişi rahatlıkla kullanabiliyor.
Kafeinsiz yeşil çay: Yeşil çay, birçok farklı bitkinin yapraklarından oluştuğu için geniş bir lezzet profiline sahiptir. Antioksidanlarla dolu bu çay, sakinleşmenize yardımcı olur.
İklim Değişikliği Hastalık Haritasını Değiştiriyor: Afrika'da 123 Milyon İlave Sıtma Vakası RiskiKüresel ısınma ve aşırı hava olayları sivrisinek ile kene gibi hastalık taşıyan vektörlerin coğrafi dağılımını değiştirirken, araştırmalar Afrika'da 2050'ye kadar 123 milyon ek sıtma vakası görülebileceğini ortaya koydu.22 Ekim 2026 Perşembe 16:55BASIN HABERLERİ
Afrika'da Ebola Alarmı: KDC'de Başlayan Salgın Nijerya'ya SıçradıKongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) ortaya çıkan ve 4 bin 600'den fazla kişinin ölümüne yol açan Ebola salgını, Kenya'nın ardından Nijerya'da da ilk vakanın görülmesiyle kıta genelinde yayılma endişesini artırdı.22 Ekim 2026 Perşembe 16:53DÜNYADA SAĞLIK
İstanbul'da Son Bir Ayda 559 Bin Kişi Üst Solunum Yolu Enfeksiyonuyla Hastaneye Başvurduİstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, sonbaharla birlikte hastanelere başvuruların arttığını, ancak yatak kapasitesi açısından herhangi bir sıkıntı bulunmadığını açıkladı.22 Ekim 2026 Perşembe 16:46BASIN HABERLERİ
Japonların Uzun Yaşam Sırrı: "Shokuiku" İle Okulda Başlayan Sağlıklı BeslenmeTokyo Üniversitesinden Prof. Dr. Kentaro Murakami, Japonya'nın küresel obeziteyle mücadelede örnek gösterilen beslenme modelini ve çocukluk çağından başlayan "Shokuiku" kültürünü anlattı.22 Ekim 2026 Perşembe 16:45BASIN HABERLERİ
Menopozda Kontrolsüz Takviye Uyarısı: 3 Temel Destek YeterliKadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Pınar Yalçın Bahat, menopoz döneminde aşırı ve bilinçsiz gıda takviyesi kullanımına karşı uyararak D3-K2, Omega-3 ve magnezyumun yeterli olduğunu belirtti.22 Ekim 2026 Perşembe 16:42BASIN HABERLERİ
Ütü Kazalarında Korkutan Gerçek: Yanıkların Yüzde 70'i Cihaz Soğurken YaşanıyorBaşkent Üniversitesi araştırmacılarının 21 yıllık incelemesinde, çocuklardaki ütü kaynaklı yanık vakalarının %70,3’ünün cihaz kapatılıp soğumaya bırakıldığı sırada meydana geldiği saptandı.22 Ekim 2026 Perşembe 15:02BASIN HABERLERİ
Keratokonusta Crosslink Tedavisi: Temel Hedef Gözlük Bırakmak Değil İlerlemeyi DurdurmakKorneal çapraz bağlama (crosslink) ameliyatı, keratokonus hastalarında korneayı güçlendirerek hastalığın ilerlemesini durdurmayı hedeflerken uzmanlar işlemin gözlük numarasını sıfırlama amacı taşımadığı uyarısında bulundu.22 Ekim 2026 Perşembe 14:57BASIN HABERLERİ
Yaşlılıktaki Güç Kaybı Kader Değil: Kırılganlığın Gerilemesi Kalp Sağlığını Koruyorİngiltere'de yaklaşık 470 bin kişinin verileriyle yapılan araştırmada, fiziksel kırılganlıktaki azalmanın kalp ve damar hastalığı riskini düşürdüğü ve kandaki 309 proteinle ilişkili olduğu belirlendi.22 Ekim 2026 Perşembe 14:56DÜNYADA SAĞLIK
Biyolojik Saat Depresyonu Etkiliyor Mu? Avustralya'da 11 Bini Aşkın Kişiyle Dev AraştırmaAvustralya'da yürütülen araştırmada, depresyon öyküsü bulunan katılımcıların %23'ünde uyku ve biyolojik saatle ilişkili ortak belirtiler saptandı; uzmanlar "sirkadiyen depresyon" olasılığını tartışıyor.22 Ekim 2026 Perşembe 14:55DÜNYADA SAĞLIK
Sağlıkta Yerlileşme Hamlesi: Diş Hekimleri Yerli Tıbbi Cihaz Üretim Tesislerini İncelediSağlık Bakanlığının yerlileşme çalışmaları kapsamında düzenlenen Hekim-Sanayi Buluşması'nın 3'üncüsünde, ağız ve diş sağlığı alanında çalışan hekimler yerli medikal üreticilerin tesislerini ziyaret etti.22 Ekim 2026 Perşembe 14:42BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










