YÖK’TEN ANKET ÇALIŞMASI: İNTÖRN DOKTORLAR HAYATINDAN MEMNUN DEĞİL
İntörn doktorlarla yapılan anketin sonuçlarına göre, katılımcılar yaşamlarından memnun değil. Bu memnuniyetsizliğin nedeni büyük oranda tıp eğitimi.

21 Mart 2018 Çarşamba 11:36
Bu dönemde birçok sorunla karşılaştıklarını belirten doktorlar, intörnlükteki teorik eğitimlerin mesleki hayatlarına herhangi bir katkı sağlamadığını belirtti. Katılımcıların yüzde 91.5’i TUS’a çalışmaya zaman bulamadığını söyledi. Önemli bir diğer bulgu da doktorların yetkin olmadıkları bir işlemi yapmak zorunda kaldığı oldu.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından, tıp fakültelerindeki intörnlük eğitiminin görüşülmesi amacıyla düzenlenen çalıştayda ‘İntörn Doktorlar Ne Düşünüyor?’ anketinin sonuçları açıklandı. Sunumunu Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ayhan Özhasenekler’in yaptığı anketin sonuçlarına göre, intörn doktorlar şartlardan ve eğitimden memnun değiller. Tıp fakültelerinde eğitim gören 9 bin 392 intörn doktor var. Çalışmaya farklı üniversitelerden 2 bin 78 intörn doktor katıldı. Bu dönemde birçok sorunla karşılaştıklarını belirten doktorlar intörnlükteki teorik eğitimlerin mesleki hayatlarına herhangi bir katkı sağlamadığını belirtti. Büyük çoğunluğu nöbet sonrası izin kullanamadığını ifade etti. Önemli bir diğer bulgu da bu doktorların yetkin olmadıkları bir işlemi yapmak zorunda kaldığı oldu. Katılımcıların yüzde 91.5’i TUS’a hazırlanmak için yeterli zamanlarının olmadığını söyledi. Haftada ortalama 15 saat civarında sınava çalıştıklarını belirttiler.
Ankette öne çıkan sonuçlar şöyle:
SADECE YÜZDE 18’İ MEMNUN
-Ankete katılan intörn doktorların sadece yüzde 18.2’si yaşamlarından memnun olduklarını belirtti. Bu memnuniyetsizliğin büyük oranda tıp eğitimiyle ilgili olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 87.3.
-Düzenli olarak stajların başlangıcında stajın amaç, öğrenim hedefleri ve olanakları, yararlanılabilecek eğitim kaynaklarının kendileriyle paylaşıldığını ifade eden katılımcıların oranını yalnızca yüzde 11.2. Katılımcıların ancak yüzde 9.8’i stajlarda hedeflenen amaçlara ulaşıldığını belirtti.
-Yüzde 75.6’sı intörnlükteki teorik eğitimlerinin mesleki hayatlarına herhangi bir katkı sağlamadığını belirtirken, pratik eğitimlerin hekimlik hayatına hazırlamada katkısının olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 49.1 olarak saptandı.
-Tanı ve tedavi aşamalarında intörn doktorlara sunulan fırsatların yeterli olmadığının düşünüldüğü görüldü. İntörn doktorların yalnızca yüzde 11.2’si kurumlarında kendilerine yönelik programlanmış toplantılar yapıldığını ifade etti.
-İntörnlük eğitimi süresince acil servis dışında nöbet tutma oranı yüzde 99.3 iken, nöbetlerin eğitime katkısı olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 27.5’te kaldı. Ortalama tutulan nöbet sayılarına bakıldığında intörn doktorların yüzde 75.6’sı 8 ve üzeri nöbet tutarken, yüzde 95.9’u aylık tutmaları gereken nöbet sayısını 5 nöbet ve aşağısı olarak cevapladı.
-Yüzde 80.5’i, nöbet sırasındaki fiziki şartların yetersiz oluğunu belirtti. Yüzde 8.2’si nöbet sonrası izin kullandığını belirtirken yüzde 78.5’i nöbet sonrası izin uygulamasının olmadığını ifade etti.
-Yetkin olmadıkları bir işlemi yapmak zorunda kaldığını ifade eden intörn doktorların oranı yüzde 40.3. Başka bir meslek grubundaki personelin görev tanımındaki bir görevi yapmak zorunda kalan intörn doktorların oranı yüzde 91.3. En sık olarak hemşire ve personelin işlerini yaptıklarını ifade ettiler. İntörn doktorların yüzde 63.9’u başta hemşireler olmak üzere diğer sağlık personeliyle sorunlar yaşadıklarını belirtti.
TUS’A ÇALIŞMAYA ZAMAN YOK
-Yüzde 53.2’si kariyer planlaması konusunda yeterli bir bilgiye sahip olmadığını belirtti. Yüzde 80.2’si mezuniyet sonrasında, uzmanlık eğitimi almak istediklerini ifade etti.
-Yüzde 22.3’ü Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’na (TUS) çalışmadıklarını söylerken, yüzde 46’sı TUS’a çalışmanın intörnlük eğitimine zarar verdiğini belirtti. Ayrıca katılımcıların yüzde 83.9’u intörnlük sırasında aldıkları eğitimin TUS’a katkı sağlamadığını düşünüyorlar.
