ALDIĞI KAN NEDENİYLE DOĞAR DOĞMAZ HIV BULAŞAN HASTA ŞİMDİ 21 YAŞINDA
Kızılay'dan alınan kan nedeniyle doğar doğmaz HIV bulaşan Y.O. şimdi 21 yaşında. "Bu benim suçum değildi, ama bütün acıyı ben çektim. Bugüne kadar bir arkadaşım bile olmadı. Herkes benden kaçtı. Dışlandığım bir ülkede kalmak istemiyorum" diyen...

20 Mart 2017 Pazartesi 07:27
Banu ŞEN / Hürriyet
TÜRKİYE Y.O.'yu 1996'da trajik bir hikayenin bebek kahramanı olarak tanıdı. İzmirli minibüs şoförü baba ile ev hanımı annenin ilk çocuğu olan Y. erken doğumla dünyaya geldi. Doktorlar kanının değişmesine karar verdi. Aile, Kızılay'dan kan temin etti. Ancak Kızılay'dan alınan ve Y.O.'ya nakledilen kanda AIDS hastalığına neden olan HIV bulunduğu ortaya çıktı. Y.O. daha doğar doğmaz HIV taşıyıcısı oldu. Kızılay ve AİHM'de verdikleri mücadelenin yanı sıra Y., İzmir'de okuduğu okulda; tek başına bir sınıfta eğitim alması kararıyla da gündeme geldi. Bu durum kamuoyunda büyük tepkiye neden olmuştu. 21 yaşına gelen Y.O. Hürriyet'e 21 yılda HIV pozitif taşıyıcısı olarak yaşadıklarını anlattı, "Bu benim suçum değildi, ama bütün acıyı ben çektim. Bugüne kadar 1 arkadaşım bile olmadı. Herkes benden kaçtı. Çok dışlandım. Dışlandığım bir ülkede kalmak istemiyorum" dedi.
HERKES SENİ TANIYOR HİSSİYLE YAŞAMAK
Sürekli herkes tarafından tanındığı duygusuyla yaşadığını aktaran Y., 21 yılının kabus gibi geçtiğini şu cümlelerle anlattı: "HIV pozitif olduğumu daha küçük yaşlarda anladım. Konuşulanları duyuyor ve bende bir hastalık olduğunu biliyordum. Onun dışında zaten sürekli hastanede, tedavideydim. Sonra bunun kötü bir şey olarak görüldüğünü ise ilkokul birinci sınıfa başladığımda anladım. Beni okulda, sınıfta istemiyorlardı. Tüm okul hayatım boyunca böyle devam etti. 1 tane bile arkadaşım olmadı bugüne kadar. Ne sokakta ne evde ne okulda arkadaşlarımla oyunlar oynadım. Hep dışlandım.
OKULDA SIRADA, SERVİSTE KOLTUKTA HEP TEK BAŞINA
İnsanlar hiç görmemiş gibi bana bakıyorlardı. Daha sonra sürekli bu hisle yaşamaya başladım. 'Neden bakıyorsunuz?' demek geldi içimden ama kimseyle konuşamadım bile. Lisede denedim... Arkadaşlarıma gidip, 'Bakın bu bildiğiniz gibi değil. Benimle konuşunca, elimi sıkınca geçecek bir şey değil. Neden benimle konuşmuyorsunuz? Ben de sizin yanınıza gelebilir miyim?' dediğimde bana 'Sen hastalıklısın' gibi şeyler söylediler. Öğretmenim de onlara anlattı ama bir işe yaramadı. 21 yılda bir tane arkadaşım olmadı. Annem babam ve çok yakınlarım dışında hiç kimseyle konuşmadım. Düşünebiliyor musunuz okulda sırada, serviste koltukta hep tek başıma oturdum. Ben de kız arkadaşım olsun isterdim. Aşık olmak isterdim ama nerede... Olamadı. Olma ihtimali bile olmadı. Hep dışlandım dedim ya babam bile iş bulamadı o derece bir hayat bu... Ben de kendime kitaplardan bir dünya kurdum. Binlerce kitap okudum. Sabah 06.00'da başlayıp gece 24.00'e kadar kitap okuyorum. 500-600 sayfalık kitaplar bitiriyorum. Kitaplarda dili keşfettim ve kitaplardan tek başıma İngilizce öğrendim. Kitap ve internetten kendime sanal dünya oluşturdum.
