UZMANI UYARDI: "YÜKSEK TANSİYON, KALP KRİZİ VE KALP YETMEZLİĞİNE DAVETİYE ÇIKARIYOR”
Kardiyolog Prof. Dr. Ergün Seyfeli, her 3 kişiden 1'inin tansiyon hastası olduğunu ancak bu hastaların yarısının hasta olduklarından haberlerinin olmadığını...

17 Mayıs 2024 Cuma 13:03
Kardiyolog Prof. Dr. Ergün Seyfeli, her 3 kişiden 1'inin tansiyon hastası olduğunu ancak bu hastaların yarısının hasta olduklarından haberlerinin olmadığını belirterek, sofralarda kesinlikle tuz bulundurmamak ve 40 yaşından sonra yılda bir kez tansiyon kontrolü yapılması gerektiğini söyledi.
Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, kanın damar duvarı çevresinde yaptığı basınca tansiyon denildiğini ve 120'ye 80 değerlerinin normal kabul edildiğini belirterek, "Bu basınç 140-90 milimetrenin üzerine çıktığında "hipertansiyon" tanısı koyuyoruz. Hipertansiyon en sık karşılaştığımız kardiyovasküler risk faktörü olarak karşımıza çıkmakta. 18 yaş üstü yaklaşık her 3 kişiden 1'inin tansiyon hastası olduğu kabul edilmektedir. Tansiyon maalesef teşhisi kolay olmasına rağmen atlanan, gözden kaçan bir hastalık olarak karşımıza çıkmakta. Özellikle tansiyonu olan hastanın yaklaşık yarısının haberinin olmadığını görmekteyiz. Dolayısıyla özellikle kolay ve hızlı teşhis konmasına rağmen bu hastalık gözden kaçabiliyor" dedi.
"Tansiyon ölçümünden önce çay, kahve içilmemeli"
Tansiyon ölçümünün doğru şekilde yapılmasının önemine değinen Prof. Dr. Seyfeli, "Tansiyonun ölçümü son derece kolay ve ucuz bir yöntem. Fakat dikkat edilmediğinde yanlış sonuçlara neden olabilmekte. Özellikle tansiyonu ölçülecek kişinin 30 dakika öncesinde kahve, çay, kafeinli gıdalar ve yemek yememiş olması gerekiyor. Yine tansiyon ölçülecek hastanın en az 5 dakika oturur vaziyette dinlenmesi, sırtını bir yere dayaması ve kolunu kalp hizasında tutması gerekiyor. Yine sık yapılan hatalardan biri de elbiseler çıkarılmadan ölçülmekte, bu da yanlış sonuçlara sebebiyet verebilir. Bir diğer hata yapılan nokta ise hasta ile konuşmak, hastanın ayak ayak üstüne atması da tansiyonun yanlış sonuçlar vermesine neden olabilir. Özellikle bunlara dikkat etmek gerekiyor. Doğru bir sonuç alabilmek için hastanın kolundaki sıkı elbiselerin çıkarılması gerekiyor" şeklinde konuştu.
"Tansiyonun kendine özgü şikâyeti yok"
Yüksek tansiyonun kendine özgü bir şikâyetinin olmadığını, bu yüzden da vatandaşların hastalığın farkına varamadığını vurgulayan Prof. Dr. Seyfeli, yine de hipertansiyonu olan hastaların genelde baş ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı, çabuk yorulma ve halsizlik gibi şikayetleri olduğunu dile getirdi. Hipertansiyonu olan hastaların yüzde 30'unda baş ağrısı görüldüğünü, bu ağrının da enseden başlayarak ön tarafa doğru yayılan zonklayıcı bir tarzda olduğunu belirten Prof. Dr. Seyfeli, "Özellikle daha önce tansiyon hastası olmayan hastalardaki ani yükselmeler ve stres kökenli tansiyon yükselmelerinde baş ağrısı daha sık görülmektedir. Baş ağrısı önemli bir bulgu olmasına rağmen hastaların yüzde 70'inde baş ağrısı olmayabilir. Bu durum hastaları yanıltmamalı. Baş ağrısı olmasa da düzenli tansiyon ölçümü yaptırılmasında fayda var. Burada en önemli nokta genelde 18 yaşını geçtikten sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez tansiyon kontrolü yaptırmak gerekebilir. Eğer ailede tansiyon hastası varsa onlar da 18-40 yaş arasında yılda bir kez tansiyon ölçtürmeli" ifadelerini kullandı.
