UZMANINDAN ÇAY VE KAHVE SEVEN REFLÜ HASTALARINA ÖNEMLİ UYARILAR
Dünyada ve ülkemizde en çok tüketilen içeceklerin başında çay ve kahve geliyor.

19 Ağustos 2024 Pazartesi 10:43
Dünyada ve ülkemizde en çok tüketilen içeceklerin başında çay ve kahve geliyor. Gün içinde aşırı tüketilen çay ve kahvenin reflünün semptomlarını arttırdığını söyleyen Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Bilal Toka, özellikle reflü şikayetlerinin aktif olduğu dönemlerde bu içecekleri tüketirken daha kontrollü olunması gerektiğine değindi.
Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Bilal Toka, çay ve kahve seven reflü hastaları için önemli uyarılarda bulundu.
Çay ve kahve reflüyü tetikliyor
Gastroözofagial reflü hastalığının (GERD), mide asidinin yemek borusuna geri kaçması sonucu ortaya çıkan klinik bir durum olduğunu belirten Medicana Konya Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Bilal Toka, "Bu patolojik durum, özofajit, göğüs ağrısı, yanma hissi ve yutma güçlüğü gibi semptomlarla kendini gösterir. Çay ve kahve, tüm dünyada yaygın olarak tüketilen içeceklerdir ve GERD üzerindeki etkileri konusunda çeşitli araştırmalar ve teoriler bulunmaktadır. Reflü hastalarının çok fazla çay ve kahve tüketmesi, hastalığın semptomlarının daha şiddetli hissedilmesine sebep olur. Özellikle tedavi süresince çay ve kahve tüketiminin azaltılması, şikayetlerin de azalmasını sağlar" dedi.
Reflü hastalığında birden fazla şikayetin bir arada görülebildiğini, genellikle yanlış beslenmenin reflüyü tetiklediğini ifade eden Doç. Dr. Bilal Toka, şöyle devam etti:
"Reflü, genellikle yemeklerden sonra şikayetlerin başladığı bir hastalıktır. Besinlerin asit seviyeleri reflüyü doğrudan etkileyebilir. Reflüde mide ekşimesi, göğüs ağrısı, boğazda yanma hissi, öksürük gibi semptomlara yol açabilir ve kronik sinüzit, astım gibi başka birçok hastalığın oluşmasında da rol alabilir. Reflü hastalarının kahve, çay, soğan, turşu, acı pul biber, sarımsak, çiğ salata gibi yiyecek ve içecekleri dikkatli tüketmesi gerekir."
"Aç karnına çay ve kahve tüketilmemeli"
Gün içinde aşırı tüketilen çay ve kahvenin reflünün semptomlarını arttırdığını söyleyen Doç. Dr. Bilal Toka, özellikle reflü şikayetlerinin aktif olduğu dönemlerde bu içecekleri tüketirken daha kontrollü olunması gerektiğine değindi. Çayın ve kahvenin türünün, hazırlama şeklinin de önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Toka, "Kafeinsiz ya da kafein miktarı düşük, daha açık çaylar ve koyu olmayan kahve türleri tercih edilmelidir. Demleme süresi uzun olan çaylar daha yüksek kafein ve tanen içerebilir. Asit içeriği fazla olan çay ve kahve türlerinden kaçınılması gerekir. Bu nedenle, çay tüketiminizi kısıtlamak ve daha hafif türleri tercih etmek, reflü semptomlarını bir miktar azaltabilir. Kahvenin asit yapısı da reflü semptomlarını kötüleştirebilir. Koyu kavrulmuş kahvelerde kinik asit oranının yüksek olduğu bilinmektedir. Koyu kavrulmuş kahve tüketmek, mide yüzey mukozasını tahriş edebilir. Kahveye eklenerek tüketilen diğer ürünler (süt, şeker, krema gibi) de reflü semptomlarını etkileyebilir. Örneğin, süt eklenerek kahve yumuşatılarak reflü semptomları hafifletilirken, kahveye şeker ve kremalar eklenerek de semptomlar daha da kötüleştirebilir. Türk kahvesi de oldukça koyu ve telve içeren bir kahve olup reflü şikayetlerini belirgin derecede artırabilir. Ayrıca çay ve kahvenin yemekle birlikte tüketilmesi, aç olarak tüketilmesine göre daha az mide şikayetleri oluşturacağı için öğünlerle birlikte alınması mide üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabilir" ifadelerini kullandı.
