ZAMANIN RUHU: ENDOKRİNCİ ARAYAN TOMBUL
"Endokrin uzmanına doğrudan randevu alamadığımız için iç hastalıkları bölümü olarak size mecburen geldik. Yoksa endokrinoloji uzmanına gidecektik ama neyse!..."

05 Mart 2014 Çarşamba 07:56
Poliklinikler yaşanılan ülke ve “zamanın ruhuna” dair önemli ipuçları sunar.
Bu “zamanın ruhu” meselesini açmak için, artık nadirattan olmayan bir hasta hekim diyaloğunu aktarmak isterim öncesinde:
-Nasıl yardımcı olabilirim?
-Biraz kilo fazlam var. Şeker, kolesterol ve guatr tahlillerini istiyorum. Tabi ki insülin düzeyimi de!
-Bunlara neden gerek duydunuz?
-Endokrin uzmanına doğrudan randevu alamadığımız için iç hastalıkları bölümü olarak size mecburen geldik. Yoksa endokrinoloji uzmanına gidecektik ama neyse!
-Yakın akrabalarınızda şeker hastalığı, kalp hastalığı var mı?
-Yok. Ha, bir de vitamin düzeylerime baktırmanızı istiyorum.
(Hekim sabırla hastanın laboratuvar arşiv verilerini bilgisayardan kontrol eder)
-Herhangi bir yakınmanız var mı?
-Yok, ama dedim ya kilo fazlam var. Ha, bu da arkadaşım. Benden sonra da onun randevusu vardı. Aynı tetkikleri ona da istiyoruz.
Oysa hastanın ilk kez gelmediğini anlamıştır hekim. Çok sayıda tetkik yapılmıştır öncesinde. Hekimin önünde iki yol vardır. Birincisi en basiti olup tüm talepleri 10 saniye içinde bilgisayara işleyip laboratuvara göndermektir. Maliyeti herbir hasta için yüz lirayı geçer. İkincisi biraz çetrefildir, sabrınız varsa birlikte izleyelim:
-Daha iki ay önce tahlil yaptırmışsınız, neden tekrar talep ediyorsunuz?
-Onlar eskimişti.
-Ama onunla sınırlı değil tetkikleriniz. Son üç yılda nerede ise iki/üç ayda bir tahlil yapılmış. Sadece kolesterolünüz hep aynı seviyede yüksek o kadar. Bu bolca tetkik yaptırıp hiç diyet ve egzersiz yapmadığınızın kanıtı.
-O kadar olmuş mu tetkiklerim?
-Her ne kadar bana hekimliğe dair bir alan bırakmadınızsanız da size bir soru soracağım. Üç kilo fazlanız için yemeğinizi sınırlamayı, yürümeyi veya başka bir egzersizi hiç denediniz mi? Bence bir hekim veya diyetisyene ilk aşamada danışacak hiçbir şeyiniz yok. Bunca tetkik talep etmeye yetecek enerjinizi neden kilonun nedenlerini bilmeye, önlemeye ayırmıyorsunuz?
Diyalog bu kadar sakin geçmeyebilir her zaman. Hasta adayı barkodu fırlatabilir, bağırmaya başlayabilir, kapıyı çarpıp gidebilir.
"Satılık hastalıklar" çağının topluma "sağlıkta dönüşüm" diye pazarlandığı sistem bu kadar çarpık işte. İnsanlara kaygı yükleyip, çözüm yolları konusunda özgüvenlerini sıfırlayarak tıbbi teknoloji ile bir tür bağımılık ilişkisi geliştirildi son yıllarda. Eğer tetkik taleplerini yerine getirmezse hekimler müthiş bir gerginlik sarabiliyor ruhlarını.
Misal bir hasta eşi ve çocukları ile hastanenin yolunu evhamla tutabiliyor. Mesele nedir diye sorduğunda hekim, "karaciğer yağlanması" diyebiliyor aynı anda üç ses birden. Bu sefer hekim soruyor:
-Başka hastalığınız var mı?
-Yok.
-Peki, sizce kilo fazlanız var mı?
-Evet, 15 kg fazlam var diye düşünüyorum.
-Sizce bu kilo kas mı yoksa yağ mı?
-Spor yapmıyorum ki! Olsa olsa yağdır herhalde.
-Sizce bu yağlı 15 kg fazlanızın karaciğerde birikmesine engel var mı?
-Bunu hiç düşünmemiştim.
Evet, sorunu "karaciğer yağlanması" olarak pazarlayınca mevcut sağlık sistemi, hasta bir anda alıcısı oluyor. Oysa hiç gelmeseydi bu sağlığın metalaştırıldığı kurumlara kendisi zaten kilolu olduğunun farkındaydı ve karaciğerin yağlanması konusunda kafası karışmamış olacaktı. Üstelik yüzyıllardır bildiği gibi insan evlatları "kilo fazlası obur ve tembel işidir" çözümü ise farkındalığında saklıdır.
