‘40 YAŞ ÜSTÜ KİŞİLERDE GLOKOM HASTALIĞI SIKLIĞI FAZLA’
Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Seyhan Dikci, 40 yaşın üzerindeki kişilerde glokom hastalığı sıklığında artış olduğunu belirterek,...

12 Mart 2024 Salı 10:08
Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Seyhan Dikci, 40 yaşın üzerindeki kişilerde glokom hastalığı sıklığında artış olduğunu belirterek, "Sigara içen, ailesinde glokomlu kişi bulunan, diyabet, hipertansiyon gibi sistemik hastalıkları olan, göze delici ya da künt darbe alan, yüksek miyopiye ya da hipermetropiye sahip olan, korneaları normalden ince olan, uzun süredir steroid içeren ilaçlar kullanan kişilerde glokom daha yüksek sıklıkta görülmektedir" dedi.
VM Medical Park Samsun Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Seyhan Dikci, Glokom Haftası dolayısıyla bilgilendirmelerde bulundu.
"2040 yılında 110 milyondan fazla glokomlu hasta olacak"
Glokomun tanımını yapan Doç. Dr. Dikci, "Latincede "mavi su" anlamına gelen, ülkemizde ise halk dilinde "karasu" olarak tanımlanan bir göz hastalığıdır. Ne yazık ki, geri dönüşümsüz görme kaybına neden olan hastalığın en dikkat çekici özellikleri zor tanı konulması ve çoğunlukla ağrısız olmasıdır. Bununla birlikte gözde ağrı, kızarıklık, bulanık görme ve ışık çevresinde renkli halkalar görülmesi gibi belirtiler de olabilir. Glokom bizim toplumumuzda da oldukça yaygındır. 2040 yılında dünyada 111,8 milyon civarında insanın glokom hastası olacağı tahmin edilmektedir" diye konuştu.
"Erken tanı ve tedavi çok önemli"
Glokomda geri dönüşümsüz görme kaybı nedeninin, hastalığın neden olduğu görme sinir hücrelerinin hasarı olduğunu söyleyen Doç. Dr. Dikci, "Görme siniri hücre onarımı ile ilgili hali hazırda pek çok çalışma yapılmasına rağmen kabul edilmiş bir onarım yöntemi, yani tedavi günümüzde halen yoktur. Bu nedenle glokomda erken tanı ve tedavi çok önemlidir, öyle ki bu konudaki ihmaller körlüğe kadar gidebilen sonuçlar doğurur. Hastalığın başlangıç yaşına, şekline vs. olmak üzere değişen birçok çeşidi vardır" şeklinde konuştu.
"Ağrı olmadığından körlük riski çok yüksek"
En sık rastlanan glokom çeşidi olan açık açılı glokomda ağrı görülmezken, kapalı açılı glokomda ağrının ön planda olduğunu belirten Doç. Dr. Dikci, "Ağrının olmaması bir hastalığı sinsi yapan en önemli unsurdur. İşte bu nedenle açık açılı glokomda körlük maalesef daha sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada erken tanının önemini tekrar vurgulamak gerekir. Risk grubundaki kişiler başta olmak üzere hastalık hakkında ciddi bir bilinçlenme gereklidir. Bu hastalığa dikkat çekme ve bilinçlenme konusunda önemli bir uygulama olarak her yıl 12 Mart "Dünya Glokom Günü', 6-12 Mart tarihleri ise "Dünya Glokom Haftası" olarak kutlanmaktadır" ifadelerinde bulundu.
"40 yaş üstü kişilerde göz tansiyonu riski artıyor"
Glokomun her yaşta ve herkeste görülebileceğini değinen Doç. Dr. Dikci, riskli gruplarla ilgili şu bilgileri paylaştı:
"Yapılan çalışmalarda 40 yaşın üzerinde glokom sıklığında artış olduğu bildirilmiştir. Sigara içen, ailesinde glokomlu kişi bulunan, diyabet, hipertansiyon gibi sistemik hastalıkları olan, göze delici ya da künt darbe alan, yüksek miyopiye ya da hipermetropiye sahip olan, korneaları normalden ince olan, uzun süredir steroid içeren ilaçlar kullanan kişilerde glokom daha yüksek sıklıkta görülmektedir. Bu kişilerin düzenli göz muayenesi olmaları ve glokom açısından araştırılmaları gerekmektedir."
"Muayene sonrası teşhis edilebilir"
Glokom "göz tansiyonu" olarak tanımlandığını dile getiren Doç. Dr. Dikci, "Ancak "göz tansiyonu" dediğimiz göz içi basıncı bu hastalıkta bir risk faktörü olup tek başına tanı koydurucu olmamaktadır. Göz içi basıncının normal değeri olan 10-21 mmHg'nın üzerinde ölçülmesi, göz sinirlerinin ve görme alanı muayenesinin de bulunduğu ileri tetkiklerin yapılması için sadece bir uyarıcı mahiyetindedir. Uzman bir hekim tarafından bu testlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda yanlış tanı ve gereksiz ilaç kullanımlarının önüne geçilebilir. Glokomda tedavi planı hastaya özel bir durumdur" açıklamasında bulundu.
