ADLİ TIP'TAN MEHMET MURAT ÇALIK HAKKINDAKİ İDDİALARA İLİŞKİN AÇIKLAMA:
"İddia edildiğinin aksine kurumumuzda bir iç hastalıkları hematoloji (Doç. Dr.), bir çocuk hastalıkları, hematoloji-onkoloji (Prof. Dr.) ve iki iç hastalıkları tıbbi onkoloji (Prof. Dr.) öğretim üyesi mevcut olup;

26 Temmuz 2025 Cumartesi 17:28
bahse konu dosyada iç hastalıkları hematoloji uzmanı ve iç hastalıkları tıbbi onkoloji kurul üyesi görüşleri alınarak mütalaa düzenlenmiştir"
"İhtisas Kurulumuz tarafından düzenlenen mütalaada herhangi bir tahrifat söz konusu değildir. Dünya Sağlık Örgütü 2023 Kriterlerine göre bir kişide akut miyeloid lösemi teşhisi koyabilmek için blast oranının yüzde 20 ve üzerinde olması gerekmektedir. Blast oranının yüzde 5-19 arasında olması ise miyelodisplastik sendrom (kemik iliğinin yapısının bozularak anormal kan hücresi üretmesi) demektir. Ancak 26 yıldır aktif hastalığı olmayan (remisyonda olan) şahsın kemik iliği aspirasyon biyopsisi ve genetik incelemelerinde, displazi (anormal hücre üretimi) ve nüks lehine bulgu tespit edilmemiştir"
Adli Tıp Kurumu (ATK), İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanarak Beylikdüzü Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mehmet Murat Çalık hakkında düzenlenen mütalaada herhangi bir tahrifat söz konusu olmadığını bildirdi.
ATK'den Çalık ile ilgili iddia edilen hususlara ilişkin yapılan açıklamada, Çalık'ın İhtisas Kurulu'nda 16 Temmuz'da yapılan muayenesinde, 1999 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından akut miyeloid lösemi (AML) M4 teşhisi konulduğunu, hastalıkla ilgili takip ve tedavi edildiğini söylediği belirtildi.
Ancak kurula iletilen adli dosya içerisindeki mevcut belgelerde Çalık'ın söz konusu hastalığı geçirdiğine dair patoloji raporu ve tıbbi tedavi belgesi mevcut olmadığı kaydedilen açıklamada, "Adli dosyada mevcut tıbbi belge ve muayene bulgularına göre 26 yıldır aktif lösemi hastalığı olmadığı (remisyonda olduğu) düşünülmüştür. Tıbben bilindiği üzere AML hastalığı, 10 yılın üzerinde nüks etmediği takdirde tam şifa hali (kür) olarak kabul edilmektedir." denildi.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 1 Temmuz tarihli patoloji raporunda blast oranının yüzde 4-5 dolayında olduğu, alınan biyopsi örneğinin çoğunluğu kortikal kemik olarak adlandırılan iliksiz alandan alındığı, bu biyopsi sonucunun alınan kemik iliği materyalinin yeterli olmaması nedeniyle istenen seviyede teşhis koydurucu nitelikte olmadığı, klinik olarak malignite şüphesi halinde kesin yorum için ileri hematoloji ve patoloji olan bir merkezde inceleme ve değerlendirilme önerildiği patoloji uzmanı tarafından belirtilmiştir.
Yapılan laboratuvar incelemesinde flow sitometride blast oranının yüzde 1-2 olduğu, kemik iliği aspirasyon değerlendirmesinde atipik (anormal) hücre izlenmediği, yapılan genetik incelemelerde displazi (anormal hücre üretimi) lehine bulgu olmadığı, şahsın tıbbi belge ve laboratuvar bulguları ile halihazırdaki tıbbi durumu ve hematolojik değerlendirilmesi müştereken dikkate alındığında, şahsın blast oranı ilgili İhtisas Kurulumuz tarafından yüzde 3-4 olarak değerlendirilmiştir."
