UZMANLAR KIŞ AYLARINDA KARBONMONOKSİT ZEHİRLENMELERİNE KARŞI UYARDI
Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Mehmet Canacankatan, özellikle kış aylarında soba yakılan evlerde görülen karbonmonoksit...

04 Ocak 2024 Perşembe 11:13
Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Mehmet Canacankatan, özellikle kış aylarında soba yakılan evlerde görülen karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı vatandaşları uyararak, "Karbonmonoksit, patlayıcı özelliği olan gazlardan bir tanesidir. Bu gibi durumlarda öncelikle ortam havalandırıldıktan sonra içeriye girerek maruz kalmış olan kişi veya kişileri hızlı bir şekilde dışarıya, temiz havanın yoğun olduğu yerlere çıkararak hızlıca sağlık ekiplerine haber verilmeli ve hastaneye ulaşması sağlanmalıdır" dedi.
Canacankatan, toplumda "sessiz katil, sinsi katil" olarak bilinen kış karbonmonoksit zehirlenmelerinin nedenleri, alınması gereken tedbirler ve zehirlenme durumunda yapılması gerekenler konusunda açıklamalarda bulundu. Karbonmonoksit zehirlenmesinin tanımını yapan Canacankatan, "Karbonmonoksit zehirlenmesi, renksiz, kokusuz, tatsız, gözle görülemeyen, tahriş edici özelliği olmayan bir gazdır. Aşırı derecede solunması sonucunda meydana gelen zehirlenme durumudur" ifadelerini kullandı.
Kimler risk altında?
Türkiye'de müstakil evlerin oldukça fazla olduğunu, buralarda yakılan şofben ve sobaların bu dönemde sayısının artmasından dolayı özellikle kış aylarında karbonmonoksit zehirlenmelerinin çok yaygın olarak görüldüğüne işaret eden Canacankatan, "Özellikle fırtınalı olan lodosun estiği, ters rüzgarların estiği dönemlerde karbonmonoksit zehirlenmesi sık görülebilmektedir. Kapalı ortamlarda çalışan, tamirhane çalışanları, endüstri çalışanları, trafik polisleri, itfaiye çalışanları ve apartmanlarda çalışan kalorifer yakmıyla görevlendirilmiş kişiler risk grupları içerisindedir" diye konuştu.
Karbonmonoksit zehirlenmelerinin oluş şekliyle ilgili de bilgiler aktaran Canacankatan, "Karbonmonoksitin yoğun olduğu ortamlarda derin nefes aldığımız zaman, karbonmonoksit gazı akciğerlerimize gelir. Akciğerlerimizden de kan hücrelerimize gelir ve bağlanır. Vücudumuzda kırmızı kan hücreleri, oksijen taşımakla görevli olan hücrelerdir. Ancak kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin, karbonmonoksite oksijenden 240 kat daha fazla hızlı bir şekilde gelir bağlanır. Hal böyle olunca, kırmızı kan hücrelerinde oksijenin bağlanacağı yer kalmadığı için kanda da karbonmonoksit düzeyi çok yoğunlaştığı için insanlarda karbonmonoksit zehirlenmesi oluşur. Zaten renksiz, kokusuz, tatsız, gözle görülmeyen ve boğazda veya vücutta herhangi bir tahrişat yapmadığı için toplumdan "sessiz katil, sinsi katil" olarak da bilinir. Bu kandaki oksijensizlik daha sonra dokularda, organlarda ve hücrelerde oksijensiz ortama sebep olduğu için karbonmonoksitl zehirlenmesine sebep olur" şeklinde konuştu.
Belirtileri nerelerdir?
Karbonmonoksit zehirlenmesinin belirtileri konusunda da bilgi veren Canacankatan, şöyle devam etti; "Aslında çok belirgin bir belirtisi yok. Bazen basit bir grip gibi bulgu da verebilir ama genelde vatandaşlarımız şu konuda dikkatli olsun; baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, nefes almada zorluk, bilinç düzeyinde bulanıklık, bilinç bozukluğu ve bazen baygınlık ve bazen de komaya kadar gidebilen ciddi sebep olabiliyor. Eğer karbonmonoksit zehirlenmesiyle gelen bir şahsın muayenesi, ayırıcı tanısı hızlı bir şekilde yapılıp, tedavisi de hızlı bir şekilde başlanmazsa ölümcül komplikasyonlara, ölümcül yan etkilere dahi sebep olabilmektedir."
