YEMEKTEN SONRA HALSİZ HİSSEDİYORSANIZ İNSÜLİN DİRENCİ GELİŞMİŞ OLABİLİR
Yemek yedikten sonra halsiz hissediyor ve hemen uyumak istiyorsanız insülin direncinizi ölçtürmenizde fayda olabilir.

18 Nisan 2019 Perşembe 16:22
Endokrinolog Prof. Dr. Ayşe Çıkım Sertkaya’ya göre, özellikle uzun saatler aç kalmak ve ara öğünleri atlamak vücudu açlık stresine sokuyor ve karbonhidrat ağırlıklı beslenmeye yönlendiriyor. Karbonhidrat ağırlıklı beslenme ise kanda insülin yükselişine neden olarak çeşitli şikayetlerin yaşanmasına yol açıyor.
Ciltte koyulaşmanın insülin direncini işaret edebildiğini söyleyen Memorial Şişli Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Çıkım Sertkaya, insülin direnci hakkında bilgi verdi.
Yemek yedikten sonra halsizlik ve uyku hali gibi şikayetlerde insülin direncinin ölçtürülmesini öneren Dr. Sertkaya, “İnsülin direncine farklı yöntemlerle bakılmaktadır. Esasında gerçek bir insülin direnci ölçümü oldukça zor ve hastane şartlarında yapılması gereken bir yöntemdir. Rutin polikliniklerde bakılan değerler son derece yüzeysel olabilmektedir. Hastanın bulguları, şikayetleri ve kan tetkikindeki bazı değerler bizi tanıya yönlendirir” dedi.
İnsülin direncini ele veren şikayetler şu şekilde sıralanabilir:
- Cilt renginde koyulaşma.
- Ense, koltuk alt ve genital bölgede koyulaşma ve cilt kalınlaşması.
- Adet düzensizlikleri.
- Kontrolsüz kilo artışı.
- Kilo verememek.
- Vücut kas/yağ doku dağılımı dengesinde bozukluklar.
YEMEKTEN HEMEN SONRA GÖZLERİNİZ KAPANIYORSA…
İnsülin direnci olan kişiler sıklıkla yemek yedikten sonra aşırı yorgun, halsiz ve uykulu hissettiklerinden şikayet eder. Örneğin; “Sadece iki dilim pizza yedim sonrasını hatırlamıyorum” diyebilirler. Endokrinolog Sertkaya, bu durumu şu şekilde açıkladı ve yapılması gerekenler hakkında tavsiyelerde bulundu:
“İnsülini zaten yüksek olan bir kişi pizzayı yediğinde vücuda karbonhidrat girişiyle insülin salgılanır ve bu salgı tüketilen karbonhidrat arttıkça yükselir. Bu salgı oranı kişiden kişiye değişir; kiminde bir birim salgılanırken başka birinde bu oran beş-on hatta çok daha fazla birim olacak kadar yükselebilir. Bunu engellemek için insülin salgısını önlemek yani yüksek karbonhidrat alımını azaltmak gerekir. Bu kişiler yemekten birkaç saat sonra şiddetli açlık hissedip, özellikle şeker ve şekerli gıdalar yemek isterler. İnsülin depolatıcı bir molekül olduğu için kanda yükselişiyle birlikte vücutta yağ doku depolanması da artar. Bu kişilerin özellikle bel ve karın çevresinde yaygın olarak kalınlaşma görülür. Böylece kilo alma-insülin direnci arasındaki kısır döngü başlar.
KARBONHİDRAT-PROTEİN DENGESİ İYİ KURULMALI
Yüksek insülinin yol açtığı kan şekerinin düşmesine karşı ilk olarak karbonhidrat tüketimi kısıtlanmalıdır. Karbonhidrat alınacaksa eğer eşliğinde bir protein kaynağı olmasına azami özen gösterilmelidir. Örneğin; eğer pilav yenilecekse menüye hemen yoğurt eklenmeli ya da pilav-et birlikte tüketilmelidir. Bir dilim ekmek yenilecekse yanında peynir tüketilebilir. Burada tuza da dikkat etmekte fayda var. Mümkün olduğu kadar tuzsuz peynir türleri tercih edilmelidir. Buna ek olarak da bol su tüketmekte de fayda var. Dengenin sağlanmasında su hayli önemlidir çünkü vücut enerji üretimi sırasında en çok suyu kullanmaktadır.
“ARA ÖĞÜNLERLE KISIR DÖNGÜDEN ÇIKIN”
Uzun süreli açlık asla önerilmemektedir çünkü uzun süre aç kaldıktan sonra yemek yerken ölçüyü yakalamak oldukça zordur. Ayrıca metabolizmayı en çok uyaran ve hızlanmasını sağlayan da yemek yemektir. Bu nedenle öğün atlanmamalı ve ara öğünlere dikkat edilmelidir. Eğer ara öğün yetersiz ise ikinci bir ara öğün oluşturabilir. Ara öğünler düzenlenirken minik uyaranlardan destek alınmalı ve metabolizma hızlandırılmalıdır. Kaliteli karbonhidratlara menüde yer verilebilir. Aksi takdirde kısır döngü devam edecektir. Mesela hem karbonhidrat hem protein içeren meyveli yoğurt tüketilebilir. 1 bardak süt ile ince bir dilim kek yenebilir ya da karpuzla birlikte peynir de tuzuna dikkat edilerek tercih edilebilir.
