YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ DÜNYAYI GİDEREK “YALNIZ” HALE GETİRİYOR
Son yıllarda dünyada ve Türkiye'de tek başına yaşayanların sayısında meydana gelen artışın sebepleri ve sonuçlarını değerlendiren Prof.

10 Haziran 2024 Pazartesi 10:48
Son yıllarda dünyada ve Türkiye'de tek başına yaşayanların sayısında meydana gelen artışın sebepleri ve sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen, geleneksel aile yapısı ve ilişki normlarının değişimiyle birlikte bireylerin tercih ettiği yaşam tarzlarının da değiştiğinin altını çizdi.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, tek başına yaşayanların sayısı 2023 yılında 5 milyonu aşmış durumda. Son 10 yılda tek yaşayan bireylerin sayısında yüzde 72'lik bir artış görüldü. Dünya genelinde de benzer bir eğilim hakim. Gözlemlenen rakamlar, dünyanın giderek daha yalnızlaştığını gösteriyor. Günümüzde, "bekarlık" olarak adlandırılan tek kişilik yaşam tarzının hızla yaygınlaştığını söyleyen Altınbaş Üniversitesi ve APAM Psikolojik Araştırma Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen de geleneksel aile düzenlerine alternatif olarak tercih edilen bu yaşam tarzının, özellikle gençler ve genç yetişkinler arasında oldukça popüler hale geldiğini ifade etti. Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen bireylerin romantik ilişkiler ve evlilik yerine tek başlarına yaşamayı tercih etmesinin birçok nedeni olduğunun altını çizerek konunun muhtemel toplumsal çıktılarına da değindi.
Yalnızlığın birçok nedeni var: Kişisel özgürlük ve bağımsızlık, kariyer odaklılık, ilişki ilgisinin azalması
Prof. Dr. Şirvanlı Özen, kişisel özgürlük ve bağımsızlık, kariyer gibi sebeplerin yalnız yaşamayı tercih etmede önemli faktörler olduğunu vurgulayarak sebepleri şöyle sıraladı:
Kişisel özgürlük ve bağımsızlık: Modern toplumlarda bireyler, kendi kararlarını alma ve yaşamlarını şekillendirme konusunda daha fazla özgürlüğe sahiptirler. Bekarlık, bu özgürlük ve bağımsızlığı korumak isteyenler için çekici bir seçenek olabilir. İnsanlar, kendi hayatlarını istedikleri gibi yaşama ve karar alma özgürlüğüne sahip olma arzusuyla bekarlık durumunu tercih edebilirler.
Kariyer odaklılık: Çalışma hayatındaki yoğun tempo ve kariyer odaklı bir yaşam tarzı, bazı insanların romantik ilişkilere veya evliliğe vakit ayırmak yerine işlerine odaklanmalarına neden olabilir. Özellikle rekabetin yoğun olduğu iş ortamlarında, bireyler kariyer hedeflerine odaklanarak bekarlık durumunu tercih edebilirler.
Değişen toplumsal normlar: Toplumsal normlar ve değerler zamanla değişir. Geleneksel aile yapısının dışında yaşayan bireylerin sayısının artmasıyla, bekarlık daha kabul edilebilir bir yaşam tarzı haline gelmiştir. Toplumda bekarlık durumuna ilişkin olumsuz algılar azalmış ve insanlar bu durumu daha rahat kabul etmeye başlamıştır.
İlişki ilgisinin azalması: Bazı insanlar romantik ilişkilerde veya evlilikte mutluluğu bulamayabilirler. Yaşadıkları deneyimlerden sonra ilişkilere olan güvenlerini yitiren veya kişisel gelişimlerine odaklanmak isteyen bireyler, bekarlık durumunu tercih edebilirler. Bunun yanı sıra, ilişkilerde yaşanan zorluklar veya ayrılıklar da bekarlık durumunu seçme motivasyonunu artırabilir.
Gelecekte tek kişilik yaşam şeklinde daha da artış yaşanacağını belirten Özen ayrıca, "İnsanlar, kendi yaşam tarzlarını seçme ve mutluluklarını bulma konusundaki özgürlüklerini daha fazla değerlendirebilirler. Ancak, bu durum birçok toplumsal ve ekonomik değişimi de berberinde getirebilir" diyerek yalnız yaşama tarzının toplumsal çıktılarına da değindi.
Toplumsal çıktıları: Daha küçük aileler, değişen ekonomik dinamikler, toplumsal bağlar
Bekarlığın artması ve tercihlerin bu anlamda değişmesi ile öncelikli olarak değişecek olan aile yapısı ve toplumda yaşanacak muhtemel çıktıları da değerlendiren Özen, "Tek kişilik yaşam şeklinin yaygınlaşması, evde yaşayan kişi sayısının azalmasına yol açabilir. Bu durum, daha küçük aile yapılarının ortaya çıkmasına neden olabilir. Daha küçük aileler, toplumda yaşlı nüfusun artmasına ve yaşam biçimlerinin değişmesine katkıda bulunabilir. Ayrıca tek kişilik yaşam şeklinin artması, ekonomik dinamikleri değiştirebilir. Tek başına yaşayan bireylerin harcama alışkanlıkları, evli veya ailelerle yaşayanlardan farklı olabilir. Bu durum, tüketim alışkanlıklarında ve pazar taleplerinde değişikliklere yol açabilir. Konut ve mülkiyette de değişimler söz konusu olacaktır. Tek kişilik yaşam şeklinin artması, konut talebinde değişikliklere neden olabilir. Daha fazla insanın tek başına yaşamayı tercih etmesi, konut piyasasında küçük boyutlu ve uygun fiyatlı konut talebini artırabilir. Aynı zamanda, kiracıların sayısında da artış gözlenebilir. Toplumsal destek sistemleri bir diğer değişim gösterecek konular arasında. Özellikle yaşlı bekar bireylerin bakım ve sosyal hizmetlere olan ihtiyacı artabilir. Bu durum, sağlık, bakım ve sosyal hizmet alanlarında yeni politika ve program ihtiyaçlarını ortaya çıkarabilir. Son olarak da tek kişilik yaşam şeklinin yaygınlaşması, toplumsal ilişkilerde ve ağlarda değişikliklere neden olabilir. Tek başına yaşayan bireylerin sosyal destek ağları ve ilişkileri, evli veya ailelerle yaşayanlardan farklı olabilir. Bu durum, toplumun genelindeki sosyal bağların ve dayanışmanın şeklini etkileyebilir" şeklinde konuştu.
"Toplumun genel dinamiklerinde derin etkiler oluşturuyor"
Bu yaşam tarzının toplumda derin etkiler bırakacağının da altını çizen Özen son olarak, "Bu bağlamda, tek kişilik yaşam tarzının artan popülaritesi, bireylerin özgürlük arayışlarına ve kariyer odaklı tercihlerine paralel olarak gelişmektedir. Ancak, bu değişim sadece bireylerin yaşam tarzlarını belirleme özgürlüğünü artırmakla kalmıyor; aynı zamanda toplumun genel dinamiklerinde derin etkiler oluşturuyor. Daha küçük aile yapıları, konut piyasasındaki değişimler ve toplumsal destek sistemlerindeki değişim, tek kişilik yaşamın yaygınlaşmasıyla birlikte ortaya çıkan yeni gerçeklikleri yansıtmaktadır. Bu durum, bireylerin kişisel tercihlerini öne çıkarırken, toplumun genel yapısında ve ekonomik dinamiklerde kalıcı izler bırakacak önemli bir evrim sürecine işaret etmektedir" diyerek sözlerini sonlandırdı.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