Korunmak için neler yapılmalı?
Acil servis hekimi Mustafa Canacankatan, karbonmonoksit zehirlenmelerinden korunmanın yollarını ise şu şekilde özetledi; "Karbonmonoksit zehirlenmeleri, genelde yakıtların tam yanmaması sonucunda oluşan bir gaz. Örneğin baca sistemi çok iyi yapılmamış sobalar. Onun için vatandaşlarımızdan özellikle profesyonel hizmet alacakları kişilerden yıllık baca bakımlarını yaptırmalarını istiyoruz. Ayrıca kapalı bir ortamda, havasız bir ortamda yanan ocağın eğer baca bağlantısı yok ise ortamda yayılacak olan karbonmonoksitten, karbonmonoksit zehirlenmeleri olabilmekte. Bazen sıklıkla yapılan bir yanlışımız var. Gece odun sobamızı, kömür sobamızı yakıyoruz, ilerleyen saatlerde uyumadan önce, sönmek üzere olan kovanın üzerine tekrar kömür atarak uyuyoruz. Bu çok ciddi bir hata. Çünkü tam olarak tutuşmayan ikinci koymuş olduğumuz kömürden yayılan gaz, maalesef ciddi zehirlenmelere sebep olabiliyor. Onun için vatandaşlarımızdan özellikle gece yatmadan önce sobalara ve kovalara tekrar kömür koymamalarını önermek istiyorum. Hatta ters rüzgarın, lodosun, şiddetli fırtınaların olduğu dönemlerde alternatif ısınma sistemlerini kullanılmalarını öneriyorum."
Zehirlenmeye maruz kalındığında neler yapılmalı?
Karbonmonoksit zehirlenmesine maruz kalındığında neler yapılması gerektiği konusunda da açıklamalarda bulunan Canacankatan, "Bir ortamda eğer karbonmonoksit zehirlemesinden şüpheleniyorsak öncelikle güvenlik. Oraya gidip kurtaracak olan kişinin de kendini koruması lazım. Çünkü kapalı bir ortam, içeride karbonmonoksite maruz kalmış olan kişi veya kişiler var. Öncelikle o ortamın havalandırılması gerekiyor. Kapıların ve pencerelerin açılması gerekiyor. Eğer pencereler açılmaya müsait değil ise camları gerekirse kırılmalı ve ortamın havalandırılması sağlanmalı. Çünkü karbonmonoksit patlayıcı özelliği olan gazlardan bir tanesidir. Ortam havalandırıldıktan sonra içeriye girerek maruz kalmış olan kişi ve kişileri hızlı bir şekilde dışarıya, temiz havanın yoğun olduğu yerlere alarak sağlık ekiplerine haber verilmeli ve hastaneye ulaşması sağlanmalı. Halk arasında bir şehir efsanemiz var maalesef, zehirlenme durumunda yoğurt yedirilmesi gibi. Bu yoğurdun çok fazla bir faydası yok. Yoğurt, özellikle gıda zehirlenmesinden şüphelenilen durumlarda insanların vermiş olduğu bir yiyecek. Yoğurt, gıda zehirlenmesi olan bir insanda bulantıyı ve kusmayı indükleyerek kusmasını sağlamaya çalışıyorlar. Ama onun haricinde karbonmonoksit zehirlenmesinde yapılacak en güzel şey, hızlı bir şekilde ortamın havalandırılması ve maruz kalmış kişi ve kişileri oksijeni bol olan, dışarıda temiz havanın olduğu yere çıkarılması ve hızlı bir şekilde hastaneye ulaşmasının sağlanmasıdır" dedi.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