- "İhtisas Kurulumuz tarafından düzenlenen mütalaada herhangi bir tahrifat söz konusu değildir"
İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki 1 ve 7 Temmuz tarihli patoloji ve sağlık kurulu raporlarında, Çalık'a ait tüm patolojik sonuç ile değerlendirmelerin eksiksiz ve tam bir şekilde kayda alındığının ve blast oranının yüzde 4-5 olduğunun açıkça belirtildiği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"İhtisas Kurulumuz tarafından düzenlenen mütalaada herhangi bir tahrifat söz konusu değildir. Dünya Sağlık Örgütü 2023 Kriterlerine göre bir kişide akut miyeloid lösemi teşhisi koyabilmek için blast oranının yüzde 20 ve üzerinde olması gerekmektedir. Blast oranının yüzde 5-19 arasında olması ise miyelodisplastik sendrom (kemik iliğinin yapısının bozularak anormal kan hücresi üretmesi) demektir. Ancak 26 yıldır aktif hastalığı olmayan (remisyonda olan) şahsın kemik iliği aspirasyon biyopsisi ve genetik incelemelerinde, displazi (anormal hücre üretimi) ve nüks lehine bulgu tespit edilmemiştir." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, Çalık'ın 11 Temmuz'daki kan sayımı tetkikinde lökosit sayısının 5 bin 660, nötrofil sayısının 3 bin 400 olduğu belirtilerek, yakın tarihli diğer kan sayımı tetkiklerinde de benzer düzeyde sonuçlar olduğu kaydedildi.
Dolayısıyla lökopeni veya nötropeninin söz konusu olmadığının tespit edildiği aktarılan açıklamada, "Lökopeni teşhisi için lökosit değerinin 4000'in altında olması, nötropeni teşhisi için nötrofil değerinin 1000'in altında olması gerektiği tıbben bilinmektedir. 2008 yılında alınan biyopsi ile mukoepidermoid karsinom (parotis bezi tümörü) teşhisi konulmuş olup bu hastalığı geçirdiği ameliyat ve ışın tedavisi sonrası iyileşmiştir. 2008 yılı sonrasında bu hastalığı da tekrarlamamış olup yaklaşık 17 yıldır aktif hastalığı yoktur (remisyondadır). 10 yıl üzerinde tekrarlamayan bu hastalığı da tam iyileşmiş olarak (kür) kabul edilmiştir." ifadeleri yer aldı.
Açıklamada, Çalık'ın boynunun sağ yanında mevcut olan kitlenin çıkarıldığı ve patolojik incelemesinde iyi huylu kitle olduğunun tespit edildiği kaydedildi.
- "Belirgin kas kaybı bulguları tespit edilmemiştir"
Adli dosya içerisinde gönderilen tıbbi evrak ile laboratuvar, hematolojik ve patolojik incelemelerinde, iddia edildiği üzere lenfoma (lenf bezi kanseri) teşhisinin Çalık'ın tıbbi geçmişinde mevcut olmadığı aktarılan açıklamada, "İlgili İhtisas Kurulumuzca 16 Temmuz tarihinde yapılan muayenesinde şahsın kilo kaybı şikayeti olduğunu ifade ettiği, bu hususun düzenlenen mütalaamız içerisinde yer aldığı, vücut ağırlığı 85 kilogram, boyu ise 183 santimetre olarak ölçüldüğü, beden kitle indeksinin normal sınırlarda (25,38) olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca belirgin kas kaybı veya kaşeksi (ileri derecede zayıflık) bulguları tespit edilmemiştir." denildi.
Açıklamada, Çalık'a kesin hematolojik ve patolojik teşhisin konulabilmesi için İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 1 Temmuz tarihli patoloji raporunda kayıtlı olduğu üzere, patolojik teşhis için yetersiz olan kemik iliği biyopsisinin tekrarlanması ile daha hassas ve ileri yöntemlerle hemato-patoloji alanında uzman patologlar tarafından değerlendirilmesinin uygun olduğu kanaatine varıldığına işaret edilerek, şunlar kaydedildi:
"İddia edildiğinin aksine kurumumuzda bir iç hastalıkları hematoloji (Doç. Dr.), bir çocuk hastalıkları, hematoloji-onkoloji (Prof. Dr.) ve iki iç hastalıkları tıbbi onkoloji (Prof. Dr.) öğretim üyesi mevcut olup, bahse konu dosyada iç hastalıkları hematoloji uzmanı ve iç hastalıkları tıbbi onkoloji kurul üyesi görüşleri alınarak mütalaa düzenlenmiştir. Şahsın patolojik ve laboratuvar incelemeleri ile sağlık son durum muayenesi müştereken değerlendirildiğinde; kesin tıbbi teşhisi konulamadığı için iç hastalıkları, hematoloji, tıbbi onkoloji ve psikiyatri klinikleri bulunan tam teşekküllü eğitim ve araştırma hastanesi ya da üniversite hastanesine sevk edilip hastaneye yatışının sağlanarak, gerekli tüm ileri tetkiklerinin ve tıbbi tedavisinin yapılması gerektiği ilgili İhtisas Kurulumuzca düzenlenen mütalaada ifade edilmiştir."