Geleneksel tedavi yöntemleri arasında yaşam tarzı değişiklikleri, çeşitli ilaçların kullanımı ve cerrahi müdahaleler yer alırken, yeni geliştirilen endoskopik antireflü tedavilerinin reflü tedavisinde bir devrim ortaya çıkardığını kaydeden Doç. Dr. Bilal Toka, "Bu yöntemlerle, minimal invaziv bir yaklaşımla, açık ameliyat gerekmeden reflüye zemin hazırlayan yapısal bozukluklara endoskopik olarak düzeltici müdahaleler yapılabilmektedir. Hastaların iyileşme süresi açık cerrahi tedavilere göre daha kısa olmaktadır. Ayrıca hastaneye yatış ihtiyacı ve genel anestezi ihtiyacı olmadığı için de tedavi süresi kısalmaktadır. Endoskopik sütür yerleştirme, argon veya radyofrekans ablasyonu, antüreflü mukozektomi ve fundoplikasyon gibi teknikler, yemek borusunun alt kısmındaki kasları güçlendirerek mide asidinin yemek borusuna kaçışını engeller. Doğru endikasyonlarla kişiye uygun tedavi uygulaması alan hastalar, şikayetlerinin azaldığını ve yaşam kalitelerinin yükseldiğini kısa sürede fark edebilirler" dedi.
Mardin’de Akciğer Hastalıklarında Yeni Dönem: EBUS Yöntemi İlk Kez UygulandıMardin’de 60 yaşındaki hastaya ilk kez uygulanan EBUS yöntemiyle akciğer çevresinden güvenli doku örneği alındı, hasta aynı gün taburcu edildi.22 Mayıs 2026 Cuma 17:42BASIN HABERLERİ
Sağlık Raporlarında Yeni Dönem Başladı: e-Nabız, 3 Hekim Sistemi ve Engelli Raporlarında DeğişiklikSağlık Raporları Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle rapor süreçleri dijitalleşti, e-Nabız üzerinden başvuru zorunlu hale geldi ve engelli raporları ile istirahat raporlarında yeni kriterler getirildi.22 Mayıs 2026 Cuma 17:18BASIN HABERLERİ
Denizanası ve Anemon Zehirleri Kolon Kanseri Hücrelerinde Seçici Etki Gösterdi: MSKÜ’den Dünyada İlk ÇalışmaMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde (MSKÜ) yürütülen ortak araştırmada, denizanası ve anemon türlerinden elde edilen zehirlerin kolon kanseri hücrelerini yok ederken sağlıklı hücrelere düşük düzeyde zarar verdiği belirlendi.22 Mayıs 2026 Cuma 17:07BASIN HABERLERİ
1 yılda 1 milyarı aşan muayene yapıyoruzSağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Erol Demirkol, Türkiye’de obezite oranlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, toplumun sağlıklı yaşam konusunda daha fazla çaba göstermesi gerektiğini söyledi.22 Mayıs 2026 Cuma 17:03BASIN HABERLERİ
Doğum Yardımı Ödemeleri Hesaplara Yatırıldı: 18 Milyar Liralık Destek SağlandıAile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 2025 Aile Yılı kapsamında doğum yardımı miktarlarının güncellendiğini açıkladı.22 Mayıs 2026 Cuma 17:02BASIN HABERLERİ
İzmir’de Doktora Şiddet Davasında Kararİzmir’de Gaziemir Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi acil servisinde görev yapan Doktor İrem Sarıkaya, hasta yakınlarının saldırısına uğradı. Olay, 15 Ekim 2024’te hastanenin acil servisinde meydana geldi.22 Mayıs 2026 Cuma 17:00BASIN HABERLERİ
Kadir İnanır Entübe Edildi: Akciğerinde Tümör Tespit EdildiUsta sanatçı zatürre nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı22 Mayıs 2026 Cuma 16:59BASIN HABERLERİ
ABD’den Ebola Önlemi: Bazı Yolculara Zorunlu Havalimanı UygulamasıABD Dışişleri Bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Ebola salgını nedeniyle “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” ilan etmesinin ardından ülkeye girişlerde yeni tedbirlerin uygulanacağını duyurdu.22 Mayıs 2026 Cuma 16:53DÜNYADA SAĞLIK
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Faaliyet İzni Kaldırıldı: YÖK’ten Öğrenciler İçin Güvence AçıklamasıCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni kaldırıldı. YÖK, öğrenciler ile akademik ve idari personelin mağduriyet yaşamaması için gerekli adımların atılacağını duyurdu.22 Mayıs 2026 Cuma 16:52BASIN HABERLERİ
Ebola Gerginliği Şiddete Dönüştü: Tedavi Merkezi Ateşe VerildiKongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Ebola şüphesiyle hayatını kaybeden bir kişinin cenazesinin aileye teslim edilmemesi üzerine çıkan gerginlikte bir tedavi merkezi ateşe verildi.22 Mayıs 2026 Cuma 16:50DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