Tüketim toplumu kılınmanın yolu, yordamını az da olsa paylaşmak istedim bugün. Tüketilen ve değersizleştirilenlerden birisi de hekim emeği. Televizyon ekranından heybesine topladığı bilgi parçacıkları ile "bilen" haline geldiğine inanan insanlar, misal 3-5 kg fazlaları için 6 yıllık tıp eğitimi alan hekimi bir kenarda tutalım üzerine 4 yıl daha uzmanlık eğitimi yapan dahiliyeciyi de denk görmüyorlar kendileri ile. Üzerine üç yıl daha yan dal olarak endokrinoloji eğitimi almış hekim arıyorlar. Hasılı toplamda lise sonrası onüç yıl tıp eğitimi almışlığı ancak kabul eyliyorlar.
Bilgi toplumu mu dediniz?
Şen ola hayat, şen ola!
Dr. Zeki Gül / Evrensel
Sağlık sektörünün yapay zeka sınavıSağlık alanında yapay zeka uygulamaları hızla yaygınlaşırken, veri ön yargısı, mahremiyet ve hukuki sorumluluk tartışmaları da aynı hızla derinleşiyor.24 Şubat 2026 Salı 16:23BASIN HABERLERİ
Kayseri'ye 800 yataklı hastane yatırımıErciyes Üniversitesi (ERÜ) kampüsüne yapılması planlanan 800 yataklı yeni hastanenin, Kayseri'nin yanı sıra bölge illerine de sağlık hizmeti sunması hedefleniyor.24 Şubat 2026 Salı 16:16BASIN HABERLERİ
Kalp damarları 10 saniyede görüntüleniyor, teşhis kolaylaşıyorKocaeli Üniversitesi (KOÜ) Hastanesinde uygulanan sanal koroner anjiyografi yöntemi, kalp damarlarının girişimsel işlem yapılmadan 10 saniyede görüntülenmesini sağlayarak hastalıkların tanısında kolaylık sağlıyor.24 Şubat 2026 Salı 16:14BASIN HABERLERİ
Sağlık Bilimleri Üniversitesinde kişiye özel üretilen probiyotiklerle bağırsak florası yeniden düzenleniyorSağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Teknoloji Geliştirme Merkezinde yürütülen çalışmalar kapsamında, bireyin bağırsak florasına göre tasarlanan kişiye özel probiyotikler geliştiriliyor.24 Şubat 2026 Salı 16:02BASIN HABERLERİ
Bakan Memişoğlu: Aile hekimi sayısını 45 binlere çıkarmayı planlıyoruzMemişoğlu, bugün yaklaşık 30 bin aile hekiminin olduğunu, bu sayıyı 40-45 bin bandına çıkarmak için planlama yaptıklarını kaydetti.24 Şubat 2026 Salı 15:59BASIN HABERLERİ
İngiliz hasta şifayı Türkiye'de bulduİngiliz hastanın ülkesinde tedavi edilemeyen kronik ayak bileği sorunu, Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesinde gerçekleştirilen "yeniden yapılandırma" ameliyatıyla giderildi.24 Şubat 2026 Salı 15:58BASIN HABERLERİ
Diş hekimi eşini çocuklarının yanında öldürdü! Katil hakkında istenen ceza belli olduBursa'da boşanma aşamasındaki eşi diş hekimi Yasemin Uludağ Çetin'i (52), sokakta çocuklarının yanında 3 kurşunla başından vurup öldüren diş teknikeri Atilla Çetin’in (61), ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi.24 Şubat 2026 Salı 15:55BASIN HABERLERİ
Biriktirme bozukluğu tedavi edilmezse fiziksel ve dijital alanlar 'çöplüğe' dönüşebilirZonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Atasoy, biriktirme bozukluğunun tedavi edilmemesi halinde fiziksel ve dijital alanların “çöplüğe” dönüşebileceğini söyledi.24 Şubat 2026 Salı 15:53BASIN HABERLERİ
Diyarbakır'da doktor adayları, 3'ü ABD'den getirilen kadavralar üzerinde uygulamalı eğitimle mesleğe hazırlanıyorDiyarbakır'da Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesinde geleceğin cerrahları, önce maket ardından kadavra üzerinde uygulamalı eğitimle mesleğe hazırlanıyor.24 Şubat 2026 Salı 15:50BASIN HABERLERİ
Onkoloji hastaları el sanatlarıyla yaşam motivasyonlarını artırıyorKonya Şehir Hastanesi Onkoloji Servisindeki hastalar için zorlu tedavi sürecinde yaşam motivasyonlarını artırmak amacıyla el sanatları branşlarında kurslar düzenleniyor.24 Şubat 2026 Salı 14:49BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