Açıklamada, "İlgili İhtisas Kurulumuzca 16 Temmuz tarihinde düzenlenen mütalaada belirtildiği üzere istenen tetkik ve işlemler yapıldıktan sonra şahsın son durumunu gösterir sağlık kurulu raporu ve yapılan tetkiklerin gönderilmesi sonrasında sorulan hususlar hakkında ilgili İhtisas Kurulumuzca yeniden değerlendirme yapılarak nihai karar verilecektir." denildi.
Gürültü kirliliği kalp ve damar sağlığını etkiliyorÇağın önemli sorunlarından gürültü kirliliği, kalp ve damar sağlığını da olumsuz etkiliyor. 53 desibelin üstündeki gürültü kalp hastalığı riskini artırıyor, 45 desibelin üstündeki gürültü ise kalp ritmini bozuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:19BASIN HABERLERİ
Her öksürükte 'antibiyotiğe sarılmayın' uyarısıUzmanlar, solunum yolu enfeksiyonlarının birçoğunun sebebinin viral enfeksiyonlar olduğunu, viral enfeksiyonlarda da antibiyotiğin yeri bulunmadığını söyledi.03 Şubat 2026 Salı 14:13BASIN HABERLERİ
Dişlerinizin durumu erken ölüm riskinin habercisi olabilirYapılan araştırmalar, kaybedilen diş sayısının beklenenden daha erken ölüm riskine işaret ettiğini gösterirken; yeni bir çalışma, ağızda kalan dişlerin durumunun da hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:11BASIN HABERLERİ
Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi', Ankara'da açıldıSağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Normal Doğum Eylem Planı ve 'Her Gebeye Bir Ebe' yaklaşımı kapsamında, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Kadın Doğum Hastanesi bünyesinde Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi' hizmete açıldı.03 Şubat 2026 Salı 14:05BASIN HABERLERİ
En yaygın böbrek taşlarının içinde bakteri bulunduAraştırmacılar, en yaygın böbrek taşı türünün içinde bakteri bulunduğunu ortaya koydu. Bu keşif, böbrek taşı oluşumunda daha önce fark edilmemiş bir biyolojik bileşenin rol oynayabileceğine işaret ediyor.03 Şubat 2026 Salı 14:02BASIN HABERLERİ
Tarama, aşı, erken tanı ve tütünden uzak yaşam kanserden korunmada etkin rol oynuyorTürk Jinekolojik Kanser Vakfı Başkanı Prof. Dr. Polat Dursun, birçok kanser türünde, tarama programlarına katılım, İnsan Papilloma Virüsü (HPV) ile Hepatit B aşılarının yaygınlaştırılmasıyla kanserden korunmanın mümkün olduğunu belirtti.03 Şubat 2026 Salı 12:03BASIN HABERLERİ
Farelerdeki pankreas kanserini tedavi eden araştırmacılara klinik deneyler için en az 30 milyon avro gerekiyor"Üçlü kombinasyon tedavisi"yle farelerdeki pankreas tümörünü yok eden İspanyol araştırmacılar, klinik deneyler için en az 30 milyon avroya ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.03 Şubat 2026 Salı 11:56DÜNYADA SAĞLIK
Depremlerde sağlık altyapısı zarar gören Hatay'ın her ilçesine devlet hastanesiDepremlerde 11 devlet hastanesinden 5'i yıkılan Hatay'da, sağlık altyapısının ayağa kaldırılması için 9 yeni hastane yapılarak vatandaşların hizmetine sunuldu.03 Şubat 2026 Salı 11:54BASIN HABERLERİ
Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldıBitlis Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldı. Laboratuvarda, uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, narkolepsi ve parasomnia gibi uyku bozukluklarının tanı ve tedavisi yapılmaya başlandı.03 Şubat 2026 Salı 11:52BASIN HABERLERİ
AB'den bebek mamalarında toksinin düşürülmesi tavsiyesiAvrupa Birliğinin (AB) gıda güvenliğinden sorumlu kurumu, bebek mamalarında bulunan sereulid toksini için kabul edilebilir eşik değerinin düşürülmesini tavsiye etti.03 Şubat 2026 Salı 11:51DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










