'VÜCUTTA BİRİKEN KİMYASAL MADDELER ÇOK YEME NEDENİ'
Beslenme Uzmanı Yıldız Melek Aksoylu: "Kimyasal maddeler zamanla birikerek toksik etkiler gösterir. Kan dolaşımını yavaşlatır, cilt bozuklukları ortaya çıkar, oksijen ve besin maddeleri hücrelere ulaşamaz. Böylece daha çok yemek isteriz"

22 Temmuz 2019 Pazartesi 13:21
Medicana International İstanbul Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yıldız Melek Aksoylu, "Kimyasal maddeler zamanla birikerek toksik etkiler gösterir, bu da metabolizmayı olumsuz etkiler. Kan dolaşımını yavaşlatır, vücutta ödem ve şişkinlikler başlar, cilt bozuklukları ortaya çıkar, oksijen ve besin maddeleri hücrelere ulaşamaz. Böylece, daha çok yemek isteriz." dedi.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Aksoylu, detoks yaparak zararlı olan toksik maddelerin veya atıkların vücuttan uzaklaştırıldığını söyledi.
Aksoylu, arınma ve temizlenme anlamı taşıyan detoks ile vücuda alınan kimyasal maddelerin uzaklaştırıldığını belirterek, şunları kaydetti:
"Bu kimyasal maddeler zamanla birikerek toksik etkiler gösterir, bu da metabolizmayı olumsuz etkiler. Kan dolaşımını yavaşlatır, vücutta ödem ve şişkinlikler başlar, cilt bozuklukları ortaya çıkar, oksijen ve besin maddeleri hücrelere ulaşamaz. Böylece, daha çok yemek isteriz. Toksik olan bu kimyasal maddeler kanser, obezite, depresyon, endokrin ve hormonal sorunlar, diyabet gibi birçok kronik hastalığında oluşumunu tetikler. Detoks yapan bireylerin ilk amacı kilo kaybı değil yenilenmek olmalı. Temizlenen metabolizma daha hızlı çalışır. Yenilenir, canlanır. Bu da dolaylı olarak kilo vermeyi destekler."
Aksoylu, "Bir şey kirli olduğunda temizlemek isteriz. Temizlenen şey her zaman daha ışıldar, parlar. Vücut da böyle. Metobolizmada da beslenme, çevre ve hava faktörlerine bağlı birikme oluyor. O biriktikçe metobolizma hızını düşürüyor. Detoksta amacımız metobolizmayı hızlandırmak, temizlemek, arındırmak. Kişiyi sağlığına kavuşturmak."
Aksoylu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Detoks yılda 2 kere nisan ve ekim aylarında yapılabilir. Kişiye göre değişse de 3-4 gün yeterli oluyor, çok uzun süre önermiyoruz. Sadece sıvı detokslar kişileri zorluyor, o yüzden maksimum bir günlük yapılabilir. Öğün alımı kişiye göre değişir. İlla 3 ana, 3 ara öğün diye bir kaide yok. Eskiden diyet denince akla o gelirdi. Bunlar artık tarih oldu. İsterse 2 ana öğün, 1 ara öğün beslenilebilir."
- "Kahvaltı yapılmak zorunda değil"
Yıldız Melek Aksoylu, detoksun süresi veya içeriğinin kişiye bağlı olarak değişebileceğini belirterek, "Yenilenmek isteyen herkes detoks yapabilir fakat emzirenler, MS hastalığı olanlar, aşırı zayıf ve şişmanlar, kanser hastası olanlar, tansiyon problemi olanlar, organ yetmezliği ve tip 1 şeker hastaları, obezite cerrahisi olan bireyler detoks programlarından uzak durmalı ya da doktorundan onay almalı." bilgisini verdi.
Salataya ya da içe suyunun içine bir miktar doğal elma sirkesi ilave etmenin bağırsak sağlığı için oldukça faydalı olduğuna işaret eden Aksoylu, "Kişi kahvaltı yapmadan dengesini koruyabiliyorsa kahvaltı yapmak zorunda değil. Beyin, enerjisini her şekilde buluyor. Kişi kahvaltı yapmadan bir problemi yoksa böyle devam edebilir. Güne çok fazla şeker alarak başlayanların şeker isteği daha fazla oluyor. Şeker alım oranı, bir sonraki gün şeker isteğini tetikliyor." şeklinde konuştu.
Aksoylu, detoksun 30 dakikalık yürüyüşlerle desteklenmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Detoks yapın temizlenin. İyi bir metobolizma için detoks çok etkili. Yapılabiliyorsa her birey yapmalı." yorumunu yaptı.
- "Kuşburnu toksin atımını hızlandırır"
Aksoylu, detoksun püf noktalarına ilişkin şunları sıraladı:
"En önemli noktası bol su ve sıvı tüketmektir. Su tüketimine ek olarak sebze, meyve ve bunların sularını içermelidir. Haşlanmış kurubaklagil ve tam tahıl ürünleri muhakkak yer almalıdır. Bağırsaklarınızın sağlığı için probiyotik ve prebiyotik içeren takviye ve besinler kullanılmalıdır. Bitki çaylarından muhakkak faydalanmalısınız. Düzenli uyku ve düzenli egzersiz yapılmalı, hatta saunaya gidilmeli. Alkol ve sigaradan uzak durulmalı."
Detoksa yardımcı bitki çayları için ise Aksoylu, şu bilgileri verdi:
"Yeşil çay metabolizmanızı hızlandırır. Beyaz çay kanserden korur, güçlü bir antioksidandır. Papatya çayı hazımsızlık ve ve stresi önler. Rahat bir uyku için melissa ve rezene çayından faydalanmalısınız. Kuşburnu toksin atımını hızlandırır.Açlık otu (sinameki) ve ısırgan çayı kabızlığa iyi gelir. Ekinezya çayı ise bağışıklık güçlendirmede bire birdir. Kiraz sapı çayı ödem atmanıza yardım eder."
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