Bir anlamda o dünyada yaşıyorum. Arkadaşım da sırdaşım da kitaplar ve sanal dünya.
DIŞLANDIĞIM ÜLKEDE KALMAK İSTEMİYORUM
Çalışmayı çok seviyorum azimli bir insanım ama çalışma fırsatım olmadı, olmayacak. Üniversiteye de bu korkuyla gidemedim. Sadece tiyatro kursuna gidiyorum ve orada da aslında kimliğimi söylemeye çekiniyorum. Oradan da dışlanacağım korkum var. Bu korkuyla yaşamak çok kötü. Bazen keşke burada doğmasaydım diye düşünüyorum. Keşke bunlar olmasaydı. Hep kendimi yurtdışında hayal ediyorum. Araştırdım ve bazı ülkeler daha bilinçli, imkanlar daha iyi. Babam çalışamadığı iş bulamadığı için emekli bile olamadı. Neredeyse bütün para yaşam koçuma gitti. Şimdi yaşam koçum da yok. Sadece hastaneden tedavim karşılanıyor. Dışlandığım bir ülkede kalmak istemiyorum. Burada hiç kimse bilinçli değil. Benim için hiçbir şey yapılmadı."
YAŞADIKLARINI YAZACAK
Y.O.'nun avukatı Mehmet Emin Keleş, Y. ile birlikte kitap yazdıklarını söyledi. Bebekliğinden bu yana hukuk mücadelesinde yanında olan Keleş şunları kaydetti: "Hayatı boyunca dışlanmayı yaşadı. Daha okul yıllarında kayıt olduğu dönemlerde istenmemişti. Milli Eğitim tek başına sınıfa koymaya kalkmıştı. 'Tecrit ederseniz asıl cezayı o zaman verirsiniz' demiştik. Çocukken tam farkında değildi belki ama artık dışlandığı bir ülkede yaşamak istemiyor. 'Dışlıyorsunuz, bari yardım edin gideyim' diyor. Birlikte onun kitabını yazıyoruz ben hukuki boyutu o da yaşadıklarını anlatacak."
MESAJIM 'BENİ ANLA'
Bir yandan 'Beni Anla' mesajı vereceğim kitabımı yazıyorum. Sosyal medyada benim gibi HIV pozitif taşıyıcısı olanlarla arkadaşlık kuruyorum. Genelde hepsi yabancı. Türkiye'deki 'HIV pozitif'lilerle Facebook sayfası oluşturacaktık ama anlaşılırız diye ondan da korktuk. WhatsApp'ta da konuştuğumuz HIV'liler var. Brezilya'dan, Çin'den, Japonya'dan arkadaşlarım var. Twitter aracılığı ile de onlara ulaşabiliyorum. Londra'dan bir arkadaşım var 'Buraya gelirsen imkanlar daha iyi' demişti.
14 YIL ÖNCE HÜRRİYET'TE
Y.O. 25 Eylül 2003'de ailesiyle Hürriyet'i ziyaret ederek yazı işleri toplantısına katılmıştı. Ziyaret sırasında anne Neşe O. ve babası Nazif O., okula yeni başlayan Y.O.'nun sınıf arkadaşlarının, velileri tarafından okuldan alınmasına sitem etmişti. Y.O.'nun sadece iki gün okula gidebildiğini anlatan Neşe O, "Bu sabit fikirlilik. Ben kendimi onların yerine koyduğumda raporlarla ortaya konulmuş bir şeye saygı duyardım. Onlar kendilerini benim yerime koymuyorlar. Bu tutumu anlayamıyorum. Çocuğumuzun eğitimi konusunda mücadelemizi sürdüreceğiz. Geri adım atmayacağız" demişti.