"Cerrahi tedavi yapılabilir"
Tedavi yollarından bahseden Doç. Dr. Dikci, "Her hastanın yaşına, sistemik hastalıklarına, görme düzeyine ve glokom hasar düzeyine göre tedavi planı yapılır. Genelde ilk basamak ilaç tedavisi olmakla birlikte duruma göre ilk basamakta cerrahi ya da lazer uygulama kararı verilen hastalar da vardır. Dünyada gerek ilaç gerek lazer gerekse cerrahi tedavi olsun, hâlihazırda uygulanan yöntemler göz içi basıncını düşürmeye yöneliktir. Tekrar altını çizmemiz gerekirse, hasarlanmış göz sinirlerinin iyileştirilmesine yönelik bir metot henüz yoktur. Verilen ilaçlar genellikle damla formunda olup düzenli kullanım çok önemlidir. Erken tanı, düzenli muayene ve eksiksiz tedavi ile ve en önemlisi iyi bir hasta- hekim iş birliği ile güzel sonuçların alınması mümkündür" dedi.
Sivas'ta Kene Tehdidi: 10 Kişi Hayatını Kaybetti, 13 Hastanın Tedavisi Sürüyor!Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'nde bu yıl kene tutunması şikayetiyle başvuran 129 kişiden 10'u Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedeniyle yaşamını yitirdi.22 Temmuz 2026 Çarşamba 16:49BASIN HABERLERİ
Pankreas Kanserine Karşı Önleyici Aşı Araştırmasında Umut Veren Gelişme!Aşılanan 20 kişinin 18’inde güçlü T hücresi bağışıklık yanıtı elde edilirken uzmanlar, çalışmanın henüz ilk aşamada olduğunu ve kanseri tamamen önlediğini kanıtlamadığını vurguladı.22 Temmuz 2026 Çarşamba 15:19BASIN HABERLERİ
Kan Dolaşımını İyileştiren Besinler Hangileri? Bilimsel Araştırmalar Ne Söylüyor?Pancar, yağlı balıklar, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kuruyemişlerin damar sağlığını desteklediği bilinse de uzmanlar ve bilimsel araştırmalar tek bir besinin "kendiliğinden damar açamayacağı" uyarısında bulunuyor.22 Temmuz 2026 Çarşamba 14:58BESLENME VE DİYET
Protein Yaşlanmasında Devrim Niteliğinde Adım: Kalıcı Sanılan Hasarı Silen Enzim Geliştirildi!Mühendislik ürünü CMLase enzimi, laboratuvar ortamında yaşlı insanlardan alınan damar, deri ve göz dokusu örneklerinde biriken kimyasal yaşlanma hasarlarını belirgin şekilde azalttı.22 Temmuz 2026 Çarşamba 14:56BASIN HABERLERİ
Aşırı Sıcaklar Türkiye'de: Güneş Çarpması ile Sıcak Bitkinliğini Birbirine Karıştırmayın!Erdem Hastanesi Çakmak İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Muazzez Caymaz, Avrupa'dan gelen sıcak hava dalgası sebebiyle kronik hastalar, yaşlılar ve çocukların yüksek risk altında olduğunu bildirdi.22 Temmuz 2026 Çarşamba 11:37BASIN HABERLERİ
Şifalı Kaynak Suları Organ İflasına Yol Açabilir: Türk Böbrek Vakfı’ndan Hayati Uyarı!Halk arasında böbrek taşını düşürdüğüne ve böbreklere iyi geldiğine inanılan analiz edilmemiş kaynak suları, hayati tehlike saçıyor.22 Temmuz 2026 Çarşamba 11:15BASIN HABERLERİ
Erzurum’da 19 Yıllık Sevgi Büyüklüğü: Eşine Karaciğerini Bağışlayarak Hayata Tutunmasını Sağladı!Erzurum'da yaşayan 46 yaşındaki Murat Kılıç, 12 yıldır portal hipertansiyon hastalığıyla mücadele eden 19 yıllık eşi Fadime Kılıç'a karaciğerini bağışladı.22 Temmuz 2026 Çarşamba 11:07BASIN HABERLERİ
Elektronik Sigara Diş Etlerini Tehdit Ediyor: "Duman Çıkmaması Zararsız Olduğu Anlamına Gelmez!"Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burcu Karaduman, elektronik sigara kullanımının diş eti hastalıkları ve çene kemiği kaybı riskini önemli ölçüde artırdığı uyarısında bulundu.21 Temmuz 2026 Salı 16:01BASIN HABERLERİ
Eldeki Uyuşma Karpal Tünel Değil Boyun Fıtığı Olabilir: "Sinyal Boyunda Bozulup Alarm Elde Çalabilir!"Prof. Dr. Erdinç Tunç, parmaklardaki uyuşma, karıncalanma ve güç kaybının her zaman el bileğindeki karpal tünel sendromundan kaynaklanmadığını, bu şikayetlerin arkasında boyun fıtığının yatabileceğini açıkladı.21 Temmuz 2026 Salı 15:54BASIN HABERLERİ
Yaz Sıcaklarında Limonata Tehlikesi: "Oda Sıcaklığında En Fazla 2 Saat Kalmalı!"Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, yaz aylarının vazgeçilmez serinleticilerinden limonatanın oda sıcaklığında 1–2 saatten fazla bekletilmemesi gerektiğini açıkladı.21 Temmuz 2026 Salı 15:18BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