MEYVENİN YANINA 1 BARDAK SÜT
Ara öğünlerde meyve de tercih edilebilir. Meyvede fruktoz vardır ve metabolizması glikoza göre biraz daha farklıdır. Bu nedenle çok yoğun meyve tüketimi bir seferde önerilmemektedir. Hiç meyve yememek de doğru değildir. Bir büyük portakal, 2-3 mandalina ya da bir muz ara öğün olarak tüketilebilir. Eğer diyabetik bir sorun ya da insülin direnci varsa meyvenin şekerini dengelemek adına yanına bir kase yoğurt ya da biraz süt de eklenebilir. Bazen meyvenin yanına 8-10 tane badem veya ceviz içi gibi kuru yemiş de önerilir. Burada da yağ alımı ile emilim desteklenmektedir. Bu şekilde meyvenin glikozu yükseltici etkisinden uzaklaşılmış olur.”
Prof. Dr. Canan Karatay'dan D Vitamini Uyarısı: "Bağışıklık Zırhımız İçin Değer 100'ün Üzerinde Olmalı"Prof. Dr. Canan Karatay, D vitamini eksikliğinin bağışıklıktan kas ağrılarına ve kronik rahatsızlıklara kadar pek çok soruna yol açabileceğini belirterek kan değerinin 100'ün üzerinde olması gerektiğini savundu.06 Kasım 2026 Cuma 17:18BASIN HABERLERİ
ABD'de Kızamık Alarmı: Wisconsin ve New York'tan Yıllar Sonra Gelen İlk Çocuk Can KayıplarıWisconsin'de 36 yıl sonra bir bebek kızamık nedeniyle hayatını kaybetti; New York'ta da 30 yıl aradan sonra benzer bir ölüm bildirilmişti.06 Kasım 2026 Cuma 17:00DÜNYADA SAĞLIK
Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen'den Organ Bağışı Çağrısı: "Kadavradan Bağış Oranları Yetersiz"Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, böbrek naklinin sağlık bütçesine ve yaşam kalitesine büyük katkı sağladığını belirterek kadavradan organ bağışı oranlarının artırılması gerektiğine dikkat çekti.06 Kasım 2026 Cuma 16:58BASIN HABERLERİ
Türk Bilim İnsanlarından Kanser Tedavisinde Umut Veren Buluş: Yerli İlaç Adayına Ulusal ve Avrupa PatentiZonguldak Bülent Ecevit ve İstanbul Medipol üniversitelerinden akademisyenler, meme, prostat ve akciğer kanserine karşı etkili yeni tirozin kinaz inhibitörleri geliştirerek ulusal ve Avrupa patenti aldı.06 Kasım 2026 Cuma 16:57BASIN HABERLERİ
COP31 İçin Antalya'da Kapsamlı Sağlık Önlemi: 5 Tam Donanımlı Revir ve Mobil Ambulanslar Görev BaşındaAntalya'da düzenlenecek COP31 organizasyonu süresince katılımcılara kesintisiz sağlık hizmeti sunmak amacıyla 1,1 milyon metrekarelik alanda 5 revir, mobil ambulanslar ve 40 sağlık personeli görevlendirildi.06 Kasım 2026 Cuma 16:56BASIN HABERLERİ
Türkiye'nin Nakil Öncüsü Akdeniz Üniversitesinde Kalp Bekleyen 450 Hasta Bağış Müjdesi BekliyorGeçen yıl Türkiye'de en çok kalp nakli yapan merkez olan Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde Prof. Dr. Ömer Bayezid, kadavra bağışlarının artırılması çağrısında bulunarak 450 hastanın umutla organ beklediğini belirtti.06 Kasım 2026 Cuma 16:48BASIN HABERLERİ
Hacettepe'de Kalp Nakli Bekleyen Kadirhan ve Elifsu'dan Umut Dolu Bekleyiş: "Tek Çaremiz Organ Bağışı"Organ Bağışı Haftası'nda Hacettepe Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nde kalp nakli bekleyen Elifsu ve Kadirhan, hastane sınıfında eğitimlerine devam ederken aileleriyle birlikte bağış müjdesi bekliyor.06 Kasım 2026 Cuma 16:41BASIN HABERLERİ
Gana'dan İstanbul'a Uzanan Yaşam Mücadelesi: 11 Santimetrelik Aort Genişlemesi Ameliyatla Tedavi EdildiGana'da aort damarı 11 santimetreye ulaşıp yırtılan Huseın, ikili işbirliği protokolüyle getirildiği İstanbul'da başarılı bir kalp ameliyatıyla sağlığına kavuştu.06 Kasım 2026 Cuma 16:40BASIN HABERLERİ
İstanbul'da Ambulansın Önünü Kesen Şüpheli Hastanede Gözaltına AlındıFatih'te sosyal medyada paylaşılan görüntülerde ambulansın önünü keserek uygunsuz hareketlerde bulunan M.T., annesini hastaneye götüren ambulansın geç geldiği iddia ederek hastanede yakalandı.06 Kasım 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Elektronik Sigara Tehlikesine Karşı Uzman Uyarısı: "Masum Değil, Kalp Yetmezliği ve Akciğer Hasarına Yol Açıyor"Cem Akaş'ın oğlunun ölümüyle yeniden gündeme gelen elektronik sigara tehlikesine dikkat çeken Doç. Dr. Pelin Duru Çetinkaya, 16 bin farklı aromayla gençleri hedef alan bu ürünlerin kalp yetmezliği, akut akciğer hasarı ve ölüme neden olduğunu belirtti.06 Kasım 2026 Cuma 16:37BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