-Katılımcıların yüzde 91.5’i TUS’a hazırlanmak için yeterli zamanlarının olmadığını söyledi. Haftada ortalama 15 saat civarında sınava çalıştıklarını belirttiler.
-Yüzde 63.7’si kurumlarında intörnlük eğitimi sırasında intörn doktorların düşüncelerinin değerlendirildiği bir geri bildirim sistemi olmadığını, yüzde 47.5’i intörn doktor karnesinin bulunmadığı ya da kullanılmadığını, yüzde 25.3’ü intörn temsilcisi bulunmadığını veya tanımadığını belirtti.
-Hekimlerin yüzde 77.5’i intörn doktor yönergesi hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi. Yönergenin uygulandığını düşünenlerin oranı ise 13.8.
İNTÖRN DOKTORLUK NEDİR?
İntörn doktorluk dönemi tıp eğitiminde mezuniyet öncesi son dönem olup, öğrencilikten sonra meslek hayatına başlama sürecinde önemli bir geçiş dönemi. Hasta yönetiminden, meslektaş ve sağlık çalışanlarıyla ilişkilere kadar birçok becerinin kazanılması ve sürdürülebilir olması bu dönemde gerçekleşiyor.
Kanser riskini azaltmanın yolları neler?Her yıl milyonlarca insanın hayatını etkileyen kanser, kalp-damar hastalıklarının ardından dünyada en sık ikinci ölüm nedeni. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli taramalar, bu tabloyu değiştirmede kritik rol oynuyor.04 Şubat 2026 Çarşamba 17:05BASIN HABERLERİ
6 Şubat'taki ikinci depreme hastanede yakalanan doktorlar, sedyedeki hastayı bırakmadıDoktorlar deprem anında hastaneden ayrılmadı, sedyeyi tutarak Karadağ'ın zarar görmesini engelleyerek tedavi etti. O anlar, güvenlik kamerasına yansıdı.04 Şubat 2026 Çarşamba 17:02BASIN HABERLERİ
Bayındır Sağlık Grubundan dev kadın sağlığı semineriBayındır Söğütözü Hastanesi, kadın sağlığına dair toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlediği “Kadın Sağlığına Dair Her Şey” başlıklı seminerde, her yaştan kadını uzmanlarla buluşturdu.04 Şubat 2026 Çarşamba 16:59BASIN HABERLERİ
Hemşire kızının karaciğeriyle hayata tutunan baba: Evladım canından can verdiBursa'da karaciğer hastası Recep Özcan (55), hemşire kızı Ayşenur Gürleyen’den (31) yapılan nakille hayata tutundu. 10 saat süren operasyonla sağlığına kavuşan Özcan, mutluluğunu “Canımdan can verdiler” sözleriyle dile getirdi.04 Şubat 2026 Çarşamba 16:57BASIN HABERLERİ
Erkeklerde kalp sağlığı için 35 yaş dönüm noktası oluyorYeni bir araştırmaya göre, erkekler kardiyovasküler hastalık riskine kadınlardan yıllar önce, yaklaşık 35 yaşında girmeye başlıyor.04 Şubat 2026 Çarşamba 13:02BASIN HABERLERİ
Dünyada her yıl 20 milyon kişi kanser tanısı alıyorTürk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, kanserin görülmesinde genellikle çevre, yaşam ve fiziksel faktörlerin etkili olduğunu belirtti.04 Şubat 2026 Çarşamba 12:59BASIN HABERLERİ
Türk hekimler Burkina Faso'da ikinci seri böbrek nakli ameliyatları yapacakTürkiye Organ Nakli Vakfı heyeti; Sağlık Bakanlığı ve TİKA'nın desteğiyle yürüttüğü proje kapsamında, Burkina Faso'daki ikinci seri böbrek nakli ameliyatlarını gerçekleştirmek üzere başkent Vagadugu'ya geldi.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:31BASIN HABERLERİ
Daha önce 21 kez böbrek taşı operasyonu geçiren hastadan 295 taş çıkarıldıAğrı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde daha önce 21 kez böbrek taşı ameliyatı olan bir hastadan yapılan operasyonla 295 taş çıkarıldı.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:29BASIN HABERLERİ
DSÖ'den 2026 için 1 milyar dolarlık acil sağlık çağrısıDünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sağlık Acil Durum Programı İcra Direktörü Chikwe Ihekweazu, "DSÖ, 2026'da dünyanın en ciddi acil durumlarında temel sağlık hizmetlerini sürdürmek için 1 milyar dolar yardım çağrısında bulunuyor." ifadelerini kullandı.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:27DÜNYADA SAĞLIK
Araştırma: Ultra işlenmiş gıdalar, meyve ve sebzelerden çok sigarayla daha fazla ortak noktaya sahipBilim insanları, yaptıkları araştırmada, ultra işlenmiş gıdaların (UPF) meyve ve sebzelerden çok sigarayla daha fazla ortak noktası olduğuna ve daha sıkı düzenlemelere tabi tutulması gerektiğine işaret etti.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:25BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