"Hipertansiyon kalp rahatsızlıkları dışında felç, böbrek yetmezliği ve körlüğe neden olabilir"
Yüksek tansiyonun en çok kalp ve damar sistemine zarar verebileceğini aktaran Prof. Dr. Seyfeli, "Karşımıza kalp krizleri, kalp yetmezliği, aort damarında "anevrizma" dediğimiz balonlaşmalar çıkabilir. Bir diğer olumsuz etkilenen organ ise beyin. Tansiyon hastalarının önemli bir kısmı felçle karşımıza gelebiliyor. Bir diğer önemli organ böbrek. Böbrek yetmezliği diyalize kadar giden süreçle karşımıza gelebilir. Yine körlüğe kadar giden bir dizi komplikasyonlarla göz sorunları karşımıza çıkabilir" diye konuştu.
"Tuz tüketimini düşürün"
Yüksek tansiyondan korunma yollarını da sıralayan Prof. Dr. Seyfeli şunları söyledi:
"Hipertansif hastaları tuza çok hassaslar. Oysa ülkemizde tuz tüketimi oldukça yüksek. Bizim tavsiye ettiğimiz günde 6 gramlık tuz tüketiminin neredeyse üç katı kadar tuz tüketiyorlar. Bu gerçekten oldukça yüksek. Bizim sofrada ekstradan ilave bir tuza ihtiyacımız yok. Aldığımız gıdalarla ihtiyacımız olan tuzu yeterince karşılıyoruz. O yüzden tuzu sofralarımızda bulundurmamamız gerekiyor. Yine fast food, salam, sosis gibi raf ömrü uzatılmış gıdalardan uzak durulması gerekiyor."
"Kilo vermek ilaç kullanmak kadar etkili"
Tansiyon tedavisinin zor olmadığına da değinen Prof. Dr. Seyfeli, ilaçtan önce mutlaka yaşam stili ve beslenmeyi ilk sıraya almak gerektiğinin altını çizdi. Örneğin kilolu bir hastanın kilosunun yüzde 10'unu verdiğinde ya da sofrada tuzu kısıtladığında, egzersiz yaptığında tansiyonunu bir ilaç almış kadar düşüreceğini anlatan Prof. Dr. Seyfeli, "Bunun dışında günümüzde kullanılan ilaçlarda kan basıncını dengeleyecek kadar güçlü ilaçlarımız var. Asıl problem beslenme ve diyete dikkat etmiyoruz ve ilaç kullanımını pek sevmiyoruz. Bunlara dikkat edersek tansiyonla mücadeleyi çok daha başarılı seviyeye getirmiş oluruz" diye konuştu.
