UZMANLARDAN "SARI SERUM" UYARISI
Son yıllarda halk arasında "sarı serum" veya "atom" olarak bilinen ve hızlı iyileşme umuduyla kullanılan serum uygulamaları hakkında uzmanlar uyarılarda bulundu.

07 Şubat 2025 Cuma 11:03
Acil Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Başar Cander: "Bu, tedavi etmek için değil, vücut direncini artırmak, vücudu hastalığa karşı daha güçlü hale getirmek için takılıyor. Tedavi edici bir özelliği yok"
SBÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlyas Dökmetaş: "Kişiye çok sıvı kaybederse, kusma, bulantı ve ishali varsa o zaman sıvı vermeniz gerekiyor. Örneğin, koleralı ya da dizanterili hasta çok fazla sıvı kaybederse, kaybettiği kadar sıvıyı damar yoluyla veririz. 'Atom' denilen bir şey yok, 'sarı serum' diye bir şey yok. Bu konuda ilgili dernekler, sağlık müdürlükleri veya ilgili adli kurumlar olayı yakından takip etmeli. Bu konuda eğitimler yapılmalı"
İçeriğinde genellikle B ve C vitaminleri, magnezyum, minaraller ve bazı ağrı kesiciler bulunan ve tıbbi adı olmasa da halk arasında adını renginden alan "sarı serum", hastaneler dışında evlerde de uygulanıyor.
İnternet ilanlarından vatandaşın kolayca ulaşabileceği, fiyatı genellikle 1000 ila 5 bin lira arasında değişen bu uygulama, hastada gelişebilecek reaksiyonlar nedeniyle ölüme varan sonuçlar doğuruyor.
Doktor gözetimi olmadan yapılan ve ciddi sağlık riskleri taşıyan uygulama hakkında uzmanlar, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Kış mevsimlerinde gribin zirve yaptığına, salgın hastalıkların baş gösterdiğine dikkati çeken Acil Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, ateş, baş ağrısı, kırgınlık gibi şikayetlerle hastaların sık sık hastanelere başvurduğunu anlattı.
Prof. Dr. Cander, "Birçok hasta, 'Serum takılırsa daha mı çabuk iyileşirim?' gibi bir düşüncenin içine giriyor. Bunu hastanede bu tedaviye uygun olan hastalara veriyoruz ama hastane dışında tetkik, tahlil, muayane olmadan serum takılması hiç alıştığımız şeyler değil ve son yıllarda karşımıza çıkıyor. Böyle bir sektör oluştu. Normal şartlarda sağlık çalışanları olarak grip geçiriyoruz ama serum taktırmıyoruz. Serum özel durumlarda takılır." diye konuştu.
Genellikle halsiz, yaşlı, ek hastalığı olan, vücut direnci düşük, ağız yoluyla beslenemeyen hastalarda doktor kararı ve gözetiminde sarı serumların takıldığını aktaran Cander, "Bu tedavi etmek için değil, vücut direncini artırmak, vücudu hastalığa karşı daha güçlü hale getirmek için takılıyor. Tedavi edici bir özelliği yok. Kendimiz grip olduğumuzda yatıp, dinlenip, ilacımızı alıyoruz. Hastanede bile hasta 'Bana bir serum takın.' diyor. Bu hastanede bile yanlışken, bunu bir de evde taktırıyorlar, ciddi yanlış uygulamalar." ifadelerini kullandı.
- "Hastanelerde acil durumlarda müdahale şansı daha yüksek"
Hastaların hızlı iyileşme istemesi yerine istirahat ederek ve gerekli ilaçları alarak iyileşmeyi tercih etmesi gerektiğini kaydeden Cander, şöyle devam etti:
"Bu tip uygulamalar anafilaksiye sebep olabilir çünkü direkt damardan veriyorsunuz. Bunun dışında kalp yetmezliği, solunum yetmezliği gibi tablolarla da karşılaşılabilir. Birden fazla mekanizmayla hastanın hayatını riske atabilecek durumlar söz konusu. Hastanelerde acil durumlarda müdahale şansı daha yüksek. Verdiğiniz sıvı hastanın kalbinde yük oluşturabiliyor, akciğerinde sorun yaratabiliyor, pıhtı atmasına sebep olabiliyor, böbrek yetmezlikleri karşımıza çıkıyor. Durup dururken insanın dışarıdan bir maddeyi direkt kana alması hiç uygun değil."