Türkiye Yerli Sağlık Teknolojisinde Büyüyor: 40 Ülkeye Solunum Cihazı İhraç EdiliyorSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Siirt ziyaretinde milli sağlık sanayisindeki gelişmelere dikkat çekerek Türkiye'nin 40 ülkeye solunum cihazı satan bir konuma ulaştığını söyledi.31 Temmuz 2026 Cuma 17:46BASIN HABERLERİ
Giresun'da Beyin Ölümü Gerçekleşen Kişinin Organları 4 Hastaya Yaşam Umudu OlduDenizde boğulma tehlikesi geçirdikten sonra beyin ölümü gerçekleşen 45 yaşındaki kişinin organları, nakil bekleyen dört hastaya ulaştırıldı.31 Temmuz 2026 Cuma 16:09BASIN HABERLERİ
Erken Çocuklukta Şeker Kısıtlaması Demans Riskini Yüzde 23 Azaltıyorİngiltere'de yürütülen kapsamlı bir araştırma, yaşamın ilk iki yılında şeker alımını sınırlamanın ilerleyen yaşlarda beyin sağlığını koruduğunu gösterdi.31 Temmuz 2026 Cuma 16:08DÜNYADA SAĞLIK
Yolculukları Eziyete Çeviren Araba Tutmasına Karşı Etkili ÖnlemlerHalk arasında araba tutması olarak bilinen hareket hastalığı, yolculuk esnasında mide bulantısı ve baş dönmesine yol açarak yaşam kalitesini düşürebiliyor.31 Temmuz 2026 Cuma 16:03BASIN HABERLERİ
Bağırsak Ve Beyin Arasındaki Gizli Bağ: Mikrobiyota Ruh Sağlığını Nasıl Etkiliyor?Bilimsel araştırmalar, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizliklerin depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.31 Temmuz 2026 Cuma 15:33BASIN HABERLERİ
Kalp Sağlığını Tehdit Eden Gizli Tehlike: Günlük Alışkanlıklar Riski ArtırıyorDünya genelinde en yaygın ölüm nedeni olan kalp ve damar hastalıklarından korunmak için yaşam tarzında yapılacak küçük değişiklikler büyük önem taşıyor.31 Temmuz 2026 Cuma 15:33BASIN HABERLERİ
KOAH Tedavisinde Yeni Yöntem: Bronkoskopik Balon Uygulaması Alevlenmeleri AzaltıyorTürkiye'de yürütülen bilimsel araştırmada, kronik bronşit baskın KOAH hastalarında uygulanan yeni balon tedavisiyle nefes darlığının azaldığı ve yaşam kalitesinin arttığı belirlendi.31 Temmuz 2026 Cuma 12:44BASIN HABERLERİ
Havuz Sonrası Kulak Temizliğinde Yapılan Bu Hata Enfeksiyon Riskini ArtırıyorYaz aylarında kulağa kaçan suyu çıkarmak için kulak çubuğu kullanmanın zararlarına dikkat çeken uzmanlar, doğal yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.31 Temmuz 2026 Cuma 12:00BASIN HABERLERİ
Bel Fıtığında Ameliyatsız Tedavi Mümkün mü? Uzmanından Önemli UyarılarBel fıtığı vakalarının çoğunda ameliyatsız tedavi yöntemleri başarı sağlarken, uzmanlar bacakta güç kaybı gibi belirtilerde acil müdahalenin şart olduğunu vurguluyor.31 Temmuz 2026 Cuma 11:58BASIN HABERLERİ
Toksik İlişkiler Erken Yaşlandırıyor! Yüzünüzdeki Kırışıklıkların Sebebi Çevrenizdeki İnsanlar OlabilirAcıbadem Life Klinik Psikoloğu Öykü Gönültaş, yönetilemeyen ilişkisel stresin yalnızca ruh sağlığını değil, telomer kısalması ve hücresel yıpranma yoluyla biyolojik yaşı da doğrudan etkilediğini belirtti.31 Temmuz 2026 Cuma 11:06BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