İklim Değişikliği Hastalık Haritasını Değiştiriyor: Afrika'da 123 Milyon İlave Sıtma Vakası RiskiKüresel ısınma ve aşırı hava olayları sivrisinek ile kene gibi hastalık taşıyan vektörlerin coğrafi dağılımını değiştirirken, araştırmalar Afrika'da 2050'ye kadar 123 milyon ek sıtma vakası görülebileceğini ortaya koydu.22 Ekim 2026 Perşembe 16:55BASIN HABERLERİ
Afrika'da Ebola Alarmı: KDC'de Başlayan Salgın Nijerya'ya SıçradıKongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) ortaya çıkan ve 4 bin 600'den fazla kişinin ölümüne yol açan Ebola salgını, Kenya'nın ardından Nijerya'da da ilk vakanın görülmesiyle kıta genelinde yayılma endişesini artırdı.22 Ekim 2026 Perşembe 16:53DÜNYADA SAĞLIK
İstanbul'da Son Bir Ayda 559 Bin Kişi Üst Solunum Yolu Enfeksiyonuyla Hastaneye Başvurduİstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, sonbaharla birlikte hastanelere başvuruların arttığını, ancak yatak kapasitesi açısından herhangi bir sıkıntı bulunmadığını açıkladı.22 Ekim 2026 Perşembe 16:46BASIN HABERLERİ
Japonların Uzun Yaşam Sırrı: "Shokuiku" İle Okulda Başlayan Sağlıklı BeslenmeTokyo Üniversitesinden Prof. Dr. Kentaro Murakami, Japonya'nın küresel obeziteyle mücadelede örnek gösterilen beslenme modelini ve çocukluk çağından başlayan "Shokuiku" kültürünü anlattı.22 Ekim 2026 Perşembe 16:45BASIN HABERLERİ
Menopozda Kontrolsüz Takviye Uyarısı: 3 Temel Destek YeterliKadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Pınar Yalçın Bahat, menopoz döneminde aşırı ve bilinçsiz gıda takviyesi kullanımına karşı uyararak D3-K2, Omega-3 ve magnezyumun yeterli olduğunu belirtti.22 Ekim 2026 Perşembe 16:42BASIN HABERLERİ
Ütü Kazalarında Korkutan Gerçek: Yanıkların Yüzde 70'i Cihaz Soğurken YaşanıyorBaşkent Üniversitesi araştırmacılarının 21 yıllık incelemesinde, çocuklardaki ütü kaynaklı yanık vakalarının %70,3’ünün cihaz kapatılıp soğumaya bırakıldığı sırada meydana geldiği saptandı.22 Ekim 2026 Perşembe 15:02BASIN HABERLERİ
Keratokonusta Crosslink Tedavisi: Temel Hedef Gözlük Bırakmak Değil İlerlemeyi DurdurmakKorneal çapraz bağlama (crosslink) ameliyatı, keratokonus hastalarında korneayı güçlendirerek hastalığın ilerlemesini durdurmayı hedeflerken uzmanlar işlemin gözlük numarasını sıfırlama amacı taşımadığı uyarısında bulundu.22 Ekim 2026 Perşembe 14:57BASIN HABERLERİ
Yaşlılıktaki Güç Kaybı Kader Değil: Kırılganlığın Gerilemesi Kalp Sağlığını Koruyorİngiltere'de yaklaşık 470 bin kişinin verileriyle yapılan araştırmada, fiziksel kırılganlıktaki azalmanın kalp ve damar hastalığı riskini düşürdüğü ve kandaki 309 proteinle ilişkili olduğu belirlendi.22 Ekim 2026 Perşembe 14:56DÜNYADA SAĞLIK
Biyolojik Saat Depresyonu Etkiliyor Mu? Avustralya'da 11 Bini Aşkın Kişiyle Dev AraştırmaAvustralya'da yürütülen araştırmada, depresyon öyküsü bulunan katılımcıların %23'ünde uyku ve biyolojik saatle ilişkili ortak belirtiler saptandı; uzmanlar "sirkadiyen depresyon" olasılığını tartışıyor.22 Ekim 2026 Perşembe 14:55DÜNYADA SAĞLIK
Sağlıkta Yerlileşme Hamlesi: Diş Hekimleri Yerli Tıbbi Cihaz Üretim Tesislerini İncelediSağlık Bakanlığının yerlileşme çalışmaları kapsamında düzenlenen Hekim-Sanayi Buluşması'nın 3'üncüsünde, ağız ve diş sağlığı alanında çalışan hekimler yerli medikal üreticilerin tesislerini ziyaret etti.22 Ekim 2026 Perşembe 14:42BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