Prof. Dr. Cander, sadece sarı serumda değil, yanlış uygulanan bir serum uygulamasının da ani ölümlere neden olabileceğini belirtti.
- "Kalp yetmezlikleri gelişir, akciğer ödemi oluşur, hastanın ölümüne sebep olabilir"
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlyas Dökmetaş da halk arasında "atom", "sarı serum" veya "vitamin eklenmiş serum" adlarıyla bilinen uygulamaların hayati tehlikeleri beraberinde getirdiğine dikkati çekti.
Serum uygulamalarının ihtiyacı olan hastalarda yapılması gerektiğini vurgulayan Dökmetaş, şunları kaydetti:
"Kişiye çok sıvı kaybederse, kusma, bulantı ve ishali varsa o zaman sıvı vermeniz gerekiyor. Örneğin, koleralı ya da dizanterili hasta çok fazla sıvı kaybederse, kaybettiği kadar sıvıyı damar yoluyla veririz. Bir çiçeğe benzetin, kaktüsse hiç su vermezsiniz, camgüzeliyse susuzluğa dayanamaz, ona su vermeniz lazım. Suyu üstten de damla damla verebilirsiniz ya da alttaki kaba da koyarsınız, oradan çekmesini söylersiniz. Atom denilen bir şey yok, sarı serum diye bir şey yok. Bu konuda ilgili dernekler, sağlık müdürlükleri veya ilgili adli kurumlar olayı yakından takip etmeli. Bu konuda eğitimler yapılmalı."
Dökmetaş, tehlikenin sadece sarı serumda değil, yine halk arasında kullanılan değişik vitaminler, otlar ve gıda takviyelerinde de olduğunu ifade etti.
İnsanlara fazla serum takılması durumunda kalp yetmezliğinin geliştiğini, akciğer ödeminin oluştuğunu belirten Dökmetaş, şu uyarılarda bulundu:
"Hastanın ölümüne sebep olabilir. Hiçbir hastada damar yolunu açıp, şekerli su ya da tuzlu su taktığımızda tedbir almayız. Bunun alerji yapma riski milyonda bir ya da hiç yoktur. Böyle şeyleri hastane şartlarında yapmanız lazım, dışarıda bunu yaptığınızda müdahale edemezsiniz. Sarı serumun içerisine konan ilaçların bir kısmı alerjik reaksiyonla hızlı şekilde solunum sıkıntısı yapar ve ölüme neden olabilir. Bir kısmı da karaciğere ya da böbreğe zarar verebilir. Bu nedenle sarı serum uygulamasına da atom uygulamasına da karşıyız. Gereksiz antibiyotik, ağrı kesici uygulamasının da yanlış olduğunu düşünüyorum."
- "Sarı serum, sihirli formül değildir"
İstanbul Aydın Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Berivan Karatekin de sarı serumların hastane koşullarında, nezle, gribal enfeksiyonlar, kronik yorgunluk ve vitamin eksikliği gibi durumlarda hekim uygun gördüğünde kullanılması gerektiğinin altını çizdi.
Evlerde bu uygulamaların yapılmaması gerektiğine işaret eden Karatekin, "Sinir sisteminin sağlığını destekleme, enerji üretimine katkıda bulunma, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı vücut direncini artırma ve vücudun sıvı dengesinin korunmasına yardımcı olma gibi etkileri vardır. Serum karışımlarının hastalığa bağlı semptomların giderilmesi veya hafifletilmesine katkısı vardır ancak tek serumla hastalığın kesin tedavisi söz konusu değildir. Sarı serum, sihirli formül değildir." ifadelerini kullandı.
Hastaların kendi isteğiyle bu serumların uygulanmasını teklif edebildiklerini dile getiren Karatekin, "Maalesef sarı serum için mucizevi gibi algı var ve bu yüzden hastalar doktor önerisi olmaksızın evde uygulama yönüne gidebiliyorlar. Ne yazık ki geri dönüşü olamayan sonuçlara neden oluyor. Sarı serumun elbette uygun endikasyonla kullanımında faydaları var ancak placebo etkisi de göz ardı edilemez." diye konuştu.
Karatekin, olası risklerde hastanelerin komplikasyonları yönetecek donanıma sahip olduğunu ancak evlerde müdahale şansının bulunmadığına dikkati çekti.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










